Sosyal Medyanın Boşanmaya Etkisi

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN (Tüm Yazıları Okuyun)

sosyal medya boşanma, sosyal medya boşanma nedeni, sosyal medyanın boşanmaya etkisi, sosyal medyanın boşanmalar üzerindeki etkisi, sosyal medyanın boşanma, sosyal medya ve boşanmalar, sosyal medya yüzünden boşanmalar, sosyal medya yüzünden boşanma, sosyal medya aldatma ve boşanmaları artırdı, boşanma davalarında sosyal medya, boşanma nedenleri sosyal medya, sosyal medya boşanma sebebi, sosyal medya ve boşanma


Sosyal Medyadaki Paylaşımlara Dikkat

Sosyal medya paylaşımları, hemen parmağımızın ucundaki, düşüncelerimizi kızgınlıkla, filtre etmeden, hızlıca paylaşabilme imkanını sunuyor. Üzerinde çok fazla düşünmeden, sonuçları nereye varır hesap etmeden yapılan bu paylaşımlar çeşitli sonuçlara neden olabiliyor.

Örneğin güzellik kraliçesinin tacı geri alınıyor, stadta çalışan bir güvenlik görevlisinin iş akdi feshediliyor, bir başkası ise hem ceza hem de tazminat davalarıyla karşılaşabiliyor.

Üç beş cümle ve sınırlı karakterle anlatılmaya çalışılan tam anlatılamıyor. Yüz yüze iletişimdeki vurgulama, jest ve mimikler de olmadığı için alegorik, metaforlu ya da sarkastik ifadeler hiç akla gelmeyen yerlere çekilebiliyor.

Eskilerin dediği gibi, hayvan yularından, insan sözünden tutulurmuş!

Boşanma davalarında da bu durum sıkça karşımıza çıkabiliyor. Örnek bir davada, kadın facebookta yaptığı eski eşine özlem içeren paylaşımları nedeniyle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu tespit edilerek kusurlu bulunmuştu.

Yine bir başka dosyada da dosyaya sunmuş oldumuz “facebook yazışmaları dikkate alınarak” denilmek suretiyle “davacının bu evlilik birliğinden ve davalıdan daha kusurlu olduğu”, belirlenerek davanın kabulüne karar verilmişti.

Sosyal Medyada Eşin Soyadını Kullanmamak Boşanma Nedeni Olur mu?

Artık evlilik yaşı malumunuz ilerledi. Eskiden daha geç yaşlarda tanışan ve evlenen, çocuk sahibi olan insanlar görüyoruz. Ancak bu sadece bizde böyle değil: Geçen gün Arirang’da (Güney Kore televizyon kanalı) izlediğim bir programda, gençlerle yapılan röportajlarda evlenmek istedikleri yaş sorulduğunda %90’ının 28-20 yaş aralığı cevabını vermesi dikkatimi çekmişti.

Anne ve babalar, artık bin bir zahmetle çocuk okutuyorlar. En ucuz okulun yıllık ücreti ortalama 15 bin lira. Lisesi, üniversitesi, erkekler için askerliği, iş bulması derken zaten yaş 24’ü buluyor.

Bu yaşa gelene kadar da insan çeşitli sosyal ağlara giriyor, bir şekilde tanınıyor, kendi karakteri ve kimliği ile bilinmeye başlıyor. Facebook, twitter, instagram’da aldığı kullanıcı adını evlilikten sonra da aynen kullanmak isteyebiliyor.

Hangi nedenle olursa olsun, sosyal medyada kadının evlilik soyadı yerine kızlık soyadını kullanması kusur olarak kabul edilebilir mi?

Bununla ilgili bir dava karşımıza gelmişti. Yargıtay boşanma davasında, kadının facebookta kızlık soyadını kullanmasının kusur olarak yüklenemeyeceğine karar vermişti.

Sosyal Medya Üzerinden Başkalarıyla Görüşmek Kusur Olarak Kabul Edilir mi?

Sosyal medyanın chatleşme özelliği, kolay ulaşılabilir olma ve basit bir tık hareketiyle beğeniyi sergileyebilme bir noktadan sonra insan beyninde değişimlere yol açmaya başlıyor.

Bir paylaşımın yapılması farklı uyaranları ortaya çıkarıyor ve kişi her bir beğeniden sonra salgıladığı hormonların tutsağı olmaya başlıyor.

Bu bağımlılık çeşitli seviyelerde gerçekleşebiliyor, örneğin Sırbistan’da yaklaşık 7 kadar önce yaptığı paylaşıma 20 dakika boyunca “like” alamayan bir kişi bileklerini keserek intihar girişiminde bulunmuştu. Hatta belki de benzeri durumların çokluğu nedeniyle Sırbistan’ın Novi Sad kentinde sosyal paylaşım sitesi Facebook’un ”like” (beğen) butonuna bağımlı olanlar için rehabilitasyon kliniği açılmıştı.

Beğeni hormonlarına bağımlı olan eşler, bir süre sonra kendilerini “beğenen” kişilerle konuşmaya da başlıyor ve hormonal salgı seviyelerini bu şekilde sürdürmeye çalışıyorlar. İnsan beyni için nihayetinde sanal ya da gerçek ayrımı yok. Gerçek dünya ya da sanal dünya olsun haz duyusu aynı şekilde çalışıyor.

Sonuçta, eşin -sanalda kalmış bile olsa- arkadaşlığı, boşanma davalarında kusur olarak kabul ediliyor. Ancak burada asıl gözlemim şu: Bana gelen dosyaların büyük kısmında, sosyal medya yoluyla arkadaş edinenlerin tek bir tane arkadaşlığı yok, bir çok kişiyle aynı anda görüşüyorlar.

Bir dava dosyasında da bu durum tespit edilmiş ve aynen şu cümlelerle mahkeme kararına yansımıştı:

“Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda, davacı kadının internetten facebook üzerinden başka erkeklerle görüştüğü ve buluştuğu böylelikle sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği kabul edilerek ağır kusurlu bulunmuştur.”

Facebook’ta Arkadaş Sayısının Çokluğu Boşanma Davasına Yol Açabilir mi?

Öncelikle şunu kabul edelim: Mahkemeler farklı bir dünyada yaşıyor!

Yukarıda bahsettiğim facebookta kızlık soyadını kullanmak gerçekte nasıl bir huzursuzluk nedeni ise, yine kim olduğu belli olmayan, paylaştığı yazı ve fotoğraflarla hiç de benimsenmeyecek kişilerle arkadaş olması da o denli huzursuzluk verici değil mi? Yani eşinizin facebook’ta kimlerle arkadaş olduğu sizi ilgilendirmez mi?

Elbette ilgilendirir, ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne göre çok da üzerinize vazife değil anlaşılan:

“Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle bir kişinin köyde yaşaması ve facebook profilindeki arkadaş sayısının çokluğu bu kişinin sadakatsiz davrandığının kanıtı olarak kabul edilemiyeceği gibi, güven sarsıcı davranış olarak da nitelendirilemeyeceğinden…”

Tabi bunda iddia ve ispat arasındaki farklar üzerinde de durulması gerektiğini hatırlatmak gerekir. Örneğin eşin sürekli bilgisayarda gezinmesi ve facebook gibi sosyal medya kullanması -yanlış olarak- bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir:

“Davalının hem mobil telefonundan, hem de bilgisayardan sürekli olarak internete girdiği ve facebook isimli sosyal paylaşım sitesini kullandığı, bu şekilde kuşku çeken tutum ve davranışlarda bulunduğu”

Sosyal Medya Üzerinden Eşi Direkt Hedef Alan Mesajlar Boşanma Sebebidir

Yukarıdaki dolaylı olaylar yanında bir de doğrudan mesajlar da var: Örneğin whatsapp ve facebooktaki durum bildirimleri. Bunun gibi iletilerle direkt eşi hedef alan paylaşımların içeriği boşanmaya ve boşanmada kusurlu bulunmaya neden olabilir:

“davacı-karşı davalı kadın ve annesinin facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden eşine yönelik ağır hakaretler içeren paylaşımlarda bulundukları anlaşılmaktadır”

” davacı-karşı davalı erkeğin facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden eşine yönelik hakaretlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Gerçekleşen olaylar karşısında davalı-karşı davacı kadın dava açmakta haklıdır.”

 

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page