Etiket arşivi: ankara boşanma avukatı

Boşanma Dilekçesi

Boşanma dilekçesi her kişi ve her durum için özel olarak hazırlanmalıdır. Burada örnek olması için basitçe hazırlanmış bir dilekçeyi sunuyoruz, dilekçeler kesinlikle bir uzman yardımıyla hazırlanmalıdır. Dilekçelerde kullanılacak her bir cümlenin önemi vardır, bazen bir cümleyle davayı kazanabilir, bazen de kaybedebilirsiniz.

İstanbul Nöbetçi Aile Mahkemesi’ne, 

Davacı/TC Kimlik No :
Adresi
Vekili :Av. Yasin GİRGİN
Cinnah Caddesi Alaçam Sokak 30/4 Çankaya ANKARA

Davalı/TC Kimlik No :
Adresi :

D.Konusu : Boşanma, maddi ve manevi tazminat taleplerimizdir.

AÇIKLAMALAR:

A. Taraflar Hakkında

Taraflar 2009 yılında evlenmiş olup bu evliliklerinden çocukları bulunmamaktadır.

Davacı Y., 1981 doğumlu olup … mezunudur.

Davalı E. 1980 doğumludur. Sakarya Üni. ….mezunu olup şu an müzisyen olarak çalışmaktadır. Davalı S.S., O. A. gibi ünlü isimlerin orkestrasında çalışmakta, bunun dışında da dışarıdan iş alabilmektedir. Davalı sıklıkla yurtiçi ve yurtdışı turnelere gitmektedir. Davalının aylık geliri 8.000,00 TL’dir.

1.Davalının davacıyı başka kadınlarla aldatması

Boşanma dilekçesi: Davalı evlilik birliği devam ederken başka kadınlarla birlikte olmuş, davacı bu birlikteliklerden davalının sosyal medya hesaplarındaki yazışmalarından, telefonundaki mesajlardan ve ortak arkadaşları vasıtasıyla haberdar olmuştur. Davacının birlikte olduğu kadınlardan biri de davacının yakın arkadaşıdır. Davalının telefon kayıtları incelendiğinde ve tanık anlatımları ile bu hususlar ortaya çıkacaktır.

Davacının davalıya başka kadınlarla ilişkisinin olduğunu anlayıp davacıya sorduğunda 2 yıldır devam eden bir ilişkisinin olduğunu , il dışı işlere dava dışı kadınla beraber gittiklerini, davacıyı sevmediğini ve boşanmak istediğini söylemiştir. Bu ilişkinin duygusal boyutta da kalmamış, davacı arkadaşlarına dava dışı kadınla olan cinsel birlikteliğinden de bahsetmiştir.

Davacı arkadaş ortamlarında rahatlıkla dava dışı kadını kız arkadaşım diye tanıtmış, bulunduğu ortamlarda davacıdan boşanacağını da söylerek davacıyı ortak arkadaşları önünde küçük düşürmüştür.

Davacıyı, birlikte olduğu dava dışı kadının arabasına bindirmiş ve davacı arabayı sorduğunda arabayı kiraladığını söylemiştir. Eşini ve eşinin ailesini dahi bu arabaya bindiren, aracı kullanması için davacıya da veren davalı adeta onlarla dalga geçmiş, gururlarını kırmıştır.

2.Davalının davacıya karşı duygusal şiddeti

‘Boşanma dilekçesi: ‘Başkasından çocuğum olsa bakar mısın?” şeklinde sorular sormaya başlamış, davacı da davalının dava dışı kadınların birinden bebek beklediği şüphesine kapılmıştır.

Sonrasında davalının içine kapanması üzerine davacı ”senin neyin var’‘ diye sormuş, davalı da bu konuda konuşmak istemediğini söylemiştir. Bu olaydan 2 hafta sonra davalı davacıyla konuşmak istediğini söylemiş ve bu konuşmada ”Seni sevmiyorum, seninle aynı havayı solumak istemiyorum, beni mutsuz ediyorsun, sen adi kadının tekisin, bu laflara rağmen evden gitmezsen en adi şerefsiz o… çocuğusun” diyerek türlü hakaretlerde bulunmuştur.

3. Davalının davacıya ve evlilik birliğine karşı ilgisizliği

Boşanma dilekçesi: Davacı evliliğin ilk 2 yılında çocukları olmasını çok istemesine rağmen davalı çocuk istemediğini, hayatını yaşamak istediğini söylemiştir.

Taraflar evlendikten sonra da davalı eşine karşı ilgisiz davranmaya başlamış, davacıyı sürekli eleştirmiştir. ”seni hiç beğenmedim, şu haline bak, çok çirkinsin” gibi sözler sarfederek davacıyı aşağılamıştır.

4. Davalının öfke kontrolsüzlüğü

Davalı askerden döndükten sonra hem evde hem işinde herkese karşı tutumu değişmiş, insanlara agresif davranmaya, sesini yükseltmeye, etrafındakileri kırmaya başlamıştır. Trafikte seyir halindeyken yaşlı birine çarpmış, sonrasında da ”dikkatli geçsin, ona ceza verdim” şeklinde akıl almaz bir açıklama yapmıştır.

Davacının hali herkesin dikkatini çekmiş ve çevresindeki insanların ısrarı sonrasında psikolojik destek almaya başlamıştır.

B. Maddi ve Manevi Tazminat Talebimiz

Boşanma dilekçesi Yukarıda belirtilen nedenlerle, daha ağır kusurlu davalının davacıya 50.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmesini talep ederiz.

Delillerimiz : Tanıklar, fotoğraflar, cep telefonu kayıtları, nüfus kayıtları, maaş bordrosu, kredi kartı dökümleri, icra dosyaları, ceza şikayetleri, SGK ve Vergi Dairesi kayıtları ile her türlü kanuni delil

Hukuki Sebep : TMK 161/166 ve ilgili yasa

Cevap Süresi : 2 hafta

Talep Sonucu :Yukarıda açıklanan ve re’sen araştırılacak nedenlerle;

1. Davanın kabulü ile tarafların zina sebebiyle(TMK 161) ve / veya şiddetli geçimsizlik (TMK 166) nedenlerinden dolayı BOŞANMALARINA,
2. Davalının TMK 174 uyarınca 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesine,
3. Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz. Boşanma dilekçesi

Boşanma Dilekçesi Örneği

Boşanma Dilekçesi Örneği

Boşanma dilekçesi örneği için internet üzerinde örnekler sunan bir çok açık kaynak bulunmaktadır. Ancak, burada önemli bir uyarı yapmak gerekir ki, her bir olay, herkesin hayatı kendisine özgüdür. Bu nedenle, herkese uyacak ortalama bir boşanma dilekçesi örneği yazma imkanı bulunmamaktadır.

Bununla birlikte tüm dilekçelerde olması gereken bazı ortak noktalar, zorunlu unsurlar bulunmaktadır. İnternet üzerinde sunulan bu boşanma dilekçesi örneğini incelediğimde, bunlardan yüzde doksanının bu zorunlu unsurları dahi içermediklerini, bu zorunlu unsurları dahi barındırmadıklarını tespit etmiş bulunmaktayım. Boşanma Dilekçesi Örneği yazısına devam et

Terk Nedeniyle Boşanma Davası

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Şartları

1 Terk Kavramı

TMK md.164 :”Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hakim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir.
Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

 Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hakim, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi halinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilan yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. “

Terk, bir eşin ortak hayattan ayrılmasıdır. Bu sebeple müşterek evde yaşamaya devam ederken dargın durmak, cinsel ilişkiden kaçınmak vb. terk değildir.

Terk, mutlak boşanma sebeplerindendir; hakimin terk yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelip gelmediğini araştırması gerekmez.

2 Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açılmasının Şartları

Medeni Kanunumuz, terkin bir boşanma sebebi olması için aşağıdaki şartları aramaktadır:

a.  Evlilik Birliğinden Doğan Yükümlülükleri Yerine Getirmemek Amacıyla Ortak Hayata Son Verme 

Eş ya evlenmenin kendisine yüklediği vazifeleri ifa etmemek amacıyla ortak hayatı terk etmiş olmalıdır yahut evden bu amaçla ayrılmış olmamakla birlikte haklı bir sebep yokken eve dönmemelidir.

Terk, kusura dayanan bir boşanma sebebidir. Bu sebeple, bir yere iş için giden eş; hastalığı sebebiyle hastaneye yatan, askere giden eş bakımından terk sebebiyle boşanma davası açılması söz konusu olmaz. Ancak terkten başka bir amaçla evden ayrılan eş, daha sonra haklı bir sebep olmaksızın eve dönmezse terk gene gerçekleşmiş olur.

Kocanın karısını evden kovması, eve almaması halinde  karı değil koca ortak hayatı engellediği için terk konumunda sayılır. Aynı şekilde ortak hayatı sürdürmeye elverişli ev kurmayan koca için de terk hükümleri uygulanabilir. Buna karşın kocanın seçtiği, ortak hayatı kurmaya elverişli, bağımsız eve gitmeyen kadın terk etmiş sayılır. Yargıtay, seçilen evin ortak hayatı kurmaya elverişli olmaması halinde bu eve gidilmemesini haklı sebep saymıştır.

Kanuna göre, boşanma davasının açılmasıyla eşler ayrı yaşama hakkı elde etmiş olur. Bu suretle evden ayrılan eş aleyhine terke dayanan boşanma davası açılmaz. Bunun gibi, diğer eşin rızasıyla ayrı yaşama halinde de terk sebebiyle boşanma davası açılamaz.

b.  Terkin En Az Altı Ay Sürmüş Olması 

Eşlerden birinin ortak hayata son vermek amacıyla ve evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi halinde, terk edilen eş hemen boşanma davası açamaz. Boşanma davasının açılabilmesi için ayrı yaşamanın en az altı ay sürmüş ve devam etmekte olması şartı bulunmaktadır. Bununla birlikte altı aylık süre içerisinde sırf süreyi kesmek için arada eve dönmüş olmak süreyi kesmez, ancak samimi eve dönüşler süreyi keser. Aynı eş bir süre sonra tekrar ortak konutu terk ederse bu tarihten itibaren yeni bir altı aylık süre işlemeye başlar. Yeniden terk hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.

Terkin uzun süredir devam etmesi dava hakkını etkilemez. Dava bir hak düşürücü süreye tabi değildir.

c. İhtar Gönderilmiş Olması 

 Boşanma davası açılabilmesi için terk halindeki eşe terk olayını izleyen dördüncü ayın sonunda, iki ay içinde eve dönmesi için hakim tarafından ihtar gönderilmiş ve eş bu ihtara rağmen eve dönmemiş olmalıdır. Dört aylık sürenin son gününün tatile rastlaması halinde süre uzamaz, her türlü tatil günleri dört aylık süreye dahildir. Buna göre terk nedeniyle boşanma davası ancak en erken altıncı ayın sonunda açılabilecektir.

İhtarda süre belirtilmemişse ihtar sonuç doğurmaz. İhtar için yetki kuralı aranmaz. İhtarın yapılması herhangi bir mahkemeden istenebilir.

Terk halindeki eşin adresi bilinmiyorsa ihtar ilan yoluyla yapılabilir.

Hakim, ihtarın yapılması için herhangi bir araştırma yapmaz, ihtarın haklı olup olmadığı dava sırasında incelenir. Ancak, ihtar için yapılan başvuruda henüz terk süresinin altı ayı doldurmadığı anlaşılıyorsa talep reddedilmelidir.

İhtarla ilgili itirazlar boşanma davası ile birlikte incelenir. Bunun gibi, ihtar gönderilmesi kararı temyiz de edilemez. İhtar için gerekli şartların bulunup bulunmadığı veya ihtarın samimi olarak ortak hayatı kurma arzusu ile yapılmadığı gibi itirazlar boşanma davası görülürken ileri sürülür. Bu suretle terk eden eş, terk etmekte değil dönmemekte haklı olduğunu ispat etmelidir, aksi halde boşanmaya karar verilebilir.

Yukarıdaki şartların gerçekleşmesi halinde terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı doğar. Şartların tamam olduğunun hakim tarafından tespiti halinde boşanmaya karar verilmesi için artık evliliğin çekilmez hale gelip gelmediği araştırma konusu değildir. Şartlar gerçekleştikten sonra eşin ortak hayata dönmüş veya dönme talebinde bulunmuş olması dava hakkına etki yapmaz. Bununla birlikte terk nedeniyle açılmış davada davalının davayı kabul beyanı sonuç doğurmaz. Hakim şartların mevcut olup olmadığını araştırmak zorundadır.

d. İhtarın Samimi Olması  

Yargıtay, ortak konutun ihtar istek tarihinden en az 4 ay önce hazır edilmesi ve eşin yol giderlerinin de konutta ödemeli gönderilmemesini ihtarın samimi olmaması olarak değerlendirmekte ve geçerli kabul etmemektedir. Yine, gönderilmiş olan yol giderinin yetersiz oluşu da ihtarın geçersiz olması sonucunu doğurur. Bunun gibi eşler arasında bir ceza davası mevcutken kocanın ihtar göndermiş olması, ihtar kararında anahtar yerinin gösterilmemiş olması, eşini döven kocanın bu olayların etkisi geçmeden ihtar göndermesi durumlarında ihtarı samimi kabul edilmemiştir.

İhtarın gönderilmesi, ihtardan önce yaşanan olayların ihtarı gönderen eş tarafından hoş görüldüğü ve affedildiği anlamına gelir. İhtardan sonra artık, önceki olaylara dayanarak boşanma davası açılamaz.