TERK SEBEBİYLE BOŞANMA

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

TERK SEBEBİYLE BOŞANMA

Terk sebebiyle boşanma özel, kusura dayanan ve mutlak bir boşanma sebebidir. Terk sebebiyle boşanma Türk Medeni Kanunu 164. Maddesinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu m.164 :”(1)Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir.(2) Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.(3) Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.”

Terk sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için eşlerden birinin ortak yaşamdan ayrılması, ortak yaşama son verme kastının belirli olması, ayrılığın hukuka aykırı olması ve ihtar koşulunun gerçekleşmiş olması gereklidir. Terk fiili olarak ortak yaşamdan ayrılarak olabileceği gibi diğer eşin ortak konutu terk etmeye zorlanması şeklinde de olabilir.

Terk sebebiyle boşanma davası terk eden eş tarafından açılamaz. Terk sebebiyle boşanma davası terk edilen eş tarafından açılabilir.

Taraflar evlendiği halde ortak konut tesis edilmemişse yasanın öngördüğü anlamda terk oluşmuş sayılır. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan ve haklı bir sebep olmaksızın terk eden eşin ortak konuta dönmesini engelleyen eş terk sebebiyle boşanma davası açamaz.

Fiziksel şiddete uğrayarak baba evine dönen kadına karşı kendisini evden bu sebeple uzaklaştıran koca terk sebebiyle boşanma davası açamaz.

Terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için ortak yaşamdan ayrılma , ortak yaşama son verme kastı ile yapılmış olmalıdır.

Terk sebebiyle boşanma davasında ortak yaşama son vermenin boşanma sebebi olabilmesi için ortak yaşamdan ayrılmanın hukuka aykırı olması gerekmektedir. Terk sebebiyle boşanma davasının kabul edilmesini engelleyen ortak yaşamdan ayrılmanın hukuka uygun olduğu durumlara ;” birlikte yaşamaya ara verme kararı alınması, ayrı bir boşanma veya ayrılık davası bulunması, ayrılık kararının bulunması, ayrı yaşamak konusunda ortak kararın bulunması, davalının akıl hastası olması, ailenin korunmasına dair kanuna göre tedbir alınmış olması vb.” durumlar örnek verilebilir.

Terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için terk edilen eşin aile mahkemesi hakimine başvurarak terk halindeki eşin eve dönmesi için ihtarda bulunulmasını istemesi gereklidir. Noter tarafından yapılan ihtara dayanılarak boşanma davası açılamaz. İhtar kararı verilmesinde aile mahkemesi görevlidir. Terk eden eşe karşı ihtar çekilebilmesi için terkin üzerinden 4 ay geçmiş olması gerekir.

Terk sebebiyle boşanma davasında ihtarda ;”dönülecek evin açık adresi, dönüş süresi, ihtara uymamanın sonuçları ve yol gideri” gösterilmelidir.
Ortak yaşamdan ayrılma dördüncü ayını doldurmadan ihtar isteminde bulunulamaz. Aile mahkemesi hakimi fiili ayrılık tarihini açık bir şekilde belirlemelidir. İhtarın muhatabına tebliğ tarihinden itibaren iki aylık süre geçmeden terk sebebiyle boşanma davası açılamaz. Yol gideri ihtarın tebliğinden daha sonraki bir tarihe alınmışsa iki aylık sürenin başlangıcı için bu süre esas alınır. Davalıya gönderilen ihtar kararının içerdiği iki aylık süre de kesin olup son günün tatil gününe rastlaması süreyi uzatmaz. Eve dönmek isteyen eş için tatil engel değildir.

İhtarın terk sebebiyle boşanma davasında hukuki sonuç doğurabilmesi için samimi arzunun ürünü olması gereklidir. Samimi arzunun ürünü olmamasına örnek olarak ;” Başkası ile ilişki sürdürüyor olmak, şiddet kullanmak, tehdit etmek, hastalık engeli bulunanı çağırmak, eğitim engeli bulunanı çağırmak, eve almamak, cinsel ilişki kurabilme yeteneksizliği sürüyor olmak, davalının istenmediğini açıklamak, hakaret etmek, evliliğin yürümeyeceğini açıklamak, he terk hem birliğin sarsılması sebebine dayanmak” gösterilebilir.

Terk sebebiyle boşanma davasında ihtarın geçerli olması için samimi bir arzunun ifadesi olmalıdır. Bu sebeple terk sebebiyle boşanma davasında ihtar, başkası ile ilişki sürüyorsa samimi değildir. İhtar döneminde davacının evlilik dışı ilişki içerisinde bulunması durumunda davet, iyi niyet ürünü olmadığından açıklanan durumun kanıtlanması halinde boşanma davası reddedilir. Ayrıca davacı terk sebebiyle boşanma davasında ihtar döneminde başkası ile evleneceğini açıklamışsa ihtar samimi değildir.

Terk sebebiyle boşanma davasında ihtar, şiddet uygulanıyorsa ve tehdit yapılıyorsa samimi değildir.
İhtar döneminde davalının hastalık engelinin bulunması durumunda davet, iyi niyet ürünü olmadığından açıklanan durumun kanıtlanması halinde boşanma davası reddedilir. Ancak iki aylık dönüş döneminde hastaneden taburcu olunmuşsa eve dönmemekte bir haklılık oluşturmaz.
Terk sebebiyle boşanma davasında ihtar eve almama mevcut ise samimi değildir. Eve almama evde bulunan diğer kişilerce gerçekleştirilse de ihtar samimi değildir. Bu durumda davet, iyi niyet ürünü olmadığından açıklanan durumun kanıtlanması halinde boşanma davası reddedilir.
İhtar döneminde davacının eşini istemediği açıklanması durumunda davet iyi niyet ürünü olmadığından açıklanan durumun kanıtlanması halinde boşanma davası reddedilir. Davacının boşanmayı temin için davranışlar içine girmesi ve davet döneminde kocanın karısını şer’an boşadığını açıklaması da aynı sonuçları doğurmaktadır. Buna karşılık bekaret kontrolünden sonra evlilik birliğinin devam ettiği anlaşılmışsa bu olgu artık eve dönmemekte bir haklılık oluşturmaz.

Terk sebebiyle boşanma davasında davacı evini iki aylık eve dönme süresince davalının eve her an gelebileceğini dikkate alarak gereken koşulları hazırlamakla yükümlüdür. Davalının eve girememesi ;” Hazır bulunulmadığı için, anahtar bırakılmadığı için ve kapı kilitli olduğu için ” gerçekleşmiş olabilir.
Terk sebebiyle boşanma davasında davacının iki aylık eve dönme süresince bizzat evde hazır bulunması zorunlu değildir. Davacı hazır bulunmayacağı çalışma saatlerinde evde davalı ile düşmanlığı bulunmayan birini de onu eve alabilmesi için hazır bulundurabilir. Ortak konuta gelip de kimsenin hazır bulunmaması sebebiyle içeri giremeyen davalının bu durumu duruşmada her türlü delille kanıtlaması olanaklıdır. Eşinin ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Terk sebebiyle boşanma davasında davacı her an evde hazır bulunmayacaksa ya da birisini evde hazır bulundurmayacaksa ihtar kararında ekli olarak tebliğ edilen ihtar dilekçesinde anahtarın bırakılacağı yeri açıkça yazmalıdır. Davacı her an evde hazır bulunmayacaksa evin anahtarını komşuya, muhtara, karakola bırakılabilir. Böyle bir durumda ihtarın bırakılacağı yer açıkça yazılmalıdır. Davet edilen evin anahtarı mahkeme kalemine teslim edilebilir. Ayrıca anahtarın bulunduğu yer ihtar kararında yazılı olmasa bile birlikte tebliğ edilen ihtar dilekçesinde anahtarın bulunduğu yer yazılmışsa yeterlidir.
Davalı, davet edilen eve bir kez gelip de evin kilitli olması sebebiyle girememişse terk sebebiyle boşanma davası reddedilir.

Davalı eşin ihtar kararını tebellüğ ettikten hemen sonra açtığı boşanma davasının takip edilmediği anlaşılmışsa ihtarı etkisiz hale getirmek için açtığı bu boşanma davası o eşe ihtara uymama hakkı vermez.

Terk sebebiyle boşanma davasında davalının ortak yaşama dönüşü evlilik birliğinin yeniden kurulmasına yönelik olmalıdır. İhtar kararını düşürmeye yönelik olarak kısa süreliğine eve dönmüş olmak terk sebebiyle boşanma kararı verilmesini engellemez. Döndükten sonra ortak konuttan çok kısa sürede ayrılan eş haklı sebeplerini kanıtlamak zorundadır. Dört aylık sürenin dolmasına yakın zamanlarda eve gelip bir süre sonra yeniden ortak yaşamdan ayrılan eşin davranışı hakkın kötüye kullanılması sayılabilir ve terk süresinin gerçekleştiği kabul edilerek boşanmaya karar verilebilir.
Terk sebebiyle boşanma davasında ihtar dönemi içinde davalının ihtara uymamayı haklı gösterecek mazeretler oluşabilir. Oluşan haklı mazeret kanıtlandığı takdirde terk sebebiyle boşanma davası reddedilmelidir. Mazeretlete örnek olarak;” tutuklanmak, tedaviye alınmak, mevsim koşulları, askerde olmak, doğum yapmak ve diğer sebepler” örnek olarak gösterilebilir.

Terk sebebiyle boşanma davasında ispat yükü davalıya aittir. Davete uymamanın haklı sebeplere dayanması şart olduğu için ispat yükü davalıya aittir.
İhtardan uzun süre önceki olaylar davalı açısından eve dönmemekte bir haklılık oluşturmaz. Davalının davacıya ait taşınmazın kendisine verilmesini istemiş olması ve davacının buna karşı çıkması davalı açısından eve dönmemekte bir haklılık oluşturmaz. Davacının davalıya bizzat alıp getirmemiş olması davalı açısından eve dönmemekte bir haklılık oluşturmaz.

Türk Medeni Kanunu 164. Maddesi hükmüne dayalı olarak açılan terk sebebiyle boşanma davasında davalının davayı kabulü hukuki sonuç doğurmaz.
Terk sebebiyle boşanma davasında kural olarak başka bir sebeple boşanmaya karar verilemez. Eğer ıslah yapılmamışsa başka bir sebeple boşanma kararı verilemez. Islah yapılmışsa artık terk sebebiyle boşanmaya karar verilemez. İki farklı sebeple boşanma davası açılmış olmasına rağmen dava bir sebebe hasredilmişse deliller bu boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Terk sebebiyle boşanma davası, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası ile birlikte açılmışsa dava reddedilmelidir.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page
 
error: Content is protected !!