Etiket arşivi: nafaka

Maaştan kesilen nafaka ve kredi borcu

SGK’ dan emekliyim. Boşandık 3 tane çocuğum var. Nafaka davası sırasında kendi rızamla 98 doğumlu kızıma 400 TL, imam nikahlı eşimden olan 2 kızım için 200’er TL olmak kaydıyla ve maaştaki artış dolayısıyla toplam 844 TL aylık kesilmektedir. İlaç vs den sonra kalan 130 TL’ yi de Ziraat Bankası’ndan kredi borcuma alıyor. Şu an çok zor durumdayım . Sıfıra düştüm. Nafakanın kaldırılması ya da düşürülmesi için dava açtım. Nafaka aşağıya düştüğü zaman banka kredi borcuna yine kesecek, tarafıma yine ödeme olmayacak bu konuda ne yapabilirim? 2010 yılında emekli oldum krediyi de aynı yıl çekmiştim. Nail G.

Nail bey,

Nafaka davası sırasında kendi rızanızla kızınıza 400 TL nafaka vermişsiniz, bu konuda rızanızın olması çok güzel. Bir babanın, bir ebeveynin bir çocuğu dünyaya getirirken onun ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını da düşünmesi gerekiyor. Çocukların rızkı gökten kendiliğinden inmiyor maalesef. Herkesin bakabileceği, asgari ihtiyaçlarını karşılayabileceği kadar çocuğa sahip olması medeni dünyanın en önemli zorunluluklarından biri.

Bu konuda yapmanız gerekenin, dünyaya gelmesine vesile olduğunuz 3 çocuğunuzun kendi başlarına ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri yaşa gelene kadar, yaşınıza, eğitiminize, fiziki yapınıza uygun ek bir işte çalışarak gelir elde etmek olduğunu düşünüyorum.

Evlenen Eski Eş Nafaka Almaya Devam Eder mi?

Avukat Yasin GİRGİN
Avukat Yasin GİRGİN,her hafta Hürriyet Gazetesi okurlarından gelen soruları cevaplıyor.

10 yıldır nafaka ödemekte olduğum eski eşim evlendi. Nafakanın kaldırılması için dava açmak zorunda mıyım ? Ufuk Ç. 

Eşinizin resmi olarak evlenmesiyle birlikte nafaka yükümlülüğünüz kendiliğinden kalkmaktadır. Eşinizin nüfus kaydını çıkarttırarak, nafakanın alınması için yapılmış icra dosyasına talepte bulunarak takibin kaldırılmasını sağlayabilirsiniz.

Boşanma Davasında Çocuklar Mahkemeye Çağrılır mı?  

Eşimle 13 yıllık evliliğimizi sonlandırma kararı aldık. Anlaşmalı boşanıyoruz, sadece çocuklar için nafaka talebim var ve nafaka miktarı eşim tarafından da kabul edildi. Çocuklarımız 7 ve 9 yaşında. Çocukların mahkemeye çağrılabileceği bilgisini aldım, doğru mudur? Ayrıca mahkemeye çıkmadan boşanmamız gerçekleşebilir mi? Saygılarımla. Sevgi S. 

Anlaşmalı boşanma tarafların boşanmanın nafaka, maddi ve manevi tazminat konuları ile varsa müşterek çocukların kimin sorumluluğunda kalacağı, çocuklarla diğer ebeveynin kişisel ilişkisi konularında anlaşmaları ile gerçekleşebilen bir evliliğin sona erme biçimidir. Bu nedenle velayet konusunda da bir anlaşmaya varmış olmanız gerekir. Velayet konusunda anlaşmış olacağınız için; çocuklarınız mahkemeye çağırılmaz. Ancak, eşler anlaşmalı boşanma davalarında en az bir kez mahkeme önüne çıkarak kendi serbest iradeleriyle boşanmayı istediklerini belirtmek zorundadırlar.

Boşanırken Mal Varlığı Yarı Yarıya mı Paylaşılır?  

Merhaba Yasin Bey. Ben 21 yıldır çalışıyorum, eşim de 16 yıldır çalışıyor. Evlenirken benim arabam ve toplu param vardı, eşim işe yeni girmiş ve ilk aylığını dahi almamıştı. Daha sonra 1999 yılında işyeri kooperatif kurdu ve benim maaşımdan kesilerek bir ev sahibi olduk. Daha sonra şimdi oturduğumuz ev olan TOKİ’deki evi tüm ödemelerini tek başıma yaparak aldım. TOKİ’den %50 onun %50 benim şeklinde aldık; fakat kendisi hiç ödeme yapmadı. Tüm banka dekontlarım elimde 260 bin TL ödenmiş 288 TL borç olarak görünüyor. Bu süre zarfında kendisi gezdi eğlendi, bankada da parası yok. Şimdi boşanmayı düşünüyoruz malların yarısı onun mu olacak acaba? Ayşen K.

Ayşen Hanım, 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren Medeni Kanun’a göre, bu tarihten sonra eşlerin çalışmaları ile edindikleri malvarlığının değerinin yarısı üzerinde diğer eşin hakkı olacağı kabul edilmiştir. Bu tarihten önce edinilen malvarlığı için ise “mal ayrılığı rejimi” geçerlidir. Bu rejimin uygulandığı dönemde edinilen mal varlığı değeri, adına kayıtlı olduğu eşe ait olacaktır. Yine bu dönem içinde eşin, diğer eşin malvarlığına yaptığı katkıyı istemesi de mümkündür.

Babadan Kalan Arsaları Nasıl Paylaşırız?  

Merhaba Yasin bey. Babamdan kalan iki küçük arsa var. Mirasçıları olarak annem ile 8 kardeş varız. Satış yapmak istiyoruz; ama ölen abimin bir kızı arsayı satmaya yanaşmıyor. Miras ortaklığını nasıl bozabiliriz? Ne yapabilirim? Yardım ederseniz çok sevinirim. Serpil S. 

Miras ortaklığı devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve mirasçılar kendilerine düşen pay üzerinde tek başına tasarrufta bulunamaz. Paylaşımın yapılabilmesi için ortaklığın giderilmesi adını verdiğimiz davanın açılması gerekir. Bu davayı, mirasçılardan herhangi biri ya da bir kaçı geri kalan mirasçılara karşı açabilir. Ortaklığın giderilmesi davası, taşınmazın bulunduğu sulh hukuk mahkemesinde açılabilir.

Nafaka Ödemeleri Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Boşanma ile taraflar için bağlayıcı mali ve şahsi bazı sonuçlar doğar. Bu sonuçların bazıları kendiliğinden, bazıları ise boşanma kararında hakimin göstermesi ile ortaya çıkar. Kararda gösterilen hususların bir kısmını hakim kendiliğinden kararlaştırırken, bazı hususlar tarafların talebine bağlıdır.[1] 

Boşanmanın asli sonucu evlilik birliğinin sona ermesidir. Boşanmanın fer’i yani yan sonuçları ise kanundan doğan ve talep halinde doğacak olanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Boşanmanın kanundan kaynaklanan yan sonuçları; karının soyadı, tabiyeti, sıhri hısımlığın devam etmesi, boşanmadan sonra doğan çocukların nesebi, kanuni bekleme süresi, karı koca arasındaki mali sorunların çözümlenmesi, müşterek çocukların velayetinin tevdii gibi konulardır. Çocuklarla ilgili olan hususlar kamu düzeni ile ilgili olduğu için taraf talebine bağlı olmaksızın kanundan doğar. Talep halinde doğması muhtemel olan sonuçlardan en önemlileri ise eski eşe nafaka ve tazminattır.

Nafaka, tanım olarak bir kimsenin geçindirmekle yükümlü olduğu kişilere mahkeme tarafından bağlanan aylık olup ailenin ve dolayısıyla toplumun korunması amacına yönelik olarak konulmuş bir önlemdir. Nafaka, eşler lehine boşanma davası ile birlikte, boşanma davasından bağımsız olarak, boşanma davasından sonra talep edilebileceği gibi; müşterek çocuklar, altsoy, üstsoy ve kardeşler için de talep edilebilir.

Boşanma davasının bir sonucu olan yoksulluk ve iştirak nafakasının tahsili, diğer alacakların tahsilinden ayrı özellikler taşır.

Nafakalar Nasıl Tahsil Edilir?  

Aile Mahkemeleri boşanma süreci devam ederken ve boşanmadan sonra, eşlerin ve çocukların mağduriyetlerini önlemek amacıyla nafaka verilmesi kararlaştırılabilir. Boşanma davası devam ederken kararlaştırılan nafakaya tedbir nafakası denir ve ara kararla hükmedilir. Boşanma sonunda verilen nafaka ise çocuklar için verilmişse iştirak , eşler için verilmişse yoksulluk nafakası adını alır.

Aile Mahkemelerinin nafakaya hükmetmesi, nafaka alacaklısının nafakayı tahsil etmesi için gerekli ise de yeterli değildir. Mahkeme tarafından verilen nafakalar, icraya konularak tahsil kabiliyetini kazanırlar.

Boşanma davası süresince verilen tedbir nafakası ilamsız icra kanalı ile talep edilebilir. Uygulamada genelde bu nafakalar dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hükme konu edilir. Dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hüküm tesis edilmiş olsa dahi tedbir nafakasına hükmedildiği ara karar tarihinden itibaren nafakaya faiz işletilmelidir.

Boşanma davası sonucunda verilen iştirak veyahut yoksulluk nafakası ise ilamlı icra kanalı ile talep edilebilir. Boşanma davası sonucunda temyiz yolunun tüketilmesi, nafakayı talep etme hakkınızı ertelemez veyahut engellemez. Nafaka kararı verildiği andan itibaren kesinleşmesi beklenmeksizin icraya konabilir.

Nafaka Ödemeleri Nasıl Yapılmalıdır?  

Nafaka borçlusu aleyhine hükmedilen nafakayı kendisine yapılan bir icra takibi var ve şahsı bu takipten haberdar ise icra dosyası kapsamında ilgili icra müdürlüğünün hesabına, icra takibi yapılmamış veyahut yapılmış ancak haberi yoksa nafaka alacaklısının hesabına ödeyerek bu borcunu ifa edebilir.

Bu noktada uygulamada sıklıkla karşılaşılan durum nafaka borçlusunun nafakayı, nafaka alacaklısına başka bir şekilde ifa etmesinden kaynaklanan sorunlardır. Örneğin, iştirak nafakası ödemekle mükellef bir baba ödemesi gereken tutardaki nafaka ile çocuğunun dershane taksitini ödedi ise borcundan kurtulur mu? Ya da eski eşine yoksulluk nafakası ödemek durumunda kalan eski eş, nafaka yerine eski eşinin kredi borcunu aylık düzenli olarak ödüyorsa kendisi aleyhine hukuksal işlem başlatılabilir mi?

Yargıtay içtihatını değiştirmeden önce bu denli yapılan ödemelerin yanı sıra nafaka alacaklısının banka hesabına açıklama yapılmaksızın yapılan ödemeler dahi borçluyu borcundan kurtaran ödemeler olarak sayılmıyordu. Yargıtay’ın bu görüşü nedeni ile de yerel mahkemeler, nafaka borçlusu aylık nafakasını düzenli bir şekilde yatırmış olsa dahi nafaka ödemesi olduğuna dair bir açıklama bulunmadan ödemeleri geçerli saymıyor ve ikinci kez tahsilat gündeme geliyordu.

Hakkaniyete aykırı olan bu durum Yargıtay’ın içtihat değişikliğine gitmesi ile sona erdi.

           ‘’… Genel haciz yolu ile başlatılan takipte borçlu bir takım ödemelerde bulunduğunu belirterek takibe itiraz etmiştir. İtirazın kaldırılması aşamasında mahkemece Dairemizin önceki içtihatları doğrultusunda inceleme yaptırılarak, ödeme belgelerinde “nafakaya ilişkindir” kaydını taşımayanlar nazara alınmayacak yazılı şekilde sonucu görülmektedir. Ancak Dairemizce oluşturulan yeni içtihat gereğince borçlunun somut olayda, gözlendiği gibi birbirini takip eden tarihlerde, tüm nafaka borçlarını kapsamasa dahi birtakım ödemeler yaptığı ve yaptığı bu ödemelerin nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair bir açıklama olmasa bile, ödenen miktar nispetinde nafaka borcundan kurtulacağına kabulü gerekmektedir. Zira işleyen nafaka borcu bulunan bir borçlunun yaptığı ödemelerin bu borç dışında, ahlaki bir ödeme olduğunu kabul etmek hak kaybına neden olmaktadır. Kaldı ki zorunlu olsa dahi, nafaka borcu da nitelik itibarıyla temelde ahlaki bir ödemedir. Açıklanan nedenlerle Dairemizce içtihat değişikliğine gidilmiş ve az yukarıda belirlenen ilkeler kabul edilmiştir…’’ Yargıtay 12. Hukuk Dairesi  2009/22641 E. 2010/3781 K. 19.02.2010 T. Kararı

Yargıtay’ın bu kararı ile artık nafaka borçlusunun yapmış olduğu nafakaya mahsuben ödemeler de nafaka borcunu ifa ettiği sonucun doğuracaktır.

 Nafakanın Ödenmemesi Halinde Hapis Cezası Var Mıdır?  

Mahkemenin eşlerden biri lehine ödenmesine karar verilen nafakanın ödenmemesi İcra İflas Kanununda düzenlenen Nafaka Ödememe Suçunu oluşturur. Nafakanın ödenmemesi üzerine nafaka alacaklısının İcra Ceza Mahkemesine şikayeti üzerine nafaka borçlusu hakkında 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapis cezası uygulanmaya başlandıktan sonra nafaka borcunun ödenmesi halinde nafaka borçlusu tahliye edilir. Nafaka borçlusunun, nafaka alacağının azaltılması veya arttırılması gibi bir davası devam ediyorsa, hapis cezasının uygulanmasını hakim bu davaların sonuna bırakma kararı verebilir.

Tedbir nafakası ödememenin tazyik hapsi cezası önceki İcra İflas Kanununda yer almazken, yeni kanunla birlikte tedbiren hükmedilen nafakanın ödenmemesi halinde nafaka borçlusu aleyhine de ceza verilmeye başlanmıştır.

Cezadan söz edebilmek için hükmedilen nafakanın icraya konduktan sonra tebliğinin nafaka borçlusunun vekiline değil, nafaka borçlusunun kendisine yapılması aranır. Ayrıca cezanın söz konusu olabilmesi için üç aylık şikâyet süresi göz ardı edilmemelidir. Nafaka şikâyetinde bulunabilmek için öngörülen yasal sürenin geçmesinin ardından ödenmeyen nafaka birikmiş nafaka alacağı sayılır ve icra ceza mahkemesinde ceza davası konusu edilmez.

 [1] ÖZTAN, s. 354.; ZEVKLİLER , s.829.