Etiket arşivi: ankara miras avukatı

miras paylaşımı, mirasçıdan mal kaçırma davaları, muvazaalı satış davaları, mirasın reddi davaları

Eşin Annesine Hakaret Nedeniyle Boşanma Davası

T.C.YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2014/25942 K.  2015/14322 T. 2.7.2015

• BOŞANMA ( Davacı Kadının Davalı Erkeğin Annesine Hakaret Ettiği Davalının Ailesine Soğuk Davrandığı Davalı Erkeğin Babasının Cenazesine Katılmadığı – Davalı Erkeğin De Ailesinin Uzun Süre Müşterek Evde Kalmalarına Tepkisiz Kaldığı Müşterek Konutun Kilidini Değiştirdiği Ve Kadının Boğazını Sıktığı/Tarafların Eşit Kusurlu Olduklarının Kabulü İle Kusur Belirlemesine Göre Kadının Nafaka Talebinin Kabulüne Karar Verilmesi Gerektiği )

• EŞİT KUSUR ( Boşanma Davası – Davacı Kadının Ağır Kusurlu Kabul Edilerek Tarafların Boşanmasına Karar Verilmiş Olduğu/Davacı Kadının Davalı Erkeğin Annesine Hakaret Etmesi Davalının Ailesine Soğuk Davranması Davalı Erkeğin Babasının Cenazesine Katılmaması Karşısında Davalı Erkeğin De Davalı Erkeğin De Ailesinin Uzun Süre Müşterek Evde Kalmalarına Tepkisiz Kaldığı Müşterek Konutun Kilidini Değiştirdiği Ve Kadının Boğazını Sıktığı )

• TEDBİR VE YOKSULLUK NAFAKASI ( Boşanma Davası – Tarafların Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasına Ve Boşanmaya Neden Olan Olaylarda Eşit Kusurlu Olduğu/Mahkemece Kadının Ağır Kusurlu Kabul Edilmesi Nedeni İle Reddedilen Nafakanın Tekrar Değerlendirilmesi Gereği )

4721/m. 166, 175

ÖZET : Mahkemece davacı kadın ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmasına karar verilmiş ise de, davacı kadının davalı erkeğin annesine hakaret ettiği, davalının ailesine soğuk davrandığı, davalı erkeğin babasının cenazesine katılmadığı, buna karşılık davalı erkeğin de ailesinin uzun süre müşterek evde kalmalarına tepkisiz kaldığı, müşterek konutun kilidini değiştirdiği ve kadının boğazını sıktığı anlaşılmış olduğundan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Yoksulluk nafakası hakkında da kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- )Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- )Mahkemece davacı kadın ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmasına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı kadının davalı erkeğin annesine hakaret ettiği, davalının ailesine soğuk davrandığı, davalı erkeğin babasının cenazesine katılmadığı, buna karşılık davalı erkeğin de ailesinin uzun süre müşterek evde kalmalarına tepkisiz kaldığı, müşterek konutun kilidini değiştirdiği ve kadının boğazını sıktığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir.

Bu nedenle, mahkemenin davacı kadını ağır kusurlu kabul etmesi ve bu kusur belirlemesine bağlı olarak kadın yararına hükmolunan tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle kaldırılması ve yoksulluk nafakası isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda ( 2. ) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda ( 1. ) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Boşanma Kararı Kesinleşmeden Ölüm

Yasin bey, eşimle anlaşmalı boşanma için başvurduk. Duruşmaya çıktık. Duruşmada hakim bize bazı sorular sordu, sonra da “siz boşandınız, gidebilirsiniz” şeklinde bir şeyler söyledi. Benim eşim şehir dışındaydı, mahkeme kalemine gittim, kararın bir örneğini alıp temyiz etmekten vazgeçiyorum yazıp imzaladım. Eşim de şehir dışından geldiğinde kararı alıp imzalayacaktı, ancak Ankara’ya gelirken yolda trafik kazası geçirdi ve rahmetli oldu. Şimdi benim evliliğim boşanma ile mi bitti yoksa ölümle mi? Ölümle bitmiş sayılırsa mirasçı olabilir miyim? Lale D.

miras tapuLale hanım, öncelikle merhuma rahmet diliyorum.

Boşanma kararının verilmesinden önce eşlerden birinin ölmesi halinde evlilik birliği ölümle sona ermiş olur. Bu durumda boşanma davası konusuz kalır. Mahkemece verilen boşanma kararının sonuç doğurabilmesi için ise, kesinleşmiş olması gerekir.

Sizin durumunuzda, karşı tarafın temyiz incelemesinden vazgeçtiğine dair beyanı alınmadığı için boşanma kararınız kesinleşmemiş.

Ancak, yerel mahkeme dosyadan el çektiği için kendi verdiği boşanma kararını geri alamaz. Siz de temyiz hakkınızdan vazgeçtiğiniz için bu kararı Yargıtay’a inceleme için gönderemezsiniz.

Bu durumda, mahkeme, kocanızın mirasçılarına tebligat çıkartarak boşanma davasına devam edip etmeyecekleri yönündeki beyanlarını alacaktır. Kocanızın mirasçıları, konusuz kalan boşanma davasını kusur yönünden devam ettirerek mirasçılık haklarınızın sona erdiğine karar verilmesini talep edebileceklerdir.

Boşanma davası açmadan nafaka davası açılabilir mi? 

Eşim, işi nedeniyle yaklaşık 2 yıldır bizden ayrı olarak başka şehirde ikamet ediyor. Garantili bir işi ve iyi bir geliri olmasına karşın son zamanlarda yeterli para göndermemeye başladı. Bu yüzden iki kez elektriğimiz bir kere de suyumuz kesildi. İki çocuğumuz var, çocuklar daha çok küçük, bu nedenle boşanma davası açmak istemiyorum. Boşanma davası açmadan nafaka hakkım var mı? Selinda T. 

Selinda hanım, evliliğin sürdüğü süre boyunca, eşlerin ortak hayat için yapacakları katkıyı başvuru üzerine mahkeme yoluyla belirlemek mümkündür. Bunun adı da tedbir nafakasıdır. Bu tedbir nafakasını istemek için boşanma davası açılması gerekmemektedir. Tedbir nafakası belirlenirken, her iki tarafın sosyal, ekonomik durumları, çocuklar, evin masrafları göz önüne alınır.

Akıl Hastası Kocaya Dava

Yasin bey, kocama karşı yaklaşık 2 yıl kadar önce boşanma davası açtım. Bana karşı inanılmaz davranışlarda bulunuyordu. Şiddeti hakareti geçtim, titizliği, kıskançlığı, unutkanlığı nedeniyle mağdur oldum. Olur olmaz her şeye sinirleniyordu. Bütün bunları mahkemede anlattık, tanıklarım da mahkemede bunları doğruladı. Mahkeme, kocamı hastaneye gönderdi, hastane bile kocamın şizofreni hastası olduğuna dair rapor verdi ama 10 gün gün önceki duruşmada mahkeme açtığım boşanma davasının reddine karar verdi. Ben şimdi ne yapacağım, bir mahkeme nasıl böyle bir karar verebilir? Hüsna G.

Hüsna hanım, mahkeme dosyası anlattığınız gibiyse davayı yanlış açmışsınız demektir. Davada kocanız alınan raporlara göre akıl hastası olarak tespit edilmiş, yani kocanız yaptığı davranışlardan sorumlu tutulacak iradeye sahip değil.

Açtığınız davada yanlış kanun maddesine dayanmışsınız gibi görünüyor.

Evliliğin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) nedeniyle dava açmak yerine akıl hastalığı nedeniyle dava açsaydınız davanız kabul olabilirdi.

Eşimin Önceki Evliliğinden Çocuklarına Mal Kalır mı?

Yasin bey merhaba. Öncelikle sitenizdeki bütün yazıları okudum. Gerçekten çok güzel, çok açıklayıcı ve çok yol gösterici. Sizin gibi avukatlar olduğunu görmek inanın beni mutlu etti. Sizi herkese tavsiye ediyorum. Bir problemim var, yardımcı olabilir misiniz?

İkinci evliliğimiz, eşimin ilk eşinden iki çocuğu var. Borç içindeydi, yıllardır çalıştık. Benim kazancım eşimin kazancından daha yüksekti. Daha kurumsal yerlerde çalıştım. Hemen hemen bütün krediler benim maaş hesabımdan yattı. Tapu da araba da benim üzerime 12 yaşında ortak bir kızımız var. Malları onun üzerine bırakmak istiyorum. Ayrıca eşimin ilk evliliğinden olan çocuklar ailecek kanunsuz işlerden dolayı kaçak durumdalar. Bu konularla ileride karşı karşıya gelmek istemiyorum, bu konuda eşimle hemfikiriz. Bunun bir çaresi var mı? Hülya / Antalya

yasin500x500-300x300
Mirasçılara mal kalmaması için ne yapılmalı?

Hülya hanım,

Eşler, evlilik birliği içerisinde, edinilmiş mal rejimi nedeniyle, elde edilen mal varlığının değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Bu hak mirasçılara da geçer. Eğer eşiniz, sizden sonra vefat ederse, sizin üzerinize olan malvarlığı değerinin yarısı ile, miras kanunu nedeniyle ayrıca kalanın 1/4’ü tüm mirasçılarına, yani varsayıma göre, 3 çocuğuna geçecektir.

Bu konuda bir sözleşme yaparak mal varlığının müşterek kızınıza kalmasını şimdiden sağlayabilirsiniz.

Kredi çekerek aldığım konutta eşimin hakkı var mı?

Eşimle ayrılma aşamasındayım ve şu anda babamdan bana miras kalan gayrimenkulün satışından payıma düşen kısımın üstüne banka kredisi çekip bir gayrimenkul almak üzereyim. Kardeşim de yardım edecek. Tapuyu kardeşimin ve benim üzerime ortak çıkarabilir miyiz? Kredi benim üzerime çekileceğinden bir sorun yaşar mıyız tapuda? Ayrıca eşim resmi olarak ayrıldığımızda kredi çektiğim miktar için eve ortak olabilir mi? Bunu nasıl engelleyebiliriz? Bu konuda sözleşme yapmamız gerekirse içeriği ne olmalı acaba?Vereceğiniz bilgiler için sonsuz teşekkürler. Derya S.

mal paylaşımı
Kredi ile alınan gayrimenkulde diğer eşin payı var mı?

Derya hanım merhabalar,

Evlilik birliği süresi içinde eşlerin edinmiş oldukları mal varlığının değerinin yarısı üzerinde diğer eşin hakkı bulunmaktadır. Ancak bu hak sadece eşin, çalışması ile edinmiş olduğu mal varlığı üzerinde geçerlidir. Yani eşin çalışması ile sahip olmadığı, örneğin sizin durumunuzdaki gibi babanızdan miras yoluyla geçen mal varlığı üzerinde eşinizin bir hakkı bulunmamaktadır. Bunun gibi, bu mal varlığının yerine geçen değerler üzerinde de eşinizin bir hakkı yoktur.

Öte yandan, gayrimenkulün satılması, bu satış parasının üzerine kredi kullanılarak bir başka gayrimenkul alınması halinde, eşin kredinin ödenen tutarının yarısı üzerinde, kredi borcu çalışmalar karşılığında kazanılanlarla ödenmişse hak sahibi olur.

Eşinizin bu mal varlığı üzerinde hak sahibi olmaması için sözleşme yapmanız mümkündür. Bunun için bir avukattan hukuki yardım almanızı tavsiye ederim.

Evlenen Eski Eş Nafaka Almaya Devam Eder mi?

Avukat Yasin GİRGİN
Avukat Yasin GİRGİN,her hafta Hürriyet Gazetesi okurlarından gelen soruları cevaplıyor.

10 yıldır nafaka ödemekte olduğum eski eşim evlendi. Nafakanın kaldırılması için dava açmak zorunda mıyım ? Ufuk Ç. 

Eşinizin resmi olarak evlenmesiyle birlikte nafaka yükümlülüğünüz kendiliğinden kalkmaktadır. Eşinizin nüfus kaydını çıkarttırarak, nafakanın alınması için yapılmış icra dosyasına talepte bulunarak takibin kaldırılmasını sağlayabilirsiniz.

Boşanma Davasında Çocuklar Mahkemeye Çağrılır mı?  

Eşimle 13 yıllık evliliğimizi sonlandırma kararı aldık. Anlaşmalı boşanıyoruz, sadece çocuklar için nafaka talebim var ve nafaka miktarı eşim tarafından da kabul edildi. Çocuklarımız 7 ve 9 yaşında. Çocukların mahkemeye çağrılabileceği bilgisini aldım, doğru mudur? Ayrıca mahkemeye çıkmadan boşanmamız gerçekleşebilir mi? Saygılarımla. Sevgi S. 

Anlaşmalı boşanma tarafların boşanmanın nafaka, maddi ve manevi tazminat konuları ile varsa müşterek çocukların kimin sorumluluğunda kalacağı, çocuklarla diğer ebeveynin kişisel ilişkisi konularında anlaşmaları ile gerçekleşebilen bir evliliğin sona erme biçimidir. Bu nedenle velayet konusunda da bir anlaşmaya varmış olmanız gerekir. Velayet konusunda anlaşmış olacağınız için; çocuklarınız mahkemeye çağırılmaz. Ancak, eşler anlaşmalı boşanma davalarında en az bir kez mahkeme önüne çıkarak kendi serbest iradeleriyle boşanmayı istediklerini belirtmek zorundadırlar.

Boşanırken Mal Varlığı Yarı Yarıya mı Paylaşılır?  

Merhaba Yasin Bey. Ben 21 yıldır çalışıyorum, eşim de 16 yıldır çalışıyor. Evlenirken benim arabam ve toplu param vardı, eşim işe yeni girmiş ve ilk aylığını dahi almamıştı. Daha sonra 1999 yılında işyeri kooperatif kurdu ve benim maaşımdan kesilerek bir ev sahibi olduk. Daha sonra şimdi oturduğumuz ev olan TOKİ’deki evi tüm ödemelerini tek başıma yaparak aldım. TOKİ’den %50 onun %50 benim şeklinde aldık; fakat kendisi hiç ödeme yapmadı. Tüm banka dekontlarım elimde 260 bin TL ödenmiş 288 TL borç olarak görünüyor. Bu süre zarfında kendisi gezdi eğlendi, bankada da parası yok. Şimdi boşanmayı düşünüyoruz malların yarısı onun mu olacak acaba? Ayşen K.

Ayşen Hanım, 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren Medeni Kanun’a göre, bu tarihten sonra eşlerin çalışmaları ile edindikleri malvarlığının değerinin yarısı üzerinde diğer eşin hakkı olacağı kabul edilmiştir. Bu tarihten önce edinilen malvarlığı için ise “mal ayrılığı rejimi” geçerlidir. Bu rejimin uygulandığı dönemde edinilen mal varlığı değeri, adına kayıtlı olduğu eşe ait olacaktır. Yine bu dönem içinde eşin, diğer eşin malvarlığına yaptığı katkıyı istemesi de mümkündür.

Babadan Kalan Arsaları Nasıl Paylaşırız?  

Merhaba Yasin bey. Babamdan kalan iki küçük arsa var. Mirasçıları olarak annem ile 8 kardeş varız. Satış yapmak istiyoruz; ama ölen abimin bir kızı arsayı satmaya yanaşmıyor. Miras ortaklığını nasıl bozabiliriz? Ne yapabilirim? Yardım ederseniz çok sevinirim. Serpil S. 

Miras ortaklığı devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve mirasçılar kendilerine düşen pay üzerinde tek başına tasarrufta bulunamaz. Paylaşımın yapılabilmesi için ortaklığın giderilmesi adını verdiğimiz davanın açılması gerekir. Bu davayı, mirasçılardan herhangi biri ya da bir kaçı geri kalan mirasçılara karşı açabilir. Ortaklığın giderilmesi davası, taşınmazın bulunduğu sulh hukuk mahkemesinde açılabilir.

Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat ve Manevi Tazminat Hakkı

Trafik kazası bir ya da birden fazla araç veya kişinin hukuka uygun seyir, duruştan çıkarak çarpma, çarpılma, devrilme, yoldan çıkma, taşıttan düşme biçiminde maddi, manevi ve cismani zarara uğramasıdır.

Trafik kazası sonucunda, tazminat ödeme, cezai yaptırım ve mal varlığına el atılması biçimlerinde sorumluluk doğabilir.

Trafik kazalarından doğan zararlar nedeniyle sorumluluk hükümleri, Karayolları Trafik Kanununun 85. ve devamı maddelerinde yer almaktadır. Bu maddede yer alan sorumluluk türüne niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk olarak ifade edilir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesine göre maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında genel hükümleri içeren Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanması kabul edilmiştir.

Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat

Trafik kazalarından doğan maddi zararlar, zararın eşyaya, vücut bütünlüğünün bozulmasına (yaralanma) ve ölüm haline göre değerlendirilmektedir.

Eşyaya İlişkin Maddi Tazminat 

Trafik kazası nedeniyle eşyanın tamamen veya kısmen tahrip olması sonucu eşyanın kazadan önceki durumu ile sonraki durumu arasındaki fark eşyaya ilişkin zarar olarak kabul edilir.

  • Eşyanın tamamen yok olması,
  • kullanılamaz hale gelmesi,
  • kısmi olarak zarar görmesi,
  • onarım görmesi,
  • kazadan kaynaklanan değer kaybı,
  • yoksun kalınan kar gibi durumlara göre farklı şekillerde hesaplanır.

Eşyaya gelen zarar ortaya çıkarılırken eşyanın kullanılmasına bağımlı, eşyanın kullanılması için yapılan harcamalar da göz önüne alınarak zarar miktarının hesaplanmasında artırım ve eksiltmeler yapılır. Bu şekilde tespit edilen zarar miktarına indirim sebepleri uygulanarak tazminat miktarı belirlenir.

 Trafik Kazası Nedeniyle Yaralanma Halinde Maddi Tazminat

Trafik kazası sonucunda kişilerin vücut bütünlüğünün bozulması, yani yaralanmaları halinde meydana gelen zararlar tedavi giderleri ile çalışma gücünün sürekli ya da geçici kaybı nedeniyle uğranılan zararlardır.

a) Trafik Kazası Nedeniyle Tedavi Giderlerinin Tazmini

Trafik kazası nedeniyle zarar görenin sağlığına kavuşması için gerekli olan muayene, tahlil, teşhis, tedavi, ulaşım giderleri, ameliyat, hastane, ilaç, protez, bakım, fizik tedavi gibi tüm tedavi giderleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Tedavi giderlerinin talep edilebilmesi, tedavi sonunda trafik kazasında yaralanan kişinin iyileşmesi şartına bağlı değildir. Öte yandan sadece iyileşmeyi sağlayan giderler değil, sakatlık ya da hastalığın artmasını önlemek için yapılması zorunlu olan giderler de tedavi giderlerinden sayılır. Bu giderler için yapıldığı tarihten itibaren faiz istenebilir.

b) İş Göremezlik Zararının Tazmini

Kaza nedeniyle zarar gören kişi, geçici ya da sürekli olarak çalışma gücünü kaybetmiş olabilir. Geçici olarak çalışma gücünün kaybı halinde, zarar gören, yerine çalıştırmaya zorunlu olduğu kişiye ödeyeceği ücret, tedavi süresince fiilen çalışamamaktan kaynaklanan kazanç kaybı, alınamayan maaş ve ücretler hesap edilir. Çalışma gücünün sürekli kaybı veya azalması halinde, kaybın derecesi zarar görenin gelir durumu, çalışma süresi, fazladan harcanan efor ve güç kaybı gibi unsurlar göz önüne alınarak maddi kayıp belirlenir.

Trafik Kazası Sonucunda Ölüm Halinde Maddi Tazminat  

Ölüm sonucunda oluşan maddi tazminatı gerektirecek zararlar, genel olarak destekten yoksun kalma ve cenaze giderlerinden oluşur.

Cenaze giderleri, defin giderleri, yıkama, mezar kazma, mezar taşı, ilan, cenaze nakil ücretlerini de kapsar. Cenaze giderleri, ölenin yakınları dışında diğer kişiler tarafından yapılmışsa istenemeyeceği kabul edilmiştir.

Trafik kazası nedeniyle ölüm halinde, ölen kişinin baktığı kişiler, ölenin bakımından yoksun kalmaları nedeniyle destekten yoksun kalma adı altında tazminat talep edebilirler. Destekten yoksun kalma tazminatı alabilmek için mirasçı ya da hısım olmak gerekmez. Tüzel kişilerin de bu tazminatı talep edebileceği ileri sürülmektedir.

Trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında destek olanın gelir durumu, yardımın miktarı ve süresi esas alınır. Zarar görenin yeterli ölçüde geliri varsa ve ölümden dolayı bakım ihtiyacını kendisi karşılayabilecek durumdaysa destekten yoksun kalma tazminatı talep edemez.

Trafik Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat

Trafik kazası nedeniyle manevi tazminat ile ilgili olarak Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanır. Trafik kazalarından doğan manevi tazminat belirlenirken haksız fiil tazminatı uygulanır.

Trafik kazası nedeniyle manevi tazminat, trafik kazasında yaralanan, vücut bütünlüğü bozulan kişiye aittir. Bununla birlikte bazı durumlarda manevi tazminat olay nedeniyle ağır üzüntü yaşayan yakınlarına da tanınmaktadır. Ölüm meydana gelmişse, ölen ile fiili bağlılığı bulunan kişiler kan bağına bakılmaksızın manevi tazminat talep edebilir.

Trafik kazasının oluşumunda zarar görenin çok ağır kusuru varsa ya da kazaya tamamıyla kendisi sebep olmuşsa manevi tazminata hükmedilemeyeceği kabul edilmektedir.

İşyerinin Devri Halinde İşçilik Alacakları

  • S. isimli şirketin işinde alt işveren olan D. Şirketinde işçi olarak 2003 yılından 2009 yılına kadar çalıştım. Daha sonra D. isimli şirket kapandı ve tüm işçilerin kadrosunu S.’ye kaydırdılar. S. İsimli şirkette de 2009 yılından 2014 yılı başına kadar çalıştım. İş akdim haksız olarak feshedildi, ancak 2009 yılından 2014 yılına kadar olan çalışmama ait alacaklarım ödenmesine rağmen 2003’ten 2009’a kadar olan döneme ait alacaklarım ödenmiyor. D’den alman gerekirdi, hakkını kaybettin, diyorlar. Bu alacaklarımı S.’den alabilir miyim? Hasan Ş.  

Hasan Bey, işyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı Kanunun 3. fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Bu sebeple, 2003 yılından itibaren tüm alacaklarınızı S. İsimli şirketten talep edebilirsiniz.

 Mahkeme Masraflarından Kim Sorumlu  

  • Merhabalar. Bir konuda yardımınızı istiyorum: Anneannemin vefatı sonucu oturduğu evi 5 çocuğuna miras kaldı fakat onunla yaşayan dayım evden çıkmayarak bizi mahkeme açmaya mecbur etti. Fakat mahkeme için başvurduğumuzda 730 TL’lik bir mahkeme masrafı belgesi verdiler. Bu mahkeme masrafı bir defaya mahsus mudur yoksa yeniden mahkemenin devamında bu tür masraflar istenir mi? Son olarak mahkeme masrafları mirasçılar arasında bölüştürülür mü ya da davayı açanın üstüne mi kalır? Şimdiden çok teşekkür ederim. Çalışmalarınızın devamını dileriz. Alper T.

Alper Bey, mahkeme masrafları ilk dava açılırken peşin olarak ödenmek zorundadır. Bu masrafları birlikte dava açan kişiler aralarında toplayarak mahkeme veznesine öderler. Dava sonucunda dava açan haklı çıkarsa haksız çıkan davalıdan bu masraflarını da isteyebilir. Haksız çıkması halinde karar harcı, peşin harcın alınmayan ¾’lük kısmı, avukatlık ücreti gibi ayrıca ödemesi gereken harç ve masraflar da olacaktır.

 Senetlerde Zamanaşımı Süresi  

  • Ödeme tarihi 2009 olan senet 2014 yılında icraya verilebilir mi? Adem A. 

Adem Bey, senetler ödeme gününden itibaren 3 yılda zamanaşımına uğrar. Bu nedenle icra yoluyla tahsile konulduğunda itiraza uğrayabilir. Ancak temel borç ilişkisine gidilerek zamanaşımına uğramış senede bağlı alacak tahsil edilebilir.

 Ev Eşyaları Haczedilebilir mi?  

  • İyi günler benim vergi borcum var ve evliyim benim hiç bir gelirim yok. Evimizde krediyle alınmış, eşimin üzerine kayıtlı. Bu nedenle haciz gelmez ama evin içindeki eşyalara haciz yapabilirler mi acaba? Cevabınız için teşekkürler. Ayşin A. 

Ayşin hanım, ev içinde bulunan eşya kanundaki kısıtlamalara uymak koşuluyla haczedilebilir, ancak eşiniz bu eşyaların kendi kişisel malı yahut 3. Kişiye ait olduğunu ispatlayabilirse eşya üzerindeki haciz kalkar.

Eşin Borcu Nedeniyle Diğer Eşin Banka Hesabı Haczedilebilir mi?

Son günlerde özellikle verdi daireleri, e-haciz yöntemiyle alacaklarını yoğun bir şekilde tahsile çalışıyorlar. Okurlardan gelen sorular da genellikle eşlerine ait borçlar nedeniyle kendi banka hesaplarının, evlerinin, ev eşyalarının haczedilip haczedilemeyeceği konusunda yoğunlaşıyor.  

  • Merhaba Yasin Bey, Eşimin, öğrenim kredi borcu var ve haciz durumunda, benim bankadaki parama el konabilir mi bu durumda? Cemhan K. 

Medeni Kanun ile yapılan değişiklikle bir eşin mallarının değerinin yarısının diğer eşe ait olacağı kabul edilmişti. Ancak bu paylaşım mal rejiminin sona ermesinden yani evliliğin sona ermesinden itibaren söz konusu olabilir. Bu nedenle bir eşin şahsi borcundan diğer eş sorumlu değildir, alacaklılar banka hesabınıza, gayrimenkul ve diğer malvarlığınıza haciz koyamaz.

Adi Şirket Borcu Diğer Eşi Bağlar mı?  

  • Merhaba Yasin bey size bir sorum olacak: Benim kendi adi şirketimden dolayı bir vergi borcum vardı bir kısmını ödedim diğer kısmını ödeyemedim. Bu sebepten dolayı banka hesabıma bloke konuldu başka bir borçtan dolayı da haciz konuldu. Acaba eşimin hesabına da ( devlet memuru ) haciz konulur mu teşekkürler. Şükrü G. 

Adi şirket, bir sermaye şirketi değildir, bu nedenle adi şirket ortakları şirket borçlarından tüm malvarlıkları ile sorumludur. Ancak bir eşin borcunun diğer eşi bağlaması için bu borcun evlilik birliğini temsiline yapılmış olması gerekir. Bu nedenle devlet memuru olan eşinizin adi şirketin borçları nedeniyle sorumlu tutulması yanlıştır.

Noterde Devredilen Şirketin Borcundan Sorumluluk  

  • Sayın Yasin bey merhaba. Ben Devlet memuruyum. Eşim 1994 yılında abisinin şirketini devralmış. 2002 yılında vergi ziyaı cezalarından dolayı vergi borcu olduğunu öğrenmiş. Borç miktarı oldukça yüksek. Biz 2002 yılında evlendik. 2004 yılında da şirketi devretmiş. Şirket müdürü de abisi imiş o zamanlar. Devrettikten sonra kişi şirket müdürlüğünü de almış ve satış yapılırken noterde tüm borçlarıyla devir edilmiş. Duyduğumuz kadarıyla devir alan kişi re’sen kapatmış şirketi. Bu şirketteki borçlardan eşim sorumlu mudur? Ben bir ev almak istiyorum. Kendi adıma ev alsam bu eve haciz gelir mi? Eşimin Bu evde payı olur mu? Tabii ki kendi gelirimle alacağım. Nasıl Bir Yol izlemem gerekir. Seçil T. 

Seçil Hanım, noterde yapılmış olan “tüm alacak ve borçlarıyla şirket hissesinin devri sözleşmesi” devletin şirketten olan alacaklarının durumunu etkilemez. Şirket hissedarı kendi dönemine ait borçların ödenmemiş olması halinde bunlardan devlete karşı sorumludur.

Kendi adınıza alacağınız eve öncelikli olarak haciz gelmez. Medeni Kanun’a göre, 2002 yılından itibaren eşlerin kendi çalışmaları ile edindiği malvarlığının değerinin yarısı diğer eşe ait olmaktadır. Mal ayrılığı sözleşmesi yaparak satın alacağınız eviniz üzerinde eşinizin bir hak sahibi olmamasını sağlayabilirsiniz.

Evlilik Sözleşmesi Çözüm Olur mu?  

  • Merhaba, Mağdur olmaktan korktuğum sorularım olacak size umarım yardımcı olursunuz. 2005 yılında evlendim, eşimin kredi borçlarından dolayı haciz gelmesinden korkuyorum. Evlenirken edinilecek mallar hakkında hiçbir anlaşma yapmak aklıma gelmedi. Bana ailemden miras kalan evi 2013 yılında beş kardeş sattık ve paylaştık. Ben aldığım parayla taşınmaz aldım. Bu taşınmazı mirastan aldığımı nasıl ispatlamalıyım? Elimde evin satışından alınan banka makbuzları var bunlar işime yarar mı? Şuandan itibaren evlilik sözleşmesi yapsam işe yarar mı ve bunu nereden yapmalıyım. Vereceğiniz cevaplara şimdiden teşekkür ederim. Seher K. 

Seher Hanım, eşlerin miras olarak getirdikleri mallar kişisel malı olarak kabul edilmekte ve diğer eşle paylaşıma konu olmamaktadır. Bu malın yerine geçen değerler de aynı şekilde değerlendirilir.

Evlilik sözleşmesini ise noter huzurunda yapabilirsiniz. Yaptığınız tarihten itibaren mal ayrılığı rejimine geçebilirsiniz.