Evlilikte Eşlerin Hak ve Yükümlülükleri

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page
Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1999 yılında mezun olan Avukat Yasin GİRGİN'in boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı konularında yazdığı 2 kitabı bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte eşler için bir takım haklarla birlikte bir takım sorumluluklar da (yükümlülükler) doğar. 4721 sayılı Medeni Kanun’un 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra ülkemizde kadın ve erkek eşitliği sağlanmaya çalışılmış bu nedenle önceki dönemde eşlerden her birine tanınan hak ve yükümlülükler ortak hale gelmiştir.

4721 sayılı Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra eşler ortak konutun seçiminde, birliğin yürütülmesinde, birliğin temsilinde ve birliğin giderlerinin karşılanmasında birlikte hareket etmeleri gerekir. Ortaya çıkan yükümlülükler eşler için ortak yükümlülük haline gelmiştir.

Evlilik birliğinin eşlere getirdiği hak ve yükümlülükler şu başlıklar altında toplanabilir.

A. Eşlerin Evlilik Birliğinde Ortak Hakları

1. Ortak Konutu Seçme

Önceki Medeni Kanun eşlerin ve çocukların oturacağı evi (müşterek konutu) seçme hakkını doğrudan kocaya tanımıştı(madde 152) Ancak yeni kanun bu hakkı yani aile konutunu seçme hakkını MK186/1 uyarınca her iki eşe birden tanımıştır. Eşler MK 186’ya göre oturacakları konutu birlikte seçerler.

2. Birlikte Yaşama

Evlenme aynı cinsten iki gerçek kişinin tam ve sürekli bir hayat ortaklığı paylaşmak amacıyla hukuken geçerli bir biçimde yaptıkları sözleşmedir. Evlenmenin mahiyetinde eşlerin birlikte yaşama arzusu vardır. Medeni Kanun’un 185. maddesine göre, eşlerin seçim hakkını kullanarak aile konutunda birlikte yaşama hakları vardır, bu aynı zamanda onların yerine getirmek zorunda oldukları yükümlülük olarak da belirlenmiştir.

3. Evlilik Birliğini Yönetme

Medeni Kanun’un 186. maddesi birliği eşler beraberce yönetirler demek suretiyle kadın-erkek eşitliğini vurgulamıştır. Birliğin yönetiminde her iki eşin eşit söz hakkı vardır. Önceki Medeni Kanun döneminde ise birliğin yönetim hakkı kocaya bırakılmış, birlik başkanı olma görevi kocaya tanınmıştı. Kadın, birlik başkanına yardımcılık ve danışmanlık etme görevini üstlenmişti. Ancak bunun dışında kadına evin iç işlerini yönetme hakkı tanınmıştı.

Bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra, eşlerden her biri ister kadın ister erkek eş olsun, yönetime ilişkin bir girişimde bulunmadan önce diğer eşi bu konuda bilgilendirmek ve bu girişime onun da katılımını sağlamak zorundadır. Hatta birliğin yönetimiyle ilgili işin her zaman söz konusu olabilen normal, olağan ve alışılmış bir iş olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.

4. Evlilik Birliğini Temsil Etme

Evlilik birliğinin temsili, birliğin ihtiyaçlarını gidermek ve ortak yaşamın amaçlarını gerçekleştirmek üzere eşlerden birinin üçüncü kişiler ile hukuki işlemlerde bulunması anlamını ifade eder. Evlilik birliğinin temsili, doğrudan doğruya kanundan doğmaktadır, yani yasal bir temsil söz konusudur. Bu nedenle eşlerden her biri evlilik birliğiyle ilgili bir hukuki işlem yaparken bunu birlik adına yaptığını üçüncü kişilere bildirmese dahi yine de temsil hükümleri geçerli olur. Burada önemli olan nokta, üçüncü kişilerin bilgisi değil, yapılan işlemin niteliği yani bunun ailenin sürekli ihtiyaçları için yapılıp yapılmadığı ve bu ihtiyaçların ölçüsünü açıp açmadığı noktasıdır.

Ailenin sürekli olmayan ihtiyaçları yönünden eşlerin birlikte hareket etmesi yani temsil yetkisinin birlikte kullanmaları şarttır.

B. Eşlerin Evlilik Birliğinde Ortak Yükümlülükleri

1. Birliğin Mutluluğunu Sağlama

Mutluluk olmayan evlilikte dirlik ve düzen de olmaz. Bu nedenle eşlerden her biri evliliğin sosyal, manevi ve ahlaki amaçlarını gerçekleştirmek için elinden geleni yapmak, karşılıklı saygı, özen ve ilgi göstermek zorundadır.

2. Eşe Sadakat Gösterme

Sadakat yükümü yönünden eşler arasında hiç bir fark da yoktur. Sadakat gösterme yükümlülüğünden sadece cinsel sadakati anlamak yanlış olur. Cinsel sadakat dışında pek çok davranış, örneğin kadın veya kocadan birinin görevlerini yapmamak kastıyla eşini terk etmesi, eşinin önemli bir sırrını üçüncü bir şahsa vermesi, kocanın bütün parasını içki ve kumarda harcaması, eşini yoksul bırakması, elbiselerini yırtması da evlilik birliğine sadakatsizlik sayılmaktadır.

3. Birlikte Yaşama

Evlilik birliğinin oluşmasıyla birlikte kurulan ortak hayatın birlikte aynı çatı altında sürdürülmesi yükümlülüğü de bulunmaktadır. Askerlik, öğrenim, hükümlülük, tedavi ve benzeri sebeplerle birlikte yaşamanın geçici olarak mümkün olmaması, bu yükümlülüğün istisnasını oluşturmaktadır.

4. Dayanışma ve Yardımcı Olma

Yardımcı olma ya da yardım etme sadece parasal yardım şeklinde değil fakat manevi yardım şeklinde de anlaşılmalıdır. Eşler üzüntülü anlarında birbirlerine destek olmalı hastalık halinde de elinden gelen özenle birbirlerine bakmalıdırlar. Evlilik birliğinin geçindirilmesi esas olarak her iki eşe de yüklenilmişse de içlerinden birinin ihtiyarlık, hastalık ya da işsizlik gibi sebeplerle bu yükümlülüğünü gereğince yerine getirme imkanından yoksun bulunması halinde diğerinin sahip olduğu imkanlar çerçevesinde ona yardımcı olması gerekir.

5. Çocuklara Bakma ve Yetiştirme

Eşler, çocukların bakılmalarına, gözetilmelerine, korunmalarına ve eğitilmelerine beraberce özen göstermek , çocukların maddi ve manevi bütün ihtiyaçlarını imkanları ölçüsünde karşılamakla da yükümlüdürler. (MK 185/2) Ana ve baba, çocuklarının dürüst, erdemli, iyi bir insan olarak yetişmesi için özen göstermelidirler. Hatta bu yükümlülük sadece öz evlatlar için değil üvey evlatlar için de söz konusudur (MK 338/1)

6. Evlilik Birliğinin Giderlerine Katılma

Medeni Kanun’un 186/3. maddesine göre, eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlığıyla katılmalıdırlar. Belli ve düzenli bir geliri olmayan eşler, birliğin giderlerine emekleriyle katılma imkanı bulabileceklerdir.

Eşlerden birinin talepte bulunması üzerine, mahkeme, ailenin geçimi için eşin yapacağı parasal katkıyı belirleyebilir.

7. Meslek ve İş Seçiminde Özen Gösterme

Önceki Medeni Kanun’a göre, kadının bir meslek ya da sanatla uğraşmasına izin verme hakkı kocaya tanınmıştı. Önceki Kanun döneminde Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen bu kanun maddesi, yeni kanun döneminde kadın-erkek eşitliği çerçevesinde düzenlenmiştir. Medeni Kanun’un 192. maddesine göre eşlerden biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir.

Ancak meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur. Bu hüküm gereğince eşlerden her biri meslek ve iş seçiminde gerekli özeni göstermek, yani getirisi ve sağlayacağı menfaatler ne derece yüksek ve çok olursa olsun, diğer eşi sıkıntıya ya da utanca düşürebilecek bir meslek veya iş seçmekten kaçınmak zorundadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir