Kategori arşivi: Miras Avukatı

Mirastan Feragat

MİRASTAN FERAGAT

Mirastan feragat sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu’nda 528 ila 530. maddeler arasında düzenlenmiştir.

Mirastan feragat sözleşmesi ile yasal mirasçı, mirasbırakanına karşı beklenen mirasçılık hakkından vazgeçmektedir.

Mirastan feragat sözleşmesi, mirasçılık belgesi istemeye engel değildir.

Mirasbırakan açısından bir mirasçının mirastan feragatini sağlamak ölüme bağlı tasarruf sayılır. Mirasbırakanın temlik ettiği taşınmazlardan dolayı ileride hiçbir hak talep etmeyeceğine ilişkin noterde düzenlenen taahhütnameler mirastan feragat sözleşmesi niteliği taşımadığından hukuken geçersiz olmaktadır.

Mirastan feragat sözleşmesi kural olarak, saklı paylı mirasçıyı mirastan uzaklaştırmak için başvurulan bir yoldur.

Mirasbırakan bir mirasçısı ile mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Mirastan feragat sözleşmesi mirasbırakan ile saklı payı olmayan bir mirasçısı vasiyet alacaklısı atanan mirasçısı ile de gerçekleştirilebilir.

Mirastan feragat sözleşmesi mirasbırakan ile mirasçısı arasında bir karşılık sağlanarak yapılabilir.

Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat edilmişse kural olarak feragat edenin altsoyu da mirasçılık sıfatını kaybeder.

Mirastan feragat sözleşmesinde aksi öngörülmüşse, bir karşılık sağlanarak yapılmış olsa bile feragat edenin altsoyu için sonuç doğurmaz. Feragat edenin altsoyunun mirasbırakana karşı saklı paydan doğan hakları saklıdır.

Mirasbırakan bir mirasçısı ile bir karşılık sağlamadan feragat sözleşmesi yapmış ise bu durumda feragat edenin altsoyu bu feragatten etkilenmez.

Feragat sözleşmesinde bu prensibin aksi kararlaştırılabilir. Ancak feragat edenin altsoyunun mirasbırakana karşı saklı paydan doğan hakları saklıdır.

Mirasbırakan bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yaptığında feragat eden mirasçı mirasçılık sıfatını kaybeder. Feragat eden, mirasbırakanın ölümünde artık ona mirasçı olmaz. Bunun sonucu olarak da mirasçılara ait hak ve yetkilere sahip olmadığı gibi tereke borçlarından da sorumlu değildir.

Tam feragat eden, miras hakkını değil mirasçılık sıfatını kaybeder. Feragat eden terekeden istekte bulunamaz. Feragat eden tereke borçlarından sorumlu tutulamaz.

Buna karşılık bölümsel feragat varsa feragat edenin mirasçılık sıfatı sona ermez. Terekenin paylaşımına feragati kapsamında katılır.

Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmış olup bu kişinin herhangi bir sebeple mirasçı olamaması halinde feragat geçersiz geçersiz olur.

Mirastan feragat edene en yakın ortak kökün altsoyunda başka bir mirasçı yoksa feragat yine hükümden düşer.

Birlikte mirasçılar yararına feragat söz konusu ise mirasbırakan tarafından feragat edenin hissesinde tasarrufta bulunamaz.

Mirastan feragat sözleşmesinden tek yönlü irade ile dönülemez. Mirastan feragat sözleşmesi, hile nedeniyle iptal edilebilir.

Feragat eden ve mirasçılarının alacaklarına karşı olan sorumlulukları feragat için ölümünden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan almış oldukları karşılıktan mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarı ile sınırlıdır.


Bu yazılarımızı da okuyabilirsiniz:

Miras Davalarında Zamanaşımı

MİRAS DAVALARINDA ZAMANAŞIMI

Miras Sebebiyle İstihkak Davası Zamanaşımı

  • davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl,
  • her halde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasından başlayarak on yıl,
  • iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıldır.

Miras sebebiyle istihkak davasında zamanaşımı süresi bütün mallar için aynı anda başlamamaktadır. Başka bir anlatımla tek tek her mal için ayrı bir zamanaşımı süresi söz konusudur.

Zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tabidir.

Tenkis Davası Zamanaşımı :

Tenkis davası mirasçılar mahfuz hisselerine tecavüz edildiğini öğrendikleri günden itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Davanın tam ıslahı halinde zamanaşımı süresinin başlangıcı dava tarihidir. Örneğin tapu iptali ve tescili istemiyle açılan dava tamamen ıslah edilerek tenkis davasına dönüştürülmüşse ıslah olunan dava ilk dava gününde açılmış olur ve zamanaşımı süresi de kesilmiş olur.

Tenkis davası açma hakkı her halde beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre vasiyetnamelerde, vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren başlar. Vasiyetname dışında kalan diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Mirasçılık Belgesinin İptali Davası Zamanaşımı :

Mirasçılık (veraset) belgesinin iptali davasında zamanaşımı söz konusu değildir. Diğer bir anlatımla mirasçılık belgesinin iptali her zaman istenebilir.

Mirasın Reddi Davasında Zamanaşımı

Mirasın hükmen reddinde her zaman dava açılabilir.

Mirasta Denkleştirme Davasında Zamanaşımı

4721 sayılı Türk Medeni kanunu ve borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.

Mirasta denkleştirme davaları 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Ölüme Bağlı Tasarruflarda Hak Düşürücü Süre (TMK 559)

743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 501. hükmünde ölüme bağlı tasarrufun iptali davaları için belirlenen süreler zamanaşımı süresi olarak öngörülmüştür.

Ancak, burada düzenlenen davanın yenilik doğurucu bir hakkın kullanılması niteliği taşıdığı, bu davanın bir eda davası olmadığı gözönünde tutularak 743 sayılı Kanunun bu maddesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu yapılırken hak düşürücü süre olarak düzenlenmiştir.

Mirasbırakanın 1.1.2002 tarihinden önce ölmüş olması halinde bu süre zamanaşımı süresi, bu tarihten sonra ölmüş olması halinde ise hak düşürücü süre olarak uygulanır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 559. maddesine göre iptal davası açma hakkı davacının ölüme bağlı tasarrufu, iptal sebebini, kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlayarak bir yıl geçmekle düşer.

Vasiyetname usulünce açılıp ilgililere tebliği edilmeden, bu bir yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlamaz.

İptal davası açma hakkı, her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Diğer tasarruflarda iptal davası açma hakkı, mirasın geçmesi tarihinin üzerinden iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.

Mirasçılık Belgesi

MİRASÇILIK BELGESİ

Mirasçılık belgesi, sulh hukuk mahkemesi tarafından yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, başvuru üzerine mirasçılık sıfatlarını göstermek üzere verilen belgedir.

Mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesi tarafından kendiliğinden (re’sen) verilemez, mirasçının talebi üzerine verilir.

Belirli mal bırakmada (belirli mal vasiyeti) mirasçılık belgesi verilemez.

Mirasçılık belgesi mirasçılık sıfatını kanıtlayan ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan bir belgedir. Aksi kanıtlanabilir. Ancak çekişmeli yargı sonucunda verilen mirasçılık belgesi davanın tarafları yönünden kesin hüküm oluşturur. Çekişmesiz yargı sonucunda verilen gerek davanın kabulüne ilişkin mirasçılık belgesi kesin hüküm oluşturmaz.

Hasımsız olarak açılan dava sonucunda verilen mirasçılık belgesi bu davanın tarafı olmayanlar yönünden kesin hüküm oluşturmaz.

Kendisi ya da başkaları tarafından hasımsız olarak açılan dava sonucunda alınmış bir mirasçılık belgesi bulunsa dahi her ilgilinin ve mirasçının hasımsız olarak açacağı yeni bir dava ile mirasçılık belgesi verilmesini isteme hakkı vardır. Ancak bunun için mirasçıların belirlenmesinde hata yapılmış; miras paylarının belirlenmesinde hata yapılmış; ölümler nedeniyle paylarda değişiklik olmuş veya eski tarihli mirasçılık belgesinin infazında hukuki sorunlar oluşmuş olmalıdır.

Mirasçılık belgesi mülkiyet çekişmesini çözmez, mirasçılar arasındaki mülkiyet probleminin çözülmesi için ayrı bir dava açılması gerekir.

Mirasçılık belgesi sadece yasal mirasçılara değil atanmış mirasçılara da verilebilir. Mirasçılık belgesi miras paylarını gösteren bir belgedir.

Alınacak olan mirasçılık belgesi, mirasbırakan ile mirasçılar arasında kan bağı bulunduğunu; mirasbırakan ile mirasçılar arasında ölüme bağlı tasarrufla oluşan bağ bulunduğunu; mirasçıların mirasın açıldığı anda sağ olduklarını veya cenin oluğ sağ doğduklarını; mirası almaya hak ehliyetlerinin bulunduğunu ve tereke paylarını gösterir.

Tapu memuru, Türk Mahkemelerinden alınmış mirasçılık belgesi ibraz edildiği takdirde intikal işlemini reddedemez. Bu nedenle bu belge çok önemli bir işleve sahiptir.

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olmasına karşın, mirasta mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak mirasçının mülkiyet konusunda tasarruf işlemlerini yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.

Mal rejimi sözleşmesinin varlığı mirasçılık belgesi için dava açmaya engel değildir.

Miras payları mirasbırakanın ölümü tarihindeki hükümlere göre belirlenir. Bu nedenle en önce mirasbırakanın ölüm tarihinin belli olması gerekir. Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır.

Mirasçılık belgesinde mirasçıların miras payları ayrı ayrı gösterilmelidir. Miras payı ölü kişiye verilmez.


Bu yazılarımız da yararlı olabilir:

Mirasçılıktan Çıkarma

MİRASÇILIKTAN ÇIKARMA

Mirasçılıktan çıkarma Türk Medeni Kanunu’nun 510-513 maddeleri arasında düzenlenmiştir:

Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:

1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,

2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.

Türk Medeni Kanunu’nda cezalandırıcı mirasçılıktan çıkarma ve koruyucu mirasçılıktan çıkarma olmak üzere iki tür mirasçılıktan çıkarma vardır.

Mirasbırakan, saklı pay mirasçısını mirasbırakana ceya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı gerçekleştirdiği bazı davranışları nedeniyle cezalandırılmak üzere mirasçılıktan çıkarılabilir.

Mirasçılıktan koruyucu çıkarma saklı paylı altsoy hakkında uygulanır. Mirasçılıktan koruyucu çıkarma için mirasçılıktan çıkarılmak istenen altsoy hakkında borç ödemeden aciz belgesi düzenlenmiş olmalıdır. Bu belge, mirasbırakanın ölümü anında mevcut olmalıdır.

Koruyucu mirasçılıktan çıkarma hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan alt soyun saklı payının yarısı hakkında olabilir.Bu payın mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi şarttır.

Mirasçının cezalandırılmak için mirastan çıkarılmasında, mirasçının ağır suç işlemesi hısımlara kaşı olmak zorunda değildir. Mirasbırakanın tüm yakınlarına karşı işlenmiş olan bu suç nedeniyle mirasçılıktan çıkarma mümkündür. Örneğin mirasbırakanın hizmetçisi yahut sevdiği arkadaşına karşı işlenen suçlar nedeniyle bu hak kullanılabilir.

Mirasçının mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı işlediği ağır bir suçun affa veya zamanaşımına uğramış olması, suça tam ya da eksik teşebbüsü önemli değildir. Bu duruma ilişkin ceza hukuku kuralları hukuk mahkemesini bağlamaz.

Mirasçının mirasbırakana veya mirasbırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmediği durumlarda da cezalandırma amaçlı olarak mirasçılıktan çıkarma hakkı kullanılabilir. Ancak bazı durumlar yargıtayın önüne gelmiş ve yüksek mahkeme bu durumları mirasçılıktan çıkarma konusunda haklı bir sebep olarak benimsememiştir. Örneğin mirasçının kendisinden yaşlı bir kişiyle evlenmesi gibi.

Ancak mirasçının aşırı şekilde borçlanması ve bu borç sebebiyle de alacaklıların mirasbırakanı ölümle tehdit edip evini kurşunlamaları durumunda mirasçılıktan çıkarma haklı bir sebep olarak kabul edilmiştir. Bunun gibi mirasbırakana karşı aşırı ilgisiz kalınması, kapıyı açmaması, telefonları yüzüne kapatma durumları aile hukukundan doğan yükümlülüğü önemli ölçüde yerine getirmeme olarak sayılmaktadır.

Mirasçılıktan Çıkarma Nasıl Yapılır?

Mirasçılıktan çıkarma ölüme bağlı bir tasarrufla gerçekleştirilebilir. Vasiyetname ile yapılabileceği gibi miras sözleşmesi ile de mirasçılıktan çıkarma hakkı kullanılabilir.

Mirasçılıktan çıkarma, mirasçının saklı payının tamamında olabileceği gibi bir bölümüne de yönelik olabilir.

Mirasçının Affedilmesi Mümkün müdür?

Mirasbırakanın mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin işlemi bir ölüme bağlı tasarrufla yapması halinde, başka bir ölüme bağlı tasarrufla da bu düşüncesinden vazgeçmesi gerekir.

Mirasbırakanın bunun dışındaki affa yönelik davranışları hukuksal sonuç doğurmaz.

Mirasçılıktan Çıkarılmanın Sonuçları

Mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamaz.Mirasçılıktan çıkarılmanın gerçekleşmesi mirasçılık belgesi istemeye engel değildir. Mirasçılıktan çıkarılmanın hukuki sonuçları terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetilir.

Mirasçılıktan çıkarma saklı payın tamamında ise mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamaz, mirasçılık hak ve sıfatını kaybedeceğinden tenkis davası da açamaz.

Mirasbırakan sadece mirasçılıktan çıkarma ile yetinmiş ve mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı üzerinde tasarrufta bulunmamışsa mirasçılıktan çıkarılan kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilir. Bu durumda mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı varsa mirasçılıktan çıkarılanın altsoyuna verilir. Altsoyu varsa, bunlar kendi paylarını isteyebilir. Mirasbırakanın yaptığı tasarruf ile bu saklı paya tecavüz varsa tenkis davası da açabilir.

Altsoyu yoksa bu pay mirasbırakanın diğer mirasçılarına verilir.

Mirasçılıktan Çıkarmaya İtiraz

Mirasçılıktan çıkarılan saklı paya sahip mirasçı, çıkarmaya itiraz ederse ölüme bağlı tasarrufta belirtilen sebebin varlığını kanıtlama yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer.

Ölüme bağlı tasarruf, mirasbırakanın tasarruf ehliyetini bulunmadığı bir sırada ya da yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, tasarrufun içeriği bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlaka aykırı ise tasarruf yasada öngörülen şekilde yapılmamamışsa mirasçılıktan çıkarmanın iptali istenebilir.

Açılan dava sonucunda ölüme bağlı tasarrufun çıkarmaya ilişkin kısmı iptal edilirse mirasçılıktan çıkarılan mirasçı tam miras payına kavuşur.

Gösterilen sebebin çıkarmayı gerektirir ağırlıkta kabul edilmemesi halinde ise ölüme bağlı tasarruf saklı payın üzerinde kalan miktar açısından geçerli sayılır. Yani bu durumda mirasçı, ancak tenkis davası açarak saklı payını isteyebilir.

Mirasçılıktan çıkarmaya itiraz davası asliye hukuk mahkemesi görevlidir.


Bu yazılarımızı da okumanızda yarar olabilir: