Etiket arşivi: nafaka

Yurtdışından Emekli Maaşı Olan Kadının Yoksulluk Nafakası Hakkı Var mı?

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2014/27302 K. 2015/15092 T. 8.9.2015
YOKSULLUK NAFAKASI ( Davacı Kadının Üzerine Kayıtlı Bulunan Evlerden Kira Geliri Elde Ettiği ve Yurt Dışında Emekli Maaşının Olduğu – Yoksulluk Nafakası Verilmesi Koşullarının Oluşmadığı/Talebin Reddinin Gerektiği )
NAFAKA TALEBİNİN REDDİ GEREĞİ ( Davacı Kadının Gelirinin Olması Sebebiyle Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşeceğinin Kabul Edilemeyeceği – Mahkemece Davacı Kadın Yararına Verilen Yoksulluk Nafakası Kararının Bozma Sebebi Olduğu )
DAVACININ KİRA GELİRİ VE EMEKLİ MAAŞININ OLDUĞU ( Yoksulluk Nafakası Talebi – Boşanma Sebebiyle Yoksulluğa Düşmeyeceğinden Talebin Reddine Karar Verilmesi Gerektiği )
4721/m. 175
ÖZET : Davacı-karşı davalı kadının evlerinin bulunduğu ve kira geliri elde ettiği, ayrıca yurt dışında emekli maaşının olduğu anlaşıldığından boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği kabul edilemez.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.09.2015 günü temyiz eden davalı-karşı davacı Ş. U. vekili ile karşı taraf davacı-karşı davalı J. B. S. U. vekili geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşagıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- )Toplanan delillerden davacı-karşı davalı kadının evlerinin bulunduğu ve kira geliri elde ettiği, ayrıca yurt dışında emekli maaşının olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, davacı-karşı davalı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği kabul edilemez. Bu bakımdan isteğin reddi yerine davacı yararına yoksulluk nafakası tayini doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1.100.00 TL vekalet ücretinin Jutta’dan alınıp Şerafeddin’e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Nafaka Alacağında Zamanaşımı Süresi

Nafaka alacağında zamanaşımı süresinin uygulaması görüldüğü kadarıyla çok kafa karıştırıyor. Hem avukatlar hem de vatandaşlar, bir mahkeme kararının 10 yıl süresi olduğunu düşünerek zamanaşımını mahkeme kararının verildiği tarihten itibaren başlatıyorlar.

Örneğin 2004 yılında verilen bir boşanma kararı çeşitli nedenlerle 2015 yılına kadar icraya konu edilmemiş olabiliyor. Bu durumda ilamların (mahkeme kararlarının) 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması nedeniyle birmiş nafaka borçlarının da zamanaşımına uğradığı düşünülüyor.

Gerçekten de 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun  156/2maddesine göre:

“Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.”

Ancak nafakaya ilişkin ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.

Buna göre 2015 yılında icraya konulmuş olan nafaka alacağına dair icra takibinde 2005 yılından önceki döneme ilişkin nafakalar zamanaşımına uğrar.

Eşit kusurlu kadına nafaka verilmesi

Boşanma davasında, mahkemece davacı kadın ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmasına karar verilmiş ise de,

  • davacı kadının davalı erkeğin annesine hakaret ettiği,
  • davalının ailesine soğuk davrandığı,
  • davalı erkeğin babasının cenazesine katılmadığı,

Eşit kusurlu kadına nafaka verilmesi yazısına devam et

Kızımın velayetini geri alabilir miyim?

Merhaba,ben 2011 Kasım ayında boşandım, boşanırken kızım küçük olduğu için velayetini annesine vermiştim. 13.04.2015 tarihine kadar da nafakamı yatırdı, ancak bu süre zarfında kızımın beslenmesi yetiştirilme tarzından endişe etmekteyim ve bu yüzden velayeti almak istiyorum. Sizden ricam konu hakkında neler yapmam gerektiği ile ilgili bilgi verirseniz sevinirim iyi çalışmalar. Cüneyt P. 

velayet davası
Velayet davası, her zaman açılabilir, verilen karar kesin hüküm niteliği taşımaz.

Cüneyt bey, sorunuzda kızınızın şu andaki yaşını yazmamışsınız. Ancak, 5 ila 8 yaşları arasında olduğunu tahmin ediyorum.

Boşanma durumunda çocukların ebeveynlerin hangisinde kalacağı tayin edilirken, çocuğun üstün yararı gözetilir. Çocuk hakkında verilmiş velayet kararları kesin hüküm niteliği taşımaz, yani mahkemenin verdiği karar aleyhine her zaman yeni bir dava açılarak değişmesi istenebilir.

Ancak velayetin bir tarafa bırakılmasından sonra tekrar değiştirilmesi için önemli ve esaslı gelişmelerin ortaya çıkması gerekir. Çocuğun sosyal, psikolojik ve fiziki gelişimini olumsuz etkileyen, ihmal, şiddet vb. fiiller velayetin değiştirilmesi sonucunu doğurabilecek sebeplerdendir.

Nafaka Ödemeyebilir miyim?

Ben beş yıl önce boşandım. Kadın annesinin emekli maşını alıyor evi var, ben evlendim kirada oturuyorum nafaka ödememem mümkün mü? Mehmet Ö.

Mehmet bey, sizin yeniden evlenmeniz nedeniyle maddi durumunuzun değiştiği kabul edilebilir. Bunun yanında eski eşinize annesinden emekli maaşı kalmış olması halinde, maaşın miktarı, eski eşinizin yaşı, ihtiyaçları, sair gelirleri incelenerek nafakanın kaldırılmasını ya da miktarının yeniden düzenlenmesini açacağınız bir dava ile isteyebilirsiniz.

Amcalarım miras davası açabilir mi?

Dedem; babama 2 sulanabilir tarla, abime noter satışı ile tarla, bana da tarla vermiştir bu tarlalardan biri dedemin hesabına para giriş çıkışı olmuştur. Diğerleri tapu satışıdır, ayrıca amcama 2 katlı bir ev yanında bir garaj bulunan taşınmaz vermiştir. Diğer amcalarımın dava açmamaları ve elimizden alamamaları için ne yapmamız gerekir yardım olursanız sevinirim. Gökhan K.

Gökhan bey, dedenizin sağlığında yaptığı bu paylaşım nedeniyle amcalarınız şu anda bir dava açamaz. Ancak, dedenizin vefatından sonra mirasçıları ve mirasçılarına bıraktığı tereke belli olacaktır. Terekeye dedenizin gerçek olmayan tüm bağışlamaları ve satışları da dahil edilecek, mirasçıların saklı payları hesap edilecek ve buna göre tecavüz miktarı saptanacaktır.

Eşim ev eşyalarını satacak

Eşim şiddet uyguladığı için evden çıkmak zorunda kaldım ve evdeki eşyaları satacağını öğrendim. Fiziksel şiddet, aldatma alkol her şey var, benim ona nasıl bir dava açmam gerek ve nafaka alabilirim, 18 yaşından küçük bir kızım var ne yapabilirim ? Emine Y.

Emine hanım, eşiniz aleyhine elinizdeki delillere göre yarışır biçimde Medeni Kanun’un 161. Maddesine göre zinaya ya da 166. Maddesine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak boşanma davası açabilirsiniz. Eşinizin ve sizin maddi durumu çerçevesinde hem siz hem de velayeti size bırakılması halinde kızınız için nafaka alabilirsiniz. Ev eşyalarını satmasını önlemek için de mahkemeye başvurabilir ve tedbir talep edebilirsiniz.

Maaştan kesilen nafaka ve kredi borcu

SGK’ dan emekliyim. Boşandık 3 tane çocuğum var. Nafaka davası sırasında kendi rızamla 98 doğumlu kızıma 400 TL, imam nikahlı eşimden olan 2 kızım için 200’er TL olmak kaydıyla ve maaştaki artış dolayısıyla toplam 844 TL aylık kesilmektedir. İlaç vs den sonra kalan 130 TL’ yi de Ziraat Bankası’ndan kredi borcuma alıyor. Şu an çok zor durumdayım . Sıfıra düştüm. Nafakanın kaldırılması ya da düşürülmesi için dava açtım. Nafaka aşağıya düştüğü zaman banka kredi borcuna yine kesecek, tarafıma yine ödeme olmayacak bu konuda ne yapabilirim? 2010 yılında emekli oldum krediyi de aynı yıl çekmiştim. Nail G.

Nail bey,

Nafaka davası sırasında kendi rızanızla kızınıza 400 TL nafaka vermişsiniz, bu konuda rızanızın olması çok güzel. Bir babanın, bir ebeveynin bir çocuğu dünyaya getirirken onun ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını da düşünmesi gerekiyor. Çocukların rızkı gökten kendiliğinden inmiyor maalesef. Herkesin bakabileceği, asgari ihtiyaçlarını karşılayabileceği kadar çocuğa sahip olması medeni dünyanın en önemli zorunluluklarından biri.

Bu konuda yapmanız gerekenin, dünyaya gelmesine vesile olduğunuz 3 çocuğunuzun kendi başlarına ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri yaşa gelene kadar, yaşınıza, eğitiminize, fiziki yapınıza uygun ek bir işte çalışarak gelir elde etmek olduğunu düşünüyorum.

Evlenen Eski Eş Nafaka Almaya Devam Eder mi?

Avukat Yasin GİRGİN
Avukat Yasin GİRGİN,her hafta Hürriyet Gazetesi okurlarından gelen soruları cevaplıyor.

10 yıldır nafaka ödemekte olduğum eski eşim evlendi. Nafakanın kaldırılması için dava açmak zorunda mıyım ? Ufuk Ç. 

Eşinizin resmi olarak evlenmesiyle birlikte nafaka yükümlülüğünüz kendiliğinden kalkmaktadır. Eşinizin nüfus kaydını çıkarttırarak, nafakanın alınması için yapılmış icra dosyasına talepte bulunarak takibin kaldırılmasını sağlayabilirsiniz.

Boşanma Davasında Çocuklar Mahkemeye Çağrılır mı?  

Eşimle 13 yıllık evliliğimizi sonlandırma kararı aldık. Anlaşmalı boşanıyoruz, sadece çocuklar için nafaka talebim var ve nafaka miktarı eşim tarafından da kabul edildi. Çocuklarımız 7 ve 9 yaşında. Çocukların mahkemeye çağrılabileceği bilgisini aldım, doğru mudur? Ayrıca mahkemeye çıkmadan boşanmamız gerçekleşebilir mi? Saygılarımla. Sevgi S. 

Anlaşmalı boşanma tarafların boşanmanın nafaka, maddi ve manevi tazminat konuları ile varsa müşterek çocukların kimin sorumluluğunda kalacağı, çocuklarla diğer ebeveynin kişisel ilişkisi konularında anlaşmaları ile gerçekleşebilen bir evliliğin sona erme biçimidir. Bu nedenle velayet konusunda da bir anlaşmaya varmış olmanız gerekir. Velayet konusunda anlaşmış olacağınız için; çocuklarınız mahkemeye çağırılmaz. Ancak, eşler anlaşmalı boşanma davalarında en az bir kez mahkeme önüne çıkarak kendi serbest iradeleriyle boşanmayı istediklerini belirtmek zorundadırlar.

Boşanırken Mal Varlığı Yarı Yarıya mı Paylaşılır?  

Merhaba Yasin Bey. Ben 21 yıldır çalışıyorum, eşim de 16 yıldır çalışıyor. Evlenirken benim arabam ve toplu param vardı, eşim işe yeni girmiş ve ilk aylığını dahi almamıştı. Daha sonra 1999 yılında işyeri kooperatif kurdu ve benim maaşımdan kesilerek bir ev sahibi olduk. Daha sonra şimdi oturduğumuz ev olan TOKİ’deki evi tüm ödemelerini tek başıma yaparak aldım. TOKİ’den %50 onun %50 benim şeklinde aldık; fakat kendisi hiç ödeme yapmadı. Tüm banka dekontlarım elimde 260 bin TL ödenmiş 288 TL borç olarak görünüyor. Bu süre zarfında kendisi gezdi eğlendi, bankada da parası yok. Şimdi boşanmayı düşünüyoruz malların yarısı onun mu olacak acaba? Ayşen K.

Ayşen Hanım, 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren Medeni Kanun’a göre, bu tarihten sonra eşlerin çalışmaları ile edindikleri malvarlığının değerinin yarısı üzerinde diğer eşin hakkı olacağı kabul edilmiştir. Bu tarihten önce edinilen malvarlığı için ise “mal ayrılığı rejimi” geçerlidir. Bu rejimin uygulandığı dönemde edinilen mal varlığı değeri, adına kayıtlı olduğu eşe ait olacaktır. Yine bu dönem içinde eşin, diğer eşin malvarlığına yaptığı katkıyı istemesi de mümkündür.

Babadan Kalan Arsaları Nasıl Paylaşırız?  

Merhaba Yasin bey. Babamdan kalan iki küçük arsa var. Mirasçıları olarak annem ile 8 kardeş varız. Satış yapmak istiyoruz; ama ölen abimin bir kızı arsayı satmaya yanaşmıyor. Miras ortaklığını nasıl bozabiliriz? Ne yapabilirim? Yardım ederseniz çok sevinirim. Serpil S. 

Miras ortaklığı devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve mirasçılar kendilerine düşen pay üzerinde tek başına tasarrufta bulunamaz. Paylaşımın yapılabilmesi için ortaklığın giderilmesi adını verdiğimiz davanın açılması gerekir. Bu davayı, mirasçılardan herhangi biri ya da bir kaçı geri kalan mirasçılara karşı açabilir. Ortaklığın giderilmesi davası, taşınmazın bulunduğu sulh hukuk mahkemesinde açılabilir.

Nafaka Ödemeleri Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Boşanma ile taraflar için bağlayıcı mali ve şahsi bazı sonuçlar doğar. Bu sonuçların bazıları kendiliğinden, bazıları ise boşanma kararında hakimin göstermesi ile ortaya çıkar. Kararda gösterilen hususların bir kısmını hakim kendiliğinden kararlaştırırken, bazı hususlar tarafların talebine bağlıdır.[1] 

Boşanmanın asli sonucu evlilik birliğinin sona ermesidir. Boşanmanın fer’i yani yan sonuçları ise kanundan doğan ve talep halinde doğacak olanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Boşanmanın kanundan kaynaklanan yan sonuçları; karının soyadı, tabiyeti, sıhri hısımlığın devam etmesi, boşanmadan sonra doğan çocukların nesebi, kanuni bekleme süresi, karı koca arasındaki mali sorunların çözümlenmesi, müşterek çocukların velayetinin tevdii gibi konulardır. Çocuklarla ilgili olan hususlar kamu düzeni ile ilgili olduğu için taraf talebine bağlı olmaksızın kanundan doğar. Talep halinde doğması muhtemel olan sonuçlardan en önemlileri ise eski eşe nafaka ve tazminattır.

Nafaka, tanım olarak bir kimsenin geçindirmekle yükümlü olduğu kişilere mahkeme tarafından bağlanan aylık olup ailenin ve dolayısıyla toplumun korunması amacına yönelik olarak konulmuş bir önlemdir. Nafaka, eşler lehine boşanma davası ile birlikte, boşanma davasından bağımsız olarak, boşanma davasından sonra talep edilebileceği gibi; müşterek çocuklar, altsoy, üstsoy ve kardeşler için de talep edilebilir.

Boşanma davasının bir sonucu olan yoksulluk ve iştirak nafakasının tahsili, diğer alacakların tahsilinden ayrı özellikler taşır.

Nafakalar Nasıl Tahsil Edilir?  

Aile Mahkemeleri boşanma süreci devam ederken ve boşanmadan sonra, eşlerin ve çocukların mağduriyetlerini önlemek amacıyla nafaka verilmesi kararlaştırılabilir. Boşanma davası devam ederken kararlaştırılan nafakaya tedbir nafakası denir ve ara kararla hükmedilir. Boşanma sonunda verilen nafaka ise çocuklar için verilmişse iştirak , eşler için verilmişse yoksulluk nafakası adını alır.

Aile Mahkemelerinin nafakaya hükmetmesi, nafaka alacaklısının nafakayı tahsil etmesi için gerekli ise de yeterli değildir. Mahkeme tarafından verilen nafakalar, icraya konularak tahsil kabiliyetini kazanırlar.

Boşanma davası süresince verilen tedbir nafakası ilamsız icra kanalı ile talep edilebilir. Uygulamada genelde bu nafakalar dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hükme konu edilir. Dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hüküm tesis edilmiş olsa dahi tedbir nafakasına hükmedildiği ara karar tarihinden itibaren nafakaya faiz işletilmelidir.

Boşanma davası sonucunda verilen iştirak veyahut yoksulluk nafakası ise ilamlı icra kanalı ile talep edilebilir. Boşanma davası sonucunda temyiz yolunun tüketilmesi, nafakayı talep etme hakkınızı ertelemez veyahut engellemez. Nafaka kararı verildiği andan itibaren kesinleşmesi beklenmeksizin icraya konabilir.

Nafaka Ödemeleri Nasıl Yapılmalıdır?  

Nafaka borçlusu aleyhine hükmedilen nafakayı kendisine yapılan bir icra takibi var ve şahsı bu takipten haberdar ise icra dosyası kapsamında ilgili icra müdürlüğünün hesabına, icra takibi yapılmamış veyahut yapılmış ancak haberi yoksa nafaka alacaklısının hesabına ödeyerek bu borcunu ifa edebilir.

Bu noktada uygulamada sıklıkla karşılaşılan durum nafaka borçlusunun nafakayı, nafaka alacaklısına başka bir şekilde ifa etmesinden kaynaklanan sorunlardır. Örneğin, iştirak nafakası ödemekle mükellef bir baba ödemesi gereken tutardaki nafaka ile çocuğunun dershane taksitini ödedi ise borcundan kurtulur mu? Ya da eski eşine yoksulluk nafakası ödemek durumunda kalan eski eş, nafaka yerine eski eşinin kredi borcunu aylık düzenli olarak ödüyorsa kendisi aleyhine hukuksal işlem başlatılabilir mi?

Yargıtay içtihatını değiştirmeden önce bu denli yapılan ödemelerin yanı sıra nafaka alacaklısının banka hesabına açıklama yapılmaksızın yapılan ödemeler dahi borçluyu borcundan kurtaran ödemeler olarak sayılmıyordu. Yargıtay’ın bu görüşü nedeni ile de yerel mahkemeler, nafaka borçlusu aylık nafakasını düzenli bir şekilde yatırmış olsa dahi nafaka ödemesi olduğuna dair bir açıklama bulunmadan ödemeleri geçerli saymıyor ve ikinci kez tahsilat gündeme geliyordu.

Hakkaniyete aykırı olan bu durum Yargıtay’ın içtihat değişikliğine gitmesi ile sona erdi.

           ‘’… Genel haciz yolu ile başlatılan takipte borçlu bir takım ödemelerde bulunduğunu belirterek takibe itiraz etmiştir. İtirazın kaldırılması aşamasında mahkemece Dairemizin önceki içtihatları doğrultusunda inceleme yaptırılarak, ödeme belgelerinde “nafakaya ilişkindir” kaydını taşımayanlar nazara alınmayacak yazılı şekilde sonucu görülmektedir. Ancak Dairemizce oluşturulan yeni içtihat gereğince borçlunun somut olayda, gözlendiği gibi birbirini takip eden tarihlerde, tüm nafaka borçlarını kapsamasa dahi birtakım ödemeler yaptığı ve yaptığı bu ödemelerin nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair bir açıklama olmasa bile, ödenen miktar nispetinde nafaka borcundan kurtulacağına kabulü gerekmektedir. Zira işleyen nafaka borcu bulunan bir borçlunun yaptığı ödemelerin bu borç dışında, ahlaki bir ödeme olduğunu kabul etmek hak kaybına neden olmaktadır. Kaldı ki zorunlu olsa dahi, nafaka borcu da nitelik itibarıyla temelde ahlaki bir ödemedir. Açıklanan nedenlerle Dairemizce içtihat değişikliğine gidilmiş ve az yukarıda belirlenen ilkeler kabul edilmiştir…’’ Yargıtay 12. Hukuk Dairesi  2009/22641 E. 2010/3781 K. 19.02.2010 T. Kararı

Yargıtay’ın bu kararı ile artık nafaka borçlusunun yapmış olduğu nafakaya mahsuben ödemeler de nafaka borcunu ifa ettiği sonucun doğuracaktır.

 Nafakanın Ödenmemesi Halinde Hapis Cezası Var Mıdır?  

Mahkemenin eşlerden biri lehine ödenmesine karar verilen nafakanın ödenmemesi İcra İflas Kanununda düzenlenen Nafaka Ödememe Suçunu oluşturur. Nafakanın ödenmemesi üzerine nafaka alacaklısının İcra Ceza Mahkemesine şikayeti üzerine nafaka borçlusu hakkında 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapis cezası uygulanmaya başlandıktan sonra nafaka borcunun ödenmesi halinde nafaka borçlusu tahliye edilir. Nafaka borçlusunun, nafaka alacağının azaltılması veya arttırılması gibi bir davası devam ediyorsa, hapis cezasının uygulanmasını hakim bu davaların sonuna bırakma kararı verebilir.

Tedbir nafakası ödememenin tazyik hapsi cezası önceki İcra İflas Kanununda yer almazken, yeni kanunla birlikte tedbiren hükmedilen nafakanın ödenmemesi halinde nafaka borçlusu aleyhine de ceza verilmeye başlanmıştır.

Cezadan söz edebilmek için hükmedilen nafakanın icraya konduktan sonra tebliğinin nafaka borçlusunun vekiline değil, nafaka borçlusunun kendisine yapılması aranır. Ayrıca cezanın söz konusu olabilmesi için üç aylık şikâyet süresi göz ardı edilmemelidir. Nafaka şikâyetinde bulunabilmek için öngörülen yasal sürenin geçmesinin ardından ödenmeyen nafaka birikmiş nafaka alacağı sayılır ve icra ceza mahkemesinde ceza davası konusu edilmez.

 [1] ÖZTAN, s. 354.; ZEVKLİLER , s.829.

Babanın Parası mı Annenin Sevgisi mi?

Boşanmada velayet“Küçük bir çocuğun yetişmesi için bir köy dolusu insan gerekirmiş”. Bir çocuğun karakterinin büyük oranda çevresinde oluştuğunu örnekleyen güzel bir sözdür bu. Günümüzde, bir çocuğun yetişmesi için köy dolusu insan değilse de birbirinden farklı ortamlara ihtiyaç duyuluyor. Daha iki yaşında kreşe gönderilmeye başlanan çocuklar, dört yaşından itibaren de yüzmeye, baleye, ata binmeye, basketbol, tenis oynamaya teşvik ediliyor. On- on beş yıl önce çok az kişinin sahip olduğu cep telefonları, bilgisayarlar ufaklıkların elinde oyuncak olmuş durumda. Ama bunun bir nedeni de artık gönül rahatlığıyla çocuklarımızı sokağa salamamamız. Eskiden sokakta büyümesini seyrettiğimiz çocukların şimdi oyun alanları otopark, bina ve alışveriş merkezi olmuş durumda. Çocuk kaçırma olaylarını, açık bırakılan rögarlara düşen yavrularımızı hiç saymıyorum bile…

Bu şartlarda, çocuğun ihtiyaç duyduğu eğitimi alabilmesi için “para”nın en önemli şey olup olmadığı, bana çokça sorulur hale geldi. Boşanma davalarında çocuğunun velayetini almak isteyenlerin ilk söyledikleri “iyi bir işim var, Babanın Parası mı Annenin Sevgisi mi? yazısına devam et

Nafakadan Nasıl Kurtulurum?

AdsızEş, çocuk ya da yakın akrabalar için mahkeme tarafından hükmedilen ödemeye “nafaka” adı veriliyor. Nafakayla ilgili gelen soruları bir arada değerlendirince aslında halk arasında bir çok bilinmeyen ya da yanlış bilinen noktaların olduğunu gördük. Bu hafta sizlerden gelen sorulardan yoksulluk (eş için) bağlanan nafakaları ele aldık.

SORU : Yasin bey merhaba, iki yıl önce boşandık. Hakim, eşime aylık 300,00 TL nafaka bağlamıştı. Bu nafakayı ne zamana kadar ödeyeceğim? İki yıldır nafaka maaşımdan kesiliyor, kaç yaşına kadar ödeyeceğim? Bu nafakadan nasıl kurtulurum? Mithat A.
CEVAP : Mithat Bey, hakim eşinize yoksulluk nafakası adını verdiğimiz nafakadan bağlamış. Yani hakim demiş ki, “bu kadının bir yerden geliri yok, bir malı mülkü yok, boşanmadan sonra bu kadın yoksulluğa düşer, buna kocası aylık maaş gibi bir para ödesin”
Nafakadan nasıl kurtulacağınız konusuna gelince. Bunun için sizden nafaka alan eski eşinizin kendisini yoksulluktan kurtaracak bir Nafakadan Nasıl Kurtulurum? yazısına devam et