Bipolar Hastalığı Boşanma ile Velayete Etkileri

Av.Yasin GİRGİN
Takip edin

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluk, nedeni kesin olarak bilinmeyen; hastanın bir ruh halinde hiperaktif bir yapıya büründüğü, çok mutlu hissettiği; diğer ruh haline geçtiğinde ise kendisini dış dünyaya kapattığı, intiharı dahi düşünmeye başladığı iki kutuplu ruhsal durumu ifade eden kişilik bozukluğudur.

Bipolar bozukluk hastaları yılda birkaç defa atak geçirir. Çoğu depresyon şikayeti ile doktora başvuranların bipolar oldukları tanısı konulmaktadır.

Remisyon, kronik hastalığı olduğu bilinen kişilerde hastalık aktivitesinin bulunmadığı durumlar için kullanılan tıbbi bir terimdir. Çoğunlukla aktif kanser ya da inflamatuvar barsak hastalığı belirtilerinin görülmediği zaman aralıkları için kullanılır. Bipolar hastaları da remisyonda olabilir.

Boşanma Davalarında Eşlerden Birinin Bipolar Olması Durumunda Hukuki Süreç

Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce doğrudan doğruya (re’sen) gözönünde tutulur. (bkn: Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası yazım)

Bunun anlamı şudur: Bipolar hastasına karşı ya da bipolar hastası tarafından bir boşanma, nafaka ya da velayet davası açıldığında mahkeme diğer tarafın bu durumu bildirmesi üzerine bipolarlığın hangi derecede olduğuna dair hastaneye sevk eder ve örneğin şu konularda rapor alınmasını isteyebilir:

Bipolar bozukluğu olduğu iddia edilen tarafın

  • evliliği yürütmeye engel bir psikiyatrik rahatsızlığının veya akıl hastalığının bulunup bulunmadığın, var ise evlenmeden önce mevcut olup olmadığının ve iyileşme olasılığının bulunup bulunmadığının ve başlangıç tarihinin, evliliği yürütmeye engel teşkil edip etmediğinin, vasi tayini gerekip gerekmediği hususları (1)
  • psikolojik rahatsızlığının olup olmadığı, var ise ne boyutta olduğu, kalıtsal olup olmadığı ve devam edip etmediği hususları (2) araştırılarak rapor alınması Ali Tıp Kurulu’nun ilgili ihtisas dairesinden istenebilir.
  • eş ve altsoyunun sağlığı bakımından ağır tehlike oluşturan bir hastalık olup olmadığı(4)

Bir davada, bir tarafın akıl hastası olduğu yönünde ciddi bir beyan bulunduğu takdirde, mahkemece yapılacak iş; Türk Medeni Kanununun 405. ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 42. maddesi uyarınca davalı-karşı davacı kadının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir. (3)

Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması veya evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olması, evliliği mutlak butlanla sakatlar. (TMK. m. 145/2-3)

Bipolar hastalığının evlilik birliğinin kurulmasından önce bulunması halinde evliliğin iptali talebiyle dava açılabilir. Bu durumda açılan butlan davası, boşanma davasından ayrılarak bekletici sorun yapılır.(5) Eşin durumu Sulh Hukuk Mahkemesi’ne bildirilir ve vasi tayini gerek olup olmadığına dair rapor alınır.

Eşlerden birinin kronisite (devamlılık) kazanmış bipolar duygulanım bozukluğundan mustarip olduğu tespit edildiğinde kendisine vasi tayini gerekir. (6) Hazırlanacak raporda Bipolar Affektif Bozukluk tanısı konulduğunun belirtilmiş olması yeterli değildir. Bu rahatsızlığının Türk Medeni Kanununun 405. maddesine göre kişinin kısıtlanmasını gerektirir nitelikte olup olmadığına ilişkin bir açıklama da bulunmalıdır. (7) Maalesef hastanelerden alınan raporlarda remisyon dönemlerinde vasi tayininin gerekmediği ancak atak dönemlerinde vasi tayini gerektiğine dair raporlar düzenlenmektedir. Bu tür raporlar mahkemelerce kendi içinde çelişkili kabul edilmekte ve yeniden rapor alınmasına karar verilmektedir.

Eşin, hastalık döneminde işlediği fiiller nedeniyle kusurlu sayılmamaktadır. Bu nedenle bipolar hastaları aleyhine manevi tazminata hükmedilmez. Örneğin kocasının yüzüne tuz ruhu döken kadın kusursuz bulunmuştur. (9)

Bipolar Ebeveyn ile Çocuk Arasındaki Kişisel İlişki Şekli ve Velayet

Kişisel ilişki kurulmasındaki amaç, analık ve babalık duygularının tatmini yanında çocuğun psikolojik ve sosyal gelişiminin sağlanmasıdır. Çocuğun, gözetim olmaksızın ana veya babasından biriyle kişisel ilişkisinin sürdürülmesi, onun yüksek yararına değilse, gözetim altında kişisel ilişki kurma imkanı öngörülebilir.(12) Ancak çocuğun gözetim olmaksızın ana veya babasından birisiyle kişisel ilişki kurması ve sürdürmesi onun yüksek yararına değil ise ana veya babasıyla gözetim altında, yatılı olmadan dahi kişisel ilişki kurma imkanı öngörülebilir. (13)

Velayet kendisine bırakılmayan ebeveyne bipolar bozukluk tanısı konulduğu hastane raporları ile düzenlenen belgelerden anlaşıldığı durumlarda mahkemece hasta ebeveyn ile ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin, gözetim altında gerçekleştirilmesinin çocuğun üstün yararına olup olmadığına ilişkin bir araştırma yapılması gerekir.

Genel olarak bipolar hastanın remisyon döneminde olduğunda vesayetinin gerekmediği, hastalığın atak dönemlerinde velayet görevini yerine getiremeyeceğine dair raporlar düzenlenmektedir. (14)

Alınacak raporun hasta ebeveyn ile çocuk ile kişisel ilişki kurmasında risk olup olmadığını ortaya koymaya elverişli olmalıdır.

Mahkemece yapılacak iş;

  • hasta ebeveyn ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki kurulması hususunda hasta ebeveyin sağlık durumunun çocuk için risk teşkil edip etmeyeceğinin araştırılması, bu amaçla ruh ve sinir hastalıkları uzmanından rapor alınmasıdır.
  • sonrasında 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan inceleme ve rapor istenir. Çocuğun idrak çağında bulunması halinde çocuğun kişisel ilişki konusundaki görüşü de bizzat alınarak ve toplanan diğer delillerle hep birlikle değerlendirilerek, kişisel ilişki konusunda bir karar verilir. (10-11)

(1) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2018/1044 Karar Numarası: 2018/12356 Karar Tarihi: 05.11.2018

(2) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2015/13615 Karar Numarası: 2016/3843 Karar Tarihi: 01.03.2016

(3) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2015/13615 Karar Numarası: 2016/3843 Karar Tarihi: 01.03.2016

(4) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2016/25173 Karar Numarası: 2018/12091 Karar Tarihi: 30.10.2018

(5) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2014/22198 Karar Numarası: 2015/6962 Karar Tarihi: 07.04.2015

(6) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2010/17803 Karar Numarası: 2010/19216 Karar Tarihi: 23.11.2010

(7) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2009/4720 Karar Numarası: 2009/15333 Karar Tarihi: 09.09.2009

(8) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2016/1378 Karar Numarası: 2016/2210 Karar Tarihi: 10.02.2016

(9) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2011/628 Karar Numarası: 2011/3205 Karar Tarihi: 23.02.2011

(10) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2016/11108 Karar Numarası: 2016/12572 Karar Tarihi: 28.06.2016

(11) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2016/24958 Karar Numarası: 2017/198 Karar Tarihi: 10.01.2017

(12) Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi m. 4/3, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.1.2012 gün ve 2011/12727-1614 sayılı ilamı

(13) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2017/3629 Karar Numarası: 2017/9265 Karar Tarihi: 12.09.2017

(14) YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2015/13386 Karar Numarası: 2016/5167 Karar Tarihi: 16.03.2016

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Facebook
Facebook
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email
Print this page
Print

Yazar: Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.

“Bipolar Hastalığı Boşanma ile Velayete Etkileri” için bir yorum

  1. Nerhaba, Manik atak geçirdiğim bir dönemde paraya hiç ihtiyacim yokken krefi cekip iddaa oynadim. Esim faiz mevzusunu bahane ederek ve gecersiz olan eski şizofreni raporumu mahkemeye sunarak. Benden ayrilmak icin adiyamandaki mahkemeye cagirdi. Ailemin israrini kirmayip gittim bosandim. Bosanma sonrasi bir atak daha gecirdim. Daha fazla borclandim. Esim komsu sehire beni bahane ederek tayin istedi ve kardeşlerinin yanina tayin aldi. Usulsuz bir sekilde kanunu lehine kullandi. Hicbir zaman maddi sikintimi onemsemedi ve bos vermisligim yuzunden istirak nafakasi odemem, hacze donustu. Bu asamada memur olmama ragmen elime maksimum asgari ucret gecmeye basladiki aykar once 1000 tl bile kalmiyordu. Eski esimin hakli, benim haksiz oldugu tarafları sizin dilinizden duymak isterim. Teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir