Çocuğu Teslim Etmeme Suçu

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Çocuk Teslimine Muhalefet

• Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamın icrasında söz konusu olur.
• İcra Müdürlüğünün asli vazifesi Hukuk Mahkemesi kararlarının infazıdır. Mahkeme kararında çocuk teslimine hükmedilmişse ve velayeti bırakılan taraf çocuk teslimine rıza göstermiyorsa bu ilam hükmü zorla yerine getirilir.
• İİK m.25/a ‘ da ‘’ Çocukla şahsi münasebetlerin düzenlenmesine dair ilam hükmünün yerine getirilmesi talebi üzerine icra müdürü, küçüğün ilam hükümleri dairesinde lehine hüküm verilen tarafla şahsi münasebette bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilam hükmünün zorla yerine getirileceğini borçluya 24.maddede yazılı şekilde bir icra emri ile tebliğ eder. Bu emirde ilam hükmüne aykırı hareketin 341.maddedeki cezayı müstelzim olduğu da yazılır.
Borçlu bu emri tutmazsa ilam hükmü zorla yerine getirilir. Borçlu alacaklının şikayeti üzerine ayrıca 341.maddeye göre cezalandırılır.’’ Söz edilir.
• Şöyle ki çocukla kişisel ilişki kurmak isteyen taraf velayeti kendisine bırakılan tarafı o yerin İcra Ceza Mahkeme’sine giderek çocuk teslimine muhalefet nedeniyle dava açabilir.
• Bu dava açıldığında suç unsuru oluşması yeterli değildir. Davanın her aşamasında çocukla kişisel ilişki kurulduğu anda suçun unsuru ortadan kalkar ve dava reddedilir.
• Ancak bir istisnası mevcuttur. Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 2016/12054 E. ve 2016/11763 K. Sayılı kararında ‘’ Dava , boşanma kararı sonrası velayetin değiştirilmesi istemine ilişkindir.Velayet düzenlemesi yapılırken üstün yararın gözetilmesi esastır. Müşterek çocuk uzman raporundaki beyanında annesiyle yaşamak istediğini söylemiş, uzman tarafından istem ve çocuğun üstün yararı gözetilerek velayetin değiştirilmesi gerekmediği belirtilmiştir. Ancak davacı babanın boşanmadan sonraki beş yılda müşterek çocukla 25 defa icra kanalıyla şahsi ilişkiyi sağlayabildiği, annenin baba ve çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi engelleyerek velayet görevini kötüye kullandığı anlaşılmaktadır. Bu suretle çocuğun tercihinin üstün yararına uygun olmadığı, baba yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişmesine engel olmayacağından davanın kabulüne karar verilmelidir. ‘’ denmiştir.
• Kişisel ilişki sağlanmak istenen çocuk, sürekli olarak icra kanalıyla alınmakta ise burada iyi niyetin aranmayacağı da yukarıda belirtilen kararla mevcuttur.
• Çocuğun icrasında ceza İİK.m341’de ‘’ … altı aya kadar tazyik hapsine karar verilir. ‘’ denmektedir.
• Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın veya ara kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page