Etiket arşivi: nafaka kime ödenir

Nafaka Ödemeleri Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Boşanma ile taraflar için bağlayıcı mali ve şahsi bazı sonuçlar doğar. Bu sonuçların bazıları kendiliğinden, bazıları ise boşanma kararında hakimin göstermesi ile ortaya çıkar. Kararda gösterilen hususların bir kısmını hakim kendiliğinden kararlaştırırken, bazı hususlar tarafların talebine bağlıdır.[1] 

Boşanmanın asli sonucu evlilik birliğinin sona ermesidir. Boşanmanın fer’i yani yan sonuçları ise kanundan doğan ve talep halinde doğacak olanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Boşanmanın kanundan kaynaklanan yan sonuçları; karının soyadı, tabiyeti, sıhri hısımlığın devam etmesi, boşanmadan sonra doğan çocukların nesebi, kanuni bekleme süresi, karı koca arasındaki mali sorunların çözümlenmesi, müşterek çocukların velayetinin tevdii gibi konulardır. Çocuklarla ilgili olan hususlar kamu düzeni ile ilgili olduğu için taraf talebine bağlı olmaksızın kanundan doğar. Talep halinde doğması muhtemel olan sonuçlardan en önemlileri ise eski eşe nafaka ve tazminattır.

Nafaka, tanım olarak bir kimsenin geçindirmekle yükümlü olduğu kişilere mahkeme tarafından bağlanan aylık olup ailenin ve dolayısıyla toplumun korunması amacına yönelik olarak konulmuş bir önlemdir. Nafaka, eşler lehine boşanma davası ile birlikte, boşanma davasından bağımsız olarak, boşanma davasından sonra talep edilebileceği gibi; müşterek çocuklar, altsoy, üstsoy ve kardeşler için de talep edilebilir.

Boşanma davasının bir sonucu olan yoksulluk ve iştirak nafakasının tahsili, diğer alacakların tahsilinden ayrı özellikler taşır.

Nafakalar Nasıl Tahsil Edilir?  

Aile Mahkemeleri boşanma süreci devam ederken ve boşanmadan sonra, eşlerin ve çocukların mağduriyetlerini önlemek amacıyla nafaka verilmesi kararlaştırılabilir. Boşanma davası devam ederken kararlaştırılan nafakaya tedbir nafakası denir ve ara kararla hükmedilir. Boşanma sonunda verilen nafaka ise çocuklar için verilmişse iştirak , eşler için verilmişse yoksulluk nafakası adını alır.

Aile Mahkemelerinin nafakaya hükmetmesi, nafaka alacaklısının nafakayı tahsil etmesi için gerekli ise de yeterli değildir. Mahkeme tarafından verilen nafakalar, icraya konularak tahsil kabiliyetini kazanırlar.

Boşanma davası süresince verilen tedbir nafakası ilamsız icra kanalı ile talep edilebilir. Uygulamada genelde bu nafakalar dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hükme konu edilir. Dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hüküm tesis edilmiş olsa dahi tedbir nafakasına hükmedildiği ara karar tarihinden itibaren nafakaya faiz işletilmelidir.

Boşanma davası sonucunda verilen iştirak veyahut yoksulluk nafakası ise ilamlı icra kanalı ile talep edilebilir. Boşanma davası sonucunda temyiz yolunun tüketilmesi, nafakayı talep etme hakkınızı ertelemez veyahut engellemez. Nafaka kararı verildiği andan itibaren kesinleşmesi beklenmeksizin icraya konabilir.

Nafaka Ödemeleri Nasıl Yapılmalıdır?  

Nafaka borçlusu aleyhine hükmedilen nafakayı kendisine yapılan bir icra takibi var ve şahsı bu takipten haberdar ise icra dosyası kapsamında ilgili icra müdürlüğünün hesabına, icra takibi yapılmamış veyahut yapılmış ancak haberi yoksa nafaka alacaklısının hesabına ödeyerek bu borcunu ifa edebilir.

Bu noktada uygulamada sıklıkla karşılaşılan durum nafaka borçlusunun nafakayı, nafaka alacaklısına başka bir şekilde ifa etmesinden kaynaklanan sorunlardır. Örneğin, iştirak nafakası ödemekle mükellef bir baba ödemesi gereken tutardaki nafaka ile çocuğunun dershane taksitini ödedi ise borcundan kurtulur mu? Ya da eski eşine yoksulluk nafakası ödemek durumunda kalan eski eş, nafaka yerine eski eşinin kredi borcunu aylık düzenli olarak ödüyorsa kendisi aleyhine hukuksal işlem başlatılabilir mi?

Yargıtay içtihatını değiştirmeden önce bu denli yapılan ödemelerin yanı sıra nafaka alacaklısının banka hesabına açıklama yapılmaksızın yapılan ödemeler dahi borçluyu borcundan kurtaran ödemeler olarak sayılmıyordu. Yargıtay’ın bu görüşü nedeni ile de yerel mahkemeler, nafaka borçlusu aylık nafakasını düzenli bir şekilde yatırmış olsa dahi nafaka ödemesi olduğuna dair bir açıklama bulunmadan ödemeleri geçerli saymıyor ve ikinci kez tahsilat gündeme geliyordu.

Hakkaniyete aykırı olan bu durum Yargıtay’ın içtihat değişikliğine gitmesi ile sona erdi.

           ‘’… Genel haciz yolu ile başlatılan takipte borçlu bir takım ödemelerde bulunduğunu belirterek takibe itiraz etmiştir. İtirazın kaldırılması aşamasında mahkemece Dairemizin önceki içtihatları doğrultusunda inceleme yaptırılarak, ödeme belgelerinde “nafakaya ilişkindir” kaydını taşımayanlar nazara alınmayacak yazılı şekilde sonucu görülmektedir. Ancak Dairemizce oluşturulan yeni içtihat gereğince borçlunun somut olayda, gözlendiği gibi birbirini takip eden tarihlerde, tüm nafaka borçlarını kapsamasa dahi birtakım ödemeler yaptığı ve yaptığı bu ödemelerin nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair bir açıklama olmasa bile, ödenen miktar nispetinde nafaka borcundan kurtulacağına kabulü gerekmektedir. Zira işleyen nafaka borcu bulunan bir borçlunun yaptığı ödemelerin bu borç dışında, ahlaki bir ödeme olduğunu kabul etmek hak kaybına neden olmaktadır. Kaldı ki zorunlu olsa dahi, nafaka borcu da nitelik itibarıyla temelde ahlaki bir ödemedir. Açıklanan nedenlerle Dairemizce içtihat değişikliğine gidilmiş ve az yukarıda belirlenen ilkeler kabul edilmiştir…’’ Yargıtay 12. Hukuk Dairesi  2009/22641 E. 2010/3781 K. 19.02.2010 T. Kararı

Yargıtay’ın bu kararı ile artık nafaka borçlusunun yapmış olduğu nafakaya mahsuben ödemeler de nafaka borcunu ifa ettiği sonucun doğuracaktır.

 Nafakanın Ödenmemesi Halinde Hapis Cezası Var Mıdır?  

Mahkemenin eşlerden biri lehine ödenmesine karar verilen nafakanın ödenmemesi İcra İflas Kanununda düzenlenen Nafaka Ödememe Suçunu oluşturur. Nafakanın ödenmemesi üzerine nafaka alacaklısının İcra Ceza Mahkemesine şikayeti üzerine nafaka borçlusu hakkında 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapis cezası uygulanmaya başlandıktan sonra nafaka borcunun ödenmesi halinde nafaka borçlusu tahliye edilir. Nafaka borçlusunun, nafaka alacağının azaltılması veya arttırılması gibi bir davası devam ediyorsa, hapis cezasının uygulanmasını hakim bu davaların sonuna bırakma kararı verebilir.

Tedbir nafakası ödememenin tazyik hapsi cezası önceki İcra İflas Kanununda yer almazken, yeni kanunla birlikte tedbiren hükmedilen nafakanın ödenmemesi halinde nafaka borçlusu aleyhine de ceza verilmeye başlanmıştır.

Cezadan söz edebilmek için hükmedilen nafakanın icraya konduktan sonra tebliğinin nafaka borçlusunun vekiline değil, nafaka borçlusunun kendisine yapılması aranır. Ayrıca cezanın söz konusu olabilmesi için üç aylık şikâyet süresi göz ardı edilmemelidir. Nafaka şikâyetinde bulunabilmek için öngörülen yasal sürenin geçmesinin ardından ödenmeyen nafaka birikmiş nafaka alacağı sayılır ve icra ceza mahkemesinde ceza davası konusu edilmez.

 [1] ÖZTAN, s. 354.; ZEVKLİLER , s.829.