Boşanma dilekçesi hangi adrese gönderilir

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN (Tüm Yazıları Okuyun)

Boşanma dava dilekçesi, davalının bilinen en son adresine gönderilir. Davalının, dava dilekçesinde gösterilen adresine gönderilmeden doğrudan MERNİS’teki adresine tebligat çıkartılması doğru değildir.”

Boşanma dava dilekçesinde davalının adresi gösterilmiştir. Dava dilekçesi bu adrese değil, davalının merkezi adres kayıt sisteminde kayıtlı olan adresine “gösterilen adresin mernis adresi olduğu” belirtilmek suretiyle tebliğ için gönderilmiş, bu adreste Tebligat Kanununun 21.nci maddesine göre, bağlı bulunduğu mahalle muhtarlığına tebliğ edilmiştir.

Ön inceleme duruşması da, dava dilekçesinin tebliğ olunduğu adreste aynı usulle mahalle muhtarlığına tebliğ edilmiş, dava, ön inceleme duruşmasında tahkikata geçilerek aynı gün davalının yokluğunda sonuçlandırılmıştır.

Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilnen en son adresi olarak kabul edilir ve tebliğat buraya yapılır ( Teb.K. 6099 s. Kanunla değişik m.10 ).

Bu durumda davalının bilinen en son adreste tebligat yapılamadığı veya aynı adresin tebligata elverişli olmadığı anlaşılmadan, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligat çıkarılamaz.

Mahkemenin dava dilekçesinde gösterilen adrese tebligat çıkartmadan, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligat çıkartılmış olması usulsüzdür.

Ön inceleme duruşmasına çağrı davetiyesi de aynı adrese çıkartılmış ve muhtara tebliğ edilmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasına çağrı davetiyesi usulüne uygun tebliğ edilmeden, tahkikatı geçilip yokluğunda hüküm kurulması davalının hukuki dinlenilme ( HMK.m.27 ) hakkını zedeleyen önemli bir usul hatası olup, bozmayı gerektirir.

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2014/19658

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir