Etiket arşivi: boşanmada kusur

İki tarafın açtığı boşanma davası da haklı olabilir mi?

Boşanma davası evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma talebine ilişkindir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sonucunun gerçekleşmesinde her iki taraf da kusurlu olması mümkündür.  İki tarafın açtığı boşanma davası da haklı olabilir mi? yazısına devam et

Boşanmada iki tarafın da kusurlu olması

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2015/74 K. 2015/14162 T. 1.7.2015

• BOŞANMA DAVASI ( Evlilik Birliliğinin Temelinden Sarsılması/Her İki Tarafın da Kusurlu Olduğu – Her İki Tarafın da Boşanma Davasının Kabulünün Gerektiği/Davalı-Karşı Davacı Kadının Boşanma Davasının Reddedilmesinin İsabetsiz Olacağı )

• EVLİLİK BİRLİLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI ( Boşanma/Her İki Tarafın da Kusurlu Olması Nedeniyle Davalı-Davacı Kadının da Boşanma Talebinin Kabul Edilmesi Gerektiği )

4721/m.166

ÖZET : Dava, boşanma istemine ilişkindir. Evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Bu sonucun gerçekleşmesinde her iki taraf da kusurludur. Her iki taraf da boşanma isteğiyle dava açtığına göre, kadının boşanma davasının da kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Mahkemece davalı-karşı davacı kadın kusurlu kabul edilerek, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davası kabul edilip, davalı-karış davacı kadının boşanma davası reddedilmiştir. Ne var ki; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacının mahkemece kabul edilen kusurları yanında, davacı-karşı davalı erkeğin de güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, eşini istemediğini, sevmediğini söylediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylar göz önüne alındığında; evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Bu sonucun gerçekleşmesinde her iki tarafta kusurludur. Her iki taraf da boşanma isteğiyle dava açtığına göre, kadının boşanma davasının da kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen davacı-davalı erkeğin boşanma davası ve fer’ilerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle, 01.07.2015 tarihinde karar verildi.

Kocasını döven Rambo

Malumunuz işim (ve özel merakım 🙂 ) gereği aylık olarak boşanma davalarında verilen tüm kararları inceliyorum. Bu ay da ilginç bir karara rastladım:

Boşanma davasında, kocanın kusurlu davranışları tespit edilmiş. Ancak bunun yanında kadının da:

  • kocasına küfrettiği
  • hakaret ettiği,
  • müşterek çocuğu kastederek “bu çocuğu size göstermektense denize atarım” dediği,
  • eşini ve ailesini kastederek “M.”i ve ailesini sevmiyorum” dediği,
  • eşinin ailesiyle görüşmesini istemediği,
  • eşine fiziksel şiddet uyguladığı
  • ve kendisini sanal ortamda “kocasını döven rambo A.” olarak tanıttığı anlaşılmış.

Ancak yerel mahkeme, kadının kusuru olmadığına, kadına yönelik iddialara dair tanık beyanlarının inandırıcılıktan ve objektiflikten uzak olması sebebiyle ispatlanamadığına karar vermiş.

Neyse ki, Yargıtay kararı bozdu 🙂

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2014/18193