Etiket arşivi: aile konutu

Aile Konutu Üzerindeki İpoteğin Kaldırılması Harç Miktarı

Boşanma davalarında boşanma avukatına en çok sorulan sorulardan biri de ailenin yaşamını sürdürdüğü konutun üzerindeki ipotek nedeniyle icra veya başka yollarla satılıp satılamayacağıdır. Aile Konutu Üzerindeki İpoteğin Kaldırılması Harç Miktarı yazısına devam et

Aile konutundaki ipoteğin kaldırılması

“Aile konutu niteliğindeki gayrimenkulün üzerine banka borcu nedeniyle ipotek konulması için eşten alınan muvafakat altındaki imzaya itiraz edilmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılır” Aile konutundaki ipoteğin kaldırılması yazısına devam et

Aile Konutundaki İpoteğin Kaldırılması Davası

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2015/14523 K. 2015/15481 T. 10.9.2015

• AİLE KONUTU ÜZERİNDEKİ İPOTEĞİN KALDIRILMASI İSTEMİ ( Talebin Islahla Taşınmazın Tapu Kaydının İptali Ve Mülkiyetin Önceki Haline İadesi Talebine Dönüştürüldüğü – Davalı Bankanın Taşınmazın Mülkiyetini Cebri İhale İle Kazandığı/Cebri İhaleden Önce İpotek Hükümsüz Kılınmadıkça Sonuca Etkisi Bulunmadığı/İhalenin Feshi Davasının Reddine İlişkin Hükmün Kesinleştiği/Talebin Reddedileceği )

• DAVA KONUSU AİLE KONUTUNUN CEBRİ İHALE İLE SATILMASI ( Cebri İhaleye Dayanan Mülkiyet Aktarımının 4721 S.K.’nun 194. Maddesi Kapsamına Giren Bir Tasarruf Niteliğinde Olmadığı/İhalenin Davacı Eşin Açık Rızası Alınmadan Tesis Edilmiş Olan İpoteğin Paraya Çevrilmesi Suretiyle Yapılan Takibe Dayanıyor Olmasının Cebri İhaleden Önce İpotek Hükümsüz Kılınmadıkça Sonuca Etkisi Bulunmadığı – Bankanın Mülkiyeti Kazanmasını Sağlayan İhalenin Geçerli Olduğu )

• TAPU KAYDININ İPTALİ VE MÜLKİYETİN ÖNCEKİ HALİNE İADESİ ( Davalı Bankanın Taşınmazın Mülkiyetini Cebri İhale İle Kazandığı ve Bu Tasarrufun Eşin Açık Rızasına Bağlı Bir İşlem Olmadığı – Cebri İhaleden Önce İpotek Hükümsüz Kılınmadıkça Sonuca Etkisi Olmadığı/İhalenin Feshine İlişkin Talebin Reddedilmesi Karşısında Davacının Talebinin Reddine Karar Verilmesi Gerektiği )

• MÜLİKYETİ NAKLEDEN CEBRİ İHALENİN GEÇERLİ OLDUĞU ( Tapu Kaydının İptali Ve Mülkiyetin Önceki Haline İadesi Talebi – Aile Konutu Üzerinde Hak Sahibi Olan Eşin İradi Tasarruflarını Diğer Eşin Açık Rızasına Bağlı Olduğu/Cebri İhaleye Dayanan Mülkiyet Aktarımında Rıza Aranmadığı/İhalenin Feshi Talebinin Reddedilerek Kararın Kesinleştiği/Talebin Reddedilmesi Gereği )

4721/m. 194/1

ÖZET : Dava, aile konutu üzerine davalı banka lehine davacı eşin açık rızası alınmadan tesis edilen ipoteğin kaldırılması talebiyle açılmış, ıslahla taşınmazın tapu kaydının iptali ve mülkiyetin önceki haline iadesi talebine dönüştürülmüştür. Taşınmaz, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edilmiş, davalı banka taşınmazın mülkiyetini cebri ihale ile kazanmıştır. Aile konutu üzerinde hak sahibi olan eşin iradi tasarruflarını diğer eşin açık rızasına bağlamışsa da, cebri ihaleye dayanan mülkiyet aktarımı kapsamda değildir. Mülkiyeti nakleden cebri ihalenin, davacı eşin açık rızası alınmadan tesis edilmiş olan ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takibe dayanıyor olması da, cebri ihaleden önce ipotek hükümsüz kılınmadıkça sonuca etkisi bulunmamaktadır. İhalenin feshi talebiyle açılan dava da reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu durumda davalı bankanın mülkiyeti kazanmasının dayanağı cebri ihale geçerli ve ayakta olduğundan davacının iptal ve tescil talebinin reddi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, aile konutu üzerine davalı banka lehine “davacı eşin açık rızası” alınmadan 02.12.2010 tarihinde tesis edilen ipoteğin kaldırılması talebiyle açılmış, davacı vekili tarafından bilahare 20.03.2013 tarihinde dava ıslah edilmiş, ıslahla taşınmazın tapu kaydının iptali ve mülkiyetin önceki haline iadesi talebine dönüştürülmüştür. Dava konusu taşınmazın, “ipoteğin paraya çevrilmesi” yoluyla yapılan takip sonucu 13.12.2012 tarihinde alacağına mahsuben davalı bankaya ihale edildiği, davalı bankanın taşınmazın mülkiyetini cebri ihale ile kazandığı, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi aile konutu üzerinde hak sahibi olan eşin iradi tasarruflarını diğer eşin açık rızasına bağlamıştır. Cebri ihaleye dayanan mülkiyet aktarımı, bu madde kapsamına giren bir tasarruf niteliğinde değildir. Mülkiyeti nakleden cebri ihalenin, davacı eşin açık rızası alınmadan tesis edilmiş olan ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takibe dayanıyor olması da , cebri ihaleden önce ipotek hükümsüz kılınmadıkça sonuca etkisi bulunmamaktadır. İhalenin feshi talebiyle açılan dava da reddedilmiş ve karar 12.11.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda davalı bankanın mülkiyeti kazanmasının dayanağı cebri ihale geçerli ve ayaktadır. Açıklanan bu hukuki durum karşısında davacının iptal ve tescil talebinin reddi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aile Konutu Şerhi Konulması Talebi

aile konutuÖlmekle Bitmez…

 

Davacı davasını açarken olayları açıklamakla birlikte hukuki sebepleri yanlış göstermişse ne olur? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, önüne gelen bir dosya hakkında verdiği kararda, olayları açıklama görevinin taraflara, bu olayların hukuki nitelendirmesini yapmak görevinin ise hakime ait olduğunu belirtti. Davacı bu davada, aile konutu şerhi konulması talebinin yanında, taşınmazın aile konutu olduğunun tespitini de istemiş ancak yerel mahkeme evliliğin ölümle bitmiş olması nedeniyle ailenin sona erdiğini ve bu nedenle taşınmazın da aile konutu olma vasfını yitirdiğine karar vermişti. Yargıtay, temyizen incelemesi sonucunda, her ne kadar aile konutu vasfı sona ermişse de davacının Türk Medeni Kanunu 240 ve 652. maddelerinden doğan haklarını kullanma hakkı olduğunu, bu hakları kullanabilmesi için taşınmazın aile konutu olduğunun tespitini istemesinde hukuki yararı olduğunu belirterek yerel mahkemenin kararını bozdu. (Kararın tam metni için bkz: YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2012/11721 K. 2012/17517 T. 25.6.2012)