Av.Yasin GİRGİN tarafından yazılmış tüm yazılar

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır. Av.Yasin GİRGİN'e 0850 840 0442 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Velayet Hakkının Kaldırılması Şartları

Türk Medeni Kanunu’nun 348. maddesine göre anne ve babanın,

  • deneyimsizliği,
  • hastalığı,
  • başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi;
  • ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamaları halinde hakim velayet hakkını kaldırabilir.

Velayet Hakkının Kaldırılması Şartları yazısına devam et

Ödeme Gücü Olmayan Babadan İştirak Nafakası Alınamaz

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi iştirak nafakası konusunda emsal niteliğinde önemli bir karara imza attı.

Bu karara göre velayet kendisinde olmayan babaların iştirak nafakasına katılması mutlak/zorunlu olmaktan çıkarıldı. Karara göre velayet hakkına sahip olmayan davalı babanın çalışmayacak durumda olduğu ve gelirinin bulunmadığı, sağlık kurulu raporu ve sosyal ekonomik durum araştırma yazısı ile ispatlanması halinde iştirak nafakası ödememesine karar verildi.

Kararda velayet hakkı kendisinde olmayan eşin çocuğa ödenen nafakaya katılma yükümlülüğü mutlak değildir. Bu durumda ödeme gücü bulunmayan babanın iştirak nafakası ile sorumlu tutulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir, denildi. ( YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2016/8491 Karar Numarası: 2017/14586 Karar Tarihi: 14.12.2017)

 

Düğünde Kadına Hediye Edilen Ziynetler Kadının Kişisel Malıdır

Düğünde hediye edilen altınlar kadının kişisel malıdır

Mahkemenin kabulünde olduğu üzere davalı erkek kadına düğünde hediye edilen ziynetleri bozdurarak harcamış ve iade etmemiştir. Düğünde kadına hediye edilen ziynetler kadının kişisel malı olup bunları harcayan erkek eş altınların kendisine iade edilmemek şartıyla verildiğini yani hibe edildiğini ispat edemediği müddetçe iade ile mükelleftir. Dosyamızda kadına ait olan ziynetleri bozdurarak harcadığı sabit olan erkek eş ziynetlerin kadın tarafından kendisine hibe edildiğini ispat edememiştir. Hal böyle iken kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamıştır.

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2016/11949 K. 2016/13666 T. 10.10.2016

İade edilmemek üzere verildiği ispatlanamazsa iade edilmelidir

Toplanan delillerden, dava konusu edilen ziynetlerin davacı-davalı erkek tarafından, kadının iddia ettiği gibi, erkeğin ailesine ait evin yapımında harcanmak üzere bozdurulduğu ve bu ziynetlerin erkeğe iade edilmemek üzere verildiği hususunun da kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında tanık beyanlarıyla varlığı ispatlanan 8 adet bilezik ve zincirin davalı-davacı kadının açtığı dava tarihi itibariyle değerlerinin belirlenerek davacı-davalı erkekten tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2016/5862 K. 2017/13116 T. 27.11.2017

Hakim tarafların talepleriyle bağlıdır, fazlasına veya başka bir şeye karar veremez

Davacı kadın dava dilekçesinde düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir [HMK m.297/ ( 2 )]. Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez

Yasal gereklilik yukarda belirtildiği şekilde iken, öncelikle mümkünse ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmaması halinde bedele karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden ve karar yerinde tartışılmadan ziynet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alman ziynetlerin cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2017/3977 K. 2017/11461
T. 23.10.2017

Ziynet alacağı davası nispi harca tabidir

Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde ziynet alacağı talebinde bulunmuştur. Dava açılırken alınan başvuru harcı, dava dilekçesindeki isteklerin tümünü kapsar. Davacı kadının ziynet alacağı talebi boşanma talebinin eki niteliğinde olmayıp nispi harca tabidir. Bu talep sebebiyle davanın açılması esnasında nispi harç alınmadığı gibi bu eksiklik yargılama sırasında da giderilmemiştir. Nispi harç tamamlattırılmadan müteakip işlemler yapılamaz. Mahkemece, davacı kadına talep edilen ziynet alacağı miktarı üzerinden nispi harcın ikmali için süre verilmesi (Harçlar Kanunu m. 30-32) harç noksanlığı giderildiği takdirde, bu talebin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi, harcın ikmal edilmemesi halinde ise Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2017/3915 K. 2017/9417 T. 13.9.2017

Mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli olarak yazılır

Anayasanın 141/3. maddesi “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre, mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur.

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2016/16036 K. 2017/6729 T. 1.6.2017

Velayetin Değiştirilmesi Davası Çekişmesiz Yargı İşidir

Dava, velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davacı-davalı babanın çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine yönelik davasının reddine, davalı-davacı annenin velayetin değiştirilmesine yönelik karşı davasının ise kabulüne dair verilen karar hakkında Bölge Adliye Mahkemesince davalı-davacı babanın istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiş, hüküm davacı-davalı baba tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı- davacı annenin davası velayetin değiştirilmesine dair olup çekişmesiz yargı işidir. Velayetin Değiştirilmesi Davası Çekişmesiz Yargı İşidir yazısına devam et

Çocuk Boşanma Protokolünün Tarafı Olmaz

Tarafların anlaşmalı boşanmalarına dair sözleşmenin, taraflarından biri davacı anne olup, velayeti anneye bırakılan ve boşanma protokolünde lehine eğitim giderleri konusunda düzenleme yapılan ortak çocuk boşanma hükmünün tarafı değildir.

Ortak çocuğun sonraki bir tarihte ergin olması da, çocuk lehine boşanma protokolüne dayalı bir hakkın ifasında ona taraf sıfatı kazandırmaz. Çocuk Boşanma Protokolünün Tarafı Olmaz yazısına devam et

Çocuğun Adını Ana ve Babası Birlikte Koyar

Çocuğu diğer kişilerden ayıran onun kişi olarak ifade edilmesini sağlayan, aynı ailedeki kişileri birbirinden ayırt etmeye yarayan bir kavram olan çocuğun adını ana ve babası birlikte koyarlar.

Ancak, ana ve babanın, velayet hakkının kapsamı içerisinde yer alan çocuğun adı konusunda anlaşmazlığa düşmeleri halinde, ana ve baba ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Çocuğun Adını Ana ve Babası Birlikte Koyar yazısına devam et

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan Bir Hatalı Karar Daha Çıktı

İHA’nın haberine göre, C.K. ve E.K. çifti, 7. Aile Mahkemesi’ne karşılıklı boşanma davası açtı. C.K. isimli adam, evlilik süresince birlik görevlerini yerine getirdiğini, çocuklarının olmaması sebebiyle tedavi olmasına rağmen eşinin tıbbi teşhis ve tedavi sürecinden ısrarla kaçındığını öne sürdü. C.K. davalının annesiyle de tartışmalar yaşadığını, evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini belirterek boşanma kararı verilmesini talep etti. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan Bir Hatalı Karar Daha Çıktı yazısına devam et