Hakkımda

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1999 yılında mezun olan Avukat Yasin GİRGİN'in boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı konularında yazdığı 2 kitabı bulunmakta, yine Hürriyet Gazetesi ve superhaber.tv'de köşe yazmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Avukatlıkta Başarının Sırları*

*Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Ali Fuat Başgil Hukuk Fakültesi dergisi için söyleşi


-Yasin bey, öncelikle isminizin hikayesinden başlamak istiyorum, yasinin anlamı nedir, adınızı kim koymuş?

İşin doğrusu ismimin anlamını ben de tam olarak bilmiyorum ama zaten İslam alimleri dahi anlamı konusunda çeşitli yorumlarda bulunuyorlar. Kitabımız Kuran’ı Kerim’de bazı sözcükler, müteşabih’tir, yani manası kapalıdır. Benim de adım bunlardan olmuş. “Ey insan” manasında bir kelimedir. Yasin suresi de Kuran’ın kalbi olarak yorumlanmıştır hep.

İsmimin koyuluş hikayesine gelince: Soy olarak Oğuzların 24 boyundan olan Kınık boyundanız. Büyük dedem ve ailesi 19. yüzyılda Çukurova’dan Çorum’daki Kınık köyüne yerleşmişler. Büyük dedem, “Çolak Hoca” lakabıyla bilinen bir kişiymiş. Ölüm döşeğindeyken, en büyük kızı babaannem Ayşe’yle kocası dedem Hacı Ömer’e, senin oğlun olacak, oğlunun da oğlu olacak. Onun adını “Yasin” koyun diye vasiyet etmiş.

Büyük dedem Çolak Hoca’nın vefatından çok sonra babam dünyaya gelmiş. Dedem Hacı Ömer, bu vasiyeti babama anlatmış ve tembihlemiş.

Ancak, benim doğumumdan bir kaç yıl kadar önce babam Ankara’ya taşınmış, dedemler ise Çorum’da kalmışlar. O zamanın şartlarıyla doğal olarak irtibatları azalmış.

Büyük dedemin vasiyeti babamın aklından çıkmış.

Babam çok koyu Galatasaraylıdır. Doğduğum güne kadar bana bir isim düşünmemişler. Hastanede, babam beklerken bir gazeteyi görmüş. O zamanın meşhur futbolcularından Galatasaraylı Yasin Özdenak’ın jübile yaptığı haberini okuyunca, büyükdedemin vasiyetini hatırlamış ve adımı Yasin olarak koymuş.

-Çok ilginç bir hikayesi varmış doğrusu. Öğrenim hayatınız nasıl başladı? Hangi okullara gittiniz?

İlkokula, Keçiören’deki Çizmeci İlkokulu’nda başladım. Yaklaşık 10 dakika yürüme mesafesindeki Beyaz sokakta geçti çocukluğum. O zamanlar çocuklar kendi başına yürüye yürüye okula giderdi.

Sonrasında 2. sınıfta Sıhhıye’ye taşındık. Ben de Sarar İlkokulu’na devam ettim. İlkokuldan sonra sınavla alınan Ankara Anadolu Lisesi’nin Almanca bölümünde okudum. O zamanlar ilk yıl hazırlık okunuyordu, Almanca öğreniyorduk, sonra da 3 yıl ortaokula ve 3 yıl liseye devam ediyordunuz.

Liseden sonra Türkiye’de ilk %1’lik dilime girerek Ankara Hukuk’u kazandım. Daha okuma yazmayı öğrenmeden avukat olmaya karar vermiştim. O zaman da en yüksek sınav puanı ile alan okul Ankara Hukuk’tu. Ben de en yüksek puanla alan en iyi okuldur diyerek Ankara Hukuk’a girdim.

-Okuma-yazmayı öğrenmeden avukat olmaya karar vermeniz biraz değişik geldi…

Aslında evet, biraz öyle ama işin aslı şu: Ben daha sanırım 4-5 yaşındayken annemle babam boşanmaya karar verdiler. Bir sabah çok erken bir saatte babamla birlikte İzmir Caddesinin oralardaki bir avukatın yazıhanesine gittik. Tabi, çok küçük olduğumdan her şey flu. Ama avukatın gri pantolununu, ütüsüz beyaz gömleğini, siyah kocaman çerçeveli gözlüklerini, üstten oldukça seyrekleşmiş saçlarını, babama göre kısa boyu ile zayıflığını net olarak hatırlıyorum. Hatta adı da Şükrü idi.

Babam, boşanma için gereken vekaletnamesini bıraktı.

Avukat amca bana “evladım annenle mi yoksa babanla mı kalmak istiyorsun” diye sordu. Hayatımda ilk kez biri fikrimi sormuştu. Babamla kalmak isterim, diye cevaplamıştım. İlk kez büyük adam yerine konmuştum.

Sonrasında da avukat olunca çocukların fikirlerini hep sordum. Ebeveynlerinden çok çocukları dinlemeye, onlar için en iyi olanı yapmaya çalıştım.

-Boşanma davalarına bu nedenle mi bakmaya başladınız?

Hayır, hayır. Nedense okuldayken Ticaret Hukuku ve Borçlar Hukuku ilgimi çok çekmişti. Hatta eski Borçlar Kanunu’nun tamamını ezbere biliyordum. İcra ve İflas ile ilgili araştırmayı da çok seviyordum. Hatta arkadaşlar arasında konuşurken asla boşanma davası almayacağımı söylüyordum.

-Peki nasıl oldu?

Kader bu ya, ilk gelen davam anlaşmalı bir boşanma davası olmuştu. Çok kısa sürmüştü, pek bir şey anlamamıştım. Müvekkilim ile eşi her konuda anlaşmıştı, o zaman işin inceliklerine de pek vakıf olmadığımdan, duruşma da göz açıp kapayıncaya kadar kısa sürdüğünden çok fazla etkilenmemiştim.

O davadan sonra, okuldaki eğilimim olan ticaret hukukuna, alacak, verecek, tahsilat işlerine ağırlık verdim. Epey bir zaman da boşanma davası gelmedi zaten.

Sonra bir gün, şimdi yargıtay’da üye olan bir hakim cep telefonumdan aradı, adliyedeki odasına çağırdı. Odasına gittim, yaklaşık 2-3 yıllık avukattım ama daha önce hiç bir hakim odasına davet edilmemiştim, telefonda da bir açıklama soramadığım için çekine çekine gittim.

Meğer hakim bey, icra dairesindeki ahbabına en çalışkan, işini en iyi takip eden avukat kim diye sormuş, hiç unutmam 25. İcra Dairesinin müdürü Hasan ağabey de benim adımı söylemiş. Yeğeninin boşanma davasını benim üstlenmemi istedi. O dava çok zorlu bir dava oldu. Karşı taraf o zaman bana göre çok tecrübeli, Ankara’da çok isim yapmış, ismi büyük avukattı.

Dava çok zorladı beni, işin içine girdikçe araştırdım, araştırdıkça işin en kılcal damarlarına kadar nüfuz etmeye başladım. Nüfuz ettikçe de boşanma davalarına daha çok ilgi duymaya başladım. Sonrası da çorap söküğü gibi geldi, şimdiki durumumu biliyorsunuz.

-Kısa bir hakimlik döneminiz de oldu değil mi?

Evet, Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı’ndaki yüksek lisansım bittikten sonra yolumu çizmiştim zaten. Kariyerimi geliştirebilmek için askerlik görevimi yapmam gerekiyordu. Kısa dönem askerlik 5 buçuk aydı, ama ben hem kafamı toplamak hem de okumak için zamanım olsun istiyordum. Bunun için yedek subaylığı tercih ettim. O zaman bir sınavla giriliyordu, sınav cevaplarınıza göre yedek subay olabiliyordunuz. Sonrasında o zaman Başbakan olan şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın atamasıyla askeri hakim olarak Malatya ve Elazığ’da görev yaptım.

-Hakimlikle avukatlık arasında nasıl bir fark var? Neden hakim olarak kalmadınız?

Hakimlik inanılmaz kutsal bir iş. Ama avukatlık çok daha büyük maharet istiyor gibi gelmişti. Yapması daha zordu, en ince noktaları bulup ona göre dosyayı hazırlamazsanız davayı kaybediyordunuz.

Kürsüden bakınca dosyasına çalışan avukat daha rahat anlaşılıyordu. Bir de bir kaç ceza dosyasında avukatlık yapan bir profesör vardı, onun savunmalarının heyetteki diğer hakim ve savcılar üzerindeki etkisini gördükçe avukatlığın fıtratıma daha uygun olduğunu hissediyordum.

-Boşanma konusunda iki tane de kitabınız var. Kitap yazma fikri nereden çıktı?

Yıllar içinde, karşılaştığım davalarla birlikte her zaman kullanmam gereken yargı kararlarını derliyor ve notlar alıyordum. Bunları ilk önce 2011 yılında kitap yaptım. Sonrasında 2013 yılında daha genişletip yeniledik ve başka bilgiler de ekledik.

Küçüklüğümden beri de okumayı, okurken notlar almayı ve yazmayı da çok severim. Zaten Ankara Hukuk’tan okumayı ve çalışmayı sevmeyen birinin mezun olabilmesi çok zordur. Bizim okulun ortalama mezuniyet süresi 6-7 yıldır derler.

-Siz kaç yılda bitirdiniz?

4 yılda

-Sizce avukatlıkta başarının sırrı nedir, bizim gibi gençlere ne tavsiye edersiniz?

Sadece avukatlıkta değil, herhangi bir işte başarılı olmak için o işi aşkla yapmak gerekir.İşimi aşkla yapmaya çalışıyorum. Tapduk Emre demiş ki ‘Aşk ile yürüyen sırtında dünyayı taşır! Aşksız yürüyen, beden diye bir ceset taşır’. Akılla kalbi birleştirip 17 yıldır bu yolda yürüyorum.Yaptıklarımı, inanç, ahlak ve dürüstlükle yapmaya çalışıyorum. Tabi, bunları söylemek kolay yapmak ise zor. Söylediklerimi yapmaya gayret ediyorum diyelim. Genç arkadaşlara tavsiyem ve son sözüm şu olsun: İşinizi sevin; ama sevmek yeterli değil artık; aşkla sevin, tutkuyla sevin. Gerisini Allah’a bırakın.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page

Ankara Boşanma Avukatı

 
error: Content is protected !!
Ankara boşanma avukatı, boşanma avukatı ankara, ankaranın en iyi avukatı, ankaranın en iyi boşanma avukatı, ankara boşanma avukatı tavsiye, en iyi boşanma avukatı ankara, ankara avukat, avukat ankara, en iyi boşanma avukatı kim,