Aynen Taksim İmkanı Var mı?

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN (Tüm Yazıları Okuyun)

miras 670x300

ÖZET : Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığı gerekçesiyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş ise de tarafların miras bırakan adına kayıtlı olan ve köy yerleşik sahası içerisinde olduğu belirlenen taşınmazın yargılama sırasında mirasçılar arasında pay temlik yapılmak suretiyle davacı ve davalı adına paylı mülkiyet hükümlerine göre kaydedildiği görülmüştür. Taşınmazın niteliği, büyüklüğü, paydaş sayısı ve pay durumu dikkate alınarak yargılama sırasında yapılan pay temlikinden sonra imar yasası hükümlerine göre taşınmazın aynen taksiminin mümkün olup olmadığına ilişkin bilirkişiden ek rapor alınarak araştırma yapılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir.

KARAR : Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü davalı F. G.vekili temyiz etmiştir.

Paydaşlığın ( ortaklığın ) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.

Paydaşlığın ( ortaklığın ) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.

Aynen bölünerek paylaştırmanın ( taksimin ) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para ( ivaz ) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.

Aynen bölünerek paylaştırma ( taksim ) halinde teknik bilirkişiye ifraz ( taksim ) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin ( taksimin ) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.

Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın ( ortaklığın ) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.

Olayımızda; Mahkemece davaya konu 4480 parsel sayılı taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığı gerekçesiyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş ise de tarafların miras bırakan İ.G. adına kayıtlı olan ve köy yerleşik sahası içerisinde olduğu belirlenen taşınmazın yargılama sırasında mirasçılar arasında pay temlik yapılmak suretiyle davacı E. G.ve davalı F. G.adına paylı mülkiyet hükümlerine göre kaydedildiği görülmüştür. Taşınmazın niteliği, büyüklüğü, paydaş sayısı ve pay durumu dikkate alınarak yargılama sırasında yapılan pay temlikinden sonra imar yasası hükümlerine göre taşınmazın aynen taksiminin mümkün olup olmadığına ilişkin bilirkişiden ek rapor alınarak, az yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile satışa karar verilmesi hatalı olmuştur.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ E. 2012/7873 K. 2012/10510 T. 11.7.2012

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir