Etiket arşivi: nafaka

Üniversitede okuyan çocuğa nafaka bağlanır mı?

Boşanma Avukatı AnkaraTürk Medeni Kanunu’muza göre, herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyuna nafaka vermekle yükümlüdür. Anne ve babanın bakım borcu, çocuğun reşit (ergin) olmasına kadar devam eder. Bilindiği üzere kişiler 18 yaşını tamamlamakla ergin olurlar. Bununla birlikte çocuk reşit olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Bunun dışında eşler ergin olan çocuğa boşanma ya da ayrılık savası sırasında tedbir nafakası vermek zorunda değildirler. Çocuk için verilen tedbir nafakası ergin olduğu tarihte kendiliğinden sona erer. Bu konuda mahkeme kararında açıklık olmasa da tedbir nafakası ergin olduğu tarihte kendiliğinden sonuçlanır.

BOŞANMA DAVASI MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TEDBİR NAFAKASI

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2008/18363 K. 2010/320 T. 12.1.2010

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda; mahalli mahkemece verilen hükmün davacı-davalı ( koca )tarafından; kusur tayini, tazminatlar, velayet ve nafakalar yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 12.01.2010 günü temyiz eden Murat vekili Avukat ve karşı taraf Kader vekili Avukat geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre davacı-davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın boşanmada kusursuz veya az kusurlu olması zorunludur. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Eşit kusurlu taraf yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunamaz. Bu itibarla davalı-davacının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

3- Tarafların müşterek çocuğu Batuhan’ın dava tarihinden beri babanın yanında bulunduğu, bakım ve iaşesinin davacı-davalı tarafından karşılandığı 02.10.2007 tarihli oturumda dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, çocuk için 30.07.2007 tarihinden itibaren davalı-davacı ( anne )yararına tedbir nafakası takdir edilmesi de isabetsizdir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 750.00.-TL vekalet ücretinin Kader’den alınıp Murat’a verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

avukat, avukat ankara, boşanma avukatı

BOŞANMA DAVASI YOKSULLUK NAFAKASI

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2008/9705 K. 2009/18183 T. 22.10.2009

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda; mahalli mahkemece verilen hükmün kusur, velayet, tazminat ve nafaka yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 15.09.2009 günü temyiz eden davacı vekili avukat ve karşı taraf davalı avukatı geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle toplanan delillerden, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu bulunduklarının anlaşılmasına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz ( TMK. m. 175 ). Toplanan delillerle boşanmaya sebep olan olaylarda kadının daha ağır kusurlu olmadığı, herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyize konu diğer hususların yukarıda 1. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 625.00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Nafaka Nedir?

İştirak Nafakası, Yoksulluk Nafakası ve Boşanma Davasında Tedbir Nafakası Sorunları

Nafaka, bir kimsenin geçindirmekle yükümlü olduğu kişilere mahkeme tarafından bağlanan aylığa verilen isimdir. Başta Anayasa ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun en temel ilkelerinden olan ailenin ve dolayısıyla toplumun korunması amacına yönelik olarak konulmuş bir önlemdir. Nafaka, eşler lehine boşanma davası ile birlikte, boşanma davasından bağımsız olarak, boşanma davasından sonra talep edilebileceği gibi, müşterek çocuklar, altsoy, üstsoy ve kardeşler için de talep edilebilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre eşlerden birinin talebi üzerine Aile Mahkemesi, birlikte yaşamaya ara verilmesinin haklı bir sebebe dayanması, eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine diğer eşin ne miktarda parasal katkı yapacağına yani nafaka miktarına hükmeder.

Uygulamada gerek eş gerekse ergin olmayan çocuklar için hakim tarafından belirlenen bu parasal katkıya bağımsız tedbir nafakası adı verilmektedir. Yine, boşanma veya ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince geçici önlem olarak eş lehine takdir edilen parasal katkıya geçici tedbir nafakası adı verilmektedir.

Boşanma davası sonucunda yoksulluğa düşecek eş lehine takdir edilen parasal katkıya yoksulluk nafaka, ergin olmayan müşterek çocuk için takdir edilen nafakaya iştirak nafaka adı verilir.

Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoy, üstsoy ve kardeşler için mahkeme tarafından takdir edilen parasal katkıya ise yardım nafaka adı verilmektedir.