FİİLİ AYRILIK SEBEBİYLE BOŞANMA

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

FİİLİ AYRILIK SEBEBİYLE BOŞANMA

Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma genel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Türk Medeni Kanunu m. 166/4’te düzenlenmiştir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166 f.4 hükmüne göre ; “Boşanma sebeplerinden herhangi biri ile açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.”

Eylemli ayrılığa dayalı olarak boşanmaya karar verilebilmesi için; “reddedilmiş bir boşanma davası bulunmalı, ret kararının kesinleşmesinden sonra ortak hayatın kurulamamış olması ve ret kararının kesinleşmesinden sonra üç yıl geçmiş olmalıdır.

Yeni bir boşanma davasının açılmış olması ilk davanın boşanmaya esas alınmasına engel oluşturmaz.

Taraflar arasında reddedilip kesinleşen birden çok boşanma davası bulunabilir. Eylemli ayrılığa dayalı boşanma davasının mutlaka reddedilip kesinleşen son davaya dayanılarak açılması şart değildir. Üç yıllık bekleme süresini geçmiş olması koşulunu gerçekleştiren her hangi bir ret kararına dayanılarak boşanma davası açılabilir.
“Evliliğin butlan ve feshi kararları, yetkisizlik sebebiyle reddedilen boşama davası kararları ve doğan hakka rağmen feragat sebebiyle ret kararları” ‘na dayanarak eylemli ayrılığa dayalı boşanma kararı verilemez.
Uygulamada üç yıllık bekleme süresini bir an önce başlatabilmek için bir boşanma davası açılmakla ve ilk oturumda boşanma davasından feragat edilmesi durumunda TMK m.166/4 kapsamında yazılı retle sonuçlanan dava anlamında olduğundan eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davalarına dayanak oluşturur. Dayanak dava feragat sebebiyle reddedilmişse üç yıllık bekleme süresinin başlangıcı feragat tarihidir. Feragat üzerine verilen kararın dayanak yapılabilmesi için şeklen kesinleşmesinin beklenmesine gerek yoktur. Mahkemeye ulaşması yeterlidir.

Yabancı mahkemeden alınan boşanma ret kararları da tanınması koşuluyla dayanak yapılabilir.

Dayanak ret kararı kesinleşmiş olmalıdır. Reddedilen boşanma davasının kesinleşmiş olması dava şartıdır. Bu sebeple hakim tarafından kendiliğinden araştırılmak ve gözetilmek zorunluluğu vardır.

Yabancı mahkeme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmiş olması durumunda yabancı mahkeme kararının yetkili Türk Mahkemesi tarafından tanınmasına ilişkin kararın kesinleşmesi üç yıllık bekleme süresinin başlangıcı olarak kabul edilir.

Tebligat usule uygun ise karar kesinleşmiş sayılır.

Dayanak ret kararı kesinleşmemişse eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davası reddedilmelidir.

Ret kararının kesinleşmesinden sonra ortak hayat yeniden kurulmamış olmalıdır. Ayrılık süresi içinde eşlerin cinsel ilişki kurmaları ortak hayatın yeniden kurulduğu anlamına gelmez. Arızi cinsel ilişkiler yargıtayın görüşüne göre ortak hayatın kurulduğu anlamına gelmez.
Ortak hayatın kurulmuş sayılmadığı durumlara ;”Çocuklar için bir araya gelmek, bir konuyu görüşmek için bir araya gelmek, zorunluluk sebebiyle bir araya gelmek” örnek verilebilir. Bu sayılan durumlarda ortak hayat kurulmuş sayılmaz.
Eylemli ayrılığın eşler arasında iradi olmayan sebeplerle gerçekleşmesi olanaklı olduğundan gösterilen sebebin haklı olup olmadığı hakim tarafından davanın özelliklerine göre re’sen değerlendirilecektir.
Türk Medeni Kanunu m.166 f.4 hükmü kapsamında açılacak eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davasında ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığı konusunda ispat yükü davacıya aittir. İspat araçları ; “Tanık anlatımları, zabıta araştırılması, nafaka dosyaları, icra dosyaları, ceza dosyaları, otel kayıtları, tahsil makbuzları, pasaport kayıtları, faturalar ve diğer ispat araçları” ‘dır. En önemli ispat aracı tanık beyanlarıdır. Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davasında çelişkili tanık beyanlarına dayalı olarak hüküm kurulamaz.

TMK m. 166 f.4 hükmünde öngörülen üç yıllık süre, hak doğurucu süre ve dava şartı olduğu için hakim tarafından re’sen dikkate alınır.
Üç yıllık bekleme süresinin hesaplanmasında sürenin başlangıç günü hesaba katılmayacaktır.

Eşler ne kadar uzun süre ayrı yaşamış olursa olsun, reddedilip kesinleşmiş bir boşanma davası bulunmuyorsa eylemli ayrılıktan boşanma davası açılamaz. Fiili ayrılık başlı başına boşanma sebebi değildir.

Dayanak davanın kesinleştiği güne üç yıl sonra karşılık gelen günde üç yıllık bekleme süresi dolar ve ancak ertesi günü dava açılabilir. Üç yıllık bekleme süresinin kesintisiz sürmesi gereklidir. Ret kararının kesinleşmesinden sonra ortak hayat kurulmuş ise tekrar üç yılı aşkın süre ayrılık bulunsa bile bu durum davacı tarafa boşanma davası açma hakkı vermez.

Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davasında ret kararının kesinleşmesinden sonra üç yıl geçmişse ve ortak hayat kurulamamışsa eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davası kabul edilmelidir.

Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davasında ret kararının kesinleşmesinden sonra üç yıl geçmemişse eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davası reddedilir.

Eşlerden her biri eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davası açabilir. Boşanma davasını reddedilip kesinleşen boşanma davasının davacısının açması şart değildir. Reddedilen boşanma davasının davalısı da eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davası açabileceği öngörülmüştür.

Eşlerden birinin açmış olduğu dava iki sebebe dayalı olarak açılmış olabilir. Bu durumda dava dilekçesi dikkatle incelenmeli ve farklı sebeplerle açılmış dava varsa her bir sebep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulur.

Kusur araştırması boşanma kararı için gerekmez. Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davasında dava konusuz kalmışsa davanın reddine karar verilmelidir.

Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davasında hukuki sonuç doğurmayan kabul beyanı nedeniyle davalı yargılama giderleriyle ilgili sorumluluktan kurtulamaz.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page
 
error: Content is protected !!