Etiket arşivi: velayet

Velayetin Düzenlenmesi ve Değiştirilmesinde Re’sen Araştırma İlkesi

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2015/13962 K. 2015/17285 T. 5.10.2015
VELAYETİN DÜZENLENMESİ VE DEĞİŞTİRİLMESİ ( Kamu Düzenine İlişkin Olup Bu Davalarda Re’sen Araştırma İlkesi Geçerli Olup Düzenlemede Ana ve Babanın İstek ve Tercihlerinden Önce Çocuğun Bedeni Fikri ve Ahlaki Gelişimi Önem ve Öncelik Taşıyacağı – Velayet Hakkına Sahip Olanın “Davayı Kabul” Açıklaması Bu Davalarda Tek Başına Sonuç Doğurmayacağı )
RE’SEN ARAŞTIRMA İLKESİ ( Velayetin Düzenlenmesi ve Değiştirilmesi Kamu Düzenine İlişkin Olup Düzenlemede Ana ve Babanın İstek ve Tercihlerinden Önce Çocuğun Bedeni Fikri ve Ahlaki Gelişimi Önem ve Öncelik Taşıyacağı – Velayet Hakkına Sahip Olanın “Davayı Kabul” Açıklaması Bu Davalarda Tek Başına Sonuç Doğurmayacağı )
ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI İLKESİ ( Taraflardan Delillerinin Sorulması ve Göstermeleri Halinde Toplanması ve Göstermedikleri Takdirde de Re’sen Delil Toplanması Gerektiği – Velayet Sahibinin Değiştirilmesini Gerekli Kılan Bir Durumun Bulunup Bulunmadığı Hususunda Psikolog Pedagog ve Sosyal Çalışmacıdan Oluşan Uzmanlara İnceleme Yaptırılarak Rapor Alınması Gerektiği )
6100/m.385/2
4787/m.5
ÖZET : Velayetin düzenlenmesi ve değiştirilmesi kamu düzenine ilişkin olup, bu davalarda re’sen ( kendiliğinden ) araştırma ilkesi geçerlidir Düzenlemede, ana ve babanın istek ve tercihlerinden önce, çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişimi önem ve öncelik taşır. Bu bakımdan, velayet hakkına sahip olanın “davayı kabul” açıklaması bu davalarda tek başına sonuç doğurmaz. Velayetinin değiştirilmesi istenilen müşterek çocuk Hatice 19.06.2009 doğumludur. Taraflar boşanmışlar, boşanma kararıyla velayeti anneye bırakılmış, karar kesinleşmiştir. Düzenlemede asıl olan çocuğun üstün yararı olduğuna göre, taraflardan delillerinin sorulması, göstermeleri halinde toplanması, göstermedikleri takdirde de re’sen delil toplanması, bu çerçevede çocuğun üstün yararının ebeveynlerinden hangisinin yanında bulunmak olduğu ve velayet sahibinin değiştirilmesini gerekli kılan bir durumun bulunup bulunmadığı hususunda 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi uyarınca, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlara inceleme yaptırılarak, rapor alınması ve tüm deliller birlikle değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Velayetin düzenlenmesi ve değiştirilmesi kamu düzenine ilişkin olup, bu davalarda re’sen ( kendiliğinden ) araştırma ilkesi geçerlidir ( HMK.md.385/2 ). Düzenlemede, ana ve babanın istek ve tercihlerinden önce, çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişimi önem ve öncelik taşır. Bu bakımdan, velayet hakkına sahip olanın “davayı kabul” açıklaması bu davalarda tek başına sonuç doğurmaz. Velayetinin değiştirilmesi istenilen müşterek çocuk Hatice 19.06.2009 doğumludur. Taraflar boşanmışlar, boşanma kararıyla velayeti anneye bırakılmış, karar 21.01.2013 tarihinde kesinleşmiştir. İşbu dava ise 16.02.2015 tarihinde açılmıştır. Düzenlemede asıl olan çocuğun üstün yararı olduğuna göre, taraflardan delillerinin sorulması, göstermeleri halinde toplanması, göstermedikleri takdirde de re’sen delil toplanması, bu çerçevede çocuğun üstün yararının ebeveynlerinden hangisinin yanında bulunmak olduğu ve velayet sahibinin değiştirilmesini gerekli kılan bir durumun bulunup bulunmadığı hususunda 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi uyarınca, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlara inceleme yaptırılarak, rapor alınması ve tüm deliller birlikle değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. Bu yönde araştırma ve inceleme yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY :

Dava velayetin değiştirilmesi talebine ilişkin olup, davalının kabulü üzerine velayeti davalı annede bulunan 2009 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin değiştirilerek davacı babaya verilmesine karar verilmiştir. Velayetin düzenlenmesi ve değiştirilmesi davalarında re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu ( HMK. md. 385/2 ) konusunda sayın çoğunlukla aramızda görüş ayrılığı yoktur. Re’sen araştırma ilkesine tabi davalarda tarafların bildirdiği deliller dışında mahkemece yeni deliller toplanması veya tarafların beyanlarına itibar edilmemesini gerektirecek, dosya içerisinde buna ilişkin bir kısım delillerin en azından az da olsa bir emarenin bulunması gerekir. Ancak böyle bir durumda tahkikat aşamasında veya temyiz dilekçesinde davanın kabulüne ilişkin beyanının çocuğun yararına olmadığına ilişkin ciddi bir iddia ileri sürüp buna ilişkin bir delilde göstermemiştir. Dosya içerisinde de davalının kabulünün ve velayetin değiştirilmesinin çocuğun yararına olmadığına ilişkin bir delil veya emare bulunmamaktadır. O halde davalı annenin kabul beyanı üzerine velayetin değiştirilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu sebeple temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Çocuğun Üstün Yararı Ana Babanın İsteklerinden Önce Gelir

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2015/16656 K. 2015/17893 T. 8.10.2015
VELAYETİN DÜZENLENMESİ ( Çocukların Üstün Yararının Ana Ve Babanın İsteklerinden Önce Geleceği – İdrak Çağında Olan Çocuğun Görüşünün Aksine Velayetin Babada Kalmasına Dayanak Yapılan Gerekçelerin Velayetin Anneye Verilmesi Halinde Çocuğun Fikri Ahlaki Ve Bedeni Gelişmesinin Zarara Uğrayacağını Gösterir Nitelikte Olmadığı/İdrak Çağındaki Çocuğun Görüşü de Dikkate Alınarak Davanın Kabulüne Karar Verilmesi Gerektiği )
ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARININ KORUNMASI ( Anne Babanın İsteklerinden Önce Geleceği – İdrak Çağındaki Çocuğunun Dava Hakkındaki Görüşüne Önem Verileceği/Çocuğun Fikri Bedeni Ve Ahlaki Gelişimindeki Yüksek Yararı Gerektirdiği Takdirde Açıkladığı Görüşünün Aksine Karar Verilmesi de Mümkün Olup Bunun Haklı Gerekçelerinin Kararda Gösterileceği )
İDRAK ÇAĞINDAKİ ÇOCUĞUN GÖRÜŞÜ ( Çocuğun Bilirkişiye Babasının Kendisine Tokat Attığını Ve Aşağılayıcı Sözler Söylediğini Belirttiği Ve Velayetinin Anneye Verilmesi Yönünde Görüş Bildirdiği/Mahkemece Çocuğun Görüşünün Aksine Verilen Kararın Haklı Gerekçelerinin Kararda Gösterilmesi Gereği – Çocuğun Görüşü Doğrultusunda Davanın Kabulüne Karar Verileceği )
ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ ( İç Hukuk Bakımından İdrak Çağında Olduğu Kabul Edilen Çocukların Kendilerini İlgilendiren Konularda Görüşünün Alınması Ve Görüşüne Gereken Önemin Verilmesini Öngördüğü )
4721/m. 182
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi/m. 12

Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi/m. 3, 6

ÖZET : Velayet düzenlemesi yapılırken iç hukuk bakımından idrak çağında olduğu kabul edilen çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşüne gereken önemin verilmesi gerekir. Çocuğun fikri, bedeni ve ahlaki gelişimindeki yüksek yararı gerektirdiği takdirde, açıkladığı görüşünün aksine karar verilmesi de mümkün olup; bunun haklı gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekir. Mahkemece, idrak çağında olan çocuğun görüşünün aksine velayetin babada kalmasına dayanak yapılan gerekçeler, velayetin anneye verilmesi halinde çocuğun fikri, ahlaki ve bedeni gelişmesinin zarara uğrayacağını gösterir nitelikte değildir. Bu yön gözetilerek, idrak çağındaki çocuğun görüşü de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Velayet kamu düzenine ilişkindir. Velayetin düzenlenmesinde, çocukların üstün yararı, ana ve babanın isteklerinden önce gelir. Dava, boşanma kararıyla düzenlenen velayetin değiştirilerek müşterek çocuk G.’in velayetinin babadan alınarak davacı anneye verilmesi istemine ilişkindir. İdrak çağında bulunan 2000 doğumlu müşterek çocuk G.’in, mahkemece görevlendirilen bilirkişiye, babasının kendisine tokat attığını ve aşağılayıcı sözler söylediğini belirttiği ve velayetinin anneye verilmesi yönünde, görüş bildirdiği anlaşılmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri, iç hukuk bakımından idrak çağında olduğu kabul edilen çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşüne gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun fikri, bedeni ve ahlaki gelişimindeki yüksek yararı gerektirdiği takdirde, açıkladığı görüşünün aksine karar verilmesi de mümkün olup; bunun haklı gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekir. Mahkemece, idrak çağında olan çocuğun görüşünün aksine velayetin babada kalmasına dayanak yapılan gerekçeler, velayetin anneye verilmesi halinde çocuğun fikri, ahlaki ve bedeni gelişmesinin zarara uğrayacağını gösterir nitelikte değildir. Bu yön gözetilerek, idrak çağındaki çocuğun görüşü de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Kızımın velayetini geri alabilir miyim?

Merhaba,ben 2011 Kasım ayında boşandım, boşanırken kızım küçük olduğu için velayetini annesine vermiştim. 13.04.2015 tarihine kadar da nafakamı yatırdı, ancak bu süre zarfında kızımın beslenmesi yetiştirilme tarzından endişe etmekteyim ve bu yüzden velayeti almak istiyorum. Sizden ricam konu hakkında neler yapmam gerektiği ile ilgili bilgi verirseniz sevinirim iyi çalışmalar. Cüneyt P. 

velayet davası
Velayet davası, her zaman açılabilir, verilen karar kesin hüküm niteliği taşımaz.

Cüneyt bey, sorunuzda kızınızın şu andaki yaşını yazmamışsınız. Ancak, 5 ila 8 yaşları arasında olduğunu tahmin ediyorum.

Boşanma durumunda çocukların ebeveynlerin hangisinde kalacağı tayin edilirken, çocuğun üstün yararı gözetilir. Çocuk hakkında verilmiş velayet kararları kesin hüküm niteliği taşımaz, yani mahkemenin verdiği karar aleyhine her zaman yeni bir dava açılarak değişmesi istenebilir.

Ancak velayetin bir tarafa bırakılmasından sonra tekrar değiştirilmesi için önemli ve esaslı gelişmelerin ortaya çıkması gerekir. Çocuğun sosyal, psikolojik ve fiziki gelişimini olumsuz etkileyen, ihmal, şiddet vb. fiiller velayetin değiştirilmesi sonucunu doğurabilecek sebeplerdendir.

Nafaka Ödemeyebilir miyim?

Ben beş yıl önce boşandım. Kadın annesinin emekli maşını alıyor evi var, ben evlendim kirada oturuyorum nafaka ödememem mümkün mü? Mehmet Ö.

Mehmet bey, sizin yeniden evlenmeniz nedeniyle maddi durumunuzun değiştiği kabul edilebilir. Bunun yanında eski eşinize annesinden emekli maaşı kalmış olması halinde, maaşın miktarı, eski eşinizin yaşı, ihtiyaçları, sair gelirleri incelenerek nafakanın kaldırılmasını ya da miktarının yeniden düzenlenmesini açacağınız bir dava ile isteyebilirsiniz.

Amcalarım miras davası açabilir mi?

Dedem; babama 2 sulanabilir tarla, abime noter satışı ile tarla, bana da tarla vermiştir bu tarlalardan biri dedemin hesabına para giriş çıkışı olmuştur. Diğerleri tapu satışıdır, ayrıca amcama 2 katlı bir ev yanında bir garaj bulunan taşınmaz vermiştir. Diğer amcalarımın dava açmamaları ve elimizden alamamaları için ne yapmamız gerekir yardım olursanız sevinirim. Gökhan K.

Gökhan bey, dedenizin sağlığında yaptığı bu paylaşım nedeniyle amcalarınız şu anda bir dava açamaz. Ancak, dedenizin vefatından sonra mirasçıları ve mirasçılarına bıraktığı tereke belli olacaktır. Terekeye dedenizin gerçek olmayan tüm bağışlamaları ve satışları da dahil edilecek, mirasçıların saklı payları hesap edilecek ve buna göre tecavüz miktarı saptanacaktır.

Eşim ev eşyalarını satacak

Eşim şiddet uyguladığı için evden çıkmak zorunda kaldım ve evdeki eşyaları satacağını öğrendim. Fiziksel şiddet, aldatma alkol her şey var, benim ona nasıl bir dava açmam gerek ve nafaka alabilirim, 18 yaşından küçük bir kızım var ne yapabilirim ? Emine Y.

Emine hanım, eşiniz aleyhine elinizdeki delillere göre yarışır biçimde Medeni Kanun’un 161. Maddesine göre zinaya ya da 166. Maddesine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak boşanma davası açabilirsiniz. Eşinizin ve sizin maddi durumu çerçevesinde hem siz hem de velayeti size bırakılması halinde kızınız için nafaka alabilirsiniz. Ev eşyalarını satmasını önlemek için de mahkemeye başvurabilir ve tedbir talep edebilirsiniz.