Etiket arşivi: miras taksim sözleşmesi

Mal Rejiminin Tasfiyesinde Edinilmiş Mallar

1.Oğlum 2012’de evlendi benimle beraber oturdu ve
çalışmıyordu. 2015’te askere gitti, askerdeyken kaza geçirdi bilinci yok %100 engelli kaldı. 7 ay yoğun bakımda kaldı hastaneden ayrılırken gelin bizimle eve gelmedi vasiliğini baba aldı bir miktar tazminat ödendi şimdi eşi boşanma davası açmış ve tazminattan hak istiyor. Ödenen parayla ev aldık ve tedavisine harcıyoruz gazi sayılmadığı için yeşil kart çıkarttım. Genelde tedavisini özelden yaptırıyorum. Oğlumla
ilgilenmiyor, gelip görmüyor ve hak iddia ediyor. Teşekkürler.

Sultan / ADANA

Sultan Hanım, boşanmanın hukuki sonuçlarından biri de mal rejiminin tasfiyesidir. Eşler, sözleşme ile kanunda belirtilen mal rejimlerinden herhangi birini benimsemedikleri takdirde, haklarında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar da edinilmiş mal kabul edilir. Diğer eşin edinilmiş mallar üzerinde katılma alacağı hakkı vardır.

2.Eşim boşanma davası açtı, ben boşanmak istemesem ne
olur?

Baran / BURSA

Baran Bey, boşanma davaları davacı, davalı ile birlikte çocuk,geniş aile ve hatta toplumu da ilgilendiren davalardandır. Bu sebeple boşanma davalarındaki birçok konu hakkında mahkeme re’sen düşünmek ve karar vermektedir. Eşler karşılıklı olarak boşanmak istediklerinde şartları mevcutsa anlaşmalı boşanma söz konusu olabilecektir. Aksi halde çekişmeli boşanma davası açılır. Sizin boşanmak istememeniz durumunda da karşı taraf iddiasını ispat etmek zorundadır.

3.Kardeşler arasında malları bölüştük herkes imzayı attı.
Hepsini aldım parasıyla. Sorun çıkartmak istiyorlar böyle bir hakka sahipler mi? S
onuçta parasıyla aldım.

Ahmet / TEKİRDAĞ

Ahmet Bey, miras kalan malvarlığında birden çok kişi hak sahibiyse tereke elbirliği mülkiyetine geçer. Bu durumda herkes tereke üzerinde hak sahibidir fakat kişisel tasarruf yapma yetkileri yoktur.

Miras taksim sözleşmesi; mirasın mirasçılar arasında nasıl ve ne şekilde paylaşılacağını belirten özel bir sözleşme şeklidir. Bu sözleşme ile paydaşlar mirasın nasıl paylaşılacağını özgür iradeleri ile belirler. Miras taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bütün mirasçıların ilgili kanun hükümlerinin dışında mirastan kimin ne kadar alacağını ve nasıl paylaşılacağını özgür iradeleriyle baskı ya da zorlama altında kalmadan belirlemesi ve bunu kabul etmesi gerekmektedir. Sözleşme açısından tüm mirasçıların olması geçerlilik şartıdır.

Aynı zamanda sözleşme kesinlikle yazılı olmalı ve tüm yasal mirasçıların sözleşmedeki paylaşımı kabul ettiklerine dair sözleşmenin altında imzalarının olması zorunludur.

Miras taksim sözleşmesinin, esaslı hata olması halinde iptali ya da geçersiz sayılması mahkemeden istenebilir. Burada esaslı hatadan kasıt tarafların sözleşmeyi imzalarken yaptıkları irade sakatlıklarıdır. Taraflar sözleşmeyi imzalarken sözleşmenin esasına ilişkin hataya düşmüş , yanılmış veya bilerek hataya düşürülmüş olabilirler. Bunun dışında sözleşme taraflara zorla, korkutularak ya da tehdit edilerek imzalatılmış olabilir. Bu durumlarda taraflar mahkemeye başvurup sözleşmenin iptalini ya da bu sebeplerden dolayı geçersiz sayılmasını isteyebilirler. Ancak bu sebepler dışında terekenin eşit paylaştırılmaması kanunda eşit paylaştırılacağına dair hüküm bulunmadığından ötürü iptal veya geçersizlik sebebi sayılmamıştır.

4.Çocuk için nafaka parası kaldırılır mı?

Kürşat / ESKİŞEHİR

Boşanma davası sonucunda, çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi ödevi velayet hakkı kendisine bırakılmış olan ana ya da babaya verilmiş olur. Velayet kendisine bırakılmayan diğer taraf bu bakım ve yetiştirme görevinin gerektirdiği giderlere mali gücü doğrultusunda katılmakla yükümlüdür. Bu katılma borcu gereğince mahkemenin velayet kendisine bırakılmamış taraf aleyhine takdir ettiği ödeme borcuna iştirak nafakası adı verilir.

İştirak nafakası, çocuğun veya nafaka ödemekle yükümlü olan kişinin ölümü, çocuğun reşit olması gibi hallerde sona erer. Bununla birlikte velayeti elinde bulunduran kişinin nafakadan vazgeçmesi ile sona erebilir.

5. Tapu iptal davası açmakla tenkis hakkım kaybolur mu?

Osman / İZMİR

Osman Bey, tapu iptal davası açmanız durumunda, tenkis davası açma hakkınız ortadan kalkmaz. Hatta tapu iptal davasını, kademeli olarak tenkis talebi ile açmanızda yarar vardır. Eğer tapu iptal talebiniz reddedilirse, 2.aşamada tenkis iddiası incelenir.

6.Eşim, velayeti eski eşinde olan kızını icra yoluyla görebilmek için tebligatta bulundu. Tebligat eski eşe ulaşmış fakat çocuğu görebilmek için işlem yapılabilmesi için 7 günlük ihtar süresini beklemek gerekiyor diyor icra müdürü. Bu süre beklenirse eşimin çocuğu görmesi için verilen görüş günü geçecek. İlla bu süre beklenmeli mi ne yapılabilir?

Teşekkürler…

Ömer / İSTANBUL

Ömer Bey, tarafların yükümlülüklerini kendi istekleri ile yerine getirmemesi halinde icra yoluna başvurulmaktadır.

Çocuk teslimine ilişkin ilam, icra dairesine verilince icra müdürü bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde çocuğu teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun, ilam hükmü zorla icra olunur. Bu durumda ne yazık ki 7 günlük sürenin geçmesi beklenmektedir.

7.Benim resmi nikahım İstanbul’da kıyılmış. Bakü’de boşanma
davası açsam İstanbul’da tanınacak mı? 2 çocuk da var.

Gülay / BAKÜ

Gülay Hanım, yurt dışındaki yetkili mahkeme yalnızca boşanma kararı vermişse tanıma, boşanmanın yanında ayrıca velayete, nafakaya, tazminata ilişkin karar vermişse tenfiz davası açılır.

29.04.2017 tarihinde çıkarılan 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yurtdışında verilen boşanma kararlarının dava açmaya gerek kalmadan tanınmasına olanak verilmiştir. http://www.yasingirgin.av.tr/category/yurtdisinda-bosanma/

 

 

Miras Taksim Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları

Taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olması halinde ortaklığın giderilmesi geçerli bir paylaşma ( taksim sözleşmesi ) sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddine karar verilmelidir.

Zira bu gibi durumlarda taksim sözleşmesine göre tescil davası açılması gerekir.

Taksim sözleşmesi (paylaşma sözleşmesi) geçerliliği bütün mirasçıların katılmış olmasına ve yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu ( TMK )’nun Paylaşma Sözleşmesi başlıklı 676.maddesinde:

“Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.

Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.

Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.”

denilmiştir.

Maddeden açıkça anlaşılacağı üzere taksim sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli kabul edilemeyecektir.

743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi ( TKM )’nin 611.maddesinde de Taksim Sözleşmesinin yazılı yapılması gerektiği hususuna vurgu yapılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davaya konu taşınmazların davacı ve davalıların ortak murisleri İ. ve F. adlarına kayıtlı olduğu dosyada bulunan tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır.

Taraflarca dosyaya 14.7.2008 tarihli Sözleşme başlıklı adi yazılı bir belge sunulmuş ve davaya konu taşınmazların bu sözleşme gereğince mirasçılar arasında fiilen taksim edildiği ve taksime göre herkesin kendisine ait yeri kullandığı ileri sürülmüştür.

Mahkemece de, davacı ve davalılardan bir kısmının beyanlarına değer verilerek taşınmazların mirasçılar arasında fiilen taksim edildiği gerekçesi ile ret kararı verilmiştir. gayrimenkul davasına bakan avukatlar

Geçerli bir miras taksim sözleşmesinden bahsedebilmek için:

1.taşınmazın tüm paydaşlarının katılımı ile

2.yazılı bir belgenin düzenlenmesi gerekmektedir.

10.12.1952 gün ve 1950/2 E., 1952/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da aynı yöne işaret edilmiştir. Bu şekilde hazırlanmış geçerli bir miras taksim sözleşmesinin bulunması durumunda paydaşlar bu belgeye dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunabileceklerinden ortaklığın giderilmesi davası açmalarında hukuki yararları olmayacaktır.

Eldeki davadaki taksim sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin tüm mirasçıların katılımı ile düzenlenmediği ve tamamı tarafından imzalanmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Esasen bu husus yerel mahkeme ile özel daire arasında uyuşmazlık konusu da değildir.

Bu durumda, yukarıda bahsedilen ilkelere göre, geçerli bir miras taksim sözleşmesinden söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taşınmazların fiilen taksim edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2012/6-1512 K. 2013/704 T. 15.5.2013