Miras Taksim Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olması halinde ortaklığın giderilmesi geçerli bir paylaşma ( taksim sözleşmesi ) sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddine karar verilmelidir.

Zira bu gibi durumlarda taksim sözleşmesine göre tescil davası açılması gerekir.

Taksim sözleşmesi (paylaşma sözleşmesi) geçerliliği bütün mirasçıların katılmış olmasına ve yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu ( TMK )’nun Paylaşma Sözleşmesi başlıklı 676.maddesinde:

“Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.

Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.

Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.”

denilmiştir.

Maddeden açıkça anlaşılacağı üzere taksim sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli kabul edilemeyecektir.

743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi ( TKM )’nin 611.maddesinde de Taksim Sözleşmesinin yazılı yapılması gerektiği hususuna vurgu yapılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davaya konu taşınmazların davacı ve davalıların ortak murisleri İ. ve F. adlarına kayıtlı olduğu dosyada bulunan tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır.

Taraflarca dosyaya 14.7.2008 tarihli Sözleşme başlıklı adi yazılı bir belge sunulmuş ve davaya konu taşınmazların bu sözleşme gereğince mirasçılar arasında fiilen taksim edildiği ve taksime göre herkesin kendisine ait yeri kullandığı ileri sürülmüştür.

Mahkemece de, davacı ve davalılardan bir kısmının beyanlarına değer verilerek taşınmazların mirasçılar arasında fiilen taksim edildiği gerekçesi ile ret kararı verilmiştir. gayrimenkul davasına bakan avukatlar

Geçerli bir miras taksim sözleşmesinden bahsedebilmek için:

1.taşınmazın tüm paydaşlarının katılımı ile

2.yazılı bir belgenin düzenlenmesi gerekmektedir.

10.12.1952 gün ve 1950/2 E., 1952/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da aynı yöne işaret edilmiştir. Bu şekilde hazırlanmış geçerli bir miras taksim sözleşmesinin bulunması durumunda paydaşlar bu belgeye dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunabileceklerinden ortaklığın giderilmesi davası açmalarında hukuki yararları olmayacaktır.

Eldeki davadaki taksim sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin tüm mirasçıların katılımı ile düzenlenmediği ve tamamı tarafından imzalanmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Esasen bu husus yerel mahkeme ile özel daire arasında uyuşmazlık konusu da değildir.

Bu durumda, yukarıda bahsedilen ilkelere göre, geçerli bir miras taksim sözleşmesinden söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taşınmazların fiilen taksim edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2012/6-1512 K. 2013/704 T. 15.5.2013

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page