Ziynet Eşyaları Alacağı Davası Nasıl Açılır, Nasıl İspatlanır?

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN (Tüm Yazıları Okuyun)

ZİYNET EŞYALARI DAVASINDA BİLİNMESİ GEREKEN HER ŞEY

Ziynet eşyaları davasında ödenmesi gereken harç miktarı nasıl belirlenir?

Ziynet eşyaları boşanma davasının eki niteliğinde değildir. Bu sebeple ziynet eşyaları peşin ve nisbî harca tabidir. Ziynet eşyalarının iadesi için açılacak davada harç miktarı, ziynetlerin değeri üzerinden (2016 yılı için binde 68,31) belirlenir.

Ziynet eşyası davası, boşanmalarda en çok karşılaşılan davalardandır
Ziynet eşyası davası, boşanmalarda en çok karşılaşılan davalardandır

Ziynet eşyalarının iadesi için dava hangi mahkemede açılır?

Ziynet eşyaları Medeni Kanunun ikinci kitabında düzenlenmiştir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’ un 4. maddesi gereği aile mahkemelerinin görev alanına girmektedir.

Yetkili mahkeme ise genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Ziynet alacağı davası açmak için mal rejiminin sona ermesine gerek yoktur. Her zaman ziynet eşyaları için dava açmak mümkündür.

Uygulamada boşanma davası ile birlikte açılabildiği gibi, ayrı bir dava olarak da açıldığı görülmektedir.

Ziynetlerin hukuki niteliği nedir?

Ziynet eşyaları kişisel maldır. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 05.02.2009 tarihli 2007/16899 Esas 2009/1539 Karar sayılı kararında ziynet talebinin TMK 220/1 kapsamında kişisel mal niteliğinde olduğunu bu sebeple Türk Medeni Kanunu’ nun 225/2. madde hükmünün uygulama olanağının bulunmadığı yönündedir.

Türk Medeni Kanunu’ nun 220. Maddesi şu şekildedir;

 “Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:

1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

3. Manevî tazminat alacakları,

4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.”

Ziynet eşyası alacağı nasıl ispat edilir?

Belli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden eş, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.( TMK m. 222/1)

Bu sebeple ziynet eşyasının kendisinin olduğunu ve karşı tarafta kaldığını iddia eden eş bunu ispat etmelidir.

Ancak davada, iddialar karşılaştırıldığında kimin ispat yükü altında bulunduğunun tespiti her zaman kolay olmamaktadır.

Nitekim Yargıtay ziynet alacağı davasında ispat yükü için bir içtihat geliştirmiştir:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.05.2004 tarihli 2004/5985 Esas 2004/6650 Karar sayılı kararında hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit (ziynet eşyaları) eşyanın kadın üzerinde taşınması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunması yönündedir.

Ziynet eşyalarının erkeğin zilyetliğine terk edilmiş olmasını hayatın olağan akışına ters bulmuştur. Söz konusu eşyaların rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen götürebilen eşyalar olması sebebiyle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürüp gizlemesinin her zaman mümkün olduğu görüşündedir. Bu sebeple kadın,  evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu evde kaldığını ispat yükü altındadır.

Evlenme sırasında kadına takılan altınlarda erkeğin hakkı var mı?

Evlenme sırasında kadına armağan edilen ziynet eşyaları kim tarafından takılırsa takılsın kadınına bağışlanmış sayılır. İade olunmaz.

Evlenme sırasında erkeğe takılan altınlarda kadının hakkı var mı?

Düğün esnasında erkeğe takılan takılar için ise gerekirse o yöredeki örf ve adet araştırılmalıdır.

Düğün esnasında hediye olarak erkeğe takılan ziynet eşyalarının o yöredeki örf adet gereği erkeğe verilmiş olduğu kabul edilip bu ziynetler daha sonra erkek tarafından kadına bağışlanmışsa bu eşyalar kadına aittir.

Evlilikte biriktirilen altınlar kime aittir?

Evlilik birliğinin devamı süresince eşlerden biri tarafından diğerine alınan ziynet eşyası bağışlanmış sayılır.

Ziynet alacağı davasında davacı ziynet eşyalarının rızası dışında elinden alındığı iddia edilen eş tarafından açılabilir. Davalı ise diğer eş olabileceği gibi 3. kişi de olabilir.

Fakat üçüncü kişiye dava açabilmek kural olarak 3. Kişinin karı koca ile birlikte oturuyor olması, dava konusu ziynet eşyaları hakkında muaraza çıkarması ya da sorumlu olduğuna ilişkin bir delil bulunması gerekmektedir.

Erkek, hediye ettiklerini kadından geri alabilir mi?

Erkek, bağışlamış olduğu ziynet eşyalarına yönelik olarak Borçlar Kanunu 295 ve devamı maddeleri kapsamındaki koşulların bulunması halinde kadına bağışlamadan rücu davası açabilecektir.

Borçlar Kanunu madde 295 şu şekildedir:

Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir:

1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.

2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa.

3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.”

Koca tarafından açılacak bu davada genel ispat kuralları uygulanacaktır. Hak düşürücü süre olan 1 sene burada boşanmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren başlamaktadır.

Yargıtay kadının müşterek konutu haksız olarak terk etmesi, başka bir erkek ile kaçarak meşru olmayan bir ilişki kurması durumlarında bağışlamadan rücu davasında rücu sebeplerinin oluştuğunu kabul etmektedir.

Kadının ziynet eşyalarının, düğün masrafları, kocanın işleri ya da evin müşterek ihtiyaçları vb. durumlar için harcanması durumunda kocanın ziynet eşyalarının geri verilmemek üzere alındığını yani kadının bu ziynetleri bağışladığını kanıtlaması gerekmektedir. Aksi takdirde bu ziynetleri kadına iade ile mükelleftir.

Mahkeme, ziynet eşyalarına ilişkin karar verirken tarafların oturdukları bölgedeki örf ve adeti araştırmalıdır. Nitekim Yargıtay ziynet alacağı davasında örf adet araştırılmadan eksik tahkikatla yapılan yargılamada düğün sırasında erkeğe takılan takının erkeğe ait olduğuna karar verilmesini doğru bulmamıştır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 26.10.1995 10121/11061)

Ziynetler hangi delillerle ispatlanabilir?

Ziynet alacağı davasında kanıtlama araçları genel olarak şu şekildedir; yemin, ikrar, tanık delili, bilirkişi raporu, teknik kayıtlar( video kayıtları, VCD,DVD,Fotoğraf) çeyiz senedi…

Davada zamanaşımı süresi var mı?

Ziynet eşyalarına ilişkin davada, ziynet eşyalarının varlığının tespit edilmesi durumunda bu husus mülkiyet hakkına ilişkin olup, zamanaşımına tabi değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 06.03.2003 tarihli 11533/2380 sayılı kararında ziynet eşyalarının misli eşya olduğunu ve misli eşyanın da aynı cins ve nitelikteki başka emsali ile yerine konulabilmesinin olanaklı oluşu sebebiyle artık zamanaşımı süresinden söz edilemeyeceği belirtmiştir.

Fakat ziynet alacağı davasında dava konusu eşyaların var olduğu tespit edilemezse istem tazminata ilişkin olduğundan Borçlar Kanunu kapsamında 10 yıllık zamanaşımına tabi olacaktır. Bu zamanaşımı süresi hesaplanırken Borçlar Kanunu’ nun 153. Maddesi göz önünde bulundurulmalıdır. Bilindiği üzere evlilik süresince eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz, başladıysa durur.

Davada faiz istenir mi?

Ziynet alacağı davasında faize dava tarihinden itibaren hükmedilmelidir. Islah yapılması durumunda ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmalıdır.

Faiz istemi mahkeme faize hükmedemez. Faiz talebi olması halinde ise yasal faiz uygulanmalıdır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 297/2 gereği hükmün sonuç kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde gösterilmesi gerekir. Bu nedenle hüküm kısmında dava konusu ziynet eşyalarının cinsi, niteliği, miktarı ve değerini duraksamaya yer vermeyecek şekilde mahkeme tarafından tespit ettirilmelidir. Mahkeme hüküm kısmında herhangi bir belgeye atıf yaparak karar veremez.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir