Boşanmada banka hesaplarının paylaşılması

Av.Yasin GİRGİN
Takip edin

Av.Yasin GİRGİN

2000 yılında avukatlığa başlayan GİRGİN boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarına yoğunlaşmıştır.
Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde 120 hafta boyunca okur sorularını yanıtlayan GİRGİN'in, boşanma konusunda yayınlanmış iki kitabı ve çeşitli makaleleri bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN
Takip edin

T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E. 2014/21275 K. 2015/7309 T. 31.3.2015

• EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNDEN KAYNAKLI ALACAK İSTEMİ ( Taleple Bağlılık İlkesi – Davacının Banka Hesaplarına İlişkin Islah Talebi Bulunmadığı/Mahkemece Dava Dilekçesinde Ki İstem Nazara Alınarak Hüküm Kurulması ve Fazlaya İlişkin İsteğin de Reddine Karar Verilmesi Gerektiği )

• TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ ( Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminden Kaynaklı Alacak İstemi – Davacının Banka Hesapları İle İlgili Katılma Alacağı İsteği 142.000 TL Olduğu ve Bu Miktar Islahla da Artırılmadığı/Mahkemece Bilirkişi Raporunda Belirlenen 233.792,104 TL Üzerinden Davalı Aleyhine Hüküm Kurulmasının Doğru Olmadığı )

• BANKA HESAPLARINA İLİŞKİN KATILMA ALACAĞI İSTEMİ ( Taleple Bağlılık İlkesi – Davacının İsteği 142.000 TL Olduğu ve Bu Miktar Islahla da Artırılmadığı/Mahkemece Bilirkişi Raporunda Belirlenen 233.792,104 TL Üzerinden Davalı Aleyhine Hüküm Kurulmasının İsabetsizliği – Mahkemece İstem Nazara Alınarak Hüküm Kurulacağı )

6100/m.26

ÖZET : Dava; edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklı alacak istemine iklişkindir. Islah dilekçesindeki açıklamalar dikkate alındığında davacı tarafın ıslah talebinin taşınmazlarla ilgili olduğu, banka hesapları veya araçlarla ilgili herhangi bir artırımdan bahsedilmediği anlaşılmaktadır. Davacının banka hesapları ile ilgili katılma alacağı isteği 142.000 TL olmasına ve bu miktar ıslahla da artırılmamasına rağmen davacı lehine 142.000 TL katılma alacağı bulunduğu dikkate alınarak hüküm kurulması ve fazlaya ilişkin isteğin de reddine karar verilmesi gerekirken HMK’nın 26.maddesinde yazılı taleple bağlılık kuralı gözden kaçırılarak bilirkişi raporunda belirlenen 233.792,104 TL üzerinden davalı aleyhine hüküm kurulması doğru olmamıştır.

DAVA : S. Y. Ç. ile F. G. aralarındaki alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İstanbul 7. Aile Mahkemesi’nden verilen 12.06.2014 gün ve 419/455 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili, katılma yoluyla duruşmasız olarak davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.03.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı Sibel vekili, taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğundan bahisle dava dilekçesinde yazılı taşınmazlar ve araçlar ile banka hesaplarından dolayı 280.000 TL’nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 23.12.2009 tarihli harcını da tamamladığı dilekçesi ile talebini 580.000 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı Fatih vekili, davacının asgari ücretle çalıştığını, davalının ise müteahhit olarak çalışarak elde ettiği gelirlerle mal varlıklarını edindiğini, araçların evlilik öncesi davalıya ait araçların satışı ile alındığını, müşterek hesaptaki paraların tümünün de davalının daire satışlarından elde ettiği paralardan oluştuğunu, davacının ortak hesaptan çok sık yüksek miktarda paralar çektiğini, davalının parasını kurtarabilmek için bir kısım parayı ortak hesaptan çekerek ayrı hesaba yatırdığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 379.719,354 TL katılma alacağının hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 16.06.2001 tarihinde evlenmişler, 15.01.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hüküm 07.02.2011 tarihinde kesinleşmekle evlilik birliği son bulmuştur. 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca eşler bir yıllık yasal süre içerisinde başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre, eşler arasında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir ( TMK.m.202, 4722 s.K.m.10 ). Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/2. maddesi uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir.

Dosya kapsamına göre davacının talebi, katılma alacağı niteliğindedir.

Hüküm, davacı vekiline 14.07.2014, davalı vekiline ise 31.07.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, hüküm 31.07.2014 tarihinde süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 19.09.2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı vekili, harcını da yatırdığı 03.10.2014 tarihli dilekçesi ile katılma yolu ile temyiz isteğinde bulunmuştur. Davacı vekili tarafından hüküm, 10 günlük temyize cevap süresi kaçırıldıktan sonra 03.10.2014 tarihinde hakimlikçe havalesi yapılarak ve harcı yatırılarak katılma yoluyla temyiz edildiğine, süresinden sonra yapılan temyiz istemi geçersiz bulunduğuna göre davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin sürenin geçmiş olması nedeniyle HUMK’nun 432/4. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE,

Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davada, ortak hesaptan çekilen para ile ilgili talebin akti ilişkiden kaynaklandığı gözetilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun gözetilmesi gerektiği düşünülebilirse de eldeki davada eşler arasında evlilik birliği içinde edinilen malvarlığının tasfiyesine ilişkin alacak isteğinde bulunularak davanın Aile Mahkemesinde açıldığına, ortak hesapla ilgili de talepte bulunulduğuna, bu durumda eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi bakımından ortak hesapla ilgili görevsizlik ve tefrik kararı verilmesi halinde dahi tasfiyesi istenen diğer malvarlığı ile ilgili toplanacak ve değerlendirilecek delillerin birbiri ile sıkı ilişki arzetmesi, taleplerin birlikte incelenmesinin usul ekonomisine de uygun bulunması karşısında ortak hesapla ilgili talebin de Aile Mahkemesinde görülmesinde bir isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, banka hesaplarının açılma tarihleri ve bu hesaplara ait ekstreler incelendiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir isabetsizlik görülmediğine, katılma alacağı davalarında eşlerin çalışarak gelir elde edip etmemelerinin bir önemi olmadığına, dava konusu taşınmazların mal rejiminin sona erdiği 15.01.2007 tarihine en yakın tarih itibarıyla iki bodrum katın inşa edilmesi sebebiyle inşaat seviyesinin % 30 olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, aynı gün davalının babasına ait hesaptan tarafların ortak hesabına gelen ve aynı gün geri gittiği anlaşılan para tasfiyede dikkate alınamayacağına göre davalı vekilinin aşağıdaki husus dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,

Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde Şişli 9222 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazlar yönünden 1/2’sinin değeri olan 100.000 TL, banka hesaplarından davacının hakkına düşen 142.000 TL. ile davalı adına kayıtlı iki otonun toplam değerinin 1/2’si olan 38.000 TL olmak üzere toplam 280.000 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 23.12.2009 tarihli ıslah dilekçesinde ise, davalının Beyoğlu 40. Noterliği’nin 17.04.2006 tarih ve 19947 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle inşaatını yaptığı ve tapuya şerh verdirdiği ancak boşanma davasının açılmasıyla üzerine almadan satışını yaptırdığı taşınmazlarla ilgili olarak davacının taşınmazların yarı bedelinde hakkı olması nedeniyle toplam 300.000 TL. daha talep etmek mecburiyeti doğduğundan bahisle 280.000 TL.olan taleplerini 300.000 TL ıslah ederek 580.000 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.

6100 sayılı HMK’nun 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir” hükmüne yer verilmiştir.

Islah dilekçesindeki açıklamalar dikkate alındığında davacı tarafın ıslah talebinin taşınmazlarla ilgili olduğu, banka hesapları veya araçlarla ilgili herhangi bir artırımdan bahsedilmediği, taşınmazlar bakımından ıslah sonucu artırılan miktarın 400.000 TL’ye yükseltildiği görülmektedir. Yapılan yargılama sonucunda, araçlarla ilgili talebin 38.000 TL, 9229 ada 9 parselde kat karşılığı yapılan binadan dolayı 400.000 TL olduğu gözetildiğinde Mahkemenin 16.477,25 TL alacağın araçlar, 129.450 TL alacağın ise taşınmazlar sebebiyle davacının katılma alacağı hakkı bulunduğunu kabul ederek hüküm kurması yerindedir. Fakat, Mahkeme gerekçesinde de yazılı olduğu üzere davacının banka hesapları ile ilgili katılma alacağı isteği 142.000 TL olmasına ve bu miktar ıslahla da artırılmamasına rağmen davacı lehine 142.000 TL katılma alacağı bulunduğu dikkate alınarak hüküm kurulması ve fazlaya ilişkin isteğin de reddine karar verilmesi gerekirken HMK’nın 26.maddesinde yazılı taleple bağlılık kuralı gözden kaçırılarak bilirkişi raporunda belirlenen 233.792,104 TL üzerinden davalı aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün banka hesaplarından kaynaklanan katılma alacağı ile ilgili bölümü bakımından 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK’nun 388/4. ( HMK m.297/ç ) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 6,510,20 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bilgi paylaştıkça artar...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this page

“Boşanmada banka hesaplarının paylaşılması” üzerine 21 düşünce

  1. Yeni Borçlar Kanununa göre iş yeri kiralarındaki  ÜFE uygulamasının
    2020 yılına kadar ertelendiği söylenmektedir. Doğrumu dur? Cevap
    verirseniz teşekkür ederim. Hayırlı günler dilerim.

  2. EVİMİ 1 YIL ÖNCE KİRALAMIŞTIM.1250 TL DEPOZİTO VERDİM.YENİ KANUNA GÖRE  VERİLEN DEPOZİTONUN BANKA HESAPLARINDA VADELİ OLARAK TUTULMASI GEREKİYOR.PEKİ GEÇEN YIL VERDİĞİM DEPOZİTOYU MAL SAHİBİM BENİM ADIMA VADELİ HESABA MI KOYACAK ? YOKSA SADECE YENİ KİRALANAN EVLER İÇİN Mİ GEÇERLİ OLACAK ?

  3. EVİMİ 1 YIL ÖNCE KİRALAMIŞTIM.1250 TL DEPOZİTO VERDİM.YENİ KANUNA GÖRE  VERİLEN DEPOZİTONUN BANKA HESAPLARINDA VADELİ OLARAK TUTULMASI GEREKİYOR.PEKİ GEÇEN YIL VERDİĞİM DEPOZİTOYU MAL SAHİBİM BENİM ADIMA VADELİ HESABA MI KOYACAK ? YOKSA SADECE YENİ KİRALANAN EVLER İÇİN Mİ GEÇERLİ OLACAK ?

  4. Ev sahibiyim. KKiracım ile yaptığım kira kontratında, yıllık kira artış oranı olarak ÜFE veya TÜFE’den yüksek olan yazıyor. 2012 Ağustos ayında bu oranlardan yüksek olan kadar kira artışı talep edebilirmiyim?
     Yüksek olan oran TÜFE: %9.07

  5. Kiracısı olduğumuz işyerinde yeni dönem 1.ağustos 2012 tarihinde başlamıştır,kira başlangıcı 1.ağustos 2009 dur.Sözleşme 1 yıllık yapılmış olup 3 yıldır yenilenmeden sözleşmede yazan TEFE+TÜFE=BÖLÜ 2…+%5 E göre artış yapılmaktadır.Yeni yasaya göre bu oran nasıl olmalıdır,neye göre ödme yapmalıyız.Şimdiden teşekkür eder saygılar sunarım..Mustafa Hazar

  6. Merhaba,
    Ben evimi geçen sene kiraladım ve kira sözleşmesinde yıllık artış oranının TEFE/TÜFE oranına göre gerçekleştirileceği yazıldı. Bu ay kira artışım gerçekleşecek. Sözleşmemdeki bu maddeye rağmen Temmuz 2012’de yürürlüğe giren bu kanun maddesinden yine de faydalanabiliyor muyum, yani kira artışımı ÜFE’ye göre mi belirlemeliyim yoksa sözleşmede yazdığı şekilde TEFE/TÜFE’ye göre mi?
    Teşekkür ederim,

  7. Kira artışında ÜFE değeri olarak Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim mi? yoksa 12 aylık ortalamalara göre değişim mi? kullanılacak. Ağustos 2012 Ayı artışı için kullanılacak değer nedir? Saygılarımla

  8. Konut kiralarinda enflasyon artis orani icin, hangi UFE :
    1.Fiat endekslerinde gecen yilin ayni ayina gore degisim orani mi ?
    Yoksa,
    2.Fiat endekslerinde on iki aylik ortalamalara gore degisim orani mi uygulanir ?
    tesekkurler,    Hasan erezyilmaz 

  9. iyi günle iyi çalışmalar dilerim benim sorum şudur beni aydınlatabilirseniz çok memnum olurum ben ADANA da esnafım 58 daireli bir apartmanın altında büfe işletiyorum.bu mezkur taşınmaz 58 kişiye ait olup taşınmazın bagımsız bölüm blunmakta ve dükkan tapusu ayrıdır.aynı zamanda bu icarım altındaki dükkanda 3 hissemde bulunmaktadır.apartman yönetimiyle 2012 de başlamak üzere 10 yıllığına kira sözleşmesi yaptık.benim öğrenmek istediğim yeni kira sözleşmesi yaptıktan sonra dükkana 50 bin tl kadar masrsf ettim yeni çıkan hukuk kanunlarına göre aleyhime nasıl bir dava açma hakkı olabilir acaba ? çok teşekkürler ……..

  10. peki,işyeri 1 yıllık kira arttırımı hangi orana göre yapılıyor.kanunda maddesi varmı.en kısa zamanda cevabınızı bekliyorum.ilginize

  11. 15 ekimde 2012 de kiraya zam yapmam gerekiyor evsahibib 2011 sonundaki %11,09 baz alıyor benim baz almam gereken rakam hangisi % kaç

  12. Merhaba Avukat Bey, 01 Kasım 2002 tarihli sözleşme ile kirada oturuyorum. 01 Kasım 2011-30 Ekim 2012 dönem kirası kira tespit davası ile belirlendi. 01 Kasım 2012 de artış yapacağım. yeni borçlar kanununda ÜFE oranı yazıyor. ancak TÜİK sayfasında baktım, bir önceki yılın aynı ayına göre üfe %2.57, 12 aylık ortalamaya göre üfe %7.80 yazıyor. hangi oranı uygulaycağım. saygılar. emre gülden

  13. Merhaba Avukat Bey, 01 Kasım 2002 tarihli sözleşme ile kirada oturuyorum. 01 Kasım 2011-30 Ekim 2012 dönem kirası kira tespit davası ile belirlendi. 01 Kasım 2012 de artış yapacağım. yeni borçlar kanununda artış oranı ÜFE olmalı yazıyor. ancak TÜİK sayfasında baktım, bir önceki yılın aynı ayına göre ÜFE %2.57, 12 aylık ortalamaya göre ÜFE %7.80 yazıyor. hangi oranı uygulayacağım. saygılar.

  14. Evimi 2005 yılının 30 ekiminde 400 tl ile kiraya verdim.ikinci yıl kira kontratında % 10 zam oranı yazılı idi kiram 440 lira oldu sonraki yıl benim rizam olmadığı halde kira hesabıma 450 tl olarak yatırıldı.Bir sonraki yıl yine rizam olmadan 460 tl olarak yatırıldı olarak yatırıldı 3 yıl kiraya zam hiç yapılmadı.Bu senede ben madem zam yapmıyuorsun evi boşalt deyince 470 tl rizam olmadan hesabıma yatırıldı.Apartmanda 12 daire var kendi hariç 11 dairede oturan komşuların hepsi de bu kiracımdan şikayetçi hiç biri ile iyi geçinemiyorlar.Ben bu kiracıma evi boşalttırmak istiyorum.Ayrıca elimde Kiracının imzaladığı tarihsiz Benim istediğim zaman evi kayıtsız şartsız evi boşaltacağına ve Bu buşaltma anında masraf olursa bu masraflarıda kendinin karşılayacağına dair 2005 yılında imzalanmış Tarihi atılmamış taahhitname var.Ben Bu kiracıma evi boşalttırmak için ne yapmalıyım.Bu Taahhütnameye tarih yazarak nereye baş vurabilirim

  15. merhaba,21.12.2011 tarihinde yıllık (12 aylik)13.500 tl ye kiraladiğim evin bu yil ki 21.12.2012 de yıllık kira artişi ne olacak,ne kadar odeyecegim,
    tesekkürler:))

  16.  Elazığ da izzetpaşa vakfı kiracîsıyım geçen yıl kira bedelim 10890 tl  di bu yıl 13000 tl oldu artış oranı normalmi  ne yapabilirim bilgi verirseniz mennun olurum teşekkürler

  17. iki aylık dükkan kira borcum var.dükkan sahibi beni çıkarabilirmi.birde dükkan kira artışı sözleşmede oran konulmamışsa artış neye göre yapılır.teşekkür ederim iyi çalışmalar.

  18. VADAFONE GSM firması bu yılki kira artışını % 1.88 olarak yapmış.Ancak sizin yayınladığınız kira atış oranlarına baktığımızda bu oran OCAK 2013 itibarı ile % 5,33 olarak görülüyor.Ayrıca yerimizi 15 ARALIK ayında kiraya verdiğimiz halde sözleşme tarihini ÖDEMENİN yatırıldığı 2 ŞUBAT olarak uyguluyorlar.Bizim bildiğimiz ise kira bedelinde anlaşıp mülke girdiğiniz an KİRA SÖZLEŞME TARİHİDİR. Aydınlatırsanız sevinirim.İyi Çalışmalar.

  19. Merhaba Yasin Bey,
    2012 Mart ayında kiraya çıktık, dolayısı ile 2013 Mart ayında bir kira artışı söz konusu olacaktı. Biz kendimizce bir oran hesapladık, lakin ev sahibimiz %9,2 gibi bir orandan bahsediyor ki nereden bulduğunu bilemedik. Kontratta sadece TEFE/ÜFE ortalaması yazıyor. Kira artış oranımızın ne olması gerekmektedir?

Yorumlar kapalı.