Kategori arşivi: Boşanma

3 YIL BİR ARAYA GELMEME NEDENİYLE BOŞANMA

3 yıl boşanma süresi, 3 yıl boşanma davası, 3 yıl boşanma dilekçesi, 3 yıl sonunda boşanma, 3 yıl beklemeden boşanma, 3 yıl sonra boşanma davası, 3 yil ayrilik boşanma, 3 yıl sonra boşanma dilekçesi, 3 yıl bekleme boşanma, 3 yıl dolunca boşanma, 3 yıl süren boşanma davası, 3 yıl geçmeden boşanma davası, 3 yıl ayrılık nedeniyle boşanma dilekçesi, 3 yıl fiili ayrılık boşanma, boşanma feragat 3 yıl, 3 yıl geçmeden boşanma davası açılabilir mi, 3 yıl bir araya gelmeme nedeniyle boşanma, 3 yıl bir araya gelmeme nedeniyle boşanma dilekçesi, 3 yıl içinde boşanma, 3 yıl ayrılık nedeniyle boşanma, 3 yıl ayrı yaşama nedeniyle boşanma, boşanma reddi 3 yıl, 3 yıl ayrılıktan sonra boşanma, 3 yıl ayrı yaşamak boşanma sebebimi, boşanma davasında 3 yıl bekleme süresi, 3 yıl ayrı yaşama boşanma, 3 yıl ayrı yaşamak boşanma

Fiili ayrılık (eylemli ayrılık) nedeniyle boşanma aynı zamanda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu2nun düzenlediği mutlak boşanma sebeplerindendir.

3 YIL BİR ARAYA GELMEME NEDENİYLE BOŞANMA

Fiili ayrılık (eylemli ayrılık) nedeniyle boşanma aynı zamanda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu2nun düzenlediği mutlak boşanma sebeplerindendir.

Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma, aynı zamanda Türk Medeni Kanunu’nun genel boşanma sebeplerindendir.

Önceki Medeni Kanun olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 134. maddesinde boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış olan boşanma davasının reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun müşterek hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir, kuralı bulunuyordu.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde ise boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir, hükmüne yer verilmiştir:

“Dava, eylemli ayrılık sebebiyle boşanma (TMK m. 166/son) istemine ilişkindir. İlk boşanma davası 25.02.2007 tarihinde açılmış, davanın reddine dair karar 23.07.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı eldeki dava ise ilk boşanma davasının reddinden sonra süresi içerisinde açılmıştır. İlk boşanma davasının reddinden sonra tarafların farklı evlerde yaşadıkları kısa süreli bir araya gelmelerinin ortak hayatı yeniden kurmaya yönelik olmadığı, tarafların ve dinlenen tanıkların anlatımları ile toplanan diğer delillerden anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi koşulları oluşmuştur. O halde davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”

Fiili ayrılığa dayalı olarak boşanma kararı verilebilmesi için öncelikle reddedilmiş bir boşanma davasının bulunması gerekir.

Bu boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl geçmesi halinde boşanma davası açılabilir.

“Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden: davacı erkek tarafından… 1. Aile Mahkemesinde açılan boşanma davasının reddedilip, 14.04.2011 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesinden itibaren 3 yıllık sürede ortak hayatın yeniden kurulamadığı, davalı kadın tanıklarının tarafların 5-10 gün kadar birlikte yaşadıklarına dair beyanlarının soyut nitelikte olduğu, kadının kabul edilen nafaka davaları nedeniyle nafaka almaya devam ettiği, tarafların evlilik birliğinin devamı amacıyla bir araya geldiklerinin yeterli delillerle kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında erkeğin fiili ayrılık (TMK m. 166/son) sebebine dayalı boşanma davasının kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi usul ve yasaya aykırıdır.”

Ret kararı feragat üzerine de verilmiş olabilir. Bu takdirde üç yıllık bekleme süresi feragat tarihinde başlar. Feragat üzerine verilen ret kararında feragat kararının kesinleşmesinin beklenmesine gerek yoktur. Feragat talebinin mahkemeye ulaşması yeterlidir.

3 YIL BİR ARAYA GELMEME HALİNDE OTOMATİK BOŞANILIR MI?

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma kararının verilebilmesi için ilk koşul reddedilmiş bir boşanma davasının bulunmasıdır. Böyle bir davanın olmaması halinde, eşler ne kadar uzun süredir ayrı yaşarlarsa yaşasınlar bu maddeye dayalı olarak boşanma kararı verilemez.

Böyle bir reddedilmiş boşanma davası varsa, bu durumda yine bir boşanma davası açılır. Eşlerin reddedilen boşanma davasında verilen karardan itibaren en az 3 yıldır bir araya gelememiş olmaları halinde otomatik olarak boşanma kararı verilecektir. Zira yukarıda belirttiğim üzere, bu kural, mutlak boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

 

Evi Terk Edip Boşanma Davası Açmak

evi terk etmek boşanma sebebi midir, evi terk etmek boşanma, terk eden eşin boşanma davası açması, evi terk edip boşanma davası açmak, evi terk edip boşanma, eşim evi terk etti boşanma davası, karım evi terk etti boşanma davası, boşanma evi terk ettim

EVİ TERK ETMEK BOŞANMA SEBEBİ MİDİR?

Eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesine göre eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir.

Buna göre,

  • eşin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek için evi terk etmiş olması ya da haklı sebep olmamasına karşın ortak konuta dönmemesi,
  • bu terk edişin en az 6 ay sürmüş olması halinde
  • ve terk eden eşin eve dönmesi için ihtar yapılmasına rağmen eş eve dönmemişse terk nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Yani, ancak yukarıdaki şartların varlığı halinde evi terk etmek bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

TERK EDEN EŞİN BOŞANMA DAVASI AÇMASI

Yukarıda belirtilen teknik konunun dışında, eşin evden ayrılışı da terk olarak ifade edilmektedir. Ancak hukuken terk, sadece yukarıda belirttiğim 164. madde çerçevesinde söz konusu olabilir. Bunun dışındaki evden ayrılmalar “terk” olarak tanımlanmazlar.

Ancak müşterek konuttan ayrılıp başka bir yere yerleşen eşin dava açtığı oldukça sıkça rastlanan bir durumdur.

Bu aslında kanuni bir durumdur. Çünkü boşanma davasının açılması ile eşler ayrı yerde yaşama hakkına kavuşurlar.Yine Medeni Kanun’un 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Bu nedenle boşanma davası açacak eşin evden ayrılmasında sakınca yoktur.

Öte yandan diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır

Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme

boşanma davasında yetkili mahkeme, boşanma davasında yetkili mahkeme yargıtay kararı, boşanma davasında yetkili mahkeme neresidir, boşanma davasında yetkili mahkeme 2018, boşanma davası yetkili mahkeme hmk, boşanma davası yetkili mahkeme 2018, boşanma davasında görevli mahkeme, anlaşmalı boşanma davasında yetkili mahkeme, boşanma davasında yetkili yer mahkemesi, boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

BOŞANMA DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME

Boşanma davasında yetkili mahkeme diğer davaların aksine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiştir.

Madde 168- Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Oysa HMK’nın 9. maddesinde düzenlenen genel kurala göre her dava açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri olan yer mahkemesinde açılır.

HMk’da yer alan bu genel kurala rağmen Türk Medeni Kanunu, boşanma davalarına özel olarak ayrı bir düzenleme öngörmüştür.

Türk Medeni Kanunu, boşanma veya ayrılık davasının açılmasını çeşitli nedenlerle kolaylaştırmak istemiş ve bu nedenle genel kuraldan ayrılarak 3 ayrı yer mahkemesinde davanın açılabilmesini mümkün kılmıştır.

Görev ve yetki itirazı aynı anda ileri sürülürse öncelikle mahkemenin görev konusu çözümlenir. Bu problem çözüldükten sonra mahkemenin yetkili olup olmadığı konusu incelenecektir.

Davacı eş, boşanma davasını kendi yerleşim yeri mahkemesinde veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açabilir. Bu hüküm dava açmak isteyen eşe kolaylık sağlamak amacı güder.

Uygulamada sıkça rastlanıldığı üzere, dava açmak isteyen eş (genellikle kadın) eşinin iş, çalışma nedeniyle bulunduğu şehirden ayrılarak kendisine bu süreç içerisinde maddi ve manevi destek sağlayacağını umduğu ailesinin yanına dönmektedir. Bu aile şehrinde boşanma davasının açılması imkanı bulunmaktadır.

Davacı eşin kendi yararına konulmuş olan yukarıda belirtilen kurala rağmen diğer eşin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açması olanaklıdır.

İkametgah ise, yerleşmek niyetiyle oturulan yer olarak tanımlansa da boşanma davaları açısından daha esnek olarak uygulanmaktadır. Nüfusta kayıtlı olunan yer kural olarak yerleşim yeridir. Ancak bu bir karinedir ve karinelerin aksi her türlü kanıtla ispat olunabilir. Yerleşmek niyeti konusunda tanık da dinlenebilir.

Ayrı ev açma olanağı bulunmayan kadının yerleşim yeri baba evinin bulunduğu yer kabul edilir. Hayatın olağan akışı gereğince sığınabileceği ve yerleşebileceği tek yerin baba evi olduğu, ayrı ev açıp orada hayatını idame ettirmesi mevcut şartlarda mümkün bulunmayan kadının sürekli kalma niyeti ile baba evine gittiğinin ve hayatını burada devam ettireceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu Hukuk Genel Kurulu tarafından benimsenmiştir.

BOŞANMA DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME YARGITAY KARARI

“Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle dava, Medeni Kanunun 1341. maddesinden kaynaklanan boşanma istemine ilişkin olarak Elazığ Asliye 2.Hukuk Mahkemesinde açılmıştır.
Davalı, süresinde nüfusa kayıtlı oldukları yerin Mazgirt, ve son altı ay süre ile oturdukları yerin ise Hozat ilçesi olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur.
Hemen belirtmek gerekir ki; bir davanın görülmesinden birden fazla yer mahkemesinin yasa gereği yetkili bulunması halinde seçim hakkının davacıya ait bulunduğu duraksamaya yer bırakmayacak kadar açık bir keyfiyettir. Nitekim Hukuk Genel Kurulu’nun 22.9.1976 gün ve 19572554, 27.5.1987 gün 5061103 sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiş olduğuna göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”

“Dava 05.12.2011 tarihinde açılmış olup, dosya içerisinde bulunan 06.12.2011 tarihli nüfus kaydında davacının yerleşim yerinin Adana olduğu görülmektedir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 50/2. ve bu Kanuna dayanılarak çıkartılan 15.8.2007 tarihinde yürürlüğe konulmuş bulunan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin 13/1. maddesi gereğince yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişilerin yazılı beyanı esas alınır. Adres beyan formundaki bildirimler aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Davalı bunun aksini ispatlayamamıştır.
O halde yetkisizlik itirazının reddiyle işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.”

“Nüfus yasasının 4. maddesi herkesin yasal ikametgahının bulunduğu yerde nüfusa kayıt edilmesini ön görerek doğum kaydının bulunduğu yerin aynı zamanda yasal ikametgah olduğu konusunda yasal karine koymuştur. Davalının bu kurallara uygun olarak, yetki seçimlik hakkı davacıya ait olmak üzere, birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğunu belirtmesi de mümkündür.”

“Yetki itirazının da cevap süresi içersinde ileri sürülmesi de zorunludur. (HUMK.md.187, 195) Dava dilekçesi davalıya 11.03.2003’te tebliği edilmiş, yetki itirazını ihtiva eden 21.03.2003 günlü cevap lahiyası, dilekçenin verildiği Şişli Hakimliğince havale kaydı konulmadan 31.03.2003’te Isparta’ya intikal etmiştir. Mahkemece öncelikle yetki itirazının süresinde yapılıp yapılmadığının araştırılması süresinde yapıldığının belirlenmesi halinde yetki itirazının hadise şeklinde incelemesi (HUMK. md. 222 – 225) tarafların delilleri toplanıp, birlikte değerlendirilmesi ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir.”

BOŞANMA DAVASINI HANGİ YER MAHKEMESİNDE AÇMAK DAHA AVANTAJLI OLUR?

Boşanma davaları uzmanlık isteyen davalardır. Bu sadece avukatlar yönünden değil hakimler yönünden de böyledir.

Ülkemizde hakimler arasında sınıf (derece) farklılığı bulunmaktadır. En üst dereceye yükselmiş hakimler, bulundukları şehirde ve atandıkları mahkemede daha fazla kalabiliyorlar. Örneğin Ankara adliyesindeki bir çok hakim 10 yıldan daha uzun bir süredir aile mahkemesinde görev yapıyor.

Hakimin daha uzun süredir aile mahkemesinde görev alması hem dezavantaj hem de avantaj olabiliyor: Boşanma davaları, diğer davalardan çok daha farklı usullere tabi olduğu için tanıklarının dinlenmesi, delillerinin incelenmesi, tarafların talepleri de diğer davalardan oldukça farklı.

Örneğin nasıl bir icra takipleriyle ilgilenen avukat ya da ticari davalarla ilgilenen bir avukat boşanma davasından anlamıyor ve yetersiz kalıyorsa aile mahkemesine yeni atanan bir hakim de yapılacak işler, değerlendirilecek deliller yönünden yetersiz kalabiliyor.

Daha az iş yükünün olduğu bir yerde dava açmak davanın süresi yönünden bir avantajmış gibi görünse de hakimin dosyayı ele alışı, nafaka, velayet ve kusur yönünden itirazları cevaplandırması yönünden dezavantaja dönüşebiliyor.

Bu nedenle, uzman aile mahkemelerinin bulunduğu yerlerde görülen davalardan daha adaletli kararlar çıkabiliyor.

Tek Celsede Boşanma

tek celsede boşanmak, tek celsede boşanma dilekçesi, tek celsede boşanma ne kadar sürer, tek celsede boşanma sebepleri nelerdir, tek celsede boşanma nedir, tek celsede boşanma, tek celsede boşanma davası, tek celse boşanma, tek celsede boşanan ünlü kim, tek celsede boşanan ünlü, tek celsede boşanan ünlüler, tek celsede anlaşmalı boşanma, avukatsız tek celsede boşanma, amerika’da tek celsede bosanma, anlaşmalı boşanma tek celsede biter mi, çekişmeli boşanma tek celsede biter mi, boşanma davası tek celsede biter mi, cekismeli bosanma tek celsede biter mi, boşanma davası tek celsede nasıl biter, anlaşmalı boşanma davası tek celsede biter mi, tek celsede cekismeli bosanma, tek celsede boşanma gerekçeleri, tek celsede boşanmak için ne yapmalı, tek celsede boşanmak için, tek celsede boşanmak istiyorum, tek celsede boşanma nasıl olur, tek celsede boşanma sebepleri, tek celsede boşanma sebebi, tek celsede boşanmanın yolları

Tek celsede boşanma için iki tarafın da boşanma konusunda anlaşmış olmaları gerekir.

Tek Celsede Boşanma Nedir?

Tek celsede boşanma, boşanma davasının açıldıktan sonra bir duruşmada sona ermesidir. Genellikle anlaşmalı boşanma davası tel celsede tamamlanır, ancak daha önce çekişmeli bir boşanma davasını da tel celsede bitirmişliğim vardır. Bunun için bazı şartların birarada bulunması gereklidir. Ancak tek celsede boşanma denildiğinde akla anlaşmalı boşanma davası gelir.

Tek Celsede Boşanma Ne Kadar Sürer?

Tel celsede boşanma davası, boşanma davasının açılması, duruşmaya tarafların bizzat katılması, hakim önünde boşanma iradesinin ifade edilmesi ve boşanma protokolünün onaylanmasından sonra gerekçeli kararın yazılması ve bu kararın da kesinleşmesi aşamalarından oluşur.

Boşanma davası tek celse sürse dahi ortalama tüm bu aşamalarıyla birlikte yaklaşık 2 aylık bir süreçtir.

Tek Celsede Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Tek celsede boşanma sebepleri esasında önemli bir husus değildir. Tek celsede boşanılabilmesi için her iki tarafın boşanma konusunda, çocukların velayeti ile nafaka yükümlülüğü gibi mali konularda anlaşmış olmaları ve bunu bir protokolle tasdik etmeleri yeterlidir.

Anlaşmalı boşanma olduğu için hakimin boşanma sebeplerin varlığını ve yerindeliğini inceleme yetkisi bulunmamaktadır. Tarafların anlaşmış olmaları halinde hakim boşanma kararı vererek evlilik birliğini sona erdirir.

Çekişmeli Boşanma Tek Celsede Biter mi?

Teorik olarak anlaşmalı boşanma gibi çekişmeli boşanmanın da tek celsede bitmesi mümkündür. Bunun için, ön incelemeden tahkikat aşamasına aynı celsede geçilmesi ve tarafların delillerinin incelenerek esas hakkında karar  verilmesi gerekir.

Tek Celsede Boşanmak İçin Ne Yapmalı?

Tek celsede boşanma için tarafların bir boşanma protokolü hazırlaması, bunu imza etmeleri, bu imza edilen protokolle birlikte dava açmaları, açılan davada mahkeme önünde iradelerini serbestçe beyan ettiklerine kanaat getirilmesi ve hazırlanan boşanma protokolünün yasaya uygun bulunarak onaylanması gereklidir.

Tek Celsede Boşanmanın Yolları

Tek celsede boşanmanın gerçekleşebilmesi için iki tarafın da yani her iki eşin de boşanmanın en iyi seçenek olduğuna ikna olmuş olması gerekir. Bunun dışında çocuk varsa çocukların velayetleri ve görüş günleri kişisel ilişki sürelerinin çocuğun yaşı, oturulacak yer, sosyal çevre, çocuğun ihtiyaçları düşünülerek kararlaştırılmış olması gerekir.

Bunun dışında ihtiyaçlar doğrultusunda nafaka ödenip ödenmeyeceğine ve ödenecekse miktarına karar verilmesi gereklidir.

Bunlar da tamamlandıktan sonra dava açılmalı, duruşmaya çıkılmalı ve sonrasında da gereken diğer işler takip edilmelidir.