Etiket arşivi: velayeti kötüye kullanmanın cezası var mıdır

Velayet Görevinin Kötüye Kullanılması

velayetin kötüye kullanılması davası, velayeti annede olan çocuğun babasının hakları, velayeti kötüye kullanmanın cezası var mıdır, velayet hakkının kullanılması

VELAYET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI

Velayet görevinin kötüye kullanılması konusundaki incelemeye öncelikle velayet hak ve görevinin neleri kapsadığını anlatmakla başlamak gerekir. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre velayet görevleri, çocukların bakım, öğretim ve korunması ile temsil görevlerini kapsamaktadır.

Velayet görevi, aynı zamanda ana-babanın velayeti altındaki çocukların kişiliklerine ve mallarına ilişkin hakları, ödevleri yetkileri ve yükümlülükleri de içermektedir.

Ana ve babanın çocukların kişiliklerine ilişkin hak ve ödevleri, özellikle çocukların şahıslarına bakmak, onları görüp gözetmek, geçimlerini sağlamak, yetiştirilmelerini ve eğitimlerini gerçekleştirmektir.

Bu bağlamda ana-babanın sağlayacağı eğitim ile istenilen ölçüde dürüst, kötü alışkanlıklardan uzak, iyi ahlak sahibi, çalışkan ve bilgili bir insan olarak yetiştirmek hak ve yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bununla birlikte ayrılık ve boşanma durumlarında velayetin düzenlenmesindeki amaç, küçüğün ileriye dönük yararlarıdır.

Yani velayetin düzenlenmesinde asıl amaç, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almaktır.

Velayet, kamu düzenine ilişkin olup bu hususta ana ile babanın istek ve beyanlarından ziyade çocuğun menfaatlerinin dikkate alınması zorunludur.

Bununla birlikte velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, ana ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz.

YHGK 15-4-1992 T 1992-2-140 E 1992-248 K. ile 22.01.2014 gün ve 2013/2-2085 E. 2014/30 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, boşanma ile düzenlenen velayetin değiştirilebilmesi için velayet kendisine verilen tarafın ya da velayete konu çocuğun durumunda boşanma hükmünden sonra esaslı değişikliklerin olması şarttır. Bunun yanında ayrıca esaslı değişikliğin önemli ve sürekli olması da gerekmektedir.

4721 sayılı TMK’nun konuya ilişkin 324. maddesi şu düzenlemeyi içermektedir:

“Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.”

Bu maddeye göre velayetin düzenlenmesinde asıl olan, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almak olduğundan, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini engelleyen ve süreklilik arz edeceği anlaşılan her olay, tehlikenin büyüklüğü, doğuracağı onarılması güç sonuçlar değerlendirilerek sonuca varılmalı; velayetin belirlenmesi ve düzenlenmesinde öncelikle çocuğun yararı göz önünde tutulmalı ve velayet görevinin kötüye kullanılması iddiası araştırılmalıdır.

Bu kapsamda:

  • çocuğun cinsiyeti,
  • doğum tarihi,
  • eğitim durumu,
  • kimin yanında okumakta olduğu,
  • talepte bulunanın çocuğun eğitim durumu ile ilgilenip ilgilenmediği,
  • sağlığı, sağlık durumuna göre tedavi olanaklarının kimin tarafından sağlanabileceği

gibi özel durumuna ilişkin hususlar göz önünde tutulmalıdır.

Velayetin belirlenmesi ve düzenlenmesinde ana babadan kaynaklanan özelliklerin de dikkate alınması kaçınılmazdır:

Bu nedenle, mahkemece velayet görevinin kötüye kullanılması iddiası araştırılırken:

  • çocuğu başkasına bırakma,
  • ihmal etme,
  • kaçırma,
  • iradi olarak terk etme,
  • yönlendirme hususları ile

tarafın

  • velayet talebinin olup olmaması,
  • şiddet uygulaması,
  • sadakatsizliği,
  • ekonomik durumu,
  • mesleği,
  • yaşadığı ortam,
  • kötü davranışı,
  • alkol bağımlılığı,
  • sağlığı,
  • dengesiz davranışları

dikkate alınmalıdır.

Velayet görevinin kötüye kullanılması yukarıda belirtilen çerçevede somut olaylara göre tespit edilir ve sonuçta velayet görevinin kötüye kullanılması varsa çocuğun velayetinin değiştirilmesine ya da kaldırılmasına karar verilebilir.