Nişan Bozulmasının Hukuki Sonuçları

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Nişanlılık

Medeni Kanun md. 118/1’deki tanıma göre nişanlanma evlenme vaadidir. Evlenmek isteyen çiftlerin evlenmeden önce geçirdikleri bir aşamaya nişanlılık dönemi diyoruz. Her toplumda bu müessese olmasına rağmen hepsinin bu müesseseye aynı anlamı verdiğini söyleyemeyiz. Medeni Kanunumuz, Alman ve İsviçre Medeni Kanunlarında olduğu gibi nişanlılığı hukuki bir kurum olarak düzenlemiş ve hükümler getirmiştir. Nişanlanma kadın ve erkeğin karşılıklı evlenme vaadinde bulunduğu hukuki bir işlem iken; nişanlılık bu hukuki işlem sonucu içinde bulundukları durumdur.

Nişanlanmanın hukuki niteliği tartışmalıdır. Bu konudaki üç görüş şöyle sıralanabilir: 1. Nişanlanma bir sözleşme vaadidir, 2. Nişanlanma bir karardır(aynı yönde irade açıklandığından hareketle), 3. Nişanlanma bir sözleşmedir(aile hukukuna ait bir sözleşme niteliğinde).

Nişanlanmanın 2 temel unsuru bulunmaktadır. Birincisi karşılıklı evlenme vaadi içermesi; ikincisi ise vaatte bulunanların karşı cinsten olmasıdır.

Nişanlanmanın geçerlilik şartları ise; iki tarafın da nişanlanmanın sonuçlarını anlayabilecek derecede ehliyete sahip olmaları, her hukuki işlemde olduğu üzere yapılan hukuki işlemin emredici hukuk kurallarına ahlak ve adaba aykırı olmaması ve evlenmenin imkansız olmaması, muvazaasız bir işlem olması, kurucu iradelerin sakatlanmamış olması şeklinde sıralanabilir. Geçerlilik şartlarını taşıyan bir nişanlanmanın şart ve süreye bağlanması mümkündür.

Nişanlılığın varlığı ve geçerliliği için aranan şartlar gerçekleştiğinde, nişanlılığın hükümsüzlüğü söz konusu olur. Bu durumda MK.’da sayılan sona ermeye ilişkin hükümler uygulanmaz. Sona erme hallerine ve bunun içinde odaklanacağımız “nişanı bozma” haline geçelim.

Nişanlılığın sona erme halleri

  1. Evlenme
  2. Tarafların anlaşması
  3. Bozucu şartın gerçekleşmesi
  4. Evlenmenin imkansızlaşması
  5. Kesin bir evlenme engelinin meydana gelmesi
  6. Nişanı bozma

Nişanı bozma (tek taraflı olarak sona erdirme, nişanlanmadan dönme)

Nişanı bozma, nişanlılardan birinin tek taraflı irade açıklamasıyla nişanlılık ilişkisine son vermesidir. Bu irade açıklaması nişan yüzüğünün karşı tarafa iadesi ya da nişanlılığın bittiğinin direkt olarak söylenmesi hallerindeki gibi açık yahut nişanlının bir başkasıyla evlenmesi, haber vermeden başka bir şehre yerleşmesi durumlarındaki gibi örtülü de olsa gerçekleşmiş sayılacaktır.

Nişanın bozulması, bozan tarafın dayandığı gerekçeye göre haklı sebeple nişan bozma ve haklı bir sebep olmadan nişan bozma  olarak ikiye ayrılır. Her iki halde de nişanlanmanın bozulması yönünden bir fark yoktur, yalnızca tazminat ödenip ödenmemesi hususunda fark yaratır. Nişan bozma iradesi bir kere kullanıldıktan sonra geri alınamaz, tekrar nişanlanma iradesi gösterilmesi durumunda yeni bir nişanlılık ilişkisi kurulacaktır.

Nişanı bozmada haklı-haklı olmayan sebeplere dayanılması  

Öncelikle belirtmeliyiz ki sebeplerin haklı olup olmadığının değerlendirmesi hakimin takdirindedir. Somut olay özellikleri içerisinde sebepler değerlendirilecektir.

Nişanlılığın devamını ve evlenmeyi dürüstlük kuralı çerçevesinde bir taraftan beklenemez kılan sebepler nişanı bozmada haklı sebep sayılır. Bu durum karşı tarafın kusurundan kaynaklandığında tazminat söz konusu olacaktır. İki tarafın da kusuru bulunmadığı durumda tazminat gündeme gelmez.

Nişanlılardan birinin haklı bir nedene dayanmaksızın nişanı bozması yahut kendinden kaynaklanan bir sebeple nişanın sona ermesi durumlarında tazminat gündeme gelecektir.

Nişanın Sona Ermesinden Doğan Taleplerin Zamanaşımı

Medeni Kanun Md.123’e göre, nişanın haksız nedenle sona ermesinden doğan maddi tazminat, manevi tazminat ve hediyelerin geri iade edilmesi talepleri zamanaşımı süresine bağlanmıştır:

“ Nişanlılığın sona ermesinden doğan talep hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar”

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir