Boşanmada Mal Paylaşımı

Takip edin
Avukat Yasin GİRGİN son yazıları (TÜMÜNÜ GÖRÜN)

Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır, boşanma davası ile birlikte en çok merak edilen konulardan biridir. Evlilik süresince eşlerin edinmiş oldukları mallar, gayrimenkuller, araçlar ve ev eşyaları eşlerin ortak malıdır.

Boşanmada mal paylaşımı, boşanma davasının açılmasından sonra, eşler arasındaki mal rejiminin sona erdirilmesi, tasfiyesi için açılacak olan katılma alacağı davası ile talep edilir. Açılan bu katılma alacağı davasında trafik siciline kayıtlı araçlar, tapuya kayıtlı gayrimenkuller, bankada bulunan mevduat hesapları, birikimler, hisse senetleri ve diğer mal ve haklar araştırmaya tabi tutulur.

Malların paylaşımı için açılan bu davada, mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi aracılığı ile dava konusu mal varlığının değeri hesaplanarak dava açan eşin katılma alacağı, katkı payı alacağı gibi alacak hakları hesap edilir.

Boşanmada mal paylaşımı davası açan tarafın dava konusu malın ruhsatını ya da tapusunu almak şeklinde değil, bu malın değeri üzerinden hesaplanan bir alacak hakkını talep edebilmesi söz konusu olmaktadır. Yani eşin gayrimenkulü yine eşin üzerinde kalır, dava açan eş ise bu gayrimenkulün değerinin yarısı kadar olan katılma alacağını talep eder.

Boşanmada Ev Eşyaları Nasıl Paylaşılır?

Boşanmada ev eşyaları, kişisel mal olabileceği gibi evlilik içinde edinilmiş olan eşyaları da kapsar. Eğer bir eş, evlilik içinde ya da evlilik öncesi getirdiği eşyanın kendisine ait olduğunu ispat edemiyorsa bu eşya her iki eşe ait kabul edilir. Kişisel mal olduğu ispat edilemeyen ev eşyası ortak mal olarak kabul edilir.

Eşlerin kişisel olduğu belli olan örneğin diş fırçası, traş makinası, makyaj malzemeleri gibi eşyalar kişisel eşya olarak kabul edilir. Beyaz eşyalar, elektronik eşyalar, mobilya, koltuk takımı, yatak odası takımı, mutfak eşyaları, nevresimler, perdeler ise edinilmiş mal olarak sayılarak ortak mal sınıfına dahil edilebilir.

Boşanmada Ev Eşyalarının Tespiti Nasıl Yapılır?

Ev eşyalarına ilişkin olarak açılacak paylaşım davasında eşyaların varlığını hukuki olarak ispatlayabilmek gerekir. Eşyaların faturaları, evde çekilmiş fotoğraflar, eşler arasındaki yazışmalar delil olarak kabul edilir. Yine mahkeme aracılığı ile bir tespit davası açılarak evde bulunan eşyalar ve bunların değerleri tespit edilebilir.

Boşanma Davası Açılmadan Önce Elden Çıkarılan Mallardan Hak Talep Edilebilir mi?

Eşler evlilik süresi boyunca kendi adlarına olan malvarlığı üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunma hakkına kanunen sahiptirler.

Ancak boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilmiş olan ve bu tarihten önce elden çıkarılmış olan mallar katılma alacağı davasında alacak hakkı olarak hesaplanacaktır.

Boşanma davasının açıldığı tarih, eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ererek mal ayrılığına geçildiği tarihtir.

Boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilen nakit para, ev, araba, arazi, hisse senedi gibi tüm mal varlığı değerleri katılma alacağı davasına dahil edilecektir.

Boşanma davasının açıldığı tarihten sonra eşlerin edinmiş oldukları mallar ise mal paylaşımına dahil edilmez.

Genel olarak karşılaştığımız dosyalarda, eşlerin boşanma davası açılmasından hemen önce üzerlerine kayıtlı ev, arsa, otomobil ve buna benzer malları 3. kişilere devrederek paylaşım dışında tutmaya çalıştıkları, yani mal kaçırmaya yönelik çaba içinde bulundukları gözlemlenmektedir. Ancak yukarıda belirttiğimiz üzere, boşanma davasının açılmasından önceki bu türlü tasarruflar da mal paylaşımı hesaplamalarına dahil edilmekte ve hesaplamaların içine katılmaktadır. Mallar elden çıkarılsa, satılsa dahi katılma alacağı olarak hesaplanabilmektedir.

Bu malları devralan 3. kişilere karşı da dava açılabilir. Eşin elden çıkarması nedeniyle mahrum kalınan kısımdan pay istenebilir.

Evlenmeden önce satın alınan mallar kural olarak kişisel maldır, bu mallardan dolayı diğer eşin bir alacak hakkı yoktur. Ancak bu gayrimenkuller evlilik süresi içinde de ödenmeye devam eden bir kredi ile satın alınmışsa bu durumda bu kredi kısmı açısından eşin de hakkı olacaktır. Evlenmeden önce ödemesi tamamlanan ancak tapusu evlilikten sonra teslim alınan gayrimenkuller de paylaşıma tabi olmaz.

Boşanmada Şirketler Nasıl Paylaşılır?

boşanmada mal paylaşımı, anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır, boşanmada mal paylaşımı yarı yarıya mı, terk nedeniyle boşanmada yarı yarıya mı, anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı örneği, anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı ne zaman olur, aldatma nedeniyle boşanmada mal paylaşımı, boşanmada mal paylaşımı davası ne kadar sürer, boşanmada mal paylaşımı davası ne zaman açılır, boşanmada mal paylaşımı araba, boşanmada mal paylaşımı altın, boşanmada ağır kusurlu eş mal paylaşımı, boşanmada mal paylaşımı banka hesapları, boşanmada mal paylaşımı bireysel emeklilik, boşanmada babadan kalan mal paylaşımı, boşanmada borçlu mal paylaşımı, boşanmada mal ve borç paylaşımı, çekişmeli boşanmada mal paylaşımı, boşanmada mal paylaşımı çalışmayan eş, çekişmeli boşanmada mal paylaşımı, boşanmada mal paylaşımı dava dilekçesi, zinadan dolayı boşanmada mal paylaşımı, boşanmada mal paylaşımı kredili ev, boşanmada kusurun mal paylaşımına etkisi, şiddetli geçimsizlikten boşanmada mal paylaşımı, medeni kanuna göre boşanmada mal paylaşımı, boşanma mal paylaşımı şirket hissesi, boşanmada ipotekli mal paylaşımı,


1 Ocak 2002’den önce edinilen mallarda da kadının hakkı olabilir:

743 sayılı Medeni Kanun ise, yasal mal rejimi olarak mal ayrılığını (md.170) kabul etmekle beraber, onun yanında mal birliği ve mal ortaklığı gibi iki farklı mal rejimini de düzenlemiş böylece de eşlere farklı üç mal rejimi türünden dilediğini seçebilme imkânını sağlamıştı.

1 Ocak 2002’de 4721 sayılı yeni Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki dönemde yapılan evlilikler için mal ayrılığı sistemi benimsenmiştir.

Yani bir evlilik 1 Ocak 2002’den önce başlamışsa ve evlilik sözleşmesi de yapılmamışsa, evliliğin bu döneminde eşlerin adına kayıt ettirdikleri mal varlıkları kimin adına kayıtlı ise onun olur. Bu dönemlerde evin geçimi erkekler tarafından sağlanır, kadınlar ise çalışmazdı. Evlilik içinde alınan mallar da genellikle erkek adına kayıt edilirdi.

Bu dönemde kadınların, kocalarının mal varlığında hakkı bulunmuyor; ancak çalışarak evin geçimine katkıda bulunan kadınlar ile ziynetler veya ailesinin katkılarıyla vb. şekilde eşinin edindiği mala katkı yapılması hali bu kuralın istisnasını oluşturuyor.

2002 Yılından Sonraki Dönemde Boşanmada Mal Paylaşımı

4721 sayılı Türk Medeni Kanun Dördüncü Bölüm’de “Eşler Arasındaki Mal Rejimi” başlığı altında 202- 281. maddeleri arasında eşler arasındaki malî ilişkiler, özellikle Medeni Kanunun öngördüğü çeşitli mal rejimlerinde eşlere ait olan malların yönetimi, mallardan yararlanma, mallar üzerinde tasarrufta bulunma ve eşlerin bu konudaki sorumlulukları, üçüncü kişilerin mal rejimleri karşısındaki durumları gibi konular düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeler karşısında, aralarındaki yasal mal rejimini değiştirmemiş eşlerin 1 Ocak 2002 tarihinden önceki malvarlıklarına 743 sayılı Kanun’a göre mal ayrılığı, 1 Ocak 2002’den sonraki malvarlıklarına ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü, başka bir mal rejiminin kabulü, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesiyle sona erer.

Edinilmiş malların tasfiyesi sırasında alacağa ilişkin olmak üzere değer artış payı alacağı ve katılma alacağı olmak üzere iki taleple karşılaşılabilir.

Kural olarak, 1 ocak 2002’den sonra bir eşin edindiği mal varlığının değerinin yarısı diğer eşe aittir. Diğer eşin çalışması, çalışmaması hatta fiili olarak aynı evde yaşıyor olup olmamaları dahi önemli değildir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Konusunda Sıkça Tekrar Edilen Yanlışlar:

Sizler gibi ben de internete giriyorum, gazete ve televizyon izliyorum. Katıldığım tüm programlarda ve sizlerden gelen sorularda maalesef bu bilgi kirliliği ile savaşmak zorunda kalıyorum. Etrafta o kadar çok fazla ve birbiriyle çelişen bilgi var ki, normal bir insan kimin söylediğinin doğru olduğunu şaşırıyor maalesef. Bu nedenle önemli gördüğüm bazı sorularınıza verdiğim cevapları buraya da aldım. Lütfen her okuduğunuza itibar etmeyin ve işi ehline bırakın.

  •  Şirket Hisselerinin Paylaşımı Nasıl Olur?

Boşanma davalarında sıkça karşılaşılan durumlardan bir tanesi de eşlerden birinin ortağı olduğu şirketteki hissesinin paylaşımıdır.

Eşin 1 Ocak 2002 tarihinden sonra çalışmaları karşılığında kazandıkları ile kurduğu, ortak olduğu şirketlerdeki hisse değerleri ve bu hisselerin gelirleri üzerinde diğer eşin edinilmiş mallara katılma rejimi dolayısıyla hakkı bulunmaktadır.

Şirket hisseleri eğer 2002 yılından önce elde edilmiş ise, hisse sahibi eşin kişisel malı olarak kabul edilir. Bu nedenle şirketin hisse değeri paylaşıma tabi tutulmaz.

Şirket hissesinin 2002’den sonra ve evlilik süresi içinde elde edilmiş olması halinde, şirket hissesinin değeri edinilmiş mal olarak kabul edilerek, istisnai durumlar dışında, mal paylaşımına dahil edilebilir.

Her iki durumda da şirket hissesi nedeniyle elde edilen gelirler , tıpkı kira gelirinde olduğu gibi, edinilmiş mal kabul edilerek paylaşıma dahil edilir.

Paylaşım yapılırken, hisselerin yarısı değil, değerinin yarısı paylaşılacaktır.

Burada elimizdeki örnek kararlardan birini paylaşıyorum:

“Toplanan delillerden; tarafların 11.04.1984’te evlendikleri, 26.02.2004 tarihinde boşanma davasının açıldığı, tasfiyenin de istenildiği, boşanmanın 26.04.2005’te kesinleştiği, mal rejiminin 26.02.2004’te sona erdiği ( MK. md. 225/2 ) davanın konusunu oluşturan şirketin 24.04.2000’de kurulduğu, dava konusu şirkete ve otomobile davacı tarafından maddi bir katkıda bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Şirket hissesi kocanın kişisel malıdır. Kişisel malın yerine geçen değerlerde kişisel maldır. ( MK. md. 220/2-4 ) Kişisel malın geliri ise aksine sözleşme yapılmadığı sürece edinilmiş maldır. ( MK. md. 219/4, 221/2 )

Mahkemece yapılacak iş; 4721 Sayılı Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 ile mal rejiminin sona erdiği 26.02.2004 tarihleri arasında şirket tarafından davalıya payı dikkate alınarak bir temettü verilmiş ise bunun tesbiti, kar payı verilmemiş ancak şirkete ayın olarak ilave yapılmış ise bunun da belirlenmesi ( MK. md. 221 ), mal rejiminin sona erdiği sırada ( 26.02.2004’te ) mevcut olan edinilmiş malların tasfiyede dikkate alınacağının gözetilmesi ( MK. md. 235 ) buna göre katılma alacağı hesaplanması yoluna gidilmelidir. ( MK. md. 236 )

Dava konusu otomobilinde edinilmiş mallar yerine geçen değerlerden olup olmadığı da araştırılmalıdır. (MK. md. 219/5)

İşin temyiz incelemesi sırasında bu yönün gözden kaçtığı ve yazılı şekilde bozma yapıldığı anlaşılmakla davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, dairemizin bozma kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.” YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
E. 2007/6042 K. 2007/8727 T. 24.5.2007

Anlaşmalı boşanma protokolü gereğince şirket hisselerinin hissedar eş tarafından diğer eşe devri kararlaştırılmış olmasına rağmen şirket hisse devri yapılmamışsa, şirket hisselerinin hükmen devir ve tescili isteğine ilişkin davada görevli Mahkeme Ticaret Mahkemesidir.

Şirketin duran ve dönen ve bu şekilde aktifleri teşkil eden miktardan borçların çıkarılarak defter değerinin bulunması, bunların içinden başlangıçtaki durumuna göre tasfiye tarihindeki durumu değişen maddi duran varlıklar ve mali duran varlıkların başlangıçtaki defter değerlerinin çıkartılıp yerine söz konusu kıymetlerin tasfiye tarihi itibariyle piyasa değerleri ilave edilir

  • Yasin Bey, ünlü bir kişi Acun Ilıcalı’nın boşanma davası ile ilgili olarak “eşinin yarı yarıya hakkı bulunmadığını, herkesin yanlış bildiğini” yazdı. Bu doğru mu?

Hukuki konularda danışma verme hakkı Avukatlık Kanunu gereğince sadece avukatlarda bulunmaktadır. Zamanında bu kanunun bu şekilde yapılmış olmasının nedeni yalan yanlış, eksik bilgilerle halkın yanıltılmasının önüne geçmek olmalı. Öte yandan o kişinin söylediği söz 1 Ocak 2002’den önce iktisap edilmiş mal varlığı açısından doğrudur.

Menfaatiniz için herkesin söylediğine inanmayınız.

  • Boşanma davasında mal kaçırmanın önlenmesi için tedbir koyulabilir mi? Koyulabilirse nasıl?

Boşanma davası sırasında mal kaçırmanın önlenmesi için hukuken mallara tedbir konulamaz. Bu kanun yeni olduğu için ülkenin çeşitli yerlerinde farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. Ancak kanuna ve Yargıtay içtihatlarına göre boşanmada mal kaçırmanın önlenebilmesi için boşanma davası ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi davası da açılmalı. Bu dava açılmadan boşanmada mal kaçırmanın önlenmesi için eşin malvarlığı üzerine tedbir koyulması yanlış olacaktır.

  • Boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılmasının 1 yıllık süresi olduğu doğru mu?

Mal rejimi nedeniyle talep hakları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Önceden 1 yıllık zamanaşımı kabul ediliyordu, ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu aldığı bir kararla 1 yıllık zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak uygulanması gerektiğine işaret etmiştir.

  • Boşanma olmadan malların paylaşılamayacağı doğru mu?

Bu da tam doğru bir ifade değil. Eşler birbirlerine geçen kişisel mallarını boşanma davası açılmadan da isteyebilirler. Eşler arasındaki cebri icra yasağı kaldırılmıştır. Eşler birbirine dava açıp hakkını alabilir.

Edinilmiş mal adı verilen, evlilik sırasında çalışma karşılığı alınan malların ise boşanma davasını açınca paylaşılmasını isteyebilirler.

' ANKARA BOŞANMA AVUKATI' ' BOŞANMA AVUKATI ANKARA' ' EN İYİ BOŞANMA AVUKATI ANKARA'