Eşe Kötü Muamele Nedeniyle Boşanma Davası

Eşe Pek Kötü ve Onur Kırıcı Davranış (TMK 162) Nedeniyle Açılacak Boşanma Davası

Pek kötü davranış, zulüm, işkence, ağır eziyet, dövmek, aç bırakmak ile ağır hakaret, silahla tehdit etmek ve benzeri fiiller kabul edilmiştir. Bu fiiller boşanma sebebi olduğu kadar Türk Ceza Kanunu yönünden de suç teşkil etmektedir.

Bu boşanma sebebi de mutlak boşanma olması nedeniyle hâkim ayrıca evliliğin çekilmez hale gelip gelmediğini araştırmaz. Ancak, pek fena muamelenin var olup olmadığı tayin edilirken evliliğe yaptığı etki de göz önünde tutulur.

Yine bu boşanma sebebi kusura dayanmaktadır, bu nedenle bu davranışlarda bulunan eşin ayırt etme gücüne sahip bulunması gerekmektedir. Öğretide diğer eşin tahrikinin kusuru tamamen kaldıracağı yahut kısmen hafifleteceği ve dolayısıyla da boşanmaya sebep olmayacağı ileri sürülmektedir.

Buna karşın Yargıtay, eşinden dayak yiyen kadının eşinin ceza almaması için şikayetinden vazgeçmesini af niteliğinde saymamıştır. Her türlü onur kırıcı davranış değil, ağır derecede onur kırıcı bir davranışın gerçekleşmesi gerekir.

Zina bölümünde de incelediğimiz gibi burada da 6 aylık ve 5 yıllık süreler söz konusudur. Dava hakkı sürenin geçmesi veya af ile düşmektedir. Zinadan farklı olarak bu halle için önceden rızanın dava hakkına engel olması kabul edilmemiştir.

Eşe çok kötü muamele nedeniyle açılacak boşanma davasına örnek Yargıtay kararları

1 Eşini Silahla Tehdit Eden Tarafın Hareketinin Tek Başına Boşanma Sebebi Teşkil Ettiği

“Toplanan delillerden; kocanın açtığı boşanma davasının reddedildiği ve 12.05.2001 de kesinleştiği, babanın müşterek çocukla kurulan şahsi ilişkinin yerine getirilmesi için 2.7.2001 de icra takibine geçtiği, 21.7.2001 de çocuk teslim zaptı düzenlendiği, bu sırada davalının (kadının) av tüfeğini alıp davacının üzerine yürüyüp, tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Dava ise bu tarihten sonra 11.2.2002 de açılmıştır. Kadının davranışları sebebiyle evlilik birliği temelinden sarsılmıştır.Eşlerin reddedilen davadan sonra bir araya gelmemiş olmaları, bu arada gerçekleşen olayların boşanmaya esas alınamayacağını göstermez. Boşanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmün kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2003/1605 K. 2003/3778 T. 18.3.2003

2 Ayrıca Suç Teşkil Eden Boşanma Sebeplerinin Varlığı Halinde Tarafın Şahsi Davsından Vazgeçmesi Boşanma Davasında Eşinin Affettiği Anlamına Gelmeyeceği

“Davacı – davalı kocanın davalı – davacı kadını dövdüğü sabittir. Kadının şahsi davasından vazgeçmesi, eşini cezadan kurtarmaya matuf olup, boşanma davası yönünden eşini affettiği anlamına gelmez. Gerçekleşen bu durum karşısında kadının birleştirilen boşanma davasının da kabulü gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamıştır.”

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2005/719 K. 2005/2799 T. 24.2.2005

3 Onur Kırıcı Davranış Nedeni İle Boşanmaya Hükmedilebilmesi İçin Söz Konusu Davranışın Ağır Olması Gerektiği

“Dava, münhasıran onur kırıcı davranış nedeni ile boşanmaya ilişkindir. Onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmaya karar verilebilmesi için ( T.M.K. madde 162 ) her türlü onur kırıcı davranış değil, ağır derecede onur kırıcı bir davranışın gerçekleşmesi gerekir. Toplanan delillere göre, mahkemece onur kırıcı davranış olarak kabul edilen maddi vakıaların bu nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesine dayanılarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.”
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2010/10334 K. 2010/13767 8.7.2010

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page