Etiket arşivi: anlaşmalı boşanma

Boşanma Davası Sürerken Sadakat Yükümlülüğü

1. Evliyken ayrılıp 1 ay sonra başkası ile evlendim. O da
beni terk etti. Boşanma sürecindeyiz bu süreçte daha önceki eşim ile birleşmek istesem karşı taraf tazminat isteyebilir mi?Veya ben suçlu duruma düşer miyim? Bana bu konuda bilgi verirseniz sevinirim.

Ahmet / GAZİANTEP

Boşanma davasında maddi tazminata hükmedilebilmesi için bu yönde bir talebin olması gerekir. Boşanmada daha az kusurlu veya kusursuz olan eş, diğer eşten, boşanma ile zarar gören mevcut veya beklenen menfaatlerinin tazminini talep edebilir.

Boşanmaya sebebiyet veren olaylar ve boşanma ile birlikte evlilik birliğinin sona ermesi, kişilik haklarının zedelenmesine, kişinin duyduğu elem ve üzüntü ile toplumsal baskı gibi durumlar karşısında psikolojik zararlar görmesine neden olmuş olabilir. Bu durumda, kişilik hakları zedelenen taraf, kusurlu olan karşı taraftan, ödeme gücüne uygun miktarda manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Boşanma davasının kararı kesinleşene kadar eşler birbirlerine karşı evlilik yükümlüklerini yerine getirmek zorundadırlar. Çünkü karar kesinleşene kadar eşler hala evlidir ve evlilik birliğinin yükümlülükleri devam eder.  Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte eşlerin sadakat yükümlülüğü de ortadan kalkacaktır.

Eşler arasında boşanma davası devam ederken aldatma yaşanırsa veya sadakat yükümlülüğüne uygun olmayan hareketlerde bulunulursa, sorumlulukları doğacak ve ayrı bir dava açılması ile birleştirilmesiyle boşanma davasında kusur oranları belirlenirken aldatma hususuna önem verilecektir.

2. Eşimden sürekli psikolojik baskı görüyorum, hakaret ve kadını değersiz görme ve de boşanmak isteyince de notere gidelim benim malımda hakkın yok öyle gideceksin diyor. Derdim mal değil ama 17 senemi verdim, 2 evladım ve benden sıkarak vermemekle almamakla geçirdiğim  yıllarım var. Bundan olan malı bende ona bırakmak istemiyorum. Çok ağır şeyler oldu yalan vb. Çok canımı yaktı. 

Sema / İSTANBUL

Evlilik birliği, müşterek hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Boşanmanın hukuki sonuçlarından biri de mal paylaşımıdır. Aralarındaki mal rejimini sözleşme ile değiştirmemiş eşlerin 1 Ocak 2002’den önceki malvarlıklarına mal ayrılığı, 1 Ocak 2002’den sonraki malvarlıklarına ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır. Yani istisnai bir durum söz konusu değilse, 1 Ocak 2002’den sonra bir eşin edindiği malvarlığının değerinin yarısı diğer eşe aittir.

Eşine boşanma sonrası mal vermek istemeyen kişi bu durumda bir takım yasal olmayan yöntemlere başvurmak suretiyle boşanma öncesi mal kaçırma davranışını sergiler. Gerek boşanma öncesi gerekse de boşanma davası sürerken, eşin mal kaçırması tamamen iyi niyet dışı bir tutum olduğundan bu tür davranışlar karşısında hukuki hakların bilinmesi ve korunması gerekir.

 

3. Anlaşmalı ayrıldık iki yıl oldu. Ben  10 ve 6
yaşlarındaki erkek çocuklarımı göremiyorum görmek için ne
yapmalıyım?

Dilek / İSTANBUL

Anlaşmalı boşanmada hazırlanan anlaşma protokolünde çocukla şahsi ilişki de ayrıntılı olarak düzenlenmelidir.

Bu düzenlemelere aykırı olarak velayet kendisinde olan eş kendi rızası ile çocuğu teslim etmez ise; mahkeme ilamı ile birlikte herhangi bir icra dairesine başvurulmalıdır. İcra dairesi, mahkeme ilamını yükümlüye tebliğe çıkarır ve çocuğu teslime hazır etmesi ihtar olunur.

 

4. Eşimden boşanmak istiyorum. Çocuklarımın velayeti
nasıl olur? Endişe duyuyorum.

Özlem / İSTANBUL

Elbette ki boşanmanın en önemli sonuçlarından biri, çocukların velayetidir. Çocukların velayeti konusunda anne ve baba birlikte ve uyumlu hareket etmelidirler. Ancak anlaşamamaları halinde, çocuğun üstün yararı gözetilerek bu durum çözüme kavuşturulacaktır. Endişelerin giderilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi adına bir avukattan yardım almanızda fayda vardır.

 

5. Nikahım yok. 6 ve 8 yaşında iki oğlum var. Çocukların kimliklerinde babalarının adı yazılı. Nafaka alırlar mı? Baba emekli ve ayrıldığı diğer eşine nafaka ödüyor.

Nazik / İSTANBUL

Çocuk evlilik dışında doğduysa Türk Medeni Kanunu’nun 337. maddesi uyarınca velayet anaya aittir. Baba ve çocuk arasında tanıma yoluyla soybağı kurulduğunda, evlilik dışı çocuklar için de nafaka talep edilebilir. Aynı zamanda annenin tazminat hakkı da vardır.

 

ANLAŞMALI BOŞANMADA ÇOCUKLARIN VELAYETİ

1. Şu an eşimle anlaşmalı boşanmak üzereyiz. Anlaşma yaptık ve 2 çocuğumdan birinin velayetini ben birini eşim alacaktı. Ancak velayetini eşimin alacağı çocuk, annesini istemediğini ve benim yanıma gelmek istediğini söylüyor. Bu sorunu nasıl çözebilirim, çocukların ikisinin de velayetini nasıl alabilirim?

Halil / ESKİŞEHİR

Anlaşmalı boşanma sürecinde hazırlanan ‘boşanma protokolü’ ile eşler, çocukların velayetinin kimde kalacağını açıkça düzenlemelidir. Düzenleme bununla da kalmamalı, velayeti almayan eşin çocukla şahsi ilişki kurması protokolde belirtilmeli ve detaylandırılmalıdır. Velayetin belirlenmesinde esas olan ”çocuğun üstün yararı”dır. Bu sebeple velayete ilişkin verilen hüküm kesin hüküm teşkil etmez. Henüz boşanma davası devam ederken tarafların anlaşması ile protokolde bu yönde bir değişiklik yapabileceği gibi, boşanma davası sonrasında da velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.

 

2. Eşim bana silah çektiği için avukat olmadan boşanma olur mu? Mal varlığımı alabilir miyim? Başka bir şehirde dava açabilir miyim?

Muhsine / GAZİANTEP

Eşin silahla tehdit edilmesi halinde ‘eşe çok kötü muamele’ nedeniyle boşanma davası açılacaktır. Bu fiil boşanma sebebi olmasının yanında Türk Ceza Kanunu bakımından da suç teşkil etmektedir. Bu sebeple boşanma davası açabilmek için 6 ay ve 5 yıllık süreler öngörülmüştür. Sürelerin geçmesi halinde dava hakkı düşmektedir.

Boşanmanın hukuki sonuçlarından biri de mal paylaşımıdır. Buna göre eşlerin tabi oldukları yasal mal rejimi doğrultusunda boşanma sürecinde mal paylaşımı yapılır.

Türk hukukunda ne sebeple olursa olsun boşanma davası açabilmek için avukat tutma zorunluluğuna ilişkin bir düzenleme yoktur. Ancak ileride meydana gelecek hak kayıplarının önlenebilmesi için işinin ehli bir avukata başvurmakta yarar vardır.

Kanunun düzenlemesi gereği boşanma davaları, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önceki son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.

3. 2016’da eşim tarafından dilekçe verilmiş ve hala davamız görülmedi. Bana hiçbir bilgi verilmedi, çocuğumu göremiyorum ne yapmam lazım?

Mustafa / ANKARA

Boşanma davası açıldığında hakim  davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Taraflar da dava süresince şahsi ilişki kurulmasına ilişkin her zaman talepte bulunabilirler.

 

BOŞANMA DAVASINDA ZİYNET EŞYALARI

1. Maddi sıkıntılardan dolayı eşim evi terk etti. Eşimle
ayrılma sürecindeyiz ve çekişmeli boşanma davası açtı. Düğünde takılan ziynet eşyalarını borç ödemek maksadıyla gönül rızasıyla bana verdi. Ben bunu ödemek istemiyorum. Ziynet eşyalarını verdiği zamana ait borç ödeme dekontlarının hepsi mevcut. Nasıl bir yol izlemeliyim? 2015 yılında olan SMS’ler var yalnız bunları mahkeme ister mi, isterse yeterli olur mu?

 Volkan / SAKARYA

Evlenme sırasında kadına armağan edilen ziynet eşyaları kim tarafından takılırsa takılsın kadına bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı olduğu kabul edilir.

Ziynetlerin düğün masrafları, balayı masrafları ve ev eşyası alımında bozdurulması veya evlilik içerisinde bozdurularak harcanması halinde ise kadının isteği ile iade edilmemek üzere bozdurulup ihtiyaçlar için harcandığının koca tarafından kanıtlaması gerekir.

Yani ispatlanması gereken, ziynet eşyalarının rıza ile ve iade şartı olmaksızın verildiği olup, bunun ispat edilememesi halinde koca koca ziynet eşyalarını iade etmek zorundadır.

Ziynet alacağı davalarında ispat araçları genel olarak; yemin, ikrar, tanık delili,bilirkişi raporu, teknik kayıtlardır. Sms kayıtları da bu anlamda delil olarak sunulabilecektir.

 

2. Eşim benden ayrılmak istiyor, ben istemiyorum. Benim
2000 öncesi bir evim, 2009’da ikinci evim oldu. 2013’te aynı sorundan evi 1 yıllığına başkasına devrettim. Şimdi ikisi de bende. Eşim şu an dava açmadı ama ayrılacağım diyor. Ben bu evlerin birini veya ikisini de gerçek usulde satsam  olur mu? Veyahut ne yapmam gerekir? 4 evladımı da bana karşı dolduruyor.

Mehmet / ANKARA 

Türk hukukunda 1926 öncesinde karı-koca mal rejimi kavramı yoktu. Tam anlamıyla mal ayrılığı vardı.

743 sayılı Medeni Kanun ise, yasal olarak mal ayrılığını kabul etmekle beraber, bunun yanı sıra mal birliği ve mal ortaklığı gibi 2 farklı mal rejimini de düzenlemişti. Böylece eşler 3 farklı mal rejiminden dilediğini seçebilme imkanına sahipti.

1 Ocak 2002’de 4721 sayılı yeni Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden evvel yapılan evlilikler için mal ayrılığı rejimi benimsenmiştir. Yani 1 Ocak 2002’den önce başlayan bir evlilikte evlilik sözleşmesi de yapılmamışsa, evliliğin bu döneminde eşlerin adına kayıt ettirdikleri mal varlıkları kimin adına kayıtlı ise onun olur.

4721 sayılı Medeni Kanun, yasal olarak edinilmiş mallara katılma rejimini kabul etmiştir.

Bu düzenlemelerin sonucu olarak, aralarındaki yasal mal rejimini değiştirmemiş eşlerin 1 Ocak 2002  tarihinden önceki mal varlıklarına mal ayrılığı, 1 Ocak 2002’den sonraki mal varlıklarına ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır.

Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir. Ancak mal rejimi içerisinde eşin edindiği araba veya evin boşanma dönemi öncesinde satılması ve bu vaziyette diğer eşin mağdur olması gibi durumlarda mahkeme satım işlemlerini incelemekte ve mal rejimi içerisinde edilen malların tamamı için katılma alacağına ilave etmektedir.

 

3. Eşim yaklaşık 3 yıldır yurt dışında ve 1 yıldır sözde benden ayrıldı. 2 çocuğumu da yanına götürmek istiyor. Aksi takdirde çocuklarımı elimden alabileceğini iddia ediyor. Eşimin oturumu yok ve de başka bir bayanla da birlikte ve bir çocukları var. Boşanmaz isem resmi kurumlarda adamlarının olduğunu çocukları elimden almak istediğini  iddia ediyorlar. Ben daha Türkiye’deyken benim için en mantıklısı ne olur?

Zeliha / TÜRKİYE

Medeni Kanunumuz, boşanmaya imkan veren sebepleri altı maddede düzenlemiştir. Boşanma nedenleri, özel ve genel nedenler olmak üzere ikiye ayrılır. Boşanmanın özel nedenleri, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. Genel nedenler ise evlilik birliğinin temelden sarsılması, anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık nedeniyle boşanmadır.

Bu boşanma nedenlerinden zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, terk, anlaşmalı boşanma, fiili ayrılık nedeniyle boşanma etkileri yönünden mutlak boşanma sebepleri olarak gösterilmekteyken; suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelden sarsılması nispi boşanma sebepleri olarak ayrılmaktadır.

Eşlerden birinin evlilikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi halinde belirli sürelerin geçmiş olması halinde terk edilen eş boşanma davası açabilecektir. Aynı zamanda eşin başka bir kadınla birlikte olması halinde zinaya dayalı boşanma davası açılabilmesi mümkündür.

Hakim çocuğun velayetinin kimde kalacağı, çocuk ile ana baba arasındaki kişisel ilişkiler ve iştirak nafakası konusunda düzenleme yapmak zorundadır. Eşlerin bu konuda anlaşamaması halinde hakim çocukların yararını gözeterek karar verecektir.

İleride doğabilecek hak kayıplarını engellemek amacıyla sürecin bir avukatla takip edilmesinde yarar vardır.

4. Merhaba. Aldatılıyorum, lütfen bana yardım eder misiniz?
Bir gelirim yok, ne yapabilirim? 

Gülten / İZMİR

Merhaba. Sosyal devlet anlayışının bir sonucu olarak yoksulluğun hak aramaya engel olmaması amacıyla hukukumuzda adli yardım düzenlemesi yer almaktadır.

Bulunduğunuz ildeki Baro Başkanlığına yazılacak bir dilekçe ve gerekli evrakların teslimi ile adli yardım talebinde bulunabilmeniz mümkündür.

5. Merhabalar imam nikahlı Kırgızistan uyruklu eşimden 3
yaşında oğlum var ancak eşimin deport olması durumunda çocuk velayeti nasıl olur? Çocuk benim adıma kayıtlı Türk vatandaşı, eşim Kırgızistan vatandaşı. Teşekkür ederim.

Mustafa / İSTANBUL

Merhaba. Velayet hakkı sadece ana-babaya aittir.

Hakim, velayetin kimde kalması gerektiğini tayin ederken çocuğun çıkarlarını göz önünde bulundurmalı ve buna göre karar vermelidir. Velayet hakkı kendisinde bulunan eşin velayet hakkını kullanmasının doğal sonucu olarak ortak çocuğu yurt dışına çıkarması boşandığı eşinin muvafakatına bağlı değildir.

 

6. 2011 senesinde açmış olduğum boşanma davası,avukatımın davayı yanlış gerekçe ile açması yüzünden reddedildi.
Davalı olan taraf istinaf dilekçesi vererek, boşanmanın
gerçekleşmesini ve nafaka ödemek istemediğini söylüyor. Avukatım olmadığından istinaf dilekçesine yanıt vermek istiyorum. Teşekkürler.

Sandra / İSTANBUL

İstinaf dilekçesinin size tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde gerekçeli olarak yazılan cevap dilekçenizi kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verebilirsiniz. Ancak hak kaybı yaşamamak adına işinin ehli bir avukattan yardım almanız yararlı olacaktır.

 

7. Abimin evliliğinde geçimsizlik var, boşanmak istiyor. Karşı taraf dava açsa babamın evinde bir hakları olabilir mi?  

Güngör / SAKARYA

Evliliğin hukuki sonuçlarından en önemlilerinden biri de mal paylaşımıdır. Yargıtay, eşlerden birinin anne veya babalarından gelen malları, satış gösterilse dahi, bağış olarak kabul etmektedir. Bağış, karşılıksız kazanma yoluyla elde edildiğinden kişisel mal statüsünde olup, edinilmiş mal statüsünde değildir. Yani diğer eşin bu mallarda katılma alacağı hakkı yoktur.

 

8.  Eşimle anlaşmalı boşanacağız. 2 çocuğumuz var, ne
kadar nafaka çıkar?

Hasan / BURSA 

Anlaşmalı boşanmada taraflar sadece boşanmak konusunda değil, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların boşanmadan sonraki durumlarının ne olacağı konusunda anlaşmış ve hâkim onlar tarafından yapılan düzenlemeyi uygun bulmuş olmalıdır.

Hâkim tarafların yaptığı düzenlemeyi uygun bulmazsa tarafların ve müşterek çocukların menfaatlerini dikkate alarak taraflarca öngörülen düzenlemede gerekli saydığı değişiklikleri yapabilir.

Boşanmalarda nafakanın ne kadar ödeneceğine ilişkin hakim, nafakayı ödeyecek kişinin geliri oranında bir miktara hükmetmektedir. Bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse anlaşma tamamlanmış olur.

 

9. Evi ve babasının emekli maaşını alan kadına
yoksulluk nafakası bağlanır mı? Ve karşı tarafın kredi borçları
yüzünden aldığı maaş kendine bile yetmezken yoksulluk nafakası yine de bağlanır mı? Teşekkür ederim.

Yeliz / ANTALYA

Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde aynen şöyle düzenlenmiştir:

“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”

Yoksulluk nafakası isteyen tarafın, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme tehlikesiyle karşı karşıya olması, yeterli gelirinin olmaması ve talepte bulunması gereklidir. Bu halde, maddi geliri olan ve boşanma dolayısıyla yoksulluğa düşme tehlikesi olmayan taraf yoksulluk nafakası alamayacaktır.

Nafaka, diğer tarafın mali gücüyle orantılı olarak takdir edilmelidir. Ödenecek yoksulluk nafakası, talepte bulunan tarafın yoksulluğa düşmesini önleyecek ve normal şartlarda onun geçimine yetecek miktarda olmalıdır.

10. 17 senelik evliyim. 3 çocuğum var. Evliliğimde eşimle
sürekli geçimsizlikler yaşadım. Hep ben bilirim ben harcarım düşüncesinde. Akraba bağlarım koptu psikolojik baskı altındayım. Sürekli küçük görülüyorum, adımı söylemek bile istemiyor lütfen bana yardımcı olur musunuz? Ev hanımıyım, hiçbir gelirim yok.

Leyla / TOKAT 

Medeni Kanunumuz, boşanmaya imkan veren sebepleri altı maddede düzenlemiştir. Boşanma nedenleri, özel ve genel nedenler olmak üzere ikiye ayrılır. Boşanmanın özel nedenleri, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. Genel nedenler ise evlilik birliğinin temelden sarsılması, anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık nedeniyle boşanmadır.

Pek kötü davranış mutlak bir boşanma nedeni olduğundan ortak yaşamın davacı açısından çekilmez hale gelip gelmediği araştırılmayacaktır. Pek kötü davranış, zulüm, işkence, ağır eziyet, dövmek, aç bırakmak ile ağır hakaret, silahla tehdit ve benzeri fiiller kabul edilmiştir. Eylemin pek kötü davranış sayılıp sayılmayacağını hakim durumun gereklerine göre belirleyecektir.

Pek kötü davranışta yeterli ağırlık yoksa eylemin tekrarlanması koşulu vardır. Ancak onur kırıcı davranışlarda tek bir olay boşanma kararı verebilmek için yeterlidir. Onur kırıcı davranışta hakaret doğrudan doğruya davacının kişiliğine yönelmiş olmalı ve hakaretin tecavüz kastı ile yapılmış olması şarttır.

Yoksulluğun hak arama özgürlüğüne engel olmaması için hukukumuzda adli yardım düzenlemesi bulunmaktadır. Adli yardım talebinde bulunmak, gerekli evraklar ve baro başkanlığına yazılan dilekçe ile mümkündür.

Boşanmaktan Vazgeçme

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ E. 2017/18 K. 2017/78 T. 2.2.2017

• ANLAŞMALI BOŞANMA (Tarafların Anlaşmalı Boşanmalarına Yönelik Beyanlarından Hükmün Kesinleşmesine Kadar Her Zaman Dönebilecekleri – Davaya İlk Açıldığı Şekilde Çekişmeli Boşanma Davası Olarak Devam Edilmesi Gerektiği/İstinaf Talebinin Kabulü İle Yeniden Karar Verilmek Üzere Dosyanın Mahkemesine Gönderileceği)

• BOŞANMA DAVASININ KESİNLEŞMEMESİ (Anlaşmalı Boşanma/Tarafların Beyanlarından Hükmün Kesinleşmesine Kadar Her Zaman Dönebilecekleri – İstinaf Talebinin Kabulü İle Yeniden Karar Verilmek Üzere Dosyanın Mahkemesine Gönderileceği/Davaya İlk Açıldığı Şekilde Çekişmeli Boşanma Davası Olarak Devam Edilmesi Gerektiği)

4721/m.166

ÖZET : Mahkemece tarafların anlaşmalı olarak boşanmaya karar vermeleri ve bu hususta beyanda bulunmaları üzerine boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı süresinde verdiği istinaf dilekçesiyle; davacının sigortalı olarak çalıştığını, maaşının olduğunu, nafakaya ihtiyacının bulunmadığını belirterek hükmün nafaka yönünden kaldırılmasını ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Yargıtay kararlarına göre taraflar anlaşmalı olarak boşanmalarına yönelik beyanlarından hükmün kesinleşmesine kadar her zaman dönebilirler, bu durumda davaya ilk açıldığı şekilde çekişmeli boşanma davası olarak devam edilmesi gerekeceği anlaşıldığından istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, ön inceleme aşaması tamamlandıktan ve incelemenin duruşma yapılmadan karar verilmesi mümkün bulunan hallerden olduğu anlaşıldıktan sonra duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

KARAR : Davacı mahkemeye vermiş olduğu Adli yardım talepli dava dilekçesi ile; 25 yıldır davalı ile evli olduklarını, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirterek boşanmalarına, çocuğun velayetinin tarafına verilmesine, çocuk için aylık 500,00 TL , kendisi için 500,00 TL tedbir nafakasına, 30.000 TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece ön inceleme duruşması icra edilmiş, davacının gösterdiği tanıklardan bir tanesi dinlenmiş, tarafların anlaşmalı olarak boşanmaya karar vermeleri ve bu hususta beyanda bulunmaları üzerine mahkemece tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına, 2018 yılı Ocak ayından geçerli olmak üzere her yıl ÜFE oranında artmak üzere 600,00 TL yoksulluk nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalı süresinde verdiği istinaf dilekçesiyle; davacının sigortalı olarak çalıştığını, maaşının olduğunu, nafakaya ihtiyacının bulunmadığını belirterek hükmün nafaka yönünden kaldırılmasını ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Yargıtay kararlarına göre tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına yönelik beyanlarından hükmün kesinleşmesine kadar her zaman dönebilecekleri, bu durumda davaya ilk açıldığı şekilde çekişmeli boşanma davası olarak devam edilmesinin gerekeceği anlaşıldığından istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere

-İstinaf talebinin KABULÜNE,

-İlk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

-İstinaf peşin harcının istek halinde davalıya İADESİNE,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 1 ay içeresinde Yargıtay’a temyiz başvuru yolu açık olmak üzere, 02.02.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.