Etiket arşivi: eşi küçümsemek

Eşi Küçümsemek Boşanma Sebebidir

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2012/6805 K. 2013/8276 T. 26.3.2013

• BOŞANMA DAVASI ( Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Davacı Kadının Daha Ağır Kusurlu Olmadığı/Her Hangi Bir Geliri ve Malvarlığının Bulunmadığı/Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşeceği – Davacı Kadın Yararına Geçimi İçin Uygun Miktarda Yoksulluk Nafakası Takdiri Gerektiği )
• YOKSULLUK NAFAKASI ( Boşanma Davası – Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Davacı Kadının Daha Ağır Kusurlu Olmadığı/Her Hangi Bir Geliri ve Malvarlığı Bulunmayıp Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşeceğinden Davacı Kadın Yararına Geçimi İçin Uygun Miktarda Yoksulluk Nafakası Takdiri Gerektiği )
• KUSUR ( Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Davacı Kadının Daha Ağır Kusurlu Olmadığı/Her Hangi Bir Geliri ve Malvarlığının Bulunmadığı/Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşeceği – Davacı Kadın Yararına Geçimi İçin Uygun Miktarda Yoksulluk Nafakası Takdiri Gerektiği )
4721/m.175
ÖZET : Dava, boşanma istemine ilişkindir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından; kusur tespiti, manevi tazminat ve iştirak nafakasının miktarı, davalı koca tarafından ise; kusur tespiti, boşanma davasının ferileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 26.3.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı Ç. K. ile vekili ve karşı taraf temyiz eden davalı N. K. vekili geldiler. Lüzum üzeri davalı vekilinden soruldu: Biz hükmün boşanmaya dair bölümünü temyiz etmedik, temyiz isteğimiz kusur belirlemesi ve boşanmanın feri ileri ne yöneliktir. Dilekçemizi bu şekilde açıklıyoruz dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : 1- )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı kadının eşine hakaret ettiği ve küçümsediği, buna karşılık davalı kocanın da eşine fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği, gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davalı kocanın daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinin anlaşılmasına göre, davalı kocanın tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- )Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. ( T.M.K.m.175 ) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeple yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarda 1. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatıran davacıya iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle, 26.03.2013 tarihinde karar verildi.

Eşiyle alay etmek boşanma sebebi

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2012/22401 K. 2013/8209 T. 25.3.2013

• ORTAK HAYATIN TEMELİNDEN SARSILMASI ( Davalı Kadının Eşinin Ameliyatları Sırasında Eşiyle Yeterince İlgilenmediği/Müşterek Çocukları İhmal Etmek Suretiyle Birlik Görevlerini Yerine Getirmediği – Evliliğin Devamına İmkan Bırakmayacak Nitelikte Bir Geçimsizliğin Mevcut ve Sabit Olduğu )
• EVLİLİĞİN DEVAMINA İMKAN BIRAKMAYACAK NİTELİKTE GEÇİMSİZLİK ( Ortak Hayatın Temelinden Sarsılması – Davalı Kadının Eşinin Ameliyatları Sırasında Eşiyle Yeterince İlgilenmediği/Eşinin Fiziksel Özrünü Alay Konusu Yaptığı – Eşleri Birlikte Yaşamaya Zorlamanın Artık Kanunen Mümkün Görülmediği )
• BOŞANMA DAVASI ( Davalı Kadının Eşinin Ameliyatları Sırasında Eşiyle Yeterince İlgilenmediği/Eşinin Fiziksel Özrünü Alay Konusu Yaptığı Davacı Kocanın da Ailesiyle Birlikte Eşine Fiziksel Şiddet Uygulayıp Evden Kovduğu – Davanın Reddinin İsabetsiz Olduğu )
• TEDBİR NAFAKASI ( Boşanma Davası – Davacı Kocanın Ailesiyle Birlikte Eşine Fiziksel Şiddet Uygulayıp Evden Kovduğu/Tarafların Ekonomik ve Sosyal Durumları da Gözetilerek Dava Tarihinden Geçerli Olmak Üzere Davalı Kadın Yararına Uygun Miktarda Tedbir Nafakasına Hükmedilmesi Gerektiği )
4721/m.166/1,169,185/3,186/3
ÖZET : Davalı kadının eşinin ameliyatları sırasında eşiyle yeterince ilgilenmediği, müşterek çocukları ihmal etmek suretiyle birlik görevlerini yerine getirmediği, eşinin fiziksel özrünü alay konusu yaptığı; davacı kocanın da ailesiyle birlikte eşine fiziksel şiddet uygulayıp evden kovduğu, eşini istemediği söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinde sarsacak derecede ve evliliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilmesi gerekir. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine , malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorundadır. O halde; tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı ( koca ) tarafından; tümü yönünden, davalı ( kadın ) tarafından ise; tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Davacı kocanın temyizine hasren yapılan incelemede;

Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı kadının eşinin ameliyatları sırasında eşiyle yeterince ilgilenmediği, müşterek çocukları ihmal etmek suretiyle birlik görevlerini yerine getirmediği, eşinin fiziksel özrünü alay konusu yaptığı; davacı kocanın da ailesiyle birlikte eşine fiziksel şiddet uygulayıp evden kovduğu, eşini istemediği söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinde sarsacak derecede ve evliliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya ( TMK. md.166/1 ) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

2- Davalı kadının temyizine hasren yapılan incelemede;

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına ( TMK. md.186/1 ), geçimine ( TMK md.185/3 ), malların yönetimine ( TMK. m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215 ) ve çocukların bakım ve korunmasına ( TMK. m.185/2 ) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden ( resen ) almak zorundadır ( TMK. m.169 ). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple davacı koca yararına, 2.bentte gösterilen sebeple davalı kadın yararına BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.