Velayet

Takip edin

Evlilik Dışı Çocuğun Velayeti Kimdedir?

Evlilik içinde doğmamış çocuğun velayeti anaya aittir. Yani ana-babanın resmi nikahsız birlikteliğinden dünyaya gelmiş çocuğun velayeti annesi tarafından tek başına kullanılır. Annenin, velayetin kendisinde olduğunu ispat için tespit davası açmasına gerek yoktur. Türk Medeni Kanunu’nun 337. maddesine göre velayet bu durumda anneye aittir.

Ana- Baba Evli İken Velayet Kimdedir?

Kural olarak ana-baba evli iken, ergin olmayan çocuk anne-babasının birlikte velayeti altındadır. Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesine göre evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar.

“Madde 336- Evlilik devam ettiği sürece

ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar.”

Ergin olmakla birlikte, çocuğun kısıtlanması halinde çocuğun velayeti yine ana-babasına döner. Ancak mahkeme kararıyla çocuğa vasi de atanabilir. 

Ana-baba evli iken birinin ölmesi halinde velayet otomatik olarak sağ kalan tarafa geçer. (TMK 336/3) 

Boşanma Davası Açılınca Velayet Kimde Olur?

Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına yani ortak hayata son verme hakkına sahiptir.

Ortak hayata son verilmiş olduğu durumlarda ya da ayrılık gerçekleşmişse bu durumda çocuğun velayetinin kimde kalacağına mahkeme karar verir. Bu kural Medeni Kanun’un 336. maddesinin 2. fıkrasında yer almaktadır.

“Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse

hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir”

Eşlerden biri evi terketmişse, fiili ayrılık söz konusudur; bu durumda mahkemeye başvurularak çocuğun velayeti (ve çocuk için nafaka) istenebilir.

Ortak hayata son verilmesini düzenleyen 336. maddeye koşut bir kural da yine TMK 169. maddede söz konusudur. Bu 169. maddeye göre, boşanma davasının (ya da ayrılık davasının) açılması ile birlikte mahkeme, davanın devamı süresince çocukların bakım ve korunmasına ilişkin önlemleri kendiliğinden almalıdır.

Her ne kadar hükümde “hakimin kendiliğinden” karar alacağından söz ediliyorsa da bu tedbir kararının alınması uygulamada yine tarafların talebi üzerine olmaktadır. 

Kesinleşen boşanma davası sonucunda, velayet kendisine bırakılan ebeveynin ölümü halinde çocuğun velayeti otomatik olarak hayatta kalan diğer ebeveyne yahut büyük ana-babaya geçmez. Bu durumda velayet askıda kalır, velayetin yahut çocuğun vasiliğinin alınması için dava açılmalıdır.

Velayet için hangi davalar açılabilir?

a.Velayetin Değiştirilmesi Davası: Boşanma davası ile verilen velayet, daha sonra açılacak bir dava ile geri alınabilir. Bu davaya velayetin değiştirilmesi davası adı verilir. Örneğin boşanma davasında hakim çocuğun velayetini anaya bırakmış; daha sonra ortaya çıkan nedenlerle çocuğun velayetini baba kendi üzerine almak istiyorsa velayetin değiştirilmesi davası açmalıdır. ( Velayetin değiştirilmesi davası ile ilgili daha fazla bilgi için BURAYA  tıklayınız)

b. Velayetin Kaldırılması Davası: Ana-babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması halinde ise velayetin kaldırılması davası açılır.

c. Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi Davası: Boşanma davası ile verilen velayet kararı ile birlikte, velayet kendisine bırakılmayan tarafla çocuk arasında kişisel ilişki kurulur. Şartların değişmesi halinde, bu kişisel ilişki süresinin ve şeklinin değiştirilmesi için kişisel ilişkinin değiştirilmesi davası açılır. Örneğin okulların sömestr tatili (ara tatil) süresi önceden 1 hafta iken şimdi 2 haftaya çıkarılmıştır. Tarafların anlaşamaması halinde bu süre içinde çocukla kişisel ilişki süresinin değiştirilmesi için dava açılabilir.

d.Kişisel İlişki Kurulması Davası: Yine, velayet kendisine bırakılmayan tarafın ana-babası da torunları ile kişisel ilişki kurulması için dava açabilirler.

Anlaşmalı boşanmada çocukların velayeti nasıl belirlenir?

Anlaşmalı boşanmada, eşler boşanmanın sonuçları ve çocukların velayeti konusunda anlaşmalıdır. Bu anlaşmanın tarafların serbest iradesi ile yapılıp yapılmadığına dair hakim tarafları dinler ve çocuğun yüksek yararına uygun bulduğu takdirde protokolü onaylar, aksi halde boşanma gerçekleşmez.

Velayet ana-babadan başka bir kişiye bırakılabilir mi?

Velayet hakkı, sadece ana-babaya tanınan bir haktır. Bu nedenle evlat edinme hariç, ana-baba dışında kimseye bırakılamaz. Yani çocuğun velayeti kendisine fiilen bakan babaanneye, dedeye, halaya, teyzeye vb kişilere bırakılamaz.

Üvey Çocuklara Bakma Yükümlülüğü Var mıdır?

TMK 338’e göre, velayet sahibi ana babanın başkasıyla evli olması halinde, eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlü tutulmuşlardır. Bu yükümlülüğün ihlali, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi sayılabileceği gibi, velayet hakkına sahip ana babanın ihlali önlemedeki başarısızlığı velayetin kaldırılması sebebi de sayılabilir.

Çocuğa velayet konusunda fikri sorulur mu?

Velayetin düzenlenmesi davası kamu düzenine ilişkin olduğundan; re’sen araştırma ilkesi geçerlidir.

Bu nedenle taraflar delil bildirmese dahi hakim, gerekli gördüğü delilleri kendiliğinden toplar.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri uyarınca idrak çağındaki müşterek çocuk dinlenip, düşüncelerine ve açıklamalarına da değer verilip, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanılarak velayetin ebeveynlerden hangisine bırakılacağına karar verilmelidir.

Çocukla kişisel ilişki süresi nasıl belirlenir?

Bir çocuk ile ana ve babası düzenli şekilde kişisel ilişkiyi elde etme ve sürdürme hakkına sahiptir. Bu tür kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir ve engel olunabilir.

Çocuğun, gözetim olmaksızın ana veya babasından birisiyle kişisel ilişkinin sürdürülmesi, onun yüksek yararına değilse, ana veya babasıyla gözetim altında ya da diğer şekillerde kişisel ilişki kurma imkanı da öngörülebilir.

Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır.

Mahkemece kişisel ilişkiye ilişkin süre ve şekil konusunda karar verilirken, bu kararın babalık-annelik duygularını tatmine elverişli olması, çocuk yönünden de anne-baba sevgisini tatmaya elverişli olması gerekir.

Büyük baba ve büyük anneler de çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteyebilirler mi?

Üçüncü kişilerin, koşulları gerçekleştiği takdirde çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcuttur. Ancak kurulacak bu kişisel ilişki süresinin ana ve babaya tanınan genişlikte olması beklenemez.

Ancak; babaanne ile torun arasındaki kişisel ilişki, “aile bağlarını” güçlendirmek ve geliştirmek, torun sevgilerini tatmaya elverişli olacak yeterlilikte olmalıdır.

Örneğin Davacı babaanne ile küçük arasında, her dini bayramda kişisel ilişki kurulması amaca uygun olmayacak şekilde uzun süreli bulunmuş ve daha uygun sürelerle kişisel ilişki kurulması için verilen karar bozulmuştur.

 

 

4 thoughts on “Velayet”

  1. Yasin bey sizinle tanışmak bir şeref, elinize sağlık, iyi çalışmalar, Türkiyeye geldiğimde mutlak yanınıza uğrıycam. Fethi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

0533 483 9313