Etiket arşivi: ankara miras avukatı

miras paylaşımı, mirasçıdan mal kaçırma davaları, muvazaalı satış davaları, mirasın reddi davaları

Miras Davalarında Zamanaşımı

MİRAS DAVALARINDA ZAMANAŞIMI

Miras Sebebiyle İstihkak Davası Zamanaşımı

  • davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl,
  • her halde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasından başlayarak on yıl,
  • iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıldır.

Miras sebebiyle istihkak davasında zamanaşımı süresi bütün mallar için aynı anda başlamamaktadır. Başka bir anlatımla tek tek her mal için ayrı bir zamanaşımı süresi söz konusudur.

Zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tabidir.

Tenkis Davası Zamanaşımı :

Tenkis davası mirasçılar mahfuz hisselerine tecavüz edildiğini öğrendikleri günden itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Davanın tam ıslahı halinde zamanaşımı süresinin başlangıcı dava tarihidir. Örneğin tapu iptali ve tescili istemiyle açılan dava tamamen ıslah edilerek tenkis davasına dönüştürülmüşse ıslah olunan dava ilk dava gününde açılmış olur ve zamanaşımı süresi de kesilmiş olur.

Tenkis davası açma hakkı her halde beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre vasiyetnamelerde, vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren başlar. Vasiyetname dışında kalan diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Mirasçılık Belgesinin İptali Davası Zamanaşımı :

Mirasçılık (veraset) belgesinin iptali davasında zamanaşımı söz konusu değildir. Diğer bir anlatımla mirasçılık belgesinin iptali her zaman istenebilir.

Mirasın Reddi Davasında Zamanaşımı

Mirasın hükmen reddinde her zaman dava açılabilir.

Mirasta Denkleştirme Davasında Zamanaşımı

4721 sayılı Türk Medeni kanunu ve borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.

Mirasta denkleştirme davaları 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Ölüme Bağlı Tasarruflarda Hak Düşürücü Süre (TMK 559)

743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 501. hükmünde ölüme bağlı tasarrufun iptali davaları için belirlenen süreler zamanaşımı süresi olarak öngörülmüştür.

Ancak, burada düzenlenen davanın yenilik doğurucu bir hakkın kullanılması niteliği taşıdığı, bu davanın bir eda davası olmadığı gözönünde tutularak 743 sayılı Kanunun bu maddesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu yapılırken hak düşürücü süre olarak düzenlenmiştir.

Mirasbırakanın 1.1.2002 tarihinden önce ölmüş olması halinde bu süre zamanaşımı süresi, bu tarihten sonra ölmüş olması halinde ise hak düşürücü süre olarak uygulanır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 559. maddesine göre iptal davası açma hakkı davacının ölüme bağlı tasarrufu, iptal sebebini, kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlayarak bir yıl geçmekle düşer.

Vasiyetname usulünce açılıp ilgililere tebliği edilmeden, bu bir yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlamaz.

İptal davası açma hakkı, her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Diğer tasarruflarda iptal davası açma hakkı, mirasın geçmesi tarihinin üzerinden iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.

Mirasçılık Belgesi

MİRASÇILIK BELGESİ

Mirasçılık belgesi, sulh hukuk mahkemesi tarafından yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, başvuru üzerine mirasçılık sıfatlarını göstermek üzere verilen belgedir.

Mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesi tarafından kendiliğinden (re’sen) verilemez, mirasçının talebi üzerine verilir.

Belirli mal bırakmada (belirli mal vasiyeti) mirasçılık belgesi verilemez.

Mirasçılık belgesi mirasçılık sıfatını kanıtlayan ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan bir belgedir. Aksi kanıtlanabilir. Ancak çekişmeli yargı sonucunda verilen mirasçılık belgesi davanın tarafları yönünden kesin hüküm oluşturur. Çekişmesiz yargı sonucunda verilen gerek davanın kabulüne ilişkin mirasçılık belgesi kesin hüküm oluşturmaz.

Hasımsız olarak açılan dava sonucunda verilen mirasçılık belgesi bu davanın tarafı olmayanlar yönünden kesin hüküm oluşturmaz.

Kendisi ya da başkaları tarafından hasımsız olarak açılan dava sonucunda alınmış bir mirasçılık belgesi bulunsa dahi her ilgilinin ve mirasçının hasımsız olarak açacağı yeni bir dava ile mirasçılık belgesi verilmesini isteme hakkı vardır. Ancak bunun için mirasçıların belirlenmesinde hata yapılmış; miras paylarının belirlenmesinde hata yapılmış; ölümler nedeniyle paylarda değişiklik olmuş veya eski tarihli mirasçılık belgesinin infazında hukuki sorunlar oluşmuş olmalıdır.

Mirasçılık belgesi mülkiyet çekişmesini çözmez, mirasçılar arasındaki mülkiyet probleminin çözülmesi için ayrı bir dava açılması gerekir.

Mirasçılık belgesi sadece yasal mirasçılara değil atanmış mirasçılara da verilebilir. Mirasçılık belgesi miras paylarını gösteren bir belgedir.

Alınacak olan mirasçılık belgesi, mirasbırakan ile mirasçılar arasında kan bağı bulunduğunu; mirasbırakan ile mirasçılar arasında ölüme bağlı tasarrufla oluşan bağ bulunduğunu; mirasçıların mirasın açıldığı anda sağ olduklarını veya cenin oluğ sağ doğduklarını; mirası almaya hak ehliyetlerinin bulunduğunu ve tereke paylarını gösterir.

Tapu memuru, Türk Mahkemelerinden alınmış mirasçılık belgesi ibraz edildiği takdirde intikal işlemini reddedemez. Bu nedenle bu belge çok önemli bir işleve sahiptir.

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olmasına karşın, mirasta mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak mirasçının mülkiyet konusunda tasarruf işlemlerini yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.

Mal rejimi sözleşmesinin varlığı mirasçılık belgesi için dava açmaya engel değildir.

Miras payları mirasbırakanın ölümü tarihindeki hükümlere göre belirlenir. Bu nedenle en önce mirasbırakanın ölüm tarihinin belli olması gerekir. Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır.

Mirasçılık belgesinde mirasçıların miras payları ayrı ayrı gösterilmelidir. Miras payı ölü kişiye verilmez.


Bu yazılarımız da yararlı olabilir:

Miras Taksim Sözleşmesi

MİRAS TAKSİM SÖZLEŞMESİ

Miras taksim sözleşmesi ya da miras paylaşma sözleşmesi Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir:

“Paylaşma sözleşmesi

MADDE 676.- Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.

Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.

Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.”

Mirasçılardan her biri, sözleşme veya yasa gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması/elden paylaşma; aralarında yapacakları miras taksim sözleşmesi mirasçıları bağlar.

Miras taksim sözleşmesi
Miras taksim sözleşmesi

Miras taksim sözleşmesi miras açıldıktan sonra yapılabilir. Mirasbırakanın ölümünden önce yapılan bir miras taksim sözleşmesi ahlaka aykırılık nedeniyle geçersiz sayılır.

Yine eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde mirasın taksim edildiğinin tespiti de istenemez.

Miras taksim sözleşmesi tereke mallarının tamamını kapsaması gerekmez.

Miras taksim sözleşmesine dayalı olarak açılacak taksim (paylaşma) davasında sözleşmenin kapsamında olmayan taşınmazlar hakkında talep dışına çıkarak karar verilemez.

Bunun yanında miras taksim sözleşmesi paylaşıma konu olacak malın mirasbırakana ait olması halinde geçerlidir. Mirasbırakana ait olmayan mallar hakkında yapılacak miras taksim sözleşmesi geçerli olmayacaktır.

Miras taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için paylaşmada eşitliğin olması zorunlu değildir.

Paylaşıma yönelik olmayan sözleşme paylaşma sözleşmesinin sonuçlarını doğurmaz.

Miras Taksim Sözleşmesinin Şekli

Sözleşmenin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılmış olması gerekir.

Sözleşmenin geçerliliği için resmi yazılı şekil koşulu aranmamıştır, yani miras taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için adi yazılı şekil yeterlidir.

Bununla birlikte miras taksim sözleşmesinin tapu sicil memuru önünde yapılması da mümkündür.

Sözleşmenin geçerliliği için bütün mirasçılar tarafından imzalanmış olması da aranır. Parmak izi, mühür ya da el ile yapılmış işaretlerin konulmuş olması halinde bunların onaylanmış olması aranır.

Miras taksim sözleşmesine bütün mirasçıların katılması gerekir. Bütün mirasçıların katılmadığı sözleşme geçerli olmaz. Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin mirasçının fiil ehliyeti bulunmakla miras taksim sözleşmesine katılması mümkündür. Ergin olmayan mirasçılar sözleşmeye yasal temsilcileri aracılığıyla katılırlar. Yine sözleşmenin yapılmasına vekil aracılığı ile de katılınabilir. Sözleşmenin uygulanabilmesi için sözleşme ile kime ne verildiğinin belli olması gerekir.

Miras taksim sözleşmesine dayanarak taşınmazların tapularının iptali ve adlarına tapuya tesciline karar verilmesini mirasçılar isteyebilir, yani bu davayı mirasçılar açabilir; davada husumet bütün mirasçılara yöneltilmelidir. Ölüye karşı dava açılamaz. Tapu iptal ve tescil davasında Tapu Sicil Müdürlüğü’ne husumet yöneltilmez. İptal ve tescil davasında davanın açılmasına sebebiyet veren taraf yargılama giderlerinden de sorumludur.


Bu yazılarımızı da okuyabilirsiniz

Tenkis Davası

TENKİS DAVASI

Tenkis davası, yakın kan hısımlığından doğan bağlar nedeniyle yasal mirasçıların miras paylarının kanun gereğince korunan kısmı için açılan davadır.

Yasal mirasçının kanunla korunan bu miras payını mirasbırakanın ihlal ve tecavüzlerine karşı tenkis davası açılır.

tenkis davası
tenkis davası

Kural olarak tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyerek gerek ölüme bağlı ve gerekse sağlararası kazandırmaları nedeniyle saklı paylarını alamayan mirasçılar tarafından açılır. Bu dava ile, bu kazandırma ve tasarruflar kanuni sınırlara çekilir.

Tenkis davası yenilik doğuran bir davadır. Tasarrufa konu malın lehdarın eline geçmiş olması halinde eda talebini de kapsar.

Tenkis davasında mirasbırakanın tasarrufları saklı pay sınırına indirilir ve kanuni sınırlara getirilir.

Vasiyetnamenin miras hisseleri oranında iptali talebi de tenkis davası olarak kabul edilmektedir.

Tenkis davası miras hukukuna özgü bir iptal davası olarak da kabul edilebilir.

Mirasbırakan, mirasçıları arasında alt soyu, ana ve babası, eşi yoksa mirasının tamamı üzerinde istediği gibi tasarruf edebilir.

Bu dava saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan bu yetmezse en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye doğru gidilmek üzere sağlararası kazandırmalar hakkında açılır.

Mirasbırakan ölüme bağlı veya sağlararası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş ise tenkis davası, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan yapılır.

Ölüme bağlı tasarruf, bir kimsenin kendi ölümünden sonra sonuç doğurmak üzere gerçekleştirdiği işlemlere verilen isimdir.

Mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlararası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olduğu takdirde tenkis davası saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan yapılıp, ölüme bağlı tasarruflardan yapılan tenkis işlemi saklı payı karşılamaya yetmezse tenkise sağlararası kazandırmalardan devam edilir.

Miras sözleşmesi veya vasiyetnameyle yapılan ölüme bağlı kazandırmalar mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın sonradan daralması yüzünden hükümsüz olmaz.

Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça sadece paylaştırma kuralı sayılır.

Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmaların tenkisi 4721 sayılı Türk Medeni kanunu madde 561 hükmüne göre yapılır:

Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar

MADDE 561.- Saklı pay sahibi mirasçılara ölüme bağlı tasarrufla yapılan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların onların saklı paylarını aşan kısmı orantılı olarak tenkise tabi olur. Tenkise tabi birden fazla ölüme bağlı tasarrufun bulunması halinde, saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşan kısmı ile saklı pay sahibi olmayan kimselere yapılan kazandırmalar orantılı olarak tenkis edilir.


Bu yazılarımızı da okumalısınız: