Boşanma Davasında Dedektifin Elde Ettiği Deliller

Av.Yasin GİRGİN
Takip edin

Eşimin Önceki Evliliğinden Çocuğu Olduğunu Öğrendim

-Merhaba, yakın zamanda eşimin eski eşinden bir çocuğu olduğunu ve bunu benden sakladığını öğrendim. Eşimle iyi anlaşıyoruz fakat bunu benden saklamış olması beni çok rahatsız etti. Üstelik artık bu durumu öğrenmemi fırsat bilerek çocuğunun bizimle yaşamasını istediğini söyledi. Eşime bu sebeple boşanma davası açabilir miyim?

Öncelikle evlilik birliğinin sona erme yollarından bahsetmem gerekiyor. Evlilik birliği ölüm ile, eşlerden birinin ölüm tehlikesi içinde kaybolmasıyla, boşanmayla yahut iptal ile sona erebilir. Evlilik birliğinin eşler için çekilmez hale geldiği durumlarda boşanma davası açılabilir ancak bazı durumlar Türk Medeni Kanunu’nda evliliğin iptali nedeni olarak sayılmıştır.

Türk Medeni Kanunu’nun 149/2. maddesine göre “Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse.” boşanma davası değil evliliğin iptali davası açılabilir.

Bir eşin, önceki evliliğinden çocuğu olduğunu saklaması, diğer eş için evlenirken esaslı ve önemli bir neden olarak sayılmalıdır. Önemli bir neden var ise yukarıda bahsettiğim TMK 149. madde gereğince evliliğin iptali dava edilebilir. Bu sebep aynı zamanda bir boşanma sebebi de olabilir. Yani bu nedene dayanarak ya evliliğin iptali davası yahut boşanma davası açılabileceği görüşündeyim.

Evliliğin iptali davası, iptal nedeni öğrenildikten itibaren 1 yıllık süre içinde açılmalıdır. Bununla birlikte eğer, evliliğin üzerinden 5 yıldan fazla bir süre geçmişse iptal davası açamazsınız.


Düğünde Takılan Takılar Kime Ait?

-Eşimle evlendikten kısa bir süre sonra anlaşamadığımız için boşanmaya karar verdik. Eşim düğünde takılan altınların onun olduğunu söylüyor. Boşanma sonrası düğünde takılan altınlar kime ait olacak ? Altınlar da mal rejimine dahil olacak mı?

Düğünde takılan takılarla ilgili Yargıtay daha yeni, Mart ayında görüş değiştirdi. Bundan önce bir düğünde kime takılmış olursa olsun tüm takılar kadına ait sayılıyordu. Yani düğünde bir takının erkek tarafından mı geldiği yoksa kadın tarafından mı takıldığı farketmeksizin takıların tamamı kadına bağışlanmış sayılıyordu.

Yeni değişen görüş ile birlikte düğün takılarında bir ayrıma gidiliyor. Buna göre, erkeğe ya da kadına takılan ve kadına özgü olan takılar, örneğin bilezik, küpe gibi, kadına ait sayılıyor. Geri kalan çeyrek altın, tam altın, para gibi takılar ise çifte ait kabul ediliyor ve ikiye bölünerek paylaştırılıyor. Bu konuyla ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararını buradan okuyabilirsiniz.


Boşanma Davasında Dedektifin Bulduğu Deliller Kullanılabilir mi?

-Merhabalar ben 8 yıllık evliyim. Bir süredir bazı şeylerden şüphelenmem üzerine eşimin beni aldattığını düşünerek bir dedektif tuttum, tuttuğum dedektifin topladığı delilleri boşanma davasında mahkemeye delil olarak sunabilir miyim?

Boşanma davalarında dedektif tutulduğu ve eşin takip ettirildiği sıkça karşılaştığımız olaylardan. Her ne kadar yasal olmasa da kişilerin bu şekilde delil elde etmeye çalışmaları da son derece anlaşılır:

Zira, boşanma davasında aldatılıyorsanız ve elinizde deliliniz yoksa eşinizin sizden daha fazla olan kusurunu da ispat edemezseniz eşit kusurlu kabul edilirsiniz ve hak ettiğiniz maddi ve manevi tazminatı alamazsınız. Eşit kusurlu olunması durumunda aldatılan erkek tarafı ayrıca gerekiyorsa süresiz olarak yoksulluk nafakası da ödemeye mahkum edilebilir.

Aldatılmanın ispat edilememesi halinde, aldatan eş, aldatılan eşin edinilmiş mallarında da hak sahibi olmaya devam eder. Yani aldatulmanın, daha doğrusu zinanın ispat edilememesi halinde mal paylaşımından dolayı da aldatan tarafa ödeme yapmak zorunda kalabilirsiniz.

Bunlarla birlikte, hukukumuzda dedektiflik yasal olarak delil elde etme aracı değildir. Bir mahkemenin bir konuda bir karar verebilmesi için iddia konusunun hukuki yollardan elde edilmiş, geçerli bir delille ispat edilmiş olması gerekir. Dedektif ise zehirli ağaç ve topladığı deliller de zehirli ağacın meyvesi olarak tanımlarız. Yani dedektif tarafından elde edilen delillerin elde ediliş biçimine göre geçersiz olması ve mahkeme tarafından kabul edilmemesi söz konusu olabilir.


Eşim Ortak Alınan Evi Sattı

-Eşim ile ortak olarak bir ev aldık ancak evin tapusu eşimin üzerine yapıldı. Eşim benden habersiz bu evi sattı ve bu parayla ne yaptığını da öğrenemiyorum. Mağduriyetimi gidermek için nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Örneğin eşimin bu hareketi sebebiyle boşanma davası açarak tazminat alabilir miyim?

Evlilik birliği içinde edinilip eşlerden biri adına kaydedilen malların değerinin yarısı diğer eşe aittir. Ancak eşler, evlilik sürerken kendilerine ait kişisel mallar ile edinilmiş mallar üzerinde serbestçe tasarruf edebilirler. Yani bir eş, tasarruf etme hakkı kısıtlanmadıkça, gayrimenkulünü, arabasını, şirketini satabilir; bankada kendi hesabındaki birikmiş parasını harcayabilir, bağışlayabilir.

Boşanma halinde ise eşler ellerinde kalan malları paylaşırlar. Ancak, eşlerden birinin mal kaçırmak amacıyla yaptığı satışlar elinde var sayılır. Yani eş, üzerine tedbir konamasın diye gayrimenkulünü satmışsa bile mahkeme bu mal onun hala elindeymiş gibi hesap yapar.

Bir eşin, eşine gelirini giderini, ne malları olduğunu da söylemesi gerekir. Söylemediği, gelirini sakladığı, parasını çarçur ettiği hallerde boşanma davası açılabilir; bu fiiller manevi tazminat gerektiren, eşin şahsına zarar vermeye yönelik fiiller değildir. Bu davranışlar nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesi gerekir. Ancak yukarıda belirttiğim gibi evin değerinin yarısı istenebilir.


Eş Nedeniyle Toplumdan Dışlanmak Boşanma Sebebi Olur mu?

-Komşularımdan eşimin gayrimeşru şekillerle para kazandığını öğrendim ve arkadaşlarım tarafından bu sebeple dışlanmaya başladım. Eşime bu sebeple boşanma davası açabilir miyim ? Manevi tazminat alabilir miyim ?

Boşanma davaları Medeni Kanun’da yazılı nedenlerle açılabilir. Bu nedenlerden bazıları özel nedenler olarak sayılmış, birçok neden de sayılmamış ve Yargıtay’ın kararlarıyla boşanma nedeni olarak kabul edilmiştir.

Bir eşin haysiyetsiz yaşamı Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesinde boşanma nedeni olarak belirlenmiştir. Buna göre, eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Eşinizin gayrimeşru olarak tanınan ve sizin arkadaşlarınız tarafından dışlanmanıza yol açan bu davranışları boşanma sebebidir. Kanaatimce bu davranışlar manevi zarar da doğrurur, bu boşanma sebeplerini ispat edebilmeniz halinde manevi tazminat da verilmelidir.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Facebook
Facebook
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email
Print this page
Print

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!