Etiket arşivi: boşanma avukatı

BOŞANMA DAVASI MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TEDBİR NAFAKASI

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2008/18363 K. 2010/320 T. 12.1.2010

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda; mahalli mahkemece verilen hükmün davacı-davalı ( koca )tarafından; kusur tayini, tazminatlar, velayet ve nafakalar yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 12.01.2010 günü temyiz eden Murat vekili Avukat ve karşı taraf Kader vekili Avukat geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre davacı-davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın boşanmada kusursuz veya az kusurlu olması zorunludur. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Eşit kusurlu taraf yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunamaz. Bu itibarla davalı-davacının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

3- Tarafların müşterek çocuğu Batuhan’ın dava tarihinden beri babanın yanında bulunduğu, bakım ve iaşesinin davacı-davalı tarafından karşılandığı 02.10.2007 tarihli oturumda dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, çocuk için 30.07.2007 tarihinden itibaren davalı-davacı ( anne )yararına tedbir nafakası takdir edilmesi de isabetsizdir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 750.00.-TL vekalet ücretinin Kader’den alınıp Murat’a verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

avukat, avukat ankara, boşanma avukatı

BOŞANMA PROTOKOLÜ

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2008/5574 K. 2009/8213 T. 29.4.2009

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı Zeynep vekili tarafından davalı Mehmet aleyhine 7/6/2007 tarihinde açılan boşanma davasında, tarafların boşanma ve mali sonuçları ile velayet konusunda anlaştıklarına dair imzaladıkları protokol ve duruşmadaki beyanları doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği, ayrıca hükümde tarafların müşterek çocukları Alper’e 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununun 1l/b maddesi uyarınca koruma kurulunca yardım ve koruma hizmetleri alanında yardımda bulunulması için karar kesinleştiğinde bir suretinin Kartal Denetimli Serbestlik Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece küçük Alper’e yardım ve koruma hizmetleri alanında yardımda bulunulması kararı verilmesi nedeniyle, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce Kartal 1. Aile Mahkemesine gönderilen 6/9/2007 tarih ve ÇDS 2007/4785 sayılı yazı ile küçük hakkında uygulanması istenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin açıkça belirtilmesinin istendiği, mahkemece bu hususun açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmıştır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/son maddesinde “Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi” öngörülmüştür.

Diğer taraftan, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesinde korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında alınabilecek koruyucu ve destekleyici tedbirler sayılmıştır.

Mahkemece verilen hükümde Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce küçüğe yapılacak yardımın ne olduğu, niteliği ve süresi konularında herhangi bir açıklamaya yer verilmeksizin infazda şüphe ve tereddüde yol açacak şekilde yardımda bulunulmasına dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 29.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

avukat, avukat ankara, boşanma avukatı

BOŞANMA DAVASI VELAYETİN KALDIRILMASI

T.C.YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2008/5965 K. 2008/9325 T. 25.6.2008

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davalı ile eşi boşanmışlar, ortak çocuk 14.01.1999 doğumlu Yiğit’in velayeti boşanma kararı ile annesine verilmiş, bu karar 04.04.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Toplanan delillerden, boşanma ve velayete ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra davalı annenin, fiilen davacı ( dede ) yanında bulunan çocuğunu teslim almak için müteaddit defalar girişimlerde bulunduğu, ancak her defasında davacının engellemesi ile karşılaştığı anlaşılmaktadır. Davalı annenin velayet görevini ifa edemeyeceğine ve çocuğuna karşı ilgisiz olduğuna ilişkin ciddi bir olgu ve delil getirilememiştir.

Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde, davanın reddi gerekirken velayetin anneden kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

avukat, avukat ankara, boşanma avukatı

Boşanma Davalarında Maddi Tazminat Nedir?

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.Boşanma davasında maddi tazminata hükmedilebilmesi için bu yönde bir talebin olması gerekir. Tazminat miktarının Borçlar Kanunu 83.maddesine göre Türk Lirası olarak talep edilmesi lazımdır. Taraflardan birinin maddi ve manevi tazminat miktarını ayırmadan toplu olarak tazminat talebinde bulunması halinde, isteminin ne kadarının maddi ne kadarının manevi olduğu açıklattırılır. avukat

TMK’nın 174/1.maddesinde düzenlenen maddi tazminat boşanmanın fer’isi niteliğindedir. Evlenmenin boşanma dışında başka bir sebeple sona ermesi halinde bu madde hükmü uyarınca maddi tazminata hükmedilmesi söz konusu olmaz.

Maddi tazminat talebinin boşanma davasının ferisi niteliğinde olması nedeniyle boşanma davası reddedildiğinde maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekmemesine karşın; boşanma hükmünün verilmesi halinde maddi tazminat talebi hakkında olumlu veya olumsuz mutlaka bir karar verilmelidir.

Maddi tazminatın miktar itibariyle zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde saptanması gerekir. Hakim tazminat miktarını belirlerken kusurun ağırlığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, çalışma koşullarını göz önünde bulundurur.Yargıtay uygulamalarına göre tazminat miktarı TMK’nın 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanunu’nun 44 ve 49.maddeleri bir arada değerlendirilerek takdir edilir.

Maddi tazminat kısmi olarak istenemez. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak talepte bulunulamaz.

Maddi tazminata esas alınabilecek ve boşanma yüzünden haleldar olduğu ileri sürülen menfaatler toplumun genel yapısı, ülke ve hayatın olağan akışına göre hakim tarafından belirlenir. Beklenen yararlar, henüz doğmamış fakat evlilik birliği devam etse idi büyük olasılıkla doğacağı düşünülen olası çıkarlardır. İleride doğabilecek mirasçılık hakkı, yaşam standardının kaybedilmesi, eşin maddi desteğinin yitirilmesi, eşin sosyal güvenlik hakkının kaybedilmesi gibi durumlar maddi tazminat taleplerine dayanak oluşturur.

Maddi tazminat taleplerinin belirlenmesi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmaz. Bu tamamen hakimin takdirinde olan bir konudur.

TMK 176/1’e göre maddi tazminat toptan veya irat şeklinde ödenebilir.176/3’e göre irat şeklinde ödenmesine karar verilen maddi tazminat ölüm ve yeniden evlenme halinde kendiliğinden; maddi tazminat alacaklısının evlenme olmaksızın karı koca hayatı yaşıyor olması veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla sona erer.

İrat şeklinde ödenmesine karar verilen maddi tazminatın durumun gereklerine göre artırılması dava edilebileceği gibi eksiltilmesi ya da tamamen kaldırılması da mahkemeden istenecektir.

Hakim, talep olması halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminatın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneğini yani genel olarak enflasyon karşısındaki artış oranını da belirleyebilir. Boşanma avukatı boşanma davası