Eşten Habersiz Mal Satmak

Av.Yasin GİRGİN

Av.Yasin GİRGİN

1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av.Yasin GİRGİN yaklaşık 1 yıl hakimlik döneminin dışında 2000 yılından bu yana boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi aile hukuku alanında avukatlık yapmaktadır. 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde de yayınlanan Yasin GİRGİN'in "Boşanma Davaları El Kitabı" ve "Evlilik Birliğinin Sona Ermesi" isimli iki kitabı da bulunmaktadır.
Av.Yasin GİRGİN

Eşten habersiz mal satmak, eşten habersiz ev satmak önlenebilir mi?

eşten habersiz mal satmak4721 sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu’nun 193. maddesi ile kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her birinin, diğer eş ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabileceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm, eşler arasındaki eşitlik prensibinin bir sonucu olarak kabul edilmiştir, önceki Medeni Kanunumuz eşler arasında eşitlik olduğunu kabul etmiyor, kocanın evin reisi olduğunu belirtiyor, hak ve sorumlulukları bu prensibe göre belirliyordu. 2002 yılında yapılan düzenleme ile bir eş herhangi bir yetkili makamın onayını almadan ve diğer eşin rızası olmadan kural olarak her türlü hukuki işlemi diğer eşle ve üçüncü kişilerle yapabilir, bu konularda hakim kararına gerek yoktur, yani  eşlerin gerek birbirleri ile gerekse üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde “sözleşme özgürlüğü ilkesi” kabul edilmiştir.

Sözleşme özgürlüğü ilkesi genel kural olmakla birlikte, Türk Medeni Kanunu, çeşitli maddeleriyle bu ilkeye istisnalar getirmiştir. Bu istisnalardan bir tanesi “tasarruf yetkisinin sınırlandırılması” kenar başlığını taşıyan 199. maddedir. Bu maddeye göre,

Ailenin ekonomik varlığının korunması

* veya evlilik birliğinden  doğan mali bir yükümlülüğünün yerine getirilmesi,

sebepleriyle eşlerden birinin başvurusu halinde hakim, belirlenecek malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak o eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Örneğin açıklanamayan sebeplerle eşin malvarlığında azalma, evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin üçüncü kişiyle ilişki kurması ve malvarlığını o tarafa devretmeye başlaması, gayrimenkulün, yazlık konutun satılığa çıkarılması vb. durumlarda ailenin ekonomik varlığının korunması gereken durumlardan söz edilebilir.

Eşler arasında uyuşmazlıkların, anlaşmazlıkların çıktığı dönemlerde eşler diğer eşe zarar vermek, nafaka veya tazminat yükümlülüğünü yerine getirmemek amacıyla muvazaalı işlem yapılması sıkça karşılaşılan durumlardır. Eşten kaçırma amacı ile yapılan bu devir ve temlikler de kanun tarafından düşünülmüş ve zarar görecek eşin bu durumlara karşı tedbir alabilmesi sağlanmıştır. Genel nitelikli 199. maddenin dışında, aile konutu vasfı taşıyan taşınmazlar için özel olarak 194. madde getirilmiş ve ailenin devamı için önem taşıyan bu konutun korunması sağlanmaya çalışılmıştır.

Medeni Kanun’un 199. maddesine göre, tasarruf yetkisi eşlerin her türlü mal varlığı değeri üzerinde sınırlandırılabilir. Maddenin uygulama
alanı oldukça geniş tutulmuştur, bu nedenle alınacak önlemler de üzerinde tasarruf
yetkisi sınırlanan malvarlığı değerinin türüne göre değişebilir. Üçüncü kişilerin hak sahibi eşe maaş, alacak vb. ödemede bulunmalarına yasak getirilmesi, taşınırların veya kıymetli evrakların mahkemeye veya bir bankaya saklanmak üzere tevdi edilmesi, eşin borç altına girmesinin
yasaklanması , şirket hisseleri üzerine,motorlu aracın sicil kaydına, gayrimenkulün tapu kaydına şerh konulması şeklinde kısıtlamalar getirilmesi mümkündür.

Bilgi paylaştıkça artar...Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir