Boşanırsam eşim işyerime ortak olur mu?
Türk hukuk sisteminde eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, kural olarak mülkiyetin paylaşılması değil, parasal bir alacak hakkının doğması esasına dayanır. Bu bağlamda, bir eşin sahip olduğu işyeri veya şirket hisseleri üzerinde diğer eşin doğrudan ortaklık hakkı kazanması söz konusu değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/6247-2024/2816 -25.04.2024 tarihli kararında bu hususu net bir şekilde ortaya koyarak, “davacının mal rejiminin tasfiyesi sonucunda oluşan hakkının kişisel bir hak niteliğindeki alacak hakkı olup ayın (mülkiyet) istenemeyeceğinden” bahisle tapu iptali ve tescil taleplerinin reddedilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla, işyeri sizin üzerinize kayıtlıysa, boşanma sonrasında eşiniz bu işyerinin ortağı haline gelmez; ancak işyerinin değeri üzerinden hesaplanacak bir para alacağı talebinde bulunabilir.
İşyeri benim üzerime kayıtlı, eşim yarısını alabilir mi?
Türk Medeni Kanunu uyarınca, evlilik birliği içinde edinilen malların mülkiyetinin kimin üzerinde olduğu, o malın tasfiyeye tabi olup olmayacağı konusunda tek başına belirleyici değildir. Kanun, eşlerden birinin adına kayıtlı olan malların, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılacağını öngörür. Bu karine nedeniyle, işyeri sizin adınıza kayıtlı olsa dahi, evlilik birliği içinde edinilmişse eşiniz bu değer üzerinde hak iddia edebilir.
Eşin bu hak iddiası, işyerinin mülkiyetinin yarısını almak şeklinde değil, işyerinin tasfiye tarihindeki rayiç değerinin yarısı oranında bir alacak hakkı (katılma alacağı) şeklindedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/4413-2024/7948 -30.10.2024 tarihli kararında, “her eşin edinilmiş mallar üzerinde 1/2 oranında katılma alacağı alma haklarının olduğunu” ifade ederek bu genel kuralı teyit etmiştir.
Eğer işyeri evlilik birliği içinde, eşlerin çalışma ve kazançlarıyla edinilmişse, tapu veya ruhsatın sadece sizin adınıza olması eşinizin hak sahibi olmasını engellemez. İşyeri evlilik içinde edinilmişse ve kişisel mal olduğu kanıtlanamazsa, eşiniz işyerinin mülkiyetini değil ama değerinin yarısını alacak olarak talep edebilir.
İşyeri evlenmeden önce benimdi, eşim hak iddia edebilir mi?
Evlilik öncesinde sahip olunan mal varlığı değerleri, Türk Medeni Kanunu uyarınca kişisel mal statüsündedir. Bu temel kural gereği, evlenmeden önce sahip olduğunuz işyeri veya şirket hisseleri üzerinde eşinizin mal rejiminin tasfiyesi kapsamında doğrudan bir alacak hakkı bulunmamaktadır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2016/15937-2018/19045 -22.11.2018 tarihli kararında da “Kişisel mal niteliğindeki şirket hissesi üzerinde davacı eşin mal rejiminin tasfiyesi sonucu oluşacak alacak hakkı bulunmamaktadır.” tespiti yapılarak bu husus kesinleştirilmiştir.
Ancak, işyerinin kendisi kişisel mal olsa da, evlilik birliği süresince bu işyerinden elde edilen gelirlerin hukuki durumu farklıdır:
Kanun, aksine bir sözleşme yapılmadığı sürece kişisel malların gelirlerini edinilmiş mal olarak kabul eder. Hukuk Genel Kurulu-2020/458-2021/889 -01.07.2021 tarihli kararında bu ayrımı şu şekilde açıklamıştır: “Ne var ki aksi kararlaştırılmadığından evlilik birliğinin kurulmasından boşanma dava tarihine kadar ki döneme ilişkin olarak davalı-karşı davacının şirketteki hissesine düşen geliri edinilmiş mal grubuna dahil olduğundan, mevcut ise tasfiye davasının konusu olabilir”. Bu durumda eşiniz, işyerinin mülkiyeti üzerinde hak iddia edemese de, evlilik süresince bu işyerinden elde edilen kâr payları, temettüler veya işletme gelirleri üzerinde hak sahibi olabilir.”
Mahkeme bu tür durumlarda, evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürede işyerinin kâr edip etmediğini, bu kârın eşe ödenip ödenmediğini veya işletmeye yatırım olarak geri dönüp dönmediğini araştırır.
İşyeri evlendikten sonra alındı, eşim ne kadarını alabilir?
Evlilik birliği içerisinde edinilen işyeri, kural olarak edinilmiş mal sayılır ve tasfiye sürecinde eşlerin bu mal üzerinde eşit hakları bulunur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/4413-2024/7948-30.10.2024 tarihli kararında, evlilik birliği içinde edinilen malların “evlilik birliği içerisinde edinildiğinden tasfiyeye tabi olduğu” ve “her eşin edinilmiş mallar üzerinde 1/2 oranında katılma alacağı alma haklarının olduğunu” belirtmiştir. Bu durumda, işyerinin edinilmesinde eşinizin doğrudan bir maddi katkısı olmasa dahi, yasal mal rejimi gereği işyerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olması söz konusudur.
Eşin alacağı miktar hesaplanırken, işyerinin boşanma davasının açıldığı tarihteki durumu esas alınır ancak değerlemesi karar tarihine en yakın piyasa değeri üzerinden yapılır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3945-2024/3009 -30.04.2024 tarihli kararında bu hesaplama yöntemini şu şekilde açıklamıştır: “Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (4721 sayılı Kanun md. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihidir.” Bu, eşinizin alacağı miktarın, davanın sonuçlandığı tarihteki güncel ekonomik koşullara göre belirleneceği anlamına gelir.
Eğer işyerinin alımında sizin evlilik öncesinden gelen bir birikiminiz veya miras kalan bir paranız kullanılmışsa, bu miktar “kişisel mal” olarak toplam değerden düşülür. Kalan miktar (artık değer) üzerinden eşin yarı payı hesaplanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/6247-2024/2816-25.04.2024 tarihli kararında, “değer artış payı oranının tasfiye tarihindeki sürüm değeri ile çarpılarak değer artış payı alacağının ve taşınmazın sürüm değerinden davacının değer artış payı alacağı düşüldükten sonra kalan miktarın yarısının davacının katılma alacağı olarak hesaplanması” gerektiğini belirterek teknik hesaplama yöntemini göstermiştir.
