Boşanmada Şirket Hisseleri

Av.Yasin GİRGİN
Takip edin

Latest posts by Av.Yasin GİRGİN (see all)

Boşanmada şirket hisseleri boşanma davasının taraflarının birinin ortağı, hissedarı olduğu anonim veya limited bir şirket varsa gündeme gelebilmektedir.

Boşanmada şirket hisseleri de diğer mal varlıklarının tabi olduğu paylaşım kurallarına tabidir. Ancak şirketlerin, insanlara benzer şekilde ehliyet sahibi olmaları, bir tüzel kişiliklerinin bulunması nedeniyle durum biraz daha karışıktır. Örneğin 100 bin TL’ye satın almış olduğunuz bir otomobil bir başka otomobili satın alamaz, yanında işçi çalıştıramaz; ancak aynı bedel karşılığında satın aldığınız bir şirket hissesi sizi vergisel borca sokabilir, yıllık temmettü sağlayabilir ve bir çok yükümlülük altına sokabilir.

Boşanmada şirket hisseleri değil şirket hisselerinin değeri paylaşıma tabi tutulur. Bunun için şirket hisselerinin reel değerinin hesap edilmesi gerekir. Bir şirket hissesinin değeri ise, şirketin kaç yıllık olduğundan çalışan sayısına, yaptığı işe, elindeki marka ve patent haklarına, 3. şahıslarla yapmış olduğu sözleşmelerden edinmiş olduğu gayrimenkul ve araçlara kadar bir çok kıstas gözönüne alınarak hesap edilmelidir.

boşanmada şirket hisseleri
Boşanmada şirket hisseleri diğer mal varlığı değerlerinin paylaşılmasındaki usule tabi olur.

Boşanmada şirket hisseleri konusunda, şirketin kuruluş tarihinin eşlerin evlilik tarihinden önce olup olmadığı, evlilik tarihinden sonra ise bu şirket hisselerinin nasıl edinildiği, şirketin defterlerinin düzenli tutulup tutulmadığı, şirketin kazancını ortaklara dağıtıp dağıtmadığı ya da sermayeye katıp katmadığı tespit edilmelidir. Genellikle şirket hissedarlarının şirketin kasasını kendi kasaları gibi görerek ana sözleşmede yazılı kuralların dışına çıkarak gelirleri bölüştükleri gözlemlenmektedir. Bu durumların tespiti için müşavir kişilerden yararlanılarak şirketin ortaklardan olan alacakları, ne kadarlık bir kazancın ortaklara aktarıldığı bulunmalıdır.

Şirket hisselerinin bedelinin evlilik öncesinde ödenmiş olması halinde eşin kişisel malı olarak kabul edileceği kuşkusuzdur. Ancak, kira getiren gayrimenkullerde olduğu gibi, şirket gelirlerinin evlilik birliği dönemi içerisinde gerçekleşenler, edinilmiş mal olarak kabul edilerek paylaşıma tabi tutulacaktır. Şirket hisselerinin bedelinin evlilik içinde ödenmiş olması halinde ise genel kural bu hisselerin değerlerinin edinilmiş mal olmasıdır. Bu, aksi ispat edilmesi mümkün bir genel kuraldır

Boşanmada şirket hisseleri boşanma davasının açılmasından sonra yahut eşler arasındaki kanuni mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimin sona ererek mal ayrılığı rejimine geçilmesi ile dava edilebilir hale gelecektir.

Bu takdirde boşanma davasının açılmasından hemen sonra, şirket hisselerinin değerinin tespit ettirilmesi ve tasfiye amaçlı dava açılması mümkün olacaktır. Yine bu dava ile şirket hisselerinin değil, tespit edilen değerinin dava konusu edileceğini de hatırlatalım.

Boşanmada şirket hisseleri için dava yine aile mahkemesinde açılır.

Boşanma davalarında eşlerden birine ait şirket hissesi olabilir. Bu şirket hissesinin değerinin nasıl hesaplanacağı, bu değer üzerinde diğer eşin katılma alacağı hakkı olup olmadığı, var ise bu hakkının nasıl hesaplanacağı hukukçular arasında da Kanunun yürürlüğe girmesinden bu yana tartışma konusu olmuştur.

Eşlerin kişisel malları Kanunda sınırlı sayım şeklinde gösterilmiş (TMK.m.220), edinilmiş mallar ise örnekleyici olarak (TMK.m.219) gösterilmiştir. Bunun sonucu olarak bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilmiştir ( edinilmiş mal karinesi, TMK.m.222/son).

Eşlerden biri, bir malın kişisel malı olduğunu kanıtlayamadığı durumda bu mal edinilmiş mal olarak kabul edilir. Bir malın edinilmiş değil, kişisel mal olduğu iddiası tanıkla da ispat edilebilir; ancak bu tanık ifadesi çoğunlukla tek başına yeterli olmaz, bu iddianın danışıktan (muvazaa) uzak ve belgeye dayalı olması da aranır.

Şirket hissesinin değerinin belirlenmesinde tasfiye tarihi olan boşanma dava tarihi itibariyle davaya konu edilen şirket sanki tasfiye ediliyormuş gibi varsayımsal tasfiye yapılarak eşin hisse değerinin belirlenmesi ve bunun edinilmiş mal kabul edilip üzerinden artık değer alacağının hesaplanması gerekir.

Bunun için yeniden gerektiğinde şirketin duran ve dönen varlıklarını ve demirbaşlarını değerini de belirleyecek uzmanların da katıldığı ayrıca mali müşavir ve hukukçudan oluşan bir değer hesap bilirkişisi incelemesi ve incelemenin de net aktif değeri yöntemine göre yapılır.

Ancak şirket değerinin belirlenmesinde şu husus da önemlidir:

Ticaret Şirketlerinin faaliyetleri sonucu şirket hisselerinin zaman içerisinde piyasa değerlerinin artması mümkündür.

Şirketin yarattığı endüstriyel kazançların oluşmasında, şirketi sevk ve idare eden ortağın kişisel çalışması rol oynadığı kadar, ayrı bir tüzel kişiliği olan şirketin organizasyonunun da payı vardır. Bu nedenle kural olarak ortağın hissesine düşen endüstriyel kazancının tamamının ortağın çalışması karşılığı olduğu benimsenemez. Ne var ki, eğer ortak şirketin bütün hisselerine sahip olmamakla birlikte şirketi önemli ölçüde sevk ve idare ediyorsa yaratılan kazancın ortağın hissesine düşen bölümünün tamamının kazanç karşılığı olduğunun kabulü gerekir.

Diğer yandan şirket hisse değerlerindeki artışın endüstriyel değil konjonktürel olması da mümkündür. Bu durumun da bilirkişi tarafından tespiti önemlidir zira, bir artış olduğunun belirlenmesi eşin kişisel çabası karşılığı normal değer artışını aşan bir artışın mevcudiyeti durumunda, bunun eşin kişisel çabası ile oluştuğu kabul edilerek ancak bu miktar içerisinden katılma alacağı talep edebileceği gözetilerek diğer eşin kazanılmış hakları göz önünde bulundurularak bir karar verilecektir. (2)

Şirketin duran ve dönen ve bu şekilde aktifleri teşkil eden miktardan borçların çıkarılarak defter değerinin bulunması, bunların içinden başlangıçtaki durumuna göre tasfiye tarihindeki durumu değişen maddi duran varlıklar ve mali duran varlıkların başlangıçtaki defter değerlerinin çıkartılıp yerine söz konusu kıymetlerin tasfiye tarihi itibariyle piyasa değerleri ilave edilmelidir. (1)

Katılma alacağı için diğer eşe ait bir artık değerin mevcudiyeti gerekir. Bunun sonucu olarak pasifler (borçlar) aktifden büyük ya da eşitse; artık değer dolayısıyla katılma alacağı da söz konusu olmayacaktır. Bunun somut davaya uygularsak davalının şirket hissesi artık değer taşıyabileceği gibi; zarar ve borca batıklık sebebi ile, hisse “çöp hisse” niteliğinde de olabilir. Pasifleri aktifinden fazla bir şirketten dolayı, hissedarın hissesi için katılma alacağı çıkma

(1) YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2014/7341 Karar Numarası: 2015/17019 Karar Tarihi: 30.09.2015

(2) YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2015/16149 Karar Numarası: 2015/19750 Karar Tarihi: 05.11.2015


Bu yazılarımızı okumanızda da fayda var:

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Facebook
Facebook
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email
Print this page
Print

Yazar: Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır. Telefon: 0850 840 0442