Etiket arşivi: avukat

Torunla Kişisel İlişki Kurulması Davası

Boşanma davalarında bilindiği üzere, müşterek çocukların velayeti ana-babadan birine bırakılmaktadır. Velayetin bir tarafa bırakılması nedeniyle diğer tarafın ana-babası (müşterek çocukların büyükanne – büyükbabası) torunlarını görmek istemekte ancak bazı durumlarda buna imkan bulamamakta veya bu istekleri engellenmektedir.

Bu nedenle torunu ile kişisel ilişki kurmak isteyen büyükanne/büyükbabanın da dava açmak ve kişisel ilişki kurma haklarını hüküm altına aldırmak haklarının bulunduğu kabul edilmektedir.

Torunuyla kişisel ilişki kurmak isteyen bir büyükbabanın açtığı davada mahkeme, davalıya tanık listesini sunması için iki haftalık kesin süre vermiş, bu iki haftalık süre içinde davalı tanık listesini sunmuş ve tanık masraflarını da yatırmıştır.

Ancak davalının tanıkları duruşma günü, tebligata rağmen duruşmaya katılmamışlardır. Mahkeme, bunun üzerine iddiaların tanıkla ispat edilemeyeceği gerekçesi ile tebligata rağmen gelmeyen tanıkların dinlenilmesinden vazgeçmiş ve davanın esasına etkili olmayacağına da karar vererek sosyal hizmet uzmanından rapor alınmadan hüküm kurmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, önüne gelen dosyada (E. 2013/25241 K. 2014/6786 T. 25.3.2014) , davacı ile torunu arasında kişisel ilişki kurulması talebine ilişkin koşulların varlığını tespit yönünden davalı tanıkları dinlenilip, uzman raporu alınarak sonucu itibarıyla bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görmemiş ve yerel mahkemenin kararını bozmuştur.

Aile Konutu Sebebiyle Bankanın Koyduğu İpotek Kaldırılabilir mi?

Aile konutu, eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği bir alandır. Türk Medeni Kanunu, ailenin korunmasına yönelik olarak getirdiği aile konutu şerhi müessesi mucibince, aile için böylesine önemli olan bir malvarlığıyla ilgili olarak eşlerin tek başına hukuki işlem yapmasının diğer eşin menfaatini zedeleyeceğini öngörmüştür.

Türk Medeni Kanunu’nun “Aile konutu” başlığı altında düzenlenen 194.maddesi: “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir.Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur”

Bu nedenle aile konutu olarak özgülenen taşınmazın mülkiyetinin devri diğer eşin rızasına bağlı bir hukuki işlem olarak kabul edilmiştir.

Bankalardan kredi alınması sırasında genel olarak taşınmazlar teminat olarak gösterilmekte ve bunun için banka lehine  taşınmazın tapu kaydına ipotek tesis edilmektedir.

Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş tarafından tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin konulmaması halinde ise iyi niyetli 3. kişinin taşınmazın sahibi eşle yapacağı işlemin sonuç doğurup doğurmayacağı tartışma konusu olmuştur.

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1023. maddesi, tapuya güven ilkesini öngördüğü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 194.maddesi III.fıkrasının ise, tapuya güven ilkesinin aynen sürdürülmekte olduğunun bir ifadesi olarak kabul edilmiş ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2012/2-1567 K. 2013/579 T. 24.4.2013 sayılı kararı ile kötü niyetli olduğu ispat edilmedikçe banka lehine konulan ipoteğin kaldırılması talebinin reddi gerektiği karara bağlanmıştır.

Katılma Alacağında Zamanaşımı Süresi

Merhaba Yasin Bey. 2003 yılında evlendik, 2004 yılında bir araç satın aldık. 2006 yılında boşandık. Bu aracın değeri üzerinde hakkım zamanaşımına mı uğradı? Figen N. 

Figen Hanım, evlilik birliğinin içinde eşlerin çalışmaları ile aldıkları malın değerinin yarısı kanunen diğer eşe aittir. Bu haklar boşanma kararının kesinleştiği günden itibaren başlayan 10 yıllık süre içinde talep edilebilir. Varsa hakkınızın henüz zamanaşımına uğramadığını söyleyebilirim.

Oturma İzni İçin Yapılan Evlilik Geçerli mi? 

Rus asıllı bir bayanla 25 Mart 2014 tarihinde resmen evlendim. Ancak amacının oturma izni almak olduğunu evlendikten sonra anladım. Oturum iznine müracaat ettikten sonra hal ve hareketleri değişti ve benimle yaşamak istemediğini söyleyerek bir ay kadar sonra evi terk etti. Ben de emniyet yabancılar şubesine oturum izninin verilmemesi için dilekçe verdim. Bu durumda benden tedbir nafakası talebinde bulunabilir mi, kandırıldığım için evliliğin iptalini isteyebilir miyim? Fazlı I. 

Fazlı bey, evliliğin iptali eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması, evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması, eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması sebepleri ile istenebilir. Aldatma halinde ise eş, eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa veya kendisinin veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse aldatma nedeniyle evliliğin iptali istenebilir.

Sizin durumunuzda her ne kadar aldatma olduğunu düşünüyorsanız da bu aldatma kanunun öngördüğü şekilde bir aldatma değil. Bu nedenle yaptığınız evliliğin sona erdirilebilmesi için boşanma davası açmanız gerekiyor.

Yapmış olduğunuz evlilik boşanma kararı kesinleşene kadar geçerli olduğu için eşiniz, kanunda yazan tüm haklarını talep edebilir. Yani eşiniz tedbir nafakası, edindiğiniz mallara katılma, miras gibi haklara sahiptir.

Eve İcra Getiren Eşe Dava  

Ben 5 senelik evli bir kadınım. Eşim babamın ismini kullanarak insanlardan borç istiyor, bunları ödemiyor ve kulağımıza sürekli eşimin insanları dolandırdığı gibi sözler geliyor. Evime icra gelmesinden korkuyorum. Babam kendisine güvenilen, ahlaklı bir tacirdir ve eşimin, babamın ismini kirletmesinden çok rahatsızım. Bu nedenle boşanabilir miyim? Özge A. 

Özge hanım, her eş, iş hayatını istediği gibi belirlemekte özgürdür. Herhangi bir işe başlarken eşinden izin alması gerekmez. Ancak bu işini yaparken, ailesinin saygınlığına, onuruna ve haysiyetine zarar vermeyecek şekilde davranması gerekir.

Türk Medeni Kanunu’unun 163. Maddesine göre, eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabileceği kabul edilmiştir.

Eşinizin babanızın itibarını kullanarak çevresinden borç alması, dolandırıcı olduğu şeklinde söylentilerin ortaya çıkması, TMK 166’ya göre evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının mahkemelerce kabul edildiği durumlardır. Bu nedenlerle boşanma davası açabilirsiniz.

 Altınları Alıp Giden Kadına Ceza Var mı?

 Kadının altınları evden alıp gitmesi nedeniyle kadına ceza uygulanır mı? Burçin A.

 Burçin Hanım, evlilik birliği içinde veya düğünde kadına takılan ziynet eşyaları kadının kişisel malı olarak kabul edilir. Her eş, diğer eşte bulunan kişisel malını evlilik birliği devam ederken dahi talep edebilir. Kişisel malı olan ziynet eşyalarını alıp giden kadın hakkında ceza uygulanmaz.

Bir Eşin Malını Diğer Eş Kullanabilir mi?

Eşlerin her ikisinin de arabası varsa bu arabaların her biri ortak yaşam alanına girer mi? Aydolu A.

 Eşlerin sahip oldukları malvarlıkları üzerinde, evlilikleri süresince tasarruf etme hakları bulunmaktadır. Bu kural kişisel malları için olduğu kadar evlilik birliği içinde edinilmiş malları için de geçerlidir.

 Yani eşiniz kendi adına kayıtlı olan aracı istediği gibi kullanabilir, kiralayabilir, satabilir. Bu eşyadan sizin de makul şartlarda yararlanma hakkınız bulunmaktadır.

 Nafaka Artışı Nasıl Sağlanır?

Eşimle 4 yıl kadar önce anlaşmalı olarak boşandık. Mahkeme kararı sonucunda oğlum için ayda 200 lira iştirak nafakası ödenmesine karar verilmişti. Şu anda eşim 350 lira ödüyor. Bunun artırıldığına dair resmi bir karar olması için ne yapmalıyım? Serap C.

Boşanma kararının verilmesiyle birlikte hakim, velayet, nafaka ve eşlerin birbirlerinden olan maddi-manevi tazminat alacakları hakkında da karar verir. Bu verilen kararlarda talebe göre nafakanın ÜFE oranında artırılmasına karar verilse de ülkemizde yaşanan reel enflasyona göre bazen nafakaların miktarının yetersiz hale geldiği görülmektedir. Bu durumlarda nafakanın artırılması için Aile Mahkemesine dava açmak gerekmektedir.

 Bir Yaşındaki Çocuğun Velayeti 

Zorunlu olarak yapılmış bir evliliğimizde yaklaşık 2 yıl doldu. Bir yaşında erkek bebeğimiz var, bu bebek annede mi kalır babada mı? Jülide S.

Çocukların velayeti düzenlenirken bazı durumlar gözönüne alınır. Bunlardan en önemlilerinden biri de çocuğun yaşıdır. Genel olarak 3 yaşından küçük çocuğun, anne bakım ve şefkatine muhtaç olduğu düşünülmekte ve bu nedenle eğer anne yönünden çocuğun gelişimini tehlikeye sokacak bir durum yoksa, küçük çocuğun velayeti anneye bırakılmaktadır.

Hem Kocadan Hem de Babadan Nafaka Alınabilir mi?

Eşim hem benden hem de babasından nafaka alıyor. Bu kanuni mi?Ferhat A.

Herkes yoksulluğa düşecek usul ve füruuna yardım etmekle yükümlüdür. Eşinizin de sorunuzdan anlaşıldığı kadarıyla evlenmeden önce babasına dava açarak yardım nafakası almaya hak kazandığı, evlendikten sonra da bu nafakanın ödenmesine devam edildiği anlaşılıyor. Eğer eşinizin sizden aldığı nafaka yoksulluktan kurtulmasına yetmeyecek miktarda ise babasından nafaka almaya devam edebilir.

Altınlar Kime Ait? 

Selam, benim kayınçomun eşini annesi evine götürdü. Giderken tüm altınları da aldılar. Geri dönmesi için evlerine gittik, ancak geri dönmedi. Resmi olarak 3 ay önce evlendiler, ancak fiili olarak evliliklerinin 26. gününde evi terk etti. Altınlar kime ait, mahkemeye başvursak altınları geri alabilir miyiz? Ali Rıza O.

 Ali Rıza bey, evliliklerde fiili olarak evlilik, resmi olarak evlilik şeklinde bir ayrım bulunmamaktadır. Eşler evlenme dairesinde nikah kıydıklarından itibaren evli sayılmakta ve Medeni Kanun’un tanımladığı hak ve borçları yükümlenirler.

Altınlar konusunda da şöyle bir ayrım bulunmaktadır: Genel olarak Yargıtay altınların kime takıldıysa o kişiye ait olmasına karar vermektedir, bununla birlikte bazı durumlarda erkeğe takılan altınlar da kadına bağışlanmış sayılmaktadır. Bu nedenle düğün CD’si ve sonrasındaki olaylara göre altınların kime ait olduğuna karar verilir.

 Mal Beyanında Bulunmamanın Cezası Var mı?

Hiçbir gelirim ve üzerime kayıtlı gayrimenkulüm yok. Mal beyanında bulunmalı mıyım? Bulunmazsam ne olur? Ayşe H.

 Ayşe Hanım, icra ve iflas yasasına göre eskiden mal beyanında bulunulmaması suç olarak kabul ediliyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi ekonomik suça ekonomik ceza olacağı görüşüyle cezayı içeren maddeyi iptal etti. Bu nedenle mal beyanında bulunmama suçu ortadan kalkmış bulunmaktadır.