SUÇ İŞLEME SEBEBİYLE BOŞANMA

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

SUÇ İŞLEME SEBEBİYLE BOŞANMA

Suç işleme sebebiyle boşanma özel, nisbi ve kusura dayalı bir boşanma sebebidir. Suç işleme sebebiyle boşanma Türk Medeni Kanunu 163. Maddesinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu m. 163 : “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.” Küçük düşürücü suç kavramı yüz kızartıcı ve bu nitelikte olmayan diğer cürümleri kapsamaktadır. Hangi suçların yüz kızartıcı olduğu kanunda belirtilmemiştir. Hakim hangi suçların yüz kızartacağının tespitini her olayda ayrı ayrı yapacaktır. Anayasamızın 76/2 maddesinde yazılı olan suçlar yüz kızartıcı suç kapsamındadır. Bu suçlar ; “ Zimmet, ihtilas, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, hileli iflas” suçlarıdır.

Zina suçu da yüz kızartıcı suç kabul edilmektedir. Ancak zina sebebiyle hakim yüz kızartıcı suç işleme sebebiyle boşanmaya karar veremez. Sonuç olarak zina TMK m. 161′ de özel ve mutlak boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir.
Bir suçun terzil edici cürüm sayılıp sayılmayacağının tespiti sadece ahlaki bakımdan değil toplumdaki anlayış da göz önünde bulundurularak yapılacaktır.

Küçük düşürücü bir suç işlemiş olan eşe karşı diğer eş boşanma davası açabilir. Davalı bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum edilmiş ise vasi tayini zorunludur.

Küçük düşürücü suç kusura dayalı bir suç teşkil ettiği için akıl hastası veya ayırt etme gücünden yoksun eşe karşı küçük düşürücü suç sebebiyle boşanma davası açılamaz. Diğer sebepleri de varsa akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açılabilir.

Suç işleme sebebiyle boşanma davası açılması her hangi bir süreye tabi değildir. Suç işleme sebebiyle boşanma davası her zaman açılabilir. TMK m. 163 hükmüne göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşlerden beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. Ancak eşinin küçük düşürücü bir suç işlediğini bilmesine rağmen uzun yıllar dava açmadıktan sonra dava açması hakkın kötüye kullanılması sayılabilir. Baskın görüşe göre boşanma davasının uzun süre açılmaması affa karine sayılmaktadır. Ancak yargıtay boşanma hakkının geç kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması olmadığı görüşündedir.

Davanın açılabilmesi için eşlerden birinin küçük düşürücü suç işlemesi sonucu , diğer eş için ortak hayatın çekilmez hale gelmesi koşulu bulunmaktadır.

Suç işleme sebebiyle boşanma davasını açmış bulunan eşin de küçük düşürücü suç işlemiş olması kendisinin açmış olduğu suç işleme sebebiyle boşama davasına engel teşkil etmez.

Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı var ise Aile mahkemesi hakimi bu karar ile bağlıdır. Aksine hüküm veremez. Ceza mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayı tespit eden kararı hukuk hakimini bağlayacağı için ceza davasının sonucu beklenerek delillerle birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulmalıdır.

Küçük düşürücü bir suç işlemenin Türk Medeni Kanununun m.163 hükmüne göre boşanma sebebi olabilmesi için eylemin evlendikten sonra yapılmış olması gerekir. Eşin evlenmeden önce işlediği küçük düşürücü suç dolayısıyla bu boşanma sebebi kullanılarak boşanma davası açılamaz. Ancak eşinin evlenmeden önce küçük düşürücü bir suç işlemiş olduğunu evlendikten sonra öğrenen eş butlan davası açabilir. Ayrıca aynı şekilde yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyilmiş bulunması gibi bir durum bilinmeksizin evlenilmiş olması halinde evlenmenin iptali dava edilebilir.

Velayetin çocuğun güvenliğine uygun biçimde kullanılacağı tarafa verilmesi gereklidir. Velayetin çocuğun güvenliğine uygun biçimde kullanılması ile bağdaşmayan boşanma sebeplerinden biri olan terzil edici bir cürüm sebebiyle boşanmaya yol açılmış ise bu eylemleri gerçekleştiren kişiye çocuğun velayeti verilemez. Ancak bu sebepten dolayı açıla boşanma davalarında velayetin davacı tarafa verilmesi mutlak değildir. Hakim terzil edici cürmün hangi koşullarda işlenmiş olduğu, işlendiği çevre, tarafların bu çevre koşullarıyla belirlenmiş olan ahlaki değerleri ve değer yargıları hakim tarafından göz önünde bulundurularak karar verilecektir.

Suç işleme sebebiyle açılan boşanma davasında başka sebeple boşanma kararı verilemez. Boşanma davası birden fazla sebeple açılmışsa her bir sebep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page
 
error: Content is protected !!