GİRGİN HUKUK BÜROSU tarafından yazılmış tüm yazılar

Randevu ve diğer sorularınız için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

2/B Arazisi Nedir?

2/B Arazisi Nedir?

6831 sayılı Orman Kanununun değişik ikinci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve çıkarılacak yerlere 2/B arazisi denilmektedir.  Bu konuda çıkarılan kanun ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler ile Hazineye ait tarım arazileri hakkında uygulanır.  Peki, bu kanunun içeriği nedir? Bu kanun hazineye ait olan bir taşınmaz orman sınırları dışına çıkarılırsa burada daha önceden yaşayanların veya buranın her nasıl olmuşsa sahibi olmuş kişilerin, bu yerleri satın almalarını sağlamaktadır. Nasıl mı diye soracak olursanız tam olarak bunun cevabını ise ilgili kanunun Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış başlıklı 6. Maddesinde anlatılmaktadır. Bu kanuna göre 2/B alanlarında bulunan taşınmazları 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcısı veya belgelerle sahibi olarak gösterilen kişiler idareye süresi içinde başvuru yaparak bu arazilerin sahibi olacaklardır. Ancak bu kişilerin hak sahibi olabilmeleri için idarece belirlenen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul etmeleri lazımdır.

251120141926459896064_2

Yukarıda anlattığımız kategorilerden kullanıcı olanlar bu kanunun yine 6. Maddesine göre bu arazilerin sahibi olabilmeleri için kanunun yürürlüğe girmesinden yani 19.04.2012 tarihinden itibaren altı ay içinde idareye başvurarak taşınmazın bedeli karşılığında kendilerine satılmasını isteyebilirler. Yine bu kanuna göre bir kadastro tutanağıyla ya da herhangi bir şekilde bu arsalar da hak sahibi olarak görülenler ise sekiz ay içinde idareye başvurarak bu taşınmazın bedeli karşılığında kendilerine satılmasını isteyebilirler.

Peki, bu satışlarda bedel nasıl belirlenecek?
Orman sınırı dışına çıkarılan arazilere 2/B arazisi denir.
Orman sınırı dışına çıkarılan arazilere 2/B arazisi denir.

Kişiler hangi bedel üzerinden bu arsalara sahip olabilecekler? Hak sahiplerince doğrudan yapılacak satışlarda belirlenen rayiç bedelin yüzde yetmişi ödenecektir. Yani arazi için belirlenen bedel 100.000 TL ise 70.000 TL ödenerek araziler hak sahiplerine verilebilecektir. Rayiç bedel ise yukarıda bahsedilen kanunun ‘…yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listeleri veya kadastro tutanakları kapsamında kalan taşınmazların satış işlemleri, 01/05/2010 tarihinden itibaren tespit ve takdir edilen rayiç bedeller üzerinden yapılacaktır.’

Kendisine başvuru yapıldıktan sonra, başvuru süresinin bittiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde satış işlemleri idarece sonuçlandırılmalıdır. Satış bedelleri ise taksitle ya da peşin olarak ödenebilecektir.  Ancak yukarıda belirttiğimiz süreleri kaçıran kişilerin arazileri ise terkin edilerek Maliye Bakanlığına tahsis edilecektir.

 

Özel Belgede Sahtecilikte Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması(HAGB)

Özel belgede sahtecilik suçunda hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilebilir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2011/11-243 K. 2012/7 T. 31.1.2012 kararında bu hususu şöyle ifade etmiştir. ‘…maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezasına karar verilmiş olup, ceza süresinin 2 yıldan fazla olması sebebiyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanma koşulları oluşmadığından, sanıklar G. K. ve İ. S. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesi zorunluluğuna dayalı Özel Daire bozma nedeninde de isabet bulunmamaktadır…’ Kararda da görülebileceği gibi bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartları değerlendirilerek karara varılması gerekmektedir.

Peki, hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir ve hangi şartlarda bu karar verilebilir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb), sanık hakkında kurulan hükmün hukuksal sonuç doğurmamasını ifade eder. Tabi bunun uygulanabilmesi için bir takım şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartları şöyle sıralayabiliriz:

hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-sartlari

1.Hagb kararı verilebilmesi için karara konu olan suçun öncelikle buna elverişli olması gerekir.

2.Hagb kararı verilebilmesi için sanığın bunu kabul etmesi gerekir.

3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına veya adli para cezasına mahkûmiyet durumunda gündeme gelebilir.

4.Hagb kararı verilebilmesi için sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı mahkûmiyetinin olmaması gereklidir.

5.Hagb kararı verilebilmesi için mahkemede sanığın kişilik özelliklerine tutum ve davranışlarına göre bir daha suç işlemeyeceği kanısının uyanması gerekir.

6.Hagb kararı verilebilmesi için mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi gerekir.

7.Hagb kararı verilebilmesi için verilecek olan suç uzlaşma kapsamına girmeyen bir suç olmalıdır.

Tüm bu şartlar bir araya geldiğinde hükmün açıklanması kararı verilecektir. Bu karar verildiğinde hak yoksunluklarına hükmedilmez. Yine açıklanması geri bırakılan hüküm erteleme konusu olamaz veya seçenek yaptırımlara(adli para cezası vs.) çevrilemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla birlikte kişiye bir de denetimli serbestlik süresi kararlaştırılır. Bu süre 5 yıldır. Bu beş yıllık süre içinde kişinin kasıtlı bir suç işlememesi gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus kişinin kasıtlı olarak bir suç işlememesi gerekmesidir. Kişi eğer taksirle bir suç işlerse verilen hükmün açıklanması kararı bundan etkilenmeyecektir.

Resmi Belgede ve Özel Belgede Sahtecilik Suçu

Belgede sahtecilik suçlarını özel belgede sahtecilik(TCK m.207) ve resmi belgede sahtecilik olmak(TCK m.204) olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür. Peki nedir bu belge? Belgeyi Hukuki açıdan önem taşıyan ve ona dayanan kişinin iddiasını öne sürebileceği yazı olarak tanımlamak yerinde olacaktır. Belgenin de türleri bulunmaktadır. Resmi belge, Resmi belgeye benzetilen belge(emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname) ve özel belge olarak bunları ayırmak mümkündür.

Resmi belge de sahtecilik suçu bir resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek, başkalarını aldatacak biçimde değiştirmek veya kullanmak ve gerçeğe aykırı belge düzenlemek şeklinde işlenebilen bir suç olarak ceza kanunumuzda tanımlanmıştır. Bir önceki cümlede saydığımız unsurlardan birinin gerçekleşmesi sonucunda bu suç işlenmiş olur. Yine gerçek bir resmi belgeye herhangi bir şekilde zarar veren veya saklayan kişide bu hareketinden dolayı cezalandırılmalıdır.

Özel belgede sahtecilik suçu bir özel belgeyi sahte olarak düzenlemek veya bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek ve kullanmakla oluşan suçtur. Burada da görülebileceği gibi bir özel belgeyi sadece düzenlemek veya başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek bu suçun oluşmasında yeterli değildir. Bu suçun oluşabilmesi için özel belgeyi kullanmakta lazımdır. Resmi belgede sahtecilik suçundan temel farkı da buradadır.

Peki bu suçlardan birini işlersek ne kadar ceza alırız? Resmi belgede sahtecilik suçunu işleyen herhangi birisi 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılır. Ancak bu suçu işleyen kişi görevi gereği bunu düzenlemeye yetkili bir kamu görevlisi olursa verilecek hapis cezası 3 yıldan 8 yıla kadar olmalıdır.  Özel belgede sahtecilik suçunun cezası ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak özel belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için suçu işleyen kişinin bu özel belgenin sahte olduğunu bilerek kullanması lazımdır. Bu belgenin sahte olarak düzenlendiğini bilmeyen kişi bu suçun faili olamayacağı TCK m.207/’nin aksi yorumundan çıkmaktadır. Nitekim TCK m.207/2 madde metni de bu şekildedir.  ‘bir sahte belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükümlerine göre cezalandırılır.’