Kategori arşivi: Tazminat

Sevgiliye Tazminat Davası

aldatmada 3. kişiye tazminat 2017, aldatan eşin sevgilisine tazminat davası dilekçesi, aldatılan eşe tazminat yargıtay kararı 2017, aldatan eşin sevgilisine tazminat davası 2017, aldatmada 3. kişiye tazminat 2016, aldatan eşin sevgilisinin resmi nikahli eşe manevi tazminat ödemesi, aldatmada tazminat miktarı Sevgiliye Tazminat Davası yazısına devam et

Ses Sanatçısı Kadın, Kocasından Tazminat İstedi

Boşanma davalarında eşlerin boşanma kararı ile birlikte manevi şahsiyetlerine yönelik saldırılar nedeniyle tazminat isteme hakları olduğunu daha önce bir çok yazımda açıklamıştım.

Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin 1. fıkrasında şöyle bir hüküm daha bulunuyor:

“Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.”

Acaba bu hüküm hangi anlama geliyor?

Maddi tazminat istenebileceğine yönelik olan bu madde, konuyla ilgisi bulunan herkesin hatta bazen hukukçuların dahi kafasını karıştırıyor. Çoğunlukla bana da sorulan bir örnek, örneğin ve özellikle kısa süren evliliklerden sonra düğün masraflarının istenip istenemeyeceği oluyor.

Benzer bir konu, aile mahkemesinin önüne şu şekilde geldi: Ünlü bir ses sanatçısı kadın, evliliği sırasında eşinin çok kıskanç olduğunu bu nedenle bazı ekstraları alamadığını, bu nedenle maddi olarak zarara uğradığını, maddi zararının ileride hesap edilmek kaydıyla şimdilik 50 bin TL’sinin tazmini için mahkemeye başvurdu.

Yargıtay, kadının bu talebini yerinde görmeyerek, TMK 17. maddedeki maddi tazminat kavramını da açıklayarak aşağıdaki kararı verdi. Kararın tam metnini aşağıda sunuyorum:


T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2013/22538 K. 2013/26812 T. 18.11.2013

DAVA : Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 9.7.2013 gün ve 6980 – 19594 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;

KARAR : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.

Davacı kadın “ses sanatçısı olduğunu, popüler bir kişi olmasının ve mesleğini icra etmesinin eşini hep rahatsız ettiğini, kendisine gelen iş tekliflerini davalının anlamsız kapris ve karşı çıkmaları sebebiyle reddettiğini, bazılarını ise davalının tehditleri sonucu kabul etmediğini, bu yüzden maddi zarara uğradığını” ileri sürerek davalıdan 50.000 TL. maddi tazminat istemiştir. Mahkemece bu isteğin Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında kalmadığı, genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bu istek yönünden görevsizlik kararı verilmiştir.

Davacı kadının temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, bu isteğin “mevcut menfaatin zedelenmesi” anlamında olduğu belirtilerek maddi tazminat istemi yönünden mahkemece verilen görevsizlik kararı bozulmuştur.

Davacı kadının maddi tazminata ilişkin istemi Türk Medeni Kanunun 174/1. maddesi kapsamında kalan ve mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan isteyebileceği maddi tazminat, niteliğinde olmayıp, çalışamamaktan yani davalı koca ile evli kalınması nedeniyle uğranılan kazanç kaybından kaynaklanmaktadır.

Bu istek Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında olmayıp, Türk Borçlar Kanunu kapsamındadır.

Gerçekleşen bu durum karşısında bu istek yönünden genel mahkemelerin görevli olduğunun kabulu gereklidir. Ne var ki bu hususun temyiz incelemesi esnasında gözden kaçırıldığı anlaşılmakla davalı kocanın karar düzeltme isteminin kabulüyle dairemizin 9.7.2013 tarih 2013/6980 esas 2013/19594 karar sayılı ilamının maddi tazminata ilişkin bozma kararının kaldırılmasına, hükmün bu bölümünün de onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/I-4. maddesi uyarınca, davalı kocanın karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin 16.7.2008 tarihli 9.7.2013 tarih 2013/6980 esas 2013/19594 karar sayılı ilamının maddi tazminata ilişkin 2. bendindeki bozma sebebinin kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün yukarıda gösterilen sebeple maddi tazminat yönünden de ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, istek halinde karar düzeltme harcının yatıran davalıya geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 18.11.2013 (Pzt.)

BOŞANMA DAVALARINDA TAZMİNAT FAİZ BAŞLANGICI

boşanma tazminat faiz başlangıcı, boşanma tazminat faiz hesaplama, boşanma tazminat faiz, boşanma tazminat faiz başlangıç tarihi, boşanma davalarında tazminat faiz, boşanma davalarında tazminat faiz başlangıcı, boşanmada maddi tazminat faiz oranı, boşanma maddi manevi tazminat faiz başlangıç tarihi, boşanma maddi manevi tazminat faiz, boşanma davası manevi tazminat faiz, boşanma davasında manevi tazminat faiz başlangıcı, boşanma davası tazminat faiz başlangıcı, boşanma maddi tazminat faiz başlangıcı, boşanma manevi tazminat faiz başlangıç tarihi, boşanma maddi ve manevi tazminat faiz

BOŞANMA DAVALARINDA TAZMİNAT FAİZ BAŞLANGICI

YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2016/23820
Karar Numarası: 2017/7464
Karar Tarihi: 14.06.2017

“Boşanmanın fer’i niteliğinde olan maddi ve manevi tazminatlar boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte muaccel hale gelir, faize de bu tarihten hükmedilmesi gerekir. O halde, davalı kadın yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminata boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2015/24844
Karar Numarası: 2017/4418
Karar Tarihi: 17.04.2017

“Davacı-karşı davalı kadın, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden faize hükmedilmesini talep etmiştir. Hüküm altına alınan tazminatlar için boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken; bu husus nazara alınmadan faiz talebini de kapsar şekilde “fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmesi doğru bulunmamıştır.”

YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2015/26744
Karar Numarası: 2017/4412
Karar Tarihi: 17.04.2017

“Boşanma kararıyla birlikte hüküm altına alınan boşanmanın fer’isi niteliğindeki manevi tazminat, ancak boşanma hükmünün kesinleşmesiyle muaccel hale gelir. Muaccel hale gelmeden de tazminatlara faiz yürütülemez. Bu husus nazara alınmadan hüküm altına alınan manevi tazminata “dava tarihinden itibaren” yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.”

YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2015/24838
Karar Numarası: 2017/3583
Karar Tarihi: 30.03.2017

“Davalı-karşı davacı kadının tazminat ve nafakalar için faiz istemi olmadığı halde talep aşılarak kadın lehine takdir edilen maddi tazminat ve nafakalara faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.”

YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2015/23271
Karar Numarası: 2017/2713
Karar Tarihi: 14.03.2017

“Boşanmanın fer’i niteliğinde olan maddi ve manevi tazminatlar boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte muaccel hale gelir, faize de bu tarihten hükmedilmesi gerekir. O halde, davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminata boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerekmiştir.”

YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2015/22906
Karar Numarası: 2017/1972
Karar Tarihi: 27.02.2017

“Boşanma kararıyla birlikte hüküm altına alınan boşanmanın fer’isi niteliğindeki maddi ve manevi tazminat, ancak boşanma hükmünün kesinleşmesiyle muaccel hale gelir. Muaccel hale gelmeden de tazminatlara faiz yürütülemez. Bu husus nazara alınmadan hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminata “Dava tarihinden itibaren” yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.”

Boşanmada Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Boşanma davalarında eşlerin mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle parasal olarak bir alacak haklarından başka bir de maddi ve manevi tazminat hakları bulunabilmektedir.

Maddi ve manevi tazminat hakkı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında şu şekilde anlatılmıştır:

Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Boşanmada Manevi Tazminatın Amacı

Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır.

Bu nedenle kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir.

Boşanmada Manevi Tazminat Miktarının Belirlenmesinde Dikkat Edilecek Hususlar

Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.

Hakim, tazminat miktarını saptarken:

a.kişilik hakları zedelenen tarafın ,

  • ekonomik durumunu
  • sosyal durumunu
  • boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını
  • varsa kusur derecesini,
  • fiilin ağırlığını;

b.kişilik haklarına saldırıda bulunanın

  • kusur derecesini,
  • ekonomik durumunu
  • sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır.

Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alınarak maddi ve manevi tazminat miktarı belirlenir.