Etiket arşivi: asgari ücret

Yargıtay Asgari Ücretliyi Yoksul Kabul Etti

Asgari Ücretle Çalışan Kadın Nafaka Alabilir

2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2016/15757 Karar Numarası: 2018/4912 Karar Tarihi: 12.04.2018

İŞTİRAK NAFAKASI İSTEMİ Davalı Karşı Davacı Kadının Asgari Ücretle Geçici İşçi Olarak Çalışmakta İken İşten Ayrıldığı – Sürekli ve Düzenli Bir Gelirinin Bulunmadığı – Davacı Karşı Davalı Erkeğin İse Sosyal İnceleme Raporunda Uzmana Verdiği Kendi Beyanına Göre Tarım İşi İle İlgilendiği ve Yıllık Ortalama Yüksek Geliri Olduğu – Asgari Ücret Seviyesindeki Gelirin Kişiyi Yoksulluktan Kurtarmayacağı – Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumlarına Göre Davalı Karşı Davacı Kadının Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşeceği – Kadın Yararına Geçimi İçin Uygun Miktarda Yoksulluk Nafakası Takdiri Gerektiği

Kararın Özeti: Davalı-karşı davacı kadının asgari ücretle geçici işçi olarak çalışmakta iken işten ayrıldığı, sürekli ve düzenli bir gelirinin bulunmadığı, davacı-karşı davalı erkeğin ise sosyal inceleme raporunda uzmana verdiği kendi beyanına göre tarım işi ile ilgilendiği ve yıllık ortalama 35.000 TL geliri olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki asgari ücret seviyesindeki gelir kişiyi yoksulluktan kurtarmaz. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre davalı-karşı davacı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; yoksulluk nafakasının reddi ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.

2-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden

  • davalı-karşı davacı kadının asgari ücretle geçici işçi olarak çalışmakta iken 29.04.2016 tarihinde işten ayrıldığı, sürekli ve düzenli bir gelirinin bulunmadığı,
  • davacı-karşı davalı erkeğin ise sosyal inceleme raporunda uzmana verdiği kendi beyanına göre tarım işi ile ilgilendiği ve yıllık ortalama 35.000 TL geliri olduğu anlaşılmaktadır.

Kaldı ki asgari ücret seviyesindeki gelir kişiyi yoksulluktan kurtarmaz ( HGK m.2009/3-165-186 ). Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre davalı-karşı davacı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken yazılı gerekçe ile isteğin reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.04.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Asgari Ücretle Çalışan Kadın Nafaka Alabilir

Yoksulluk nafakası, boşanmadan sonra yoksulluğa düşecek olan tarafı koruma amacına yönelik olduğu içindir. Bu nedenle boşanmış olan yoksul tarafa verilecek olan yoksulluk nafakası, hiçbir durumda diğer tarafa yükletilen bir ceza veya tazminat niteliğinde değildir.

Yoksulluk nafakası, bir ceza veya tazminat niteliğinde olsaydı sadece boşanmada kusuru olan eşten istenebilmesi gerekirdi.

Ancak maddede açıkça belirtildiği gibi, kusursuz eş dahi yoksulluk nafakası ödemekle yükümlüdür.

Yoksulluk nafakası, bir bakıma evlilik birliği devam ettiği sürece söz konusu olan karşılıklı bakım ve geçindirme ödevinin devam ettirilmesi anlamını taşımaktadır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 175. maddesinde,

“boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı” açıklanmıştır.

Maddede geçen “yoksulluğa düşecek” kavramından ne anlaşılması gerektiği konusunda yasal bir tanımlama olmaması karşısında bu husus yargısal uygulamada kurallara bağlanmıştır.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 7.10.1998 gün ve 1998/2-656-688; 28.2.2007 gün ve 2007/3-84-95; 16.5.2007 gün ve 2007/2-275-275; 11.3.2009 gün ve 2009/2-73-118 Sayılı kararlarında:

“yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim” gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların “yoksul” kabul edilmesi”

gerektiği benimsenmiştir.

Yoksulluk durumu günün ekonomik koşulları ile birlikte, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeler sırasında, asgari ücretle çalışan kadının boşanmakla yoksulluğa düşüp düşmeyeceği konusunda görüş ayrılığı ortaya çıkmış ve çoğunlukça asgari ücret gelirinin olması, nafaka takdirine etkili bir husus olarak kabul edilmemiştir.

O halde, nafaka alacaklısının asgari ücretle çalışılıyor olması, tek başına yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu değildir.

Aldığı ücret kendisini yoksulluktan kurtarmayacak ve insanca yaşayıp geçinme olanağı sağlayamayacak düzeyde olan eş de, diğer koşulları varsa yoksulluk nafakası isteyebilir.

Nitekim, Yargıtay’ın yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemektedir ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 7.10.1998 gün ve 1998/2-656-688; 26.12.2001 gün ve 2001/2-1158-1185; 1.8.2002 gün ve 2002/2-397-339; 28.2.2007 gün ve 2007/3-84-95; 16.5.2007 gün ve 2007/2-275-275; 11.3.2009 gün ve 2009/2-73-118; 13.5.2009 gün ve 2009/3-165 -186 Sayılı kararları ).

Diğer taraftan, asgari ücret seviyesinde gelir elde edilmesi yoksulluk nafakası bağlanmasına engel değilse de, bu durum ancak nafaka miktarının tespitinde esas alınmalıdır.