Boşanmada Af Sayılan ve Sayılmayan Davranışlar

Af; sözlük anlamı ile bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama olarak tanımlanmış olup, ceza hukukunda yer verildiği gibi özel hukuk bakımından da kanunlarımızda düzenleme yeri bulan, esasen bir haktan vazgeçmeyi içeren bir his açıklaması veya bir davranış şeklidir (HGK’nın 14.03.2019 tarihli ve 2017/2-2067 E. ve 2019/296 K.).

Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında af niteliğinde davranışlar gerçekleşmişse, artık bu davranışlar boşanma hükmüne esas alınamaz. Boşanma davalarında af olgusunun gerçekleştiğinin kabul edilebilmesi için öncelikle bu yönde bir iddia ve bu iddianın; kayıtsız şartsız bir irade beyanı, eğer yoksa en azından affı gösterir nitelikte tutum ve davranış ile ispatlanmış olması gerekmektedir.

Genel bir ifadeyle af niteliğinde sayılabilecek davranışlar; barışmış olmak, af iradesini göstermek, hoşgörü ile karşılamak ve olaylara rağmen birliği sürdürmek şeklinde ifade edilebilir. Eşlerin evlilik birliğini kurtarmak maksadıyla birliğin devamı yönünde iyi niyetli girişim ve barış müzakerelerinin boşanma davalarında af niteliğinde sayılamayacağı kuşkusuzdur.

Boşanmaya sebep olan olayların hoşgörü ile karşılanması nedeniyle af gerçekleşmeli ve bunun sonucunda da; tarafların yeniden birlikte olmaları yani ortak hayatın yeniden kurulmuş olması gereklidir.

Boşanmada Af Sayılmayan Davranışlar

 

  • Kabul edilmeyen barışma girişimi af sayılmaz:

“kadının; 14.05.2011 tarihinde eşinin evi terk etmesi üzerine, evlilik birliğini kurtarmak amacıyla sunmuş olduğu barışma önerisi, ortak hayatın yeniden kurulması için iyi niyetli bir girişim olup, erkek eş tarafından kabul edilmemiştir. Kadın eşin iyi niyetli teklifi sonrasında taraflar arasında barışma gerçekleşerek ortak hayat yeniden kurulmadığı gibi erkek eş tarafından böyle bir iddianın ileri sürülmemiş olduğu gözetildiğinde kadın eşin bu eyleminin “af” olarak nitelendirilmesi somut olayın özelliğine uygun düşmemektedir. Eş anlatımla barışma girişimi kabul ile sonuçlanmadığından, Özel Daire bozma kararında belirtildiği üzere kadının, erkeğin önceki kusurlu davranışlarını affettiğinden söz etme olanağı bulunmamaktadır. Nitekim aynı ilkeler HGK’nın 11.11.2020 tarihli ve 2020/2-244 E., 2020/881 K.; 18.01.2022 tarihli ve 2019/2-92 E., 2022/13 K. sayılı kararları ile de benimsenmiştir.” Hukuk Genel Kurulu 2019/523 E. , 2022/1271 K.

“tarafların ayrı yaşamaya başladıktan sonra davacı tarafın tarafları barıştırmak üzere araya giren aracıya “Sen nasıl istersen öyle olsun” dediği de değerlendirilerek davacı tarafın önceki olayları affetmiş en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerektiği, tarafların fiilen ayrı yaşadıkları, fiili ayrılık vakasının tek başına boşanma nedeni sayılamayacağı gerekçesiyle davalı kadına kusur yüklenemeyeceğine ve davanın reddine karar verilmişse de, erkeğin bu yöndeki beyanına dayalı olarak, kadına dair kusurların affedildiği yahut en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü doğru olmamış, davalı kadının birlikte yaşamaktan kaçınmak amacıyla evi terketmek suretiyle tam kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir.” 2. Hukuk Dairesi 2021/3624 E. , 2021/4748 K.

  • Tarafların çok kısa bir süre çocukları dolayısıyla tatilde bir araya gelmeleri af sayılmaz

“Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, “Kadının, eşinin kumar alışkanlığını biliyor olması ve evlilik birliğine devam etmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerçeğini değiştirmeyeceği ne var ki tarafların boşanma dava tarihinden yaklaşık 1 ay önce birlikte tatil yaptıkları ve aynı otel odasında kaldıkları bu hale göre davacı kadının davalı eşinin kusurlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince dinlenen Tanık Uğur Canatan “Tatile biz önce Mehmet ve çocuklar ile birlikte gittik, davacı işinden dolayı bize sonradan katıldı. Kendisini havaalanında karşıladık. Otel de çocuklar ile aynı odayı tutmuşlardı. Sıkışıklık olduğu için ben bir kişiyi yazlığımda misafir edebileceğimi söyledim. Mehmet bizimle birlikte yazlıkta kaldı, Seçil ise çocuklar ile birlikte otelde kaldı. Tatilin son günü de Mehmet ertesi gün dönüşte zorluk olabileceğini ve çocuklar ile birlikte kahvaltı yapıp otelden ayrılmalarının daha iyi olabileceğini söyledi. O gece de zaten geç vakitlere kadar oturmuştur. Mehmet o gece otelde eşi ve çocukları ile birlikte kaldı. Sonrasında Seçil ve çocuklar Mehmet’in abisi Ahmet ile beraber Ankara’ya döndüler, biz de Mehmet ile birlikte yaşlı ve rahatsız olan dayımızı almak üzere İzmir’e gittik.” şeklinde beyanda bulunmuş bölge adliye mahkemesince bu tanığın beyanı da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de, tarafların çok kısa bir süre çocukları dolayısıyla tatilde bir araya gelmeleri, tatil yerinde de ayrı yerlerde kalmaları dikkate alındığında birliğin davacı açısından çekilebilirliğini göstermediği gibi eşin kusurlarının affedildiği yada hoşgörü ile karşılandığı anlamına da gelmez.”

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2018/3192 Karar Numarası: 2019/7665 Karar Tarihi: 25.06.2019

  • Yaşanılan olaydan sonra birlikteliğin çok kısa sürmesi af sayılmaz

” her ne kadar bölge adliye mahkemesince bu vakıadan sonra evliliğin yaklaşık 1.5 ay kadar sürmesi nedeniyle bu kusurun affa uğradığı kabul edilerek, erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği ifade olunmuş ise de, dayanılan ve ispatlanan vakıanın erkeğin somut vakıaya ilişkin genel yaklaşımı nedeniyle ve bu vakıadan sonraki süreçte tarafların birlikte yaşamalarının çok kısa süre devam etmiş olması karşısında, af olgusunun gerçekleşmediğinin anlaşılması .. ” 2. Hukuk Dairesi 2021/7755 E. , 2021/8820 K.

  • Müşterek evde kalma, bazı durumlarda af sayılmaz

Bölge adliye mahkemesince, her ne kadar kadın tarafından erkeğin şiddet ve hakaret eylemlerinin affedilmiş ya da en azından hoşgörü ile karşılanmış olduğu kabul edilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğin eylemlerinin bir sefere mahsus olmadığı, erkeğin kadına karşı birden çok defa ve süreklilik arzedecek şekilde fiziksel şiddet ve hakaret eyleminin bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, erkeğin kusurlu davranışlarının affedildiği kabul edilemez. 2. Hukuk Dairesi 2021/3914 E. , 2021/5175 K.

Boşanmada Af Sayılan Davranışlar

 

  • Boşanma davasından feragat etmek af niteliğindedir

Erkek açtığı ilk davadan feragat etmekle, feragat tarihinden önceki olayları affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamıştır. 2. Hukuk Dairesi 2022/784 E. , 2022/3740 K.

  • Fiziksel şiddet vakasından sonra tarafların birlikte yaşamaya devam etmek af niteliğindedir

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı kadının tanık beyanları bir kül halinde değerlendirildiğinde mahkemece erkeğe yüklenen kusurlu davranışlardan fiziksel şiddet vakıasından sonra tarafların evliliklerini devam ettirdikleri, birlikte yaşamaya devam ettikleri, kadının bu olayı affettiği en azından hoşgörüyle karşıladığı, affedilen ya da hoşgörüyle karşılanan bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2019/748 Karar Numarası: 2019/3459
Karar Tarihi: 26.03.2019

  • Terk ihtarı göndermek af sayılır

Davacı erkek tarafından, 20.02.2012 tarihinde davalı eşine eve dönmesi için mahkeme aracılığı ile ihtar gönderilmiştir. Bu dava ise 17.06.2013 tarihinde açılmıştır. Davacı erkek, eve dönmesi için eşine ihtar göndermekle ihtar tarihinden önceki olayları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar boşanma sebebi yapılamaz. 2. Hukuk Dairesi 2015/6083 E. , 2015/6179 K.

  • Birlikte otele gitmek af sayılır

“tarafların birbirlerine ait kusurları affetmiş olduğu 14.12.2017 tarihli otel konaklamalarından önce mi sonra mı gerçekleştirildiğinin açıklığa kavuşturulması ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken” 2. Hukuk Dairesi 2022/2910 E. , 2022/5235 K.

  • Cevap dilekçesine “eşini çok sevdiğini, asla boşanmak istemediğini yazmak” af sayılır

davalı erkeğin cevap dilekçesinde eşini çok sevdiğini asla boşanmak istemediğini yine ikinci cevap dilekçesinde de eşini çok sevdiğini ve boşanmak istemediğini, son celse davalı vekilinin duruşmada davalı erkeğin evliliğin devamı yönünde beyanının bulunduğunu belirterek davanın reddini istediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davalı erkeğin davacı kadına kusur olarak yüklenen önceki olayları affetmiş veya en azından hoşgörü ile karşılamış olduğunun kabulü gerekir. 2. Hukuk Dairesi 2021/9229 E. , 2022/1501 K.

“özellikle davalı-karşı davacı erkeğin dilekçeler aşamasında, kadının kusurlu davranışlarına rağmen evliliği idame ettiğini (sürdürmek) belirtmek sureti ile bu vakıaları affetmiş sayılacağının anlaşılmasına göre” 2. Hukuk Dairesi 2021/6483 E. , 2021/9282 K.

  • Evlilik birliğini devam ettirmek af sayılır

Bölge adliye mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğin kadına gönderdiği mesajları nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bu mesajların evlilik birliği devam ederken gönderildiği, bu mesajlardan sonra tarafların düğünün gerçekleştiği, kadının eşinin bu zamana kadar olan eylemlerini affetmiş veya en azından hoş görmüş sayıldığı anlaşılmış olup bu nedenle bu vakaların erkeğe kusur olarak yüklenmesi mümkün değildir. 2. Hukuk Dairesi 2021/6893 E. , 2021/8328 K.

 

 

0 533 483 9313