Boşanmalarda Babanın Çocuğu Görme Süreleri

Av.Yasin GİRGİN
Takip edin

Latest posts by Av.Yasin GİRGİN (see all)

Boşanmalarda babanın çocuğu görme süreleri belirlenirken en önemli kriterlerin başında çocuğun yaşı gelmektedir. Boşanma davalarında davanın açılması ile çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağı ile ilgili bir karar verilir. Bu karar ile verilen velayete geçici velayet adı verilir.

Geçici velayet kararı mahkemece SİR raporu alınması, tanıkların dinlenilmesi gibi delillerin toplanmasına kadar çocuğun velayetinin muallakta kalmaması için davanın açılması ile alınmaktadır. Bu geçici velayet kararı dosyaların hemen tamamında ilk başta anne lehine kurulmaktadır. Geçici velayet kararının baba lehine kurulduğu uygulamada çok ama çok az görülmektedir.

Geçici velayetten sonra normal şartlarda velayetin bırakılmadığı diğer ebeveyn lehine de çocukla görüş günlerini tespit edecek bir kişisel ilişki kararı kurulmalıdır. Ancak bu karar çoğunlukla kurulmamakta ve kurulması diğer ebeveynin (babanın) talebine bırakılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki ele aldığım davaların önemli bir kısmında hem geçici velayetin bırakıldığı taraf hem de diğer tarafla çocuk arasındaki kişisel ilişki süresi olayın özelliğine uymamakta, çocuğun yararı sağlanamamaktadır.

Oysa, hem velayetin bırakılacağı ebeveynin tayin edilmesinde, hem nafaka miktarının belirlenmesinde hem de diğer ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişki süresinde önemli olan çocuğun yararının gözetilmesidir.

Çocuk hangi ebeveyn tarafından bakıldığında daha iyi olacaksa o tarafta kalmalıdır.

Boşanmalarda babanın çocuğu görme süreleri belirlenirken yukarıda da değindiğim gibi ilk ve en önemli kriter çocuğun yaşıdır.

Dr. Richard Ferber’in Solve Your Child’s Sleep Problem (Çocuğunuzun Uyku Sorununun Çözümü) isimli kitabında yer alan yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere 1 haftalık bebeğin günlük 16,5 saat kadar uykuya ihtiyacı varken 6 yaşındaki bir çocuğun 11 saate yakın uykuya ihtiyacı bulunmaktadır.

Bebekler ilk 1 ay sadece beslenir ve uyurlar.

Uyumanın yanında bebeklerin beslenmesi de ilk 6 ay için anne sütü ile bu yetmediği takdirde takviye gıdalarla yerine getirilmelidir. Beslenme de gün ve gece boyu sürmekte sık aralıklarla yapılmaktadır.

Yenidoğan emzirme sıklığı günde 8-12 kez olabilir ve öğünlerin arası 6-8 hafta sonra açılmaya başlayabilir. Emzirme aralarının 3 saati geçmemesi önemlidir.

Bu nedenle yenidoğan bebekler ile babanın kişisel ilişki süresi 1 (bir) saati aşmamalıdır. Kanaatimce, bu süre babanın talebine göre haftanın bir kaç günü olacak şekilde kurulabilir.

Bir aylık gelişimini tamamlayan bebeğini günde 7-8 kez emzirilmesi yeterli olur. Emzirme sayısı 3. ayın sonuna kadar biraz azalır, günde 5-6’ya iner. Üçüncü aydan 6. ayın sonuna kadar da emzirme sayısı 4-5 olacak şekilde devam eder.

Altıncı ay tamamlandığında da ek gıdaya geçiş süreci başlar. Emzirme sayısı 3-4’e iner, diğer öğünler ek gıda ile desteklenir.

6.ayını doldurmuş bebek ile babanın kişisel ilişki süresi bu nedenle artırılabilir. Uygulamada 2 saat – 4 saat arasında (haftada 1 gün) kişisel ilişki kurulduğu görülmektedir. Kanaatimce haftada birkaç gün (birkaç= 1’den fazla 4’ten az anlamına gelir) kişisel ilişki kurma hakkı babaya tanınmalıdır.

Bebeklerde 0-3 yaş arasında kişisel ilişki baba ile yatılı olacak şekilde kurulmamalıdır.

0-3 yaşın tamamlanmasından sonra, yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulabilir. Bu durumdaki kişisel ilişki süresi ise babalık duygusunu tatmin edecek düzeyde olmalıdır. Uygulamada genellikle iki haftada 1 gün Cumartesi sabah 10’dan Pazar akşamı saat 16’ya kadar kişisel ilişki kurulabildiği görülmektedir. Bence 3-6 yaş arasındaki çocuklarda iki haftada 1 yerine haftada 1 gün 10:00- 18:00 saatleri arasındaki bir kişisel ilişki daha uygun olmaktadır.

Kişisel ilişki süresi, her çocuğun uyku düzeninin birbirinden farklı olması gibi, her ana-babaya ve çocuğa göre uyarlanabilmelidir. Ana-babanın çalışma saatleri, çocuğun okula gidip gitmediği, oturdukları yerlerin birbirine uzaklığı, ekonomik imkanları, çocuğun bakımına yardımcı olabilecek kişilerin varlığı gözönüne alınarak kişisel ilişki süresi belirlenmelidir.

Boşanmalarda babanın çocuğu görme süreleri belirlenirken özellikle okula giden çocuklarda 1 hafta baba ile diğer hafta ise anne ile vakit geçirebilmesine imkan tanınmaya çalışılmaktadır. Her hafta babanın çocuklarla vakit geçirebilmesi imkanı tanındığında anne ile çocuğun haftasonu bir plan yapması engellenmiş olmaktadır, bu nedenle iki haftada bir gece yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki kurma süresi belirlenmektedir.

Lütfen:

Bu konudaki sizin görüşlerinizi, yazıda değinilmemiş noktaları, kalıcı olması için lütfen yorumlara yazın. Hem anne hem de babanın bu konudaki tecrübelerini paylaşmasına ihtiyacımız var.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Facebook
Facebook
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email
Print this page
Print

Yazar: Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır. Telefon: 0850 840 0442

“Boşanmalarda Babanın Çocuğu Görme Süreleri” için 4 yorum

  1. Mahkemelerin baba ile çocuk ilişkisinin tesisi adına verdiği süreleri kullanmayıp ,çocuğunu ihmal eden babalara da bir yaptırım olmalı.Bu süreler babanın değil,çocuğun ústün çıkarları adına verilen sürelerdir.Hem anne hem baba olmak ,bir anneye hiçbir zaman yük değil ,fakat çocuğun ihtiyaçları ,rollerin hepsini de yüklensek baba ile zaman geçirdiğinde tam manasıyla karşılanıyor.Bu sürelerin kullanımı babaların tasarrufuna bırakılmamalıdır.Çocuğuyla zaman geçirmek adına çırpınan babalar kadar ,çocuğunun babaya duyduğu manevi ihtiyaçlarını önemsemeyen babalar da azımsanmayacak kadar fazla.

  2. Merhaba Yasin bey,

    Bildiğiniz gibi, güncel uygulamada, çocuğun velayeti ve kişisel ilişkinin belirlenmesi klişe diye tabir edebileceğimiz kararlar ile düzenlemektedir. Halbuki, her ailenin içinden doğduğu din, töre gibi kendi dinamikleri vardır. Boşanma sonrası tek düze genel kararlar geleceğimiz olan çocuklarımızı ailesizliğe, töresizlige, boşluğa itmektedir. Böyle yetişen çocuklar ve yetişkinler üzerinde yapılan araştırmalar aşikar olup, istatistikler olumsuz tablolarla karşımızda.

    Boşanma ve Velayet sorunu devam eden bir baba olarak yargının bu konuda hızlı bir değerlendirme sürecine girip (delil ve şahitler ile destekli) velayeti belirlemesi elzemdir. Hatta tavsiyemdir ki, boşanma davası taraflardan birinin isteği ile hemen gerçekleştirilir ve diğer maddi ve manevi uyuşmazlıklar ayrı bir dava konuları (ceza, vs) olarak ele alınmalıdır. Sürenin uzaması, hukuk mücadelesi adı altında düşmanlığa sebep olup, tarafların ve çocuğun olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır.

    Kişisel ilişkinin ise bir kısıtlama olmaksızın düzenlenmesi, tarafların ve çocuğun yararına olacaktır. Psikolojiye göre, Her doğuran anne olur fakat annelik duyguları aynı olmaz. Çocuğa; İlgisiz davranan, bakmayan, terk eden, ruhsal problemler vs. gibi parametreleri göz ardı edilerek salt karar ile “anne” ye verilen velayet kararları öncelikle çocuklarımıza ve özellikle babalara çok zarar vermektedir. Velayet açmazı ile görüş günlerinde dahi Çocuklarını yıllarca göremeyen babanın olduğu, her hafta 55 bin çocuk icra davasının açıldığı duyulmaktadır. Bu çocuklar anneleri tarafından bilinçli yada bilinçsiz olarak Ebeveyne Yabancılaşma Sendromuna (EYS) maruz kalmakta ve babaları ve soy bağı ile ilişkisi darbe almaktadır. Soy bağının koparilması da, Toplumsal çöküşü hızlandırmaktadir.

    Şu şekilde bitirmek istiyorum, Dinimiz İslam’da velayet babanındır. Doğduğu eve aittir. Süt emen bir bebek ise, Anne babanın (rızası ile) adına ücretli (hidane) olarak bakar, bakmaz ise yine baba adına bir başkası emzirip bakar. Her halükarda velayet babanındır ama Annesi ile ilişkisinin kısıtlanması kesilmesi de yoktur. Çatışmadan uzak, Karşılıklı rıza ile çocuğun yüksek yararını düşünmek esas olmalıdır.
    Maalesef mevcut yargı sisteminde bu kanunlarda bunun tersi görülmektedir.
    Düzenlemeler ile bir nebze iyileştirme yapılabilir fakat Allah’ın adaletine alternatifler ile erişilemez.

    Saygılarımla…

  3. Çocukların baba ile kişisel iliskinin kısıtlanması ilerleyen yaşlarda özellikle ortaokul çağlarinda ciddi davranis bozukluklarina sebep olmaktadir. Sayin Hakimlerimizi okullara davet edip kısıtlı sure babasiyle gorus gunune sahip yada eys uğramış cocuklarin durumlarini gormelerini istiyorum. Çocuklar babalari ile her haftasonu gorusmeli. Yoksa ciddi davranış bozukluğu yasiyorlar.

  4. Yasin bey Ülkemizde Aile mah. Kadınlar için kurulmuş erkek 1 sıfırla başlıyor Çoçuk için yatırılan Nafakanın çoçuğun ayda bir Dr. Rap. Geçirilmesi anne ne yediriyor nasıl bakıyor keyfi yalan Beyana Dayalı uzaklaştırmalar nedeniyle takibi yok. BABA dede baba anneye bebek yasak lütfen selm. İlginize yazımıza tam destek saygılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir