Etiket arşivi: boşanma avukatı

Trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası

T.C. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2012/839 K. 2013/1958 T. 7.2.2013
• TRAFİK KAZASI SONUCU ÖLÜM NEDENİYLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI ( Bilirkişi Raporundan Sonra Islahla Talep Sonucunun Artırıldığı – Islahla Yapılan İstemin Yeni Bir Dava Niteliği Bulunmadığı/İstek Sonucunun Artırılmış Olduğu )
• ISLAH İLE TALEP SONUCUNUN ARTIRILMASI ( Yerel Mahkemenin Islahla Artırılan Bölümün Zamanışımı Sebebiyle Reddetmiş Olmasının Hatalı Olduğu – Ayrıca Tazminat Miktarının Her Olayın Özelliğine Göre Değişebileceğinin Gözetilmesi Gereği )
• TAZMİNATIN HER OLAYIN ÖZELLİĞİNE GÖRE DEĞİŞMESİ ( Takdir Hakkı Kullanılırken Objektif Ölçülerin Dikkate Alınacağı – Eldeki Davada Belirlenen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğu/Ayrıca Dul Eşin Evlenme İhtimalinin de Gözetileceği )
• DESTEKTEN YOKSUN KALMA ( Dul Eşin Evlenme İhtimalinin Gözetilmesi Gereği – Davacının Medeni Halinin Araştırılacağı )
• TAZMİNAT MİKTARININ HESAPLANMASI ( Mahkeme Kararında Gerekçe Bulunmadığından Belirlenen Miktarlara Ne Şekilde Ulaşıldığının Tespit Edilemediği – Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası/Trafik Kazası )
• DESTEĞİN BÖLÜŞÜK KUSURU ( Tazminat Miktarının Ne Şekilde Hesaplandığının Mahkeme Kararından Anlaşılamadığı )
• DUL EŞİN EVLİLİK DURUMU ( Destenten Yoksun Kalma Tazminatı – Eşin Medeni Durumunun Araştırılması Gerektiği )
6100/m. 176,177/1
818/m. 41,47

DAVA : Davacı N. C. vd. vekili tarafından, davalı M.A. aleyhine 21.10.2004 gününde verilen dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.11.2011 tarihli kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1- ) Dava, trafik kazası sonucu ölüm sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Yargılamanın devamı sırasında düzenlenen tazminat bilirkişi raporunda, destek zararının istemden fazla hesaplanması üzerine; davacı, 01.11.2010 tarihli ıslah dilekçesini vererek dava dilekçesindeki talep sonucunu artırmış ve bilirkişi raporunda belirlenen zarar miktarına göre bakiye zararını istemiştir. Davacının ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü istem, yeni bir dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesindeki istek sonucunun artırılması biçimindedir. Bu sebeple sadece dava dilekçesine karşı ileri sürülebilecek olan zamanaşımı itirazı ıslaha karşı ileri sürülemez. Islah. 1.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. vd. maddelerinde düzenleme altına alınmıştır. Anılan kanunun 177/1 maddesinde de ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği açıkça düzenlenmiştir. Şu durumda, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamaz. Zira ıslah, yeni bir dava olmayıp sadece dava dilekçesinde yapılan bir değişikliktir. Açıklanan yasal düzenleme karşısında; yerel mahkemece, ıslahla artırılan bölümün zamanaşımı sebebiyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

2- ) Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi ( fonksiyonu ) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum ( tatmin ) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 gün ve 7/7 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel ( objektif ) ölçülere göre uygun ( isabetli ) bir biçimde göstermelidir.

Dava konusu olayda, her ne kadar ölenin çocukları olan O. C. ve R.C. yararına takdir edilen manevi tazminat miktarları makul ise de; ölenin eşi olan davacı N. C. manevi tazminat alacağından, yerinde olmayan gerekçelerle indirim yapılması doğru değildir. Olayın oluşu, kusur durumu, adı geçen davacının ölene olan yakınlık derecesiyle yukarda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı azdır. Davacı N. C. yararına daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

3- ) Destekten yoksunluk tazminatı hesaplarında dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, dul eşin yeniden evlenme ihtimalinin nazara alınması keyfiyetidir. Hesaplama, bilinmeyen dönem için farazi bazı kriterlere göre yapılmakta ise de; evlenme ihtimali belirlemesinde dul eşin hesap tarihi itibariyle evlenip evlenmediği tespit edilebilir bir olgudur. Hükme esas alınan ek raporda, olay tarihinde davacının 30 yaşında olmasına ve 18 yaşından küçük iki çocuğunun bulunmasına göre evlenme ihtimali belirlenmiştir. Ancak 1974 doğumlu olan davacının ek rapor tarihine ( 37 yaşına ) kadar hala evlenmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Şu halde, mahkemece davacı eşin nüfus tablosu dosya arasına getirtilerek, medeni hali belirlenmeli ve eğer eş hala evlenmemiş ise rapor tarihindeki yaşına göre evlenme ihtimali bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alınmalıdır. Kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.

4- ) Mahkemece hükme esas alındığı belirtilen 19.10.2011 tarihli ek raporda, davacı çocuklar yararına hesaplanan destek tazminatları, mahkemece kabul edilen miktarlardan açıkça fazladır. Bu hususta kararda gerekçe bulunmadığından, mahkemece belirlenen miktarlara ne şekilde ulaşıldığı tespit edilememiştir. Bilirkişi raporunda desteğin bölüşük kusuru sebebiyle indirim yapılmış olması da gözetildiğinde; hesaplanan miktarlardan herhangi bir indirim yapılmaması gerekirken aksi şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarda ( 1-2-3-4 ) numaralı bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Trafik kazası nedeniyle ölüm halinde tazminat

T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/9564
K. 2012/11611
T. 4.7.2012
• TRAFİK KAZASI NEDENİYLE DESTEKLERİN ÖLÜMÜ ( Maddi ve Manevi Tazminat – Sigorta Şirketi Tarafından Davacılara Ödemelerin Yapıldığı Tarihin Belirlenip Güncellenerek Hesaplanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatından İndirilmemiş Olması Usul ve Yasaya Uygun Düşmediği )
• MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT ( Trafik Kazası Nedeniyle Desteklerin Ölümünden Dolayı – Sigorta Şirketi Tarafından Davacılara Ödemelerin Yapıldığı Tarihin Belirlenip Güncellenerek Hesaplanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatından İndirilmemesinin İsabetli Olmadığı )
• DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI ( Sigorta Şirketi Tarafından Davacılara Ödemelerin Yapıldığı Tarihin Belirlenip Güncellenerek Hesaplanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatından İndirilmemesinin İsabetli Olmadığı – Trafik Kazası Nedeniyle Desteklerin Ölümünden Dolayı Tazminat )
• SİGORTA ŞİRKETİ TARAFINDAN YAPILAN ÖDEME ( Tazminat Hesabının Yapıldığı Güne Kadar Geçen Süreye İlişkin Yasal Faizinin Hesaplanması Suretiyle Güncelleme Yapılarak Hesaplanan Tazminattan İndirilmesi Gerektiği – Trafik Kazası Nedeniyle Desteklerin Ölümünden Dolayı Tazminat )
• TAZMİNATTAN İNDİRİM ( Trafik Kazası Nedeniyle Desteklerin Ölümünden Dolayı Tazminat – Sigorta Şirketi Tarafından Davacılara Ödemelerin Yapıldığı Tarihin Belirlenip Güncellenerek Hesaplanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatından İndirilmesi Gerektiği )
818/m.41,45
ÖZET : Dava trafik kazası nedeniyle desteklerin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizinin hesaplanması suretiyle güncelleme yapılarak hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödemelerin yapıldığı tarihin belirlenip yukarıda belirtilen şekilde güncellenerek hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

DAVA : Davacı F. C. vdl. vekili tarafından, davalı Y… Transport Uluslararası Nakliyat Tic. A.Ş. vd. aleyhine 17/12/2009 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi ihbar olunan A… Sigorta A.Ş. vekili ve davalı şirket vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Diğer temyiz itirazına gelince:

Dava trafik kazası nedeniyle desteklerin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; karar, davalı Y… Transport Uluslararası Nakliyat Tic. A.Ş. ile ihbar olunan A… Sigorta A.Ş. tarafından temyiz olunmuştur.

Yerel mahkemece benimsenen tazminat tutarlarının hesaplanmasına ilişkin 01/11/2010 günlü bilirkişi raporunda, destekten yoksun kalma tazminatı hesap günündeki verilere göre hesaplanmış ve davalının araç sigortacısı olan A… Sigorta A.Ş. tarafından desteğin ölümü nedeniyle desteğin eşi ve cocukları olan davacılara 29/06/2004 tarihinde yapılan 30.000,00 TL ödeme, bilirkişi raporunun sonuç kısmında herhangi bir güncelleştirme yapılmadan belirlenen tazminattan indirilmiştir.

Sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizinin hesaplanması suretiyle güncelleme yapılarak hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.

Yerel mahkemece, olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödemelerin yapıldığı tarihin belirlenip yukarıda belirtilen şekilde güncellenerek hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

3-İhbar olunan A… Sigorta A.Ş.’nin temyiz itirazına gelince:

İhbar olunanın sıfatı gereği temyiz hakkı yok ise de hüküm fıkrasında aleyhine hüküm kurulduğu anlaşılmakla temyiz hakkının bulunduğu sonucuna varılarak yapılan inceleme sonucunda; davada ihbar olunan konumunda olup davada taraf sıfatı bulunmayan yönünden sorumluluk hükmü kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı Y… Transport Uluslararası Nakliyat Tic. A.Ş. yararına, ( 3 ) nolu bentte gösterilen nedenle İhbar oluna Ak Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

3 Çocuktan 1’inin Velayeti Babaya Veriliyor

çocuk velayeti, çocuk velayeti nasıl alınır, çocuk velayet davaları, çocuk velayetleri, çocuk velayeti babaya verilir mi, çocuk velayeti kime verilir, çocuk velayet davası, çocuk velayeti alma, çocuk velayetleri hangi hallerde babaya verilir 3 Çocuktan 1’inin Velayeti Babaya Veriliyor yazısına devam et

Uygulamada Yoksulluk, İştirak ve Yardım Nafakası

  • Yoksulluk nafakası nedir, hangi hallerde yoksulluk nafakasına hükmedilir? 

Talep halinde boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren geçerli olmak üzere, düzenli, yeterli, sürekli bir geliri olmayan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşe, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer eş tarafından ödenmesine hükmedilen Uygulamada Yoksulluk, İştirak ve Yardım Nafakası yazısına devam et

Boşanan Kadınlar, Çocuğuna Artık Kendi Soyadını Verebilecek

Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde yaptığı değerlendirme ile çocuğuna kendi soyadını vermek isteyen annenin talebini haklı bularak bu konuda emsal niteliğinde bir karara imza attı. Boşanan Kadınlar, Çocuğuna Artık Kendi Soyadını Verebilecek yazısına devam et

2015 Yılının En’leri

Her yıl olduğu gibi bu yıl da yaşanan olaylardan derlediğimiz Yılın En’lerini seçtik 🙂

1) YILIN DELİLİ:Mahkeme okunmuş suyu boşanma delili saydı.

Muğla’da eşine kendisini büyü yaparak korkuttuğu gerekçesiyle boşanma davası açan Ayşe Ö.’nün mahkemeye sunduğu ‘okunmuş su’lar delil sayıldı.

2) YILIN PİYANGOSU:Reklamcı Alinur Velidedeoğlu’na eşi Enci Velidedeoğlu boşanma davası açtı. 4 milyon lira tazminat isteyen Enci Velidedeoğlu, eşinin kendisini aldattığını iddia etti.

3) YILIN BOŞANMA NEDENİ: Diyarbakır’da eşi tarafından başka bir aile ile ’swinger’ (eş değiştirme) ilişkiye zorlandığını iddia eden 6 yıllık evli 1 çocuk annesi A.T., savcılığa suç duyurusunda bulunarak boşanma davası açtı.

4)  YILIN EN KISA SÜREN EVLİLİĞİ:Halil Sezai’nin kız arkadaşı Zehra Kaya ile geçen ay gizlice evlendiği, ancak anlaşamayan çiftin 15 gün sonra boşandığı ortaya çıktı.

5) YILIN MAHKUMU: Kocasını balkonda evli sevgilisiyle telefonla konuşurken yakalayan Yadigar S. “Toplum içine çıkamıyorum” diyerek tazminat davası açtı. Mahkeme eski sevgili Gülgün K.’yi 5 bin lira tazminat ödemeye mahkûm etti.

6) YILIN DİRENİŞİ: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının yalnızken gece bir başka erkeği ortak konuta almasının zinanın varlığına işaret ettiğine karar verdi. Dairenin kararına uymayan yerel mahkeme ise “İçerisinde cinsel bir organ olmayan salt sevgi, muhabbet ifade eden aşıkane hareketler (okşama, kucaklaşma, öpüşme) sadakatsizlik oluştursa bile zina kavramına girmez” değerlendirmesinde bulunarak önceki kararında direndi. 2. Hukuk Dairesi dosyayı tekrar görüşecek.

7) YILIN NAFAKASI: 

berlusconi_lp

İtalya eski Başbakanı Silvio Berlusconi boşandığı eşine aylık 1.4 milyon Euro nafaka ödeyecek.

8)YILIN YASAĞI:Rusya Federasyonu’na bağlı 4 ilde, her yıl 8 Temmuz’da kutlanan Rusya Aile, Aşk ve Sadakat Günü nedeniyle, bir günlük boşanma yasağı getirildi.

9) YILIN ETKİNLİĞİ:Almanya’da düğün ve evlenme fuarlarına düzenlenmesine herkes alışıkken, bu kez ülkede bir ilke imza atılarak, boşanma fuarı açıldı. Boşanma fuarında ziyaretçilerine boşanmayla ilgili bilgi verildi.

10) YILIN APPLİKASYONU:Suudi Arabistan’da mobil mesajlaşma uygulaması WhatsApp boşanma sebebi oldu.

Karısının WhatsApp durum güncellemesini delil olarak gösteren kocayı haklı bulan mahkeme çiftin boşanmasına karar verdi.

Karısından boşanmak için mahkemeye başvuran adam, boşanma sebebi olarak karısının WhatApp’a yazdığı durum güncellemesini gösterdi. Karısının durum güncellemesine “Sana katlanacak sabra sahip olmak için dua ediyorum” yazdığını iddia eden adamı haklı bulan mahkeme çiftin boşanmasına karar verdi.

11) YILIN EN MUTLUSU:

2-izn-1-1

Bursa’nın İznik ilçesinde, bir genç, boşanma davasına düğüne gider gibi gitti.

5 ay önce N.A. ile hayatını birleştiren Hasan A. (26), eşinden boşanmak için gittiği adliyede herkesi şaşkına çevirdi. Aracını gelin arabası gibi süsleyen genç adam, bununla da kalmayıp, otomobilinin arkasına, “Boşanıyorum, çok mutluyum” diye yazdırdı.

12) YILIN MAHKEME KARARI:İstanbul’da eşinden boşanmak isteyen bir kadın, mahkemede tüp bebek parasını yasal faiziyle geri istedi. Mahkeme kararını verdi; 32 bin 888 lira koca tarafından genç kadına ödenecek.

Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanma Davalarında Mallar Nasıl Paylaşılır? 

1926’dan Önceki Dönemde Boşanmada Mal Paylaşımı

1926 yılından önce Türk Hukuku’nda karı-koca mal rejimi kavramı ve buna ait çeşitli kurallar yoktu. Eşlerden her birinin kendi mallarında eskisi gibi zilyet ve bunlara tasarrufta zilyet olması, yani tam anlamıyla mal ayrılığı vardı. Kocanın, eşini her an boşanma hak ve yetkisine sahip olması karşısında kadının kendi malları üzerindeki hak ve menfaatleri tam olarak sağlanmış oluyordu.

1 Ocak 2002’den önce edinilen mallarda da kadının hakkı olabilir:

743 sayılı Medeni Kanun ise, yasal mal rejimi olarak mal ayrılığını (md.170) kabul etmekle beraber, onun yanında mal birliği ve mal ortaklığı gibi iki farklı mal rejimini de düzenlemiş böylece de eşlere farklı üç mal rejimi türünden dilediğini seçebilme imkânını sağlamıştı.

1 Ocak 2002’de 4721 sayılı yeni Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki dönemde yapılan evlilikler için mal ayrılığı sistemi benimsenmiştir.

Yani bir evlilik 1 Ocak 2002’den önce başlamışsa ve evlilik sözleşmesi de yapılmamışsa, evliliğin bu döneminde eşlerin adına kayıt ettirdikleri mal varlıkları kimin adına kayıtlı ise onun olur. Bu dönemlerde evin geçimi erkekler tarafından sağlanır, kadınlar ise çalışmazdı. Evlilik içinde alınan mallar da genellikle erkek adına kayıt edilirdi.

Bu dönemde kadınların, kocalarının mal varlığında hakkı bulunmuyor; ancak çalışarak evin geçimine katkıda bulunan kadınlar ile ziynetler veya ailesinin katkılarıyla vb. şekilde eşinin edindiği mala katkı yapılması hali bu kuralın istisnasını oluşturuyor.

2002 Yılından Sonraki Dönemde Boşanmada Mal Paylaşımı

4721 sayılı Türk Medeni Kanun Dördüncü Bölüm’de “Eşler Arasındaki Mal Rejimi” başlığı altında 202- 281. maddeleri arasında eşler arasındaki malî ilişkiler, özellikle Medeni Kanunun öngördüğü çeşitli mal rejimlerinde eşlere ait olan malların yönetimi, mallardan yararlanma, mallar üzerinde tasarrufta bulunma ve eşlerin bu konudaki sorumlulukları, üçüncü kişilerin mal rejimleri karşısındaki durumları gibi konular düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeler karşısında, aralarındaki yasal mal rejimini değiştirmemiş eşlerin 1 Ocak 2002 tarihinden önceki malvarlıklarına 743 sayılı Kanun’a göre mal ayrılığı, 1 Ocak 2002’den sonraki malvarlıklarına ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü, başka bir mal rejiminin kabulü, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesiyle sona erer.

Edinilmiş malların tasfiyesi sırasında alacağa ilişkin olmak üzere değer artış payı alacağı ve katılma alacağı olmak üzere iki taleple karşılaşılabilir.

Kural olarak, 1 ocak 2002’den sonra bir eşin edindiği mal varlığının değerinin yarısı diğer eşe aittir. Diğer eşin çalışması, çalışmaması hatta fiili olarak aynı evde yaşıyor olup olmamaları dahi önemli değildir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Konusunda Sıkça Tekrar Edilen Yanlışlar:

Sizler gibi ben de internete giriyorum, gazete ve televizyon izliyorum. Katıldığım tüm programlarda ve sizlerden gelen sorularda maalesef bu bilgi kirliliği ile savaşmak zorunda kalıyorum. Etrafta o kadar çok fazla ve birbiriyle çelişen bilgi var ki, normal bir insan kimin söylediğinin doğru olduğunu şaşırıyor maalesef. Bu nedenle önemli gördüğüm bazı sorularınıza verdiğim cevapları buraya da aldım. Lütfen her okuduğunuza itibar etmeyin ve işi ehline bırakın.

  •  Şirket Hisselerinin Paylaşımı Nasıl Olur?

Boşanma davalarında sıkça karşılaşılan durumlardan bir tanesi de eşlerden birinin ortağı olduğu şirketteki hissesinin paylaşımıdır.

Eşin 1 Ocak 2002 tarihinden sonra çalışmaları karşılığında kazandıkları ile kurduğu, ortak olduğu şirketlerdeki hisse değerleri ve bu hisselerin gelirleri üzerinde diğer eşin edinilmiş mallara katılma rejimi dolayısıyla hakkı bulunmaktadır.

Şirket hisseleri eğer 2002 yılından önce elde edilmiş ise, hisse sahibi eşin kişisel malı olarak kabul edilir. Bu nedenle şirketin hisse değeri paylaşıma tabi tutulmaz.

Şirket hissesinin 2002’den sonra ve evlilik süresi içinde elde edilmiş olması halinde, şirket hissesinin değeri edinilmiş mal olarak kabul edilerek, istisnai durumlar dışında, mal paylaşımına dahil edilebilir.

Her iki durumda da şirket hissesi nedeniyle elde edilen gelirler , tıpkı kira gelirinde olduğu gibi, edinilmiş mal kabul edilerek paylaşıma dahil edilir.

Paylaşım yapılırken, hisselerin yarısı değil, değerinin yarısı paylaşılacaktır.

Burada elimizdeki örnek kararlardan birini paylaşıyorum:

“Toplanan delillerden; tarafların 11.04.1984’te evlendikleri, 26.02.2004 tarihinde boşanma davasının açıldığı, tasfiyenin de istenildiği, boşanmanın 26.04.2005’te kesinleştiği, mal rejiminin 26.02.2004’te sona erdiği ( MK. md. 225/2 ) davanın konusunu oluşturan şirketin 24.04.2000’de kurulduğu, dava konusu şirkete ve otomobile davacı tarafından maddi bir katkıda bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Şirket hissesi kocanın kişisel malıdır. Kişisel malın yerine geçen değerlerde kişisel maldır. ( MK. md. 220/2-4 ) Kişisel malın geliri ise aksine sözleşme yapılmadığı sürece edinilmiş maldır. ( MK. md. 219/4, 221/2 )

Mahkemece yapılacak iş; 4721 Sayılı Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 ile mal rejiminin sona erdiği 26.02.2004 tarihleri arasında şirket tarafından davalıya payı dikkate alınarak bir temettü verilmiş ise bunun tesbiti, kar payı verilmemiş ancak şirkete ayın olarak ilave yapılmış ise bunun da belirlenmesi ( MK. md. 221 ), mal rejiminin sona erdiği sırada ( 26.02.2004’te ) mevcut olan edinilmiş malların tasfiyede dikkate alınacağının gözetilmesi ( MK. md. 235 ) buna göre katılma alacağı hesaplanması yoluna gidilmelidir. ( MK. md. 236 )

Dava konusu otomobilinde edinilmiş mallar yerine geçen değerlerden olup olmadığı da araştırılmalıdır. (MK. md. 219/5)

İşin temyiz incelemesi sırasında bu yönün gözden kaçtığı ve yazılı şekilde bozma yapıldığı anlaşılmakla davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, dairemizin bozma kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.” YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
E. 2007/6042 K. 2007/8727 T. 24.5.2007

  • Yasin Bey, ünlü bir kişi Acun Ilıcalı’nın boşanma davası ile ilgili olarak “eşinin yarı yarıya hakkı bulunmadığını, herkesin yanlış bildiğini” yazdı. Bu doğru mu?

Hukuki konularda danışma verme hakkı Avukatlık Kanunu gereğince sadece avukatlarda bulunmaktadır. Zamanında bu kanunun bu şekilde yapılmış olmasının nedeni yalan yanlış, eksik bilgilerle halkın yanıltılmasının önüne geçmek olmalı. Öte yandan o kişinin söylediği söz 1 Ocak 2002’den önce iktisap edilmiş mal varlığı açısından doğrudur.

Menfaatiniz için herkesin söylediğine inanmayınız.

  • Boşanma davasında mal kaçırmanın önlenmesi için tedbir koyulabilir mi? Koyulabilirse nasıl?

Boşanma davası sırasında mal kaçırmanın önlenmesi için hukuken mallara tedbir konulamaz. Bu kanun yeni olduğu için ülkenin çeşitli yerlerinde farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. Ancak kanuna ve Yargıtay içtihatlarına göre boşanmada mal kaçırmanın önlenebilmesi için boşanma davası ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi davası da açılmalı. Bu dava açılmadan boşanmada mal kaçırmanın önlenmesi için eşin malvarlığı üzerine tedbir koyulması yanlış olacaktır.

  • Boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılmasının 1 yıllık süresi olduğu doğru mu?

Mal rejimi nedeniyle talep hakları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Önceden 1 yıllık zamanaşımı kabul ediliyordu, ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu aldığı bir kararla 1 yıllık zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak uygulanması gerektiğine işaret etmiştir.

  • Boşanma olmadan malların paylaşılamayacağı doğru mu?

Bu da tam doğru bir ifade değil. Eşler birbirlerine geçen kişisel mallarını boşanma davası açılmadan da isteyebilirler. Eşler arasındaki cebri icra yasağı kaldırılmıştır. Eşler birbirine dava açıp hakkını alabilir.

Edinilmiş mal adı verilen, evlilik sırasında çalışma karşılığı alınan malların ise boşanma davasını açınca paylaşılmasını isteyebilirler.

Son güncelleme 8.11.2016