Etiket arşivi: boşanma nedenleri

Boşanma Davası Açmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Boşanma

Aile avukatı, anlaşmalı boşanma, boşanma avukatı, boşanma avukatları, boşanma davası, boşanma davası nasıl açılır, boşanma dilekçesi, boşanma gerekçeleri, boşanma hukuku, boşanma sebepleri, boşanma nedenleri, çekişmeli boşanma, nasıl boşanabilirim

Boşanma Davası Türleri Nelerdir?

Boşanma davası genel olarak çekişmeli boşanma davası ve anlaşmalı boşanma davası olarak ikiye ayrılmaktadır.

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Kanuna göre boşanma sebepleri,

  • zina,
  • hayata kast,
  • eşe çok kötü muamele,
  • yüz kızartıcı suç işleyen eşten boşanma,
  • terk,
  • akıl hastalığı,
  • evlilik birliğinin temelinden sarsılması,
  • anlaşmalı boşanma ve
  • fiili olarak ayrı yaşama şeklinde sayılmıştır.

Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı olarak boşanmak isteyen eşlerin evliliğinin 1 tam yılı doldurmuş olması gerekir. Bir tam yılı doldurmamış eşler anlaşmalı olarak boşanamazlar. Ancak bu durumda eşlerin yukarıda saydığım nedenlerle çekişmeli boşanma davası açmalarının önünde bir engel yoktur.

Boşanma Süreci Nasıl İşler?

Boşanmada tüm süreçler dava dilekçesinin hazırlanması ile başlar, davanın açılması, dilekçenin tebliği, ESD araştırmasının yapılması, cevap dilekçesinin verilmesi, cevap dilekçesine cevap dilekçesi ile bu dilekçeye cevap verilmesi ile devam eder.

Yine ön inceleme duruşması, tanıkların dinlenilmesi ve diğer delillerin toplanmasının akabinde esasa ilişkin beyanların sunulması ile ilk aşaması sona erer.

Bu aşamadan sonra, gerekçeli kararın tebliği, istinaf ya da temyiz merciine başvurulması aşamaları da mevcut olabilir.

Nihayetinde kararının kesinleşmesi ve nüfus müdürlüğüne işlenmesi ile süreç tamamlanır.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Genel olarak anlaşmalı davalar, davanın açılması, duruşmaya çıkılması ve kararın kesinleşmesi için yapılması gereken çeşitli işlemlerle birlikte yaklaşık 2-3 aylık bir süreç alıyor.

Çekişmeli davalar ise 10-12 ayda bitiyor. Kesinleşmesi ise temyiz edilirse yaklaşık 18 -20 ayı buluyor.

En Hızlı ve En İyi Nasıl Boşanılabilir?

Önemli olan en hızlı şekilde boşanılması değil, en doğru şekilde boşanılmasıdır. Tarafların tüm haklarını alabildiği sonuç en iyi boşanmadır.

Boşanma Davasını Hangi Tarafın Açması Avantajlıdır?

Boşanma davasını hangi tarafın açtığı değil, açan tarafın iddialarını ispatlaması önemlidir. Öte yandan bir taraf boşanma davası açtıktan sonra diğer tarafın da karşı boşanma davası açma hakkı bulunmaktadır.

Boşanmada iddialarını en doğru şekilde sunan ve bunları ispatlayabilen taraf avantajlıdır.

Kadın ya da erkeğin davayı açmasının hiç bir önemi bulunmamaktadır.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davası, aile mahkemesine, aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise asliye hukuk mahkemesine hitaben yazılacak 3 nüsha dilekçe ile açılmaktadır.

Davanın açılmış sayılması için başvuru harcı, peşin harç ve benzeri harçlar ile gerekli gider avansının yatırılmış olması gerekir.

Boşanma İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?

Boşanma için bugünkü internet ortamında tek gerekli olan belge TC Kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanıdır. Aile cüzdanı, pasaport, tapu kayıtları, ikametgah ilmuhaberi, doğum belgeleri gibi kayıtlara gerek yoktur.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanmalıdır?

Boşanma dilekçesinin hazırlanması için çeşitli kanunlarda belirlenmiş şekillere uyulması gerekmektedir. Dava dilekçelerinin içermesi gereken bazı ifadeler bulunmaktadır. Bunlara uyulmaması halinde dilekçe reddedilebileceği gibi, davanın açılmamış sayılmasına da karar verilebilmektedir. Bunun yanında, içerik olarak yanlış hazırlanmış bir dava dilekçesi, hak kayıplarına da neden olabilir.

İki Eş de Mahkemeye Gelmek Zorunda mıdır?

Evliliğin sona ermesi için açılan bu davaları ikiye ayırmak mümkündür: Bunlardan ilki anlaşmalı davadır.Anlaşmalı açılan davada her iki taraf mahkemeye çıkarak evliliğin sona ermesini hür iradeleriyle istediklerini hakime açıklamak zorundadırlar. Anlaşmalı davada, duruşmada tarafların temsili vekaletle olmamaktadır.

Diğer yandan çekişmeli olarak açılan davada tarafların mahkemeye çıkmasına gerek yoktur. Taraflar yerine vekil edecekleri avukatları da mahkemede kendilerini temsil edebilirler.

Duruşmaya Bizzat Katılmak Gerekir mi?

Duruşmaya eğer dava anlaşmalı değilse tarafların bizzat katılmasına gerek yoktur. Tarafların avukatları da katılarak davayı takip edebilir.

Davaya Gidilmezse Ne Olur?

Davaya gidilmediği ve dava avukatla da takip edilmediği takdirde dava düşer. Bu durumda davaya yetişemeyen, duruşma gününü yanlış hatırlayan, hatalı not eden tarafın davayı yenileme hakkı bulunmaktadır.

Davayı Takip İçin Avukat Tutulması Gerekir mi?

Hukukumuza göre dileyen herkes mahkemeler önünde işini kendi başına takip etme hakkına sahip. Ben de özellikle tarafların bir mal varlıklarının olmadığı, iki tarafın da çalıştığı, müşterek çocuklarının olmadığı ve iki tarafın da evliliğin sona ermesini isteyerek anlaşabildiği durumlarda avukat tutulmasına gerek olmayabileceğini düşünüyorum.

Ancak, özellikle çekişmeli davalarda mahkemelerin kusurlu eşe yüklediği maddi ve manevi tazminatlar çok yükseldi. Tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, kusurun ağırlığına göre 50.000,00 TL hatta 100.000,00 TL’ye varan maddi ve manevi tazminatlara hükmedilebiliyor.

Yine bazı durumlarda eşin durumuna uygun olmayan miktarlarda nafakaya karar verildiğini de görebiliyoruz.

Dava dilekçesi bir şekilde hazırlanabilse bile, cevap dilekçesi, replik ve düplik dilekçeleri, delil dilekçesi, ıslah, itiraz, esas hakkında beyan dilekçeleri, delillerin toplanması, tanıklara soru sorulması gibi iş ve işlemler göz önüne alındığında avukatsız olarak bir davanın yürütülmesinin çok zor olduğunu düşünüyorum.

Diğer yandan bu davalar teknik olarak ceza davalarıyla birlikte en zor davalardan. Yargıtay’ın 2. , 6. ve 8. Daireleriyle birlikte 4. ve 12. Daireleri’nin ve Hukuk Genel Kurulu’nun da tüm ilgili kararlarını takip etmeyi gerektiriyor. Bu benim gibi sadece bu konuyla ilgilenen, bu konuda her hafta makale, yılda bir kitap yazan bir hukuk adamı için bile oldukça yorucu bir mesai gerektiriyor.

Eşinden Şiddet Görenler Ne Yapmalı?

Şiddet gören eş mutlaka en yakın karakola başvurarak durumu tutanak altına almalıdır. Buradan şiddete uğrayan mağdur, hastaneye gönderilerek kendisine darp raporu aldırılır.

Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Çocuğun velayeti verilirken çocuğun üstün yararı gözönünde bulundurulur. Bunun için çocuğun yaşına, cinsiyetine, ebeveynlerin çocukla olan ilişkisine, ekonomik ve sosyal durumlarına da bakılmalıdır.

Boşandıktan Sonra Hemen Yeniden Evlenilebilir mi?

Davada verilen kararın kesinleşmesinden sonra erkeklerin hemen yeniden evlenmesi mümkünken, kadınların bekleme süresini doldurmaları gerekir.

İddet (Kadın için Bekleme Süresi) Nedir?

Boşanan kadının yeniden evlenebilmesi için 300 günlük bekleme süresini tamamlaması gerekmektedir. Ancak bu süre, kadının hamile olmadığına dair bir raporu varsa kaldırılabilmektedir.

Yoksulluk ve İştirak Nafakası Nedir, Nasıl Belirlenir?

Nafaka, hem evliliğin sona ermesi nedeniyle yoksulluğa düşecek eş için hem de çocuklar için belirlenmektedir.

Nafaka belirlenirken, eşlerin gelirleri ve giderleri ile ekonomik ve sosyal durumları gözönüne alınır.

Davada Tazminat Nasıl Belirlenir?

Türk Medeni Kanunu’na göre maddi ve manevi tazminat, davanın açılmasına neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olan eş aleyhine, kusurun derecesine, maddi gücüne göre belirlenir.

Eşlerin evliliğin sona ermesinde kusuru yoksa yahut kusurları eşitse birbirlerinden maddi ve manevi tazminat alamazlar.

Anlaşmalı Davada Kararlaştırılan Nafakanın İptali ya da Artırılması Mümkün müdür?

Şartların değişmesi halinde, anlaşmalı davada kararlaştırılan nafakanın kaldırılması, azaltılması ya da artırılması mümkündür.

Ses ve Video Kayıtları Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Hukuka uygun elde edilmek şartıyla ses ve video kayıtlarının davalarda delil olarak kullanılabilmeleri mümkündür.

Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Mal paylaşımı, tarafların evliliklerinin başlangıcına, evlilik içinde edinilen malvarlıklarının bedelinin nasıl ödendiğine göre özel hesaplama yöntemleriyle yapılmaktadır. Eşlerin %50 şeklindeki standart hakları, malvarlığının bedelinin ödenme şekline bağlı olarak değişebilmektedir.

Avukat Ücreti Ne Kadardır?

Avukatlık ücretleri, davanın görüleceği yere, tarafların çekişme durumlarına, ekonomik ve sosyal durumlarına göre değişkenlik göstermektedir.

Davanın açılacağı yer baroları her yıl, ortalama bazı ücretler belirlemekte ve bunları yayınlamaktadır.

Anlaşmalı mı yoksa çekişmeli davayı  mı tavsiye ediyorsunuz?

Öncelikle bu eşlerin durumuna bağlı. Eşlerin kaç yıldır evli olduğu, yaşları, ne iş yaptıkları, mal varlıklarının olup olmadığı, mal varlıklarının ne kadarını evlilik öncesinden ya da miras-bağışlama yoluyla edindikleri, müşterek çocukların olup olmadığı, bunların yaşları, aylık masrafları ve bunlar gibi durumları değerlendirerek anlaşmalı ya da çekişmeli davayı tavsiye ediyorum.

Karşı taraf boşanmak istemese de boşanabilir miyim?

Bana gelen soruların önemli bir kısmı da bununla ilgili. Yıllar içinde eşten-dosttan duyduklarımız hafızamızda yer ediyor ve başımıza böyle bir iş geldiğinde çözümü eski bilgilerimizle bulmaya çalışıyoruz. “Karşı tarafın  istememesi halinde boşanılamayacağı” fikri de eski Kanun döneminden kalma bir bilgi. Yeni Medeni Kanunumuza göre böyle bir durumda boşanmanın gerçekleşmemesi gibi bir durum söz konusu değil. Yine bu durum davayı da uzatmaz. Tabii kusur durumlarını ayrıca incelemek gerekir.

Hakimin açılan davayı reddetme hakkının olduğu doğru mu?

Genellikle “karakterimiz uyuşmuyor” “geçinemiyoruz” “uzun süredir zaten ayrı yaşıyoruz” şeklinde durumlarını izah etmeye çalışan insanlar, bunların yeterli olmadığını söylediğimde şaşkınlığa uğruyor. Evet, maalesef, Türk Hukuku’nda geçerli ve yeterli bir sebep olmaksızın boşanmak sadece anlaşmalı davalarda söz konusu olabiliyor, diğer davalarda (çekişmeli) boşanma sebebinizi ortaya koymalı ve bunu ispat etmelisiniz.

Kanun, bir kaç nedeni özel olarak saymış ve bunu düzenlemiştir. Aşağıdaki sebeplerden biri evliliğinizde mevcut ise çekişmeli dava açabilirsiniz.

– Zina,eşin hayatına kastetmek, eşe kötü muamelede bulunmak, eşin onurunu kırıcı davranışlarda bulunmak, küçük düşürücü, yüz kızartıcı suç işlemek, haysiyetsiz, ahlâka aykırı hayat sürmek, evi- eşi terketmek, akıl hastalığına yakalanmak, evlilik birliğini temelinden sarsacak davranışlarda bulunmak

Üç yıl ayrı yaşanırsa “hakimin otomatik boşayacağı” doğru mu?

Halk arasında en çok konuşulan ve yanlış bilinen konulardan biri de bu. Kanunumuzda böyle ayrı yaşama nedeniyle otomatik bir sona erme söz konusu değil. Ama şu olabilir: Taraflardan birisi dava açmıştır, bu davada yukarıda bahsettiğim  sebebinin varlığını, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat edememiştir ve bu nedenle davası reddedilmiştir.Bu ret kararından 3 yıl sonra ikinci bir dava açma hakları vardır. Yani otomatik bir boşanma olmaz, yine dava açmaları gerekir.

En çok hangi nedenle boşanılıyor?

Bu iki taraf için de çoğunlukla sır alanında yer alan bir konu. Kişisel gözlemim, istatistiklerin bu konuda sağlıklı bir sonuç vermediği. Öte yandan her aile birbirinden farklı ve olaylara yaklaşımları da son derece değişik: Örneğin üst gelir grubu daha çok şiddet ve sadakatsizlik nedeniyle dava açarken orta ve alt gelir grubu öncelikle ekonomik nedenlerle dava açıyor, şiddet ve aldatma fiillerinden önce kendi geçimleri konusunda kaygılanıyorlar.

Dava nerede açılır?

Dava açabileceğiniz yerler çok çeşitli. Oturduğunuz yerde, karşı tarafın oturduğu yerde, birlikte 6 ay boyunca oturduğunuz son yerde dava açabilirsiniz.

Boşanmak İçin 40 Sebep

En Çok Karşılaşılan Boşanma Sebepleri

Denizde Kum, Boşanmada Sebep Çok …

Boşanma sebepleri çok çeşitlidir. Bazı boşanma sebepleri kanunda açıkça yazılmışsa da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesini boşanma sebebi olarak belirtmiş ve eşler arasındaki durumun evliliği çekilmez hale getirip getirmediğinin takdirini hakime bırakmıştır.

Önüne gelen olayda hakim, delillere, tarafların beyanlarına göre bu evliliğin eşlerden en az biri için çekilmez hale gelip gelmediğini, evliliğin sürdürülmesinde tarafların, müşterek çocukların, ailelerin ve nihayet toplumun yararının bulunup bulunmadığını belirleyecektir. Zina, hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, eşi terk, akıl hastalığı gibi kanunda sayılmış boşanma nedenlerinin dışındaki boşanma nedenleri ise Yargıtay Kararları’nda göre şu şekilde yer almıştır:


Eşin fiziksel özrüyle alay etmek

Eşle alay etmek, dalga geçmek yargıtay uygulamalarında boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.
Eşle alay etmek, dalga geçmek yargıtay uygulamalarında boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

“Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı kadının eşinin ameliyatları sırasında eşiyle yeterince ilgilenmediği, müşterek çocukları ihmal etmek suretiyle birlik görevlerini yerine getirmediği, eşinin fiziksel özrünü alay konusu yaptığı…” T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2012/22401 K. 2013/8209 T. 25.3.2013


 

Eşini aşağılamak

“…davacının davalının hakaret ve aşağılamalarına maruz kaldığını, davalının davacıyı toplum içerisinde devamlı küçük düşürdüğünü…” T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2006/2-787 K. 2006/805 T. 13.12.2006


Eşini Küçük Düşürmek

“…Yapılan soruşturma toplanan delillerle davalının davacıyı bulunduğu iş ortamında küçük düşürdüğü, hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir….” T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 1999/2-1027 K. 1999/1023 T. 8.12.1999


Eşe veya ailesine tükürmek

“…Davalının sık sık evi terk etmeği alışkanlık haline getirdiği, her seferinde aracılarla eve döndüğü evi terk etmesinin haklı bir nedene dayanmadığı, son defa evi terk etmiş olması nedeniyle kendisini eve getirmeye giden kayın validesinin yüzüne tükürüp, seni de kocamı da »istemiyorum dediği evliliği yürütemeyeceğini açıkladığı anlaşılmaktadır…”T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 1996/2-752 K. 1996/863 T. 4.12.1996


Eşi Küçümsemek

“…yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı kadının eşine hakaret ettiği ve küçümsediği…” T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2012/6805 K. 2013/8276 T. 26.3.2013


* Başkalarıyla karşılaştırmak

Hırsızlık yapmak

* İftira etmek

* Eşini sevmediğini söylemek

* Eşinden soğuduğunu söylemek

* Başkası ile evleneceğini söylemek

* Aile ile görüştürmemek

* Eşini tehdit etmek

Çocuğun kendisinden olmadığı ile suçlamak

* Sapık ilişkiyle suçlamak

* Bakire olmadığı için suçlamak

Sadakatsizlikle suçlamak

* İktidarsızlıkla suçlamak

Evi sık terk etmek

Ağız ve vücut kokusu tedavisinden kaçınmak

* Beden temizliği ile ilgilenmemek

* Bağımsız konut sağlamamak

* Çalışmamak

* Cinsel ilişki kuramamak

* Cinsel ilişkiden kaçınmak

* Sevgilisini unutamadığını söylemek

* Evlilik dışı çocuğu olmak

* Eşini dövmek

* Kesici aletle yaralamak

* Aşırı içki kullanmak

* İmam nikahlı yaşamak

* Aile yanına bırakmak

* Evden kovmak

* Yurt dışına yanında götürmemek

* Kadına boş ol demek

* Eşinin ceplerini karıştırmak

* Üvey çocuğa kötü davranmak

* Doğumunda ilgilenmemek

* Sebepsiz intihara kalkışmak

* Tarikata katılmak

 

Boşanmanın Torba Yasası: Şiddetli Geçimsizlik

ebse 670x300

Eski Medeni Kanun döneminde madde metninde şiddetli geçimsizlik deyiminin bulunması sebebiyle kamuoyunda ve doktrinde bu adı ile bilinen genel boşanma sebebi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.  4721 sayılı Medeni Kanun’un 166. Maddesinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması şu şekilde düzenlenmiştir:

“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.  

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

 Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmada bu sebebin varlığını hakim takdir edecektir.

Genel olarak Türkiye’de ve Ankara’da boşanma davalarının büyük bir çoğunluğu evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılmaktadır.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsıldığına İlişkin Şartlar :  

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davasında biri objektif diğeri subjektif olmak üzere iki koşul bulunmaktadır.

1.      Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmış Olması  

Esas itibariyle eşler arasında fikir ve duygu farklılıkları olması evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat eşler arasında fikir ve duygu ayrılıkları olmasa bile bazı olaylar evlilik birliğini temelden sarsmış olabilir. Burada önemli olan eşler arasındaki geçimsizlik sebeplerinin evlilik birliğini temelden sarsacak derecede ciddi ve şiddetli olması durumunda söz konusu olabilecektir.

Eşe fiziksel şiddet uygulamak, hakaret etmek, eşinin başkası ile ilişkisi olduğunu söylemek, cinsel uyuşmazlık, iktidarsızlık, eşi evden kovmak, sadakatsiz davranışlar, evin geçimini sağlamamak gibi davranışlar evlilik birliğinin temelinden sarsacak derecede geçimsizlik sebebi olabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2008/12211 Esas 2009/14432 Karar sayılı kararında

“…davacının eşine hareketlerine karşılık davalının da birlik görevlerine yerine getirmediği, çocuk benden değil dediği, eşinin doğumuyla ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte şiddetli geçimsizlik mevcut ve sabittir.”

diyerek evlilik birliği içerisinde doğan çocuğun kendisinden olmadığının söylenmesini evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma sebebi olarak kabul etmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2008/12583 Esas 2009/14812 Karar sayılı 23.07.2009 tarihli kararında tedavi edilebilir rahatsızlık sebebiyle cinsel ilişkiye girilememesinin evlilik birliğini temelden sarsan bir neden sayılmayacağını belirlemektedir.

2.      Ortak Hayatın Çekilmez Hale Gelmesi  

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması eşler için ya da en azından boşanma isteğinde bulunan eş için ortak hayatı sürdürmeleri beklenmeyecek derecede olmalıdır.

Ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediğini hakim takdir edecektir. Davacının sunduğu delilleri hakim ikna edici bulmazsa davayı reddeder. Hakimin burada geniş bir takdir düzeyleri, yetişme koşulları gibi bir çok kıstası göz önünde bulundurmalıdır.

Davacının Kusurunun Daha Fazla Olmaması  

Eşlerden birinin boşanma davası açabilmesi için kusursuz olma şartı yoktur. Fakat davacının davalıya nazaran daha az kusurlu olması gerekmektedir. Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı davalıdan daha fazla kusurlu ise davalının açılan bu davaya itiraz hakkı vardır. Tarafların eşit kusurlu olması durumunda da itiraz hakkı bulunmamaktadır.

Davalının itiraz hakkının sınırları yine aynı madde içerisinde düzenlenmiştir. Buna göre davalının itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar için korunması gereken bir menfaati yoksa davacı daha fazla kusurlu olsa bile boşanmaya karar verilebilecektir.

Yargıtay birlikte yaşamaktan kaçınan, uzun yıllar başkası ile yaşayan, ağır hakaretler eden, eşine karşı birden fazla şikayeti bulunan eşin itirazını kötü niyetli bulmuştur. Fakat buradaki sayımlar sadece örnek olması bakımından sayılmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 19.06.2007 tarihli 14652-10409 sayılı kararında

“…Toplanan delillerden davalının ağır hakaretlerine karşı, davacının evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmediği, eşini dövüp burnunu kırdığı, güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği anlaşılmaktadır. Kusurun ağırlığı davacı kocadadır. Davalının boşanmaya karşı çıkması evliliğini kurtarmaya yöneliktir. Bu davranışı hakkın kötüye kullanıldığı şeklinde yorumlanamaz.”

şeklindeki kararında kadının evliliği kurtarmak için boşanmaya itiraz etmesinin kötü niyet olmayacağına karar vermiştir.

Evlilik Birliğinin Sarsılmasında “Şiddet” Unsuru  

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davasında boşanma sebebi oluşturan davranışlar aynı zamanda şiddet içeren bir davranışı bünyesinde barındırmaktadır.

Buradaki boşanma sebebi oluşturan davranışları fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, cinsel şiddet, duygusal şiddet, sosyal şiddet, görsel şiddet şeklinde sınıflandırmak mümkündür.

Taraflardan birinin diğerini küçük düşürmesi, onunla alay etmesi, sırları açıklaması, sevgisiz davranması, aşırı kıskançlık göstermesi, başkalarıyla görüştürmemesi, tehdit etmesi, ilgisiz davranması Yargıtay uygulamalarında da görüldüğü üzere duygusal şiddet sebeplerindendir.

Tarafların eve bakmaması, aşırı tasarrufta bulunması, bağımsız konut sağlamaması, aşırı borçlanması, kumar oynaması, diğer eşin cebinden habersiz para alması, çalışmaması, diğer eşi zorla çalıştırmaması ya da çalıştırması ekonomik şiddete örnek olarak gösterilebilir.

Eşlerden birinin sürekli alkol kullanması, uyuşturucu madde kullanması, diğer eşi kendi isteğine uygun giyinmeye zorlaması, diğer eşe aykırı dinsel davranışlarda bulunması, dinsel boşanmada bulunması, büyü işleri ile uğraşması sosyal şiddete örnek başlıklar olarak sayılabilir.

Boşanma Nedenleri Çok Çeşitli

Boşanma Avukatı Ankara

American Atlantic Dergisi’nde yayınlanan bir habere göre boşanma nedenleri şu şekilde tespit edilmiş:
–  Erkeğin işini kaybetmesi boşanma riskini artırıyor. Kadının işini kaybetmesi boşanma nedenleri arasında sayılmamış.
–   Arkadaşlar boşandıysa riskiniz yüzde 147 artıyor.
–   Erkek çok fazla video oyunu oynuyorsa risk artıyor. Kadınların yüzde 15’i kocalarının video oyunlarını kendilerinden çok önemsediklerini düşünüyor.
–  İlk çocuğu kız olanların, erkek olanlara göre boşanma nedenleri arasında yüzde 5 fazla.
–  Erkek eğer işlerine yardım etmiyorsa boşanma nedenleri arasında sayılma oranı artıyor.
–  Erkek işe giderken 45 dakikadan fazla harcıyorsa boşanma nedenleri içindeki oranı yüzde 40 daha çok.

–  Çocukların ikiz olması boşanma nedenleri olasılığını yüzde 17 oranında artıyor.

–  Evlenmeden önce beraber yaşayanların boşanma nedenleri yüzde 19, evlenene kadar bekleyenlerin boşanma nedenleri yüzde 10.
– Rahim kanseri olan kadınların boşanma riski normale göre yüzde 40 fazla.
–  Anne-babası boşanmış kişilerin evlilikleri de aynı riski taşıyor.
–  Sadece erkeklerin okuduğu bir okulda eğitim görmüş olmak da tehlikeli.
–  Cinselliği genç yaşta keşfetmiş kadınların yüzde 31’i evlendikten sonra 5 yıl içinde, yüzde 47’si ise 10 yıl içinde boşanıyor.

**** Kaynak: Milliyet