Aile İçi Fiziksel Şiddet: Yaralama ve Öldürme Suçları

Fiziksel şiddet olarak da görülebilen aile içi şiddet çoğu zaman ört- bas edilir ve gizli kalır. Halbuki fiziksel şiddet, Türk Ceza Kanununda vücut dokunulmazlığına karşı suçlar kapsamında nitelendirilmektedir. Esasında şiddetin her biçimi suç olup, aile bireylerinden biri olmak, diğerine şiddet uygulamaya izin vermez. Nitekim hukuk, bireyin yaşama hakkını, en temel değer olarak kabul etmektedir.

“Kol kırılır yen içinde kalır” demek yerine kanunların size verdiği haklarınızı bir gözden geçirin !  

Fiziksel şiddete uğranıldığında karakola veya cumhuriyet savcılığına gidip şikayette bulunulmalıdır.

Şikayetinizi bir tutanak halinde kayıt altına aldırmalı ve hastanede muayene olup rapor alınmalıdır.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, iki temel tedbir kararı öngörmektedir: Bunlar önleyici ve koruyucu tedbirlerdir.

Şiddet uygulayan kişiyi evden uzaklaştırmak istiyorsak:

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a göre, şiddet uygulayan kişi, evden uzaklaştırabilir, çocuğun okuluna ve şiddet gören kişiye yaklaşması engellenebilir. Bu tür bir tedbir kararı mahkeme tarafından verilir, ancak acil durumlarda polisin de bu tedbir kararını alma yetkisi vardır. Uygulamada hakim tarafından ilk duruşma tarihi beklenmeden ivedilikle tedbir kararı verilmektedir.

Koruma istiyorsak:  

Şiddete maruz kaldığımızda korunmayı, karakoldan, cumhuriyet başsavcılığından veya aile mahkemesinden talep edebiliriz.Bu kurumların, koruma sağlama yükümlülükleri vardır.

Hâkim tarafından verilecek önleyici tedbir kararları

MADDE 5 – (1) Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

  1. a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.
  2. b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.
  3. c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.

ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.

  1. d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.
  2. e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.
  3. f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.
  4. g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.

ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.

  1. h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması.

ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.

(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

(3) Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir.

(4) Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.

Gerekiyorsa avukat ve uzman (psikolog,sosyal hizmet uzmanı vb.) desteği talep edebilirsiniz.  

Aile içi şiddet türlerinden olan fiziksel şiddetle ilgili olarak, Türk Ceza Kanununda şiddetin eşe veya çocuğa karşı işlenmesi halinde özel düzenlemeler getirilmiştir:

Eşe veya çocuğa karşı öldürme suçu:  

Türk Ceza Kanununun 82 maddesinde, eşe veya çocuğa karşı öldürme suçu nitelikli haller arasında sayılmış;suçu işleyen kişinin, müebbet hapis yerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.

Nitelikli haller Madde 82

(1) Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek, c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle, d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı, e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı, g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,(1) i) (Ek:29/6/2005 – 5377/9 md.)Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle, j) Kan gütme saikiyle,(2) k) Töre saikiyle,(2) İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.  

Eşe veya çocuğa karşı kasten yaralama suçu  

Türk Ceza Kanununda basit tıbbi müdahale gerektirecek bir yaralama suçu şikayete bağlı suç olarak düzenlemiştir. Fakat basit tıbbi müdahale gerektiren suçların eşe veya çocuğa karşı işlenmesi halinde, şikayet aranmaz ve verilecek ceza yarı oranında arttırılır.

Kasten yaralama Madde 86– (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (3) Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Silahla, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Yaralama suçu, gebe bir kadına karşı işlenir de çocuğun vaktinden önce doğmasına neden olursa ya da sürekli bir bedensel zaafa yol açarsa veya yaşam tehlikesi yaratırsa verilecek ceza bir kat artırılacaktır.

Yaralama, mağdurun bitkisel yaşama girmesine, iyileşmesi olanağı olmayan bir hastalığa yakalanmasına, duyularından ya da organlarından birinin işlevini yitirmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğini yitirmesine, yüzünde sürekli değişikliğe, gebe kadının çocuğunun düşmesine neden olursa, verilecek ceza iki kat artırılacaktır. Kasten yaralama vücutta kemik kırılmasına neden olduysa, kırığın yaşam fonksiyonlarındaki etkisine göre ceza artırılarak verilebilecektir.

1 thought on “Aile İçi Fiziksel Şiddet: Yaralama ve Öldürme Suçları”

  1. Değerli hocam ben karımdan sözlü ve fiziksel şiddet gördüm defalarca ve kendimi korudugumda polise gidip darp edildim diye şikayetçi oldu ve hakim kadının iftiralarını doğru kabul edip bana beş yıl ceza verdi bunun üzerine kadının bana şiddeti giderek arttı son olarak yuksek tahriklere kapilip tokat attim tekrar karakola gidip sikayetci oldu benim durumum ne olur lutfen hocam erkekler olarak hepimiz magduruz bize bilgi veriniz.

Yorum bırakın

0 533 483 9313