Etiket arşivi: boşanma

Nafaka davası

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2007/13417 K. 2008/12976 T. 10.10.2008

ÖZET : Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Toplanan delillerden, davalı-davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği ve boşanmada kusurunun daha ağır olmadığı anlaşılmaktadır. O halde davalı-davacı kadın yararına uygun miktar da yoksulluk nafakası takdiri gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadının, eşine mütemadiyen ağır sözlerle hakaret ettiği, eşinin ailesini eve almadığı ve eve zarar verdiği, davacı-davalı kocanın da; 23.04.2006 tarihinde eşini dövdüğü ve hakaret içerikli mesajlar gönderdiği gerçekleşmiş olup, gerçekleşen bu hadiselere göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların aynı oranda kusurlu olduklarının anlaşılmasına, davalı tarafından daha önce ( 17.01.2006’da ) bağımsız açılan birleşen nafaka davasından sonra da tarafların Mart – Nisan 2006 tarihlerinde bir araya gelmiş olmaları karşısında, bağımsız açılan nafaka davasının reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. ( TMK. m. 175 ) Toplanan delillerden, davalı-davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği ve boşanmada kusurunun daha ağır olmadığı anlaşılmaktadır. O halde davalı-davacı kadın yararına uygun miktar da yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru olmamıştır.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple yoksulluk nafakası yönünden davalı-davacı yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Boşanma Davası – Katkı Payı Davası

Boşanma Avukatı
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2007/1097 K. 2007/17749 T. 25.12.2007

ÖZET : Davacının ziynetleri satılmak suretiyle davaya konu aracın edinilmesine katkıda bulunduğu kanıtlanmıştır. Araç, evlilik birliği sırasında taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğu dönemde edinilmiştir. Mahkemece, araç ve ziynetlerin katkı tarihindeki değerleri belirlenip davacının katkı oranının tespiti, daha sonra aracın tasfiye tarihindeki değeri esas alınarak değer artış payının belirlenmesi gerekir.

Değer artış payı ve katılma alacağı hesabında tasfiye tarihinin boşanma ve mal rejiminin sona erdiği tarih olmayıp, tasfiye veya değer artış payına yönelik açılmış bulunan davanın karar tarihi olduğu gözönüne alınmalıdır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalı tarafından 05.07.2002 tarihinde satın alınan 06 … … plakalı minibüsün edinilmesine ziynetlerini satmak suretiyle katkıda bulunduğundan bahisle, değer artış payı ( TMK. m. 227 ) alacağı isteminde bulunduğu gibi, aynı zamanda söz konusu aracın evlilik birliği içerisinde edinildiğini, edinilmiş mal olduğunu, mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı ( TMK. m. 231/1 ) isteminde bulunmuştur.

Mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporları denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir.

Toplanan delillerden tarafların 08.10.2000 tarihinde evlendikleri, 11.06.2003 tarihinde açılan boşanma davasının boşanma ile sonuçlandığı, kararın 04.04.2005 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin boşanma dava tarihi olan 11.06.2003 tarihinde sona erdiği ( TMK. m. 225 ) anlaşılmaktadır.

Davacının ziynetleri satılmak suretiyle davaya konu aracın edinilmesine katkıda bulunduğu kanıtlanmıştır ( TMK. m. 227/1 ) . Araç, evlilik birliği sırasında taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin ( TMK. m. 218-241 ) geçerli bulunduğu 05.07.2002 tarihinde edinilmiştir. Mahkemece, araç ve ziynetlerin katkı tarihindeki değerleri belirlenip davacının katkı oranının tespiti, daha sonra aracın tasfiye tarihindeki değeri esas alınarak değer artış payının belirlenmesi gerekir.

Katılma alacağı isteğinde ise, edinilmiş mal her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir ( TMK. m. 219/1 ) . Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait malvarlığı değerleri o eşin kişisel malıdır ( TMK. m. 220/2 ) . Bu ilkeler doğrultusunda tarafların varsa kişisel mallarının katılma alacağı hesabından düşülmesi, her eşin edinilmiş mallarından bu mallara ilişkin borçların çıkarılması suretiyle artık değerin ( TMK. m. 231 ) belirlenmesi ve artık değerin yarısı üzerinde diğer eşin hak sahibi olduğu düşünülmelidir ( TMK. m. 236 ) .

Değer artış payı ( TMK. m. 227 ) ve katılma alacağı ( TMK. m. 231, 236 ) hesabında tasfiye tarihinin boşanma ve mal rejiminin sona erdiği tarih olmayıp, tasfiye veya değer artış payına yönelik açılmış bulunan davanın karar tarihi olduğu gözönüne alınmalıdır. Mahkemece bu yönler üzerinde durularak gerektiğinde yanlar, yargıç ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak sonuç uyarınca kazanılmış haklarda gözetilerek karar vermek gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Hükmün açıklanan nedenlerle ( BOZULMASINA ) , temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Ankara Boşanma Avukatı, boşanma avukatı ankara

 

Boşanma davası – Çocuk için manevi tazminat

T.C.YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2006/4618 K. 2006/15120 T. 7.11.2006

ÖZET : Küçük için istenilen manevi tazminat, boşanmanın eki niteliğinde bulunmadığından nispi harca tabi olup, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kusur, tazminat, nafaka ve velayet yönünün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-karşılık davacı kocanın tüm, davacı-karşılık davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yersizdir.

2- Davacı-karşılık davalı kadın, dava dilekçesinde ortak çocuk Alp’in bozulan ruhi durumu sebebiyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Küçük için istenilen manevi tazminat, boşanmanın eki niteliğinde bulunmadığından nispi harca tabi olup, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Davacı-karşılık davalı kadın, küçük Alp için manevi tazminat istemi hakkında nispi harcı tamamladığı takdirde, görevsizlik kararı ile boşanma davasından tefrikine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün 2. bentte gösterilen sebeple ( BOZULMASINA ), hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ( ONANMASINA ), işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Boşanma davası – Manevi tazminat talebi

T.C. YARGITAY2. HUKUK DAİRESİ E. 2006/21926 K. 2007/17735 T. 25.12.2007

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1 – Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Boşanma davası davacı tarafından açılmış; davalı, boşanma davasına verdiği cevap dilekçesiyle, Türk Medeni

Kanunu’nun 174/1. ve 2. maddelerine daya arak maddi ve manevi tazminat istemiştir. Bu davanın devamı sırasında, tarafların boşanmalarına ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmesi ve tanıma kararının kesinleşmiş olması, davalının Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. ve 2. maddelerine dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin incelenmesine engel değildir. Yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınmış olması, boşanma talebini konusuz kılar. Mahkeme; boşanma hususunda karar verilmediğinden bahisle, davalının maddi ve manevi tazminat talebinin esasını incelemekten kaçınamaz. O halde, gösterilen deliller değerlendirilerek davalının, Türk Medeni Kanunu’nun 174/1 ve 2. maddesi kapsamındaki maddi ve manevi tazminat isteklerinin esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA , hükmün bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA , duruşma için takdir olunan 550.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran davalıya geri verilmesine işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.