Etiket arşivi: Mobbing

Evi Terk Eden Kadın Eşinin Malından Pay Alır mı?

Selam, benim sorum şu: Boşanmalarda 7-8 yaşlarındaki kız çocuğunun babaya verilmesi olasılığı nedir? Ayrıca anne çalışmamakta ve baba evinde kalmaktadır. Diğer bir sorum da kadın evi terketmiş ve ailelerin barışma isteğiyle eve getirilmiş ama fazla zaman geçmemesine rağmen yine gitmişse ve erkek karısı gittikten sonra aldığı evden karısına pay vermek zorunda mıdır? Kadriye Ü.

Kadriye hanım, çocukların 11 yaşını bitirmelerine kadar boşanma halinde hangi ebeveyn yanında kalacakları kendilerine sorulmaz. Bu nedenle mahkeme, boşanma davası açılınca, her iki taraf da velayeti istiyorsa sosyal hizmet uzmanlarını görevlendirerek çocuğun velayetinin hangi tarafa bırakılacağının daha iyi olacağını araştırır. Velayetin verileceği taraf seçilirken çocuğun üstün yararı ilkesi önceliklidir. Annenin çalışmaması ve baba evinde kalması benim düşünceme göre çocuğun anneye bırakılmasında olumlu bir noktadır. Zira çocukların anne tarafından geniş bir ailede bakılmasının çocuğun sosyal-psikolojik gelişimi için çok daha iyi olacağına inanıyorum.
İkinci sorunuza gelince: Eşler hakkında, mal ayrılığına karar verilinceye, boşanma davası açılıncaya kadar, eşin çalışmasıyla edindiği malvarlığının değerinin yarısı diğer eşe aittir. Terk eden eş de bu hakkını kaybetmez.

Odam Kamerayla İzleniyor 

Merhabalar, bir fabrikada kalite bölümünde çalışmaktayım. Üst amirlerim tarafından bana  sürekli bir baskı yapılıyor. İşten bezdirme yoluna gidilip tazminatsız işten çıkarılmaya çalışılmaktayım. En son olarak fabrikada bir çok oda olmasına rağmen sadece benim odama kamera kondu ve 24 saat odam izlenmekte. Bu beni psikolojik olarak baskı altında hissettiriyor. Bu sebeple tazminat alıp çıkmam mümkün mü? Emre D.

Emre bey, odanıza kamera konulması işle ilgili zorunlu bir tedbir olabilir. Bunun böyle olmadığı durumlarda ise bezdirme dediğimiz mobbingden söz edebiliriz. Size mobbing uygulanıyorsa, iş akdinizi haklı sebeple feshedebileceğiniz gibi mobbing uygulayan kişilere karşı da manevi tazminat davası açma hakkınız bulunmaktadır.

Ev İşi Yapmayan Kadın Kusurlu mudur?  

Yasin bey iyi günler. Ankara’da görülen bir davada kadının ev işi vazifelerini yapmadığı anlaşılınca kadın erkeğe tazminat ve nafaka ödemeye mahkum edilmiş. Eşim bana boşanma davası açtı. Ancak benim sıkıntım ev işlerini yapmaması sebebiyleydi. Hatta barışmak için erkekliğimi unutmamı, sadece yemek ve çamaşır, temizlik işlerini yapmamı şart koşuyor. Bunu şahitlerle ispatlayabilirim. Boşanma halinde hakim lehime karar verir mi, Ankara’daki olay emsal gösterilebilir mi? Erdoğan A. 

Erdoğan bey, geçtiğimiz hafta Nurettin Kurt’un haberine konu olan davayı okuduğunuzu tahmin ediyorum. İlk önce belirtmek gerekir ki 2002 yılında Medeni Kanun’da yapılan değişiklikle kadın ve erkeğin eşit olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle kadının, ev işlerini yapma erkeğin ise çalışarak bakma zorunluluğu yoktur. Eşlerin evin geçimine kendi gelirleri oranında katkıda bulunma yükümlülükleri vardır.

Bununla birlikte çalışmayan bir eşin evin idaresini sağlaması, örf-adet ve geleneklerimize uygun bir durumdur. Bunun dışında bir kadının ev işini yapmadığı için boşanma davasında kusurlu sayılmasını kanuna uygun bulmuyorum.

Öte yandan bir davanın diğer bir davaya emsal olabilmesi için Yargıtay incelemesinden geçmesi gerekir. Boşanma davalarında ise emsal konusuna biraz daha ihtiyatlı yaklaşırız, çünkü hiçbir davanın diğerine birebir örtüşmediğini düşünürüz.

Sizin durumunuza gelince: eşinizin barışmak için koştuğu şartların, halinize uygun olmadığını ve gerçekten bir barışma iradesini içermediğini düşünüyorum. Böyle bir beyan bana samimi gelmedi. Hakim barışma iradesini samimi bulursa açılmış boşanma davasını reddedebilir.

2. Eş Ölünce İlk Eşten Nafaka İstenebilir mi?

20 yıllık eşinden ayrılmış ve 2. eşinden ayrılıp nafaka alan dul bayan, nafaka aldığı 2. eşi ölünce ilk eşinden yeniden nafaka alabilir mi? Ayrıca babası ölünce ikisini birden alabilir mi? Ayşe C. 

Ayşe hanım, ilk eşin nafaka yükümlülüğü, eşi yeniden evlenince, yoksulluktan kurtulunca yahut bir başkasıyla evli gibi yaşamaya başlayınca sona erer. Siz ikinci kez evlenince bu nedenle ilk eşinizin nafaka yükümlülüğü sona ermiş. İkinci eşinizin ölmesi halinde ilk eşinizden yeniden nafaka alamazsınız. Babanızdan aylık alabilmek için SGK’ya başvurun, şartları varsa yetim aylığı bağlanabilir.

MOBBİNG İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ

T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2007/9154 K. 2008/13307 T. 30.5.2008

DAVA : Davacı, manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına alınmıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Başbayraktar Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR ve SONUÇ : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.

ANKARA

8. İŞ MAHKEMESİ

ESAS NO : 2006/19

KARAR NO : 2006/625

KARAR TARİHİ : 20.12.2006

Davacı vekili davalı aleyhine dava açarak, Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği’nden mezun olup 1999 yılında TMMOB jeoloji mühendisleri odasında çalışmaya başlayan davacının sendikalı olarak çalışıp işyerinde çalıştığı 7 yıl boyunca görevini başarı ile yerine getirdiğini, 2004 mart ayında oda yönetiminin değişmesiyle yeni yönetimde genel sekreter olarak görev yapan ve davacının amiri durumundaki B.M.D. ile davacı arasında sebepsiz bir gerginlik yaşanmaya başlandığını, gerek sözlü uygulama gerekse yazılı işlemlerle davacı üzerinde manevi baskı uygulayıp kişilik haklarına saldırdığını davacıya adeta duygusal tacizde bulunduğunu, davacıdan 1,5 yıl boyunca 5 defa yazılı savunma isteyip alınan savunmaların ikisi sonucunda genel sekreter B.M. D.’nin de üyesi olduğu disiplin kurulu tarafından 02.03.2005 tarihinde uyarı, 23.11.2005 tarihinde de haksız olarak kınama cezası verildiğini, yazılı savunmaları ve ibraz ettikleri delillerde incelendiğinde verilen ce zaların haksız olduğunu ayrıca TİS’nin disiplin kurulu uygulamalarına ilişkin ekinde de 1 yıl içinde aynı disiplin suçundan üç kez kınama cezası almış olmanın işten çıkarma nedeni olarak sayılması nedeniyle davacının haksız verilen cezalar nedeniyle işten çıkarılma ihtimalinin mevcut olduğunu verilen cezaların haksız olduğunu belirtmiştir.

Yaşanan olaylar, haksız alınan savunmalar neticesinde verilen haksız disiplin cezaları ile davacının manevi olarak yıpranıp psikolojik sağlığının bozulduğunu, psikolojik rahatsızlığından dolayı 5 gün rapor alıp ilaç tedavisi uygulandığını, işverenin işçiyi gözetme yükümlülüğü işverenin işçinin kişiliğine saygı gösterme ve işçinin kişiliğini koruma borcunu da içerdiği halde davacının nedensiz yere işini yapmamakla suçlanması, yetersiz olarak değerlendirilip aşağılanması, en basit olaylarda dahi yazılı savunma istenerek taciz edilmesi işveren tarafından şahsi nedenlerle birlikte çalışmak istemediği işçiye psikolojik olarak yıpratıp onu işten ayrılmaya zorlaması iş hayatında yaygın uygulanan bir taktik olduğundan duygusal taciz ( mobbing ) nedeniyle de davacının manevi yıpranma için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 5.000 YTL manevi tazminatın da yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının açtığı davanın yerinde olmadığını TMMOB jeoloji mühendisleri odasının Anayasa ve Özel Kanunlara dayalı olarak kurulup ana yönetmeliğinde yazılı olduğu üzere jeoloji ve jeoloji mühendisleri ile ilgili konularda toplumu bilgilendirmek, kamuoyunu aydınlatmak, ülke yararına gerekli girişimlerde bulunmak ve meslek mensupları arasında koordine ve dayanışmayı sağlamak üzere örgütlenmiş bir anayasal kuruluş olduğunu büro hizmetlerinin yürütülüş sürecinde personelin görev ve sorumlulukları, hizmetin esasları oda yönetim kurulu tarafından genel kurul kararları ve oda danışma kurulu tarafından onanmış dönemsel çalışma raporu çerçevesinde ve günün ihtiyaçlarına paralel olarak düzenlendiğini uygulamanın sendika ve oda arasında imzalanan TİS’ye uygunluk gözetilerek yapıldığını, davacıdan savunma alınmasının çalışma hayatıyla ilgili yasal düzenlemelerde ve TİS’nin ilgili hükümlerinde de yer alan bir işlem olduğunu davacıdan savunma istenerek manevi baskı oluşturulmasının söz konusu olmadığını mobbing, ( ofis içi psikoloji şiddet ) bilinçli bir hareket tarzı olup oda yönetim kurulu merkez büro işleyişi ile ilgili olarak yazılı olarak tebliğ ettiği düzenlemeler yanında çalışma döneminin ilk aylarında tüm büro personelinin katılımı ile, daha sonra ise idari mali ve teknik büro temsilcileri ile düzenli toplantılar yaparak sorunların ve işleyişin ele alındığını davacının da önce büro amiri sonra ise idari büro sorumlusu olarak toplantılara katılıp görüş ve önerilerini sunduğu dikkate alındığında işyerinde davacıya yönelik mobbing ( ofis içi psikolojik şiddet ve tacizin ) söz konusu olmadığını disiplin cezalarının ise davacının savunmaları alındıktan sonra verildiğini haksız davanın reddine karar verilmesini belirtmiştir. Sosyal-İş Sendikası’nın davaya müdahale talebi kabul edilmiştir.

Dava, disiplin cezalarının kaldırılması ve işyerinde duygusal taciz ( mobbing ) nedeniyle istenen manevi tazminat talebine ilişkindir. Taraflar delillerini bildirmiş, tanıkların beyanları da alınmıştır. Davacıdan son dönemde 5 kez savunma istenmiş, 02.02.2005 tarihinde uyarı, 23.11.2005 tarihinde de kınama cezaları verilmiştir. İlgili TİS ekinde işten çıkarmayı gerektirir koşullar başlığında “Bir yıl içinde aynı disiplin suçundan 3 kez kınama cezası almak” hükmü mevcuttur. Mahkememizce yargılama sürerken, açıklanan koşulun oluşması nedeniyle davacının iş akdi fesh edilmiş, davacı işe iade davası açmış, işe iade davası halen devam etmektedir. MK 2. maddesine ilişkin iyiniyet kuralları, 4857 sayılı yasanın işverenin çalışanlara eşit davranmasına ilişkin olgular birlikte değerlendirildiğinde işverenin işçisini koruma-gözetme sorumluluğunun bulunduğu açıktır. Oysa dava konusu disiplin cezalarının verilmesine neden olan ve davacının kusuru bulunduğu iddia edilen olayların bir kısmında davacının sorumluluğunun olmadığı, bir kısmında ise izinli olduğu dönemlerde yapılması gereken işlerin yerine getirilmemesinden-aksamasından sorumlu tutulduğu görülmüştür.

Davacı, kendisi ile ilgili problem çıkmasını önlemek adına bir alt görevde çalışmayı kabul ederek görevini yerine getirirken, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere işyerinde amirlerinin uzaktan, yüksek sesle bağırarak, iş yapmasını söylemelerine, telefonla konuşurken, konuşmasına aldırılmadan emir ve görev vermelerine, yüksek sesle bağrılarak “sen bu işi beceremiyorsun” gibi sözlü saldırılara, hakaretlere maruz kalmıştır. Kişilik hakları çiğnenmiş, çalışma arkadaşları arasında küçük düşürülmüştür. Bu davranışlar mahkememizce işçiyi yıldırmaya, psikolojik baskı uygulayıp genellikle de işten ayrılmasını sağlamaya yönelik davranışlar olarak değerlendirilmiştir. Yine tanık beyanıyla doğrulanan, davacının mesai sonrasında ağlama krizine girmesi, psikolojik tedavi görmesi, rapor alması da bu kanaati kuvvetlendirmektedir. ( Mobbing ) kavramı, işyerinde bireylere üstleri, eşit düzeyde çalışanlar ya da astları tarafından sistematik biçimde uygulanan her tür kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama vb., davranışları içermektedir. Toplanan delillerden davacıya üstleri tarafından kötü muamele yapılıp aşağılanarak psikolojik taciz uygulandığı, verilen haksız disiplin cezaları sonucu TİS’de yapılan düzenlemeye göre de iş akdinin feshi sonucuna kadar varıldığı dolayısıyla geçimini emeğiyle çalışarak kazanan davacı işçinin maddi ve manevi kayba uğratıldığı kanaatine varılmıştır. Davacının üzüntüsünü bir ölçüde hafifletebilmek amacı ile davacı lehine 1000,00 YTL manevi tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabul kısmen reddine,

1- Manevi tazminat talebinin kısmen kabul ile 1000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,

2- Uyarı ve kınama cezalarının iptaline ilişkin davanın kabulüne,

3- Alınan 67,50 YTL harçtan 54,00 YTL harcın mahsubu ile bakiye 13,50 YTL harcın istek halinde davacıya iadesine,

4- Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifine ve davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 450 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5- Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifine ve davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 450 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6- Davanın kabul ve ret oranına göre yapılan 50,00 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair, davacı, davacı vekili ve davalı vekilinin huzurunda temyizi kabil olmak üzere 20.12.2006 tarihinde karar verildi.

Yeni Borçlar Kanunu ile Mobbing Davaları Patlayacak (mı?)

Bu ay Meclis’ten geçerek yasalaşması beklenen Borçlar Kanunu’nun 416.maddesi psikolojik taciz olarak Türkçeleştirilebilecek “mobbing” kavramını düzenliyor. 818 sayılı halen yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu’nun 332.maddesine karşılık gelen bu Ankara Avukatmaddede işçinin kişiliğinin genel olarak korunması düzenlenmiş.

Yeni maddenin 1.fıkrasında işçinin kişiliğinin korunması,kişiliğine saygı gösterilmesi,sağlığını gözetmesi,işyerinde ahlaka uygun bir düzenin gerçekleşmesini sağlama yükümlülüğü getiriliyor.

İşverenin işçi hastalandığında onu çalışmaya zorlamama,tedavisi için gerekli izni verme,gerektiğinde işyerinde acil tedavi imkanları sağlama gibi yükümlülükleri söz konusudur.Böylece işyerinde rahatça ve huzurlu bir şekilde çalışma ortamı yaratılması amaçlanmıştır.Bunun bir ölçüsü olarak işverenin işyerinde ahlaka uygun bir düzeni gerçekleştirmekle yükümlü tutulmuştur. Bu yükümlülüğün bir başka görünümü de işverenin işyerinde çalışanların cinsel tacize uğramamaları için tedbir almasıdır.Yeni kanunla işveren bu amaçla işçilerin derhal yardım isteyebilecekleri bir güvenlik sistemi kurma,güvenlik personeli bulundurma gibi cinsel tacizle karşılaşma tehlikesini ortadan kaldırmaya yönelik tedbirler almakla yükümlü tutulmaktadır.

Mobbing Nedir ?

İşyerinde uygulanan psikolojik taciz olarak kısaca tarif edilen mobbing , genelde küçük düşürme , azarlama , işyerinde kişiyi yalnız bırakma, şirket aktivitelerine çağırmama, dedikodusunu çıkarma, kişiye seviyesinin çok üstünde ya da altında işler yükleme gibi şekillerde karşımıza çıkıyor. Mobbing’deki asıl amaç ise çalışanı yıldırarak işten ayrılmasını sağlamak.Bu fiiller, çalışan işten ayrılıncaya kadar sistemli bir şekilde devam ediyor. Mobbing ile , işyerinde çalışanlar arasında meydana gelebilecek sürtüşmelerin, ani öfke patlamalarının, gerginliklerin arasındaki fark da mobbingin sistemli ve planlı bir şekilde yapılıyor olması.

Mobbing Kimleri İlgilendiriyor ?

Mobbingin en çok görüldüğü sektörler ise finans,eğitim, sağlık,iletişim ve ordu olarak sıralanıyor. Performans üzerinden ve parça başı üretim yapılan işletmelerde de mobbinge sıkça rastlanıyor.  Mobbing , henüz yasaya bağlanmadığı için, psikolojik tacize uğrayanlar, genelde tazminat , hakaret, taciz davası açarak hukuki mücadele veriyorlar.